İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11791 E. 2010/12444 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muarazanın men'i↗ muvafakat↗ protokol↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/11791 E. , 2010/12444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 gün ve 2007/30-2008/281 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.06.2010 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının saç şampuanı ve saç serumu ürünleri üzerinde davacı Üniversitenin Etik Kurul’u kararı ile yine davacının Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.... tarafından araştırma yapılıp bu araştırma sonucu rapor düzenlendiğini, ancak davalının müvekkilinin bir onayı ve buna muvafakatı olmadığı halde davalının ilan ve reklamlarında araştırma sonuçlarını “İstanbul Tıp Fakültesi Onay’lıdır”, “İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde kullandığını, ... isimli bir tüketicinin müvekkili üniversiteye güvenerek bu ürünleri kullandığını ancak Hürriyet Gazetesi’nin internet sayfasında çıkan haberlerde reklam ve ilanlardaki iddiaların ispatlanamadığı için Reklam Kurulu tarafından ceza uygulandığını bildirip davacıdan bilgi istediğini ileri sürerek, davalının bu konudaki muarazasının men’ine yazılı ve görsel medyada müvekkilinin unvanının kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalı Üniversite’nin Dermatoloji Anabilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.... ile 01.12.2004, Kozmotoloji Bilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.Gülgün Yesen arasında 25.11.2005 tarihinde protokoller düzenlendiğini, bu protokollerde reklamlarda klinik çalışmaların davacının ilgili bölümünde yapıldığının yazılabileceği izni verildiğini ve yapılan çalışmanın ücretinin ödendiğini, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’nün verdiği cezanın ürünün etkinliği ile ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. ..Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının, Dairemizce bozulması üzerine bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10799 E. 2010/7053 K.
Ortak:muarazanın men'i · muvafakat · ilan
İncelediğiniz kararda… toloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.... tarafından araştırma yapılıp bu araştırma sonucu rapor düzenlendiğini, ancak davalının müvekkilinin bir onayı ve buna «muvafakatı» olmadığı halde davalının «ilan» ve reklamlarında araştırma sonuçlarını “İstanbul Tıp Fakültesi Onay’lıdır”, “İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde kullandığını, ... isimli bir tüketicinin müvekkili üniversiteye güvenerek bu ürünleri kullandığını ancak Hürriyet Gazetesi’nin internet sayfasında çıkan haberlerde reklam ve ilanlardaki iddiaların ispatlanamadığı için Reklam Kurulu tarafından ceza uygulandığını bildirip davacıdan bilgi istediğini ileri sürerek, davalının bu konudaki «muarazasının men»’ine yazılı ve görsel medyada müvekkilinin unvanının kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… porlandığı ancak, davalının bu araştırma sonuçlarını “ İstanbul Tıp Fakültesi Onaylıdır” veya “ İstanbul Tıp Fakültesi Dermotoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde «ilan» ve reklamlarda kullandığı, davacının böyle bir onayı olmadığı gibi «muvafakatının» da olmadığı iddiası ile davalının muarazasının önlenmesi ile yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Dava, davalının haksız «muarazasının men»’i, yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük ilkesi · objektif iyi niyet kuralı · eş rızası · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaBuna göre, TTK.nun 56. maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı her türlü suiistimali «haksız rekabettir».
Aynı Kanun'un 57/5. maddesi hükmüne göre ise, başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka ve işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla «iltibasa» meydan verebilecek nitelikte ad, unvan, marka, işaret vasıtaları kullanmak veya iltibasa meydan veren malların durumunu bilerek veya bilmeyerek satışa arz etmek «haksız rekabet» kabul edilmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dekanlık üst yazıları ile sunulan araştırma sonuçlarının ve raporların antetinde yer alan kurumların davalı tarafından kamuya duyurulmasında aldatıcı hareket bulunmadığı, davalının raporun menşeini tüketiciye duyurmasının «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 56. maddesinde, «haksız rekabet» tanımlandıktan sonra, 57.maddesinde başlıca rekabet halleri sayılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5918 E. 2023/6665 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · teminat kapsamı · ibraz · teminat
Benzer bu karardaSigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden «maluliyet oranının» tespiti yönünden rapor aldırılması ve sonrasında konusunda uzman bilirkişiden aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4872 E. 2010/11010 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · maddi tazminat · ibraz · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, uzman bilirkişiden alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan «son» raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı tarafından işletilen metrodan inerken meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan «son» raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin bu rapora karşı ciddi itirazlarını içeren dilekçesi üzerine İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı ve Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı kürsülerinde «görevli» öğretim görevlilerince hazırlanan heyet raporunda davacının %80, davalı işletmenin %20 kusurlu olduğu bildirilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5551 E. 2012/13039 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gabin · fiil ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… ş, ... 'ın hisse satış ve devir tarihi olan 25/10/2005 tarihinde, ... 'ın hisse satış ve devir tarihi olan 07/11/2005 tarihinde ayırt etme gücüne sahip oldukları ve «fiil ehliyetlerinin» bulunduğu,olayda «gabin» koşullarının gerçekleşmediği, ... ve ... 'ın kendi istekleri ve özgür iradeleri ile dava konusu şirketlerdeki hisselerini davalılara satıp devir ettikleri, ceza da …
2- Asıl ve birleşen dava, davaya konu iki ayrı tarihte yapılan «hisse devir sözleşmelerinin» «gabin» nedeni ile iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamından sonra davacılardan ... hakkında aldırılan 29.05.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu 4.
