Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4872 E. 2010/11010 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtisas mahkemesi↗ denetime elverişlilik↗ iş bölümü↗ maddi tazminat↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, uzman bilirkişiden alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan son raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı tarafından işletilen metrodan inerken meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan son raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 06.06.2006 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda davacının ve makinist ...’nun ceza soruşturmasındaki ifadelerine yer verilerek, olay hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadan davacının %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin bu rapora karşı ciddi itirazlarını içeren dilekçesi üzerine İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı ve Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı kürsülerinde görevli öğretim görevlilerince hazırlanan heyet raporunda davacının %80, davalı işletmenin %20 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bu kez davalı vekilinin itirazı üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan rapor alınmıştır. Bu raporda dosyadaki belge ve bilgiler ile önceki raporlar ayrıntılı şekilde irdelenmeden, raporlar arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırıcı, gerekçeli, itirazları karşılayan açıklamalar yapılmadan davacının %100 kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir. Dosyaya davacı tarafından ibraz edilen Eyüp C.Başsavcılığı’nın 2005/17913 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise işleten ve makinist ...’nun tali kusurlu olduğu, davacının da yine kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, ceza soruşturmasının sonucu da araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, ceza soruşturma dosyası