İhtisas Kurulu raporunda, adı anılanın halen ve 07.11.2005 ve 10.09.2004 tarihlerinde «fiil ehliyetine» haiz olmadığı belirtilmiştir.
… l Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 23.09.2009 tarihli alınan raporda ise anılanın belirtilen akit tarihlerinde ayırt etme gücüne sahip olduğu ve «fiil ehliyetine» haiz bulunduğunun kabulü gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece, anılan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden isabetli olmayan yazılı gerekçelerle hüküm tesisi d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15248 E. 2012/20066 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kesinlik sınırı · kâr kaybı · maddi tazminat · kusur · ibraz
Benzer bu kararda… ahkemece, davacının olay tarihinde hareket halindeki trene binmek isterken tren ile peron arasına düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda asli kusurlu olup, «kusur oranının» % 70 olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 210,09 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2012 günlü ilamıyla davalı vekilinin temyiz istemi hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının karar tarihindeki temyiz «kesinlik sınırının» altında kalması nedeniyle reddedilmiş; davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan inceleme sonucu ise davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddi ile karar …
Davacının davaya konu olay nedeniyle oluşan yaralanmasının geçici ve sürekli iş gücü «kaybına» neden olup olmadığı ve sürekli iş gücü kaybına neden olmuş ise bunun oranı ile ilgili olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 01.09.2009 tarihli raporda davacının vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 2 ay süre ile iş görmezlik halinde kaldığı belirtilmiş olup, mahkemece bu rapor esas alınarak hesaplanan «maddi tazminat» miktarı olan 210,09 TL ile takdiren 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Davacı yargılama sırasında alınan iş gücü «kaybı» olmadığına ilişkin rapora itiraz etmiş ve temyiz sırasında da Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu'ndan alınan 09.08.2010 tarihli raporu «ibraz» etmiş olup, bu raporda davacının % 7 oranında malul olduğu belirtilmiştir.Bu durumda yargılama sırasında alınan rapor ile davacı tarafından temyiz aşamasında sunul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11791 E. , 2010/12444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 gün ve 2007/30-2008/281 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.06.2010 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının saç şampuanı ve saç serumu ürünleri üzerinde davacı Üniversitenin Etik Kurul’u kararı ile yine davacının Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.... tarafından araştırma yapılıp bu araştırma sonucu rapor düzenlendiğini, ancak davalının müvekkilinin bir onayı ve buna muvafakatı olmadığı halde davalının ilan ve reklamlarında araştırma sonuçlarını “İstanbul Tıp Fakültesi Onay’lıdır”, “İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde kullandığını, ... isimli bir tüketicinin müvekkili üniversiteye güvenerek bu ürünleri kullandığını ancak Hürriyet Gazetesi’nin internet sayfasında çıkan haberlerde reklam ve ilanlardaki iddiaların ispatlanamadığı için Reklam Kurulu tarafından ceza uygulandığını bildirip davacıdan bilgi istediğini ileri sürerek, davalının bu konudaki muarazasının men’ine yazılı ve görsel medyada müvekkilinin unvanının kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalı Üniversite’nin Dermatoloji Anabilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.... ile 01.12.2004, Kozmotoloji Bilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.Gülgün Yesen arasında 25.11.2005 tarihinde protokoller düzenlendiğini, bu protokollerde reklamlarda klinik çalışmaların davacının ilgili bölümünde yapıldığının yazılabileceği izni verildiğini ve yapılan çalışmanın ücretinin ödendiğini, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü’nün verdiği cezanın ürünün etkinliği ile ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. ..Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının, Dairemizce bozulması üzerine bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046409400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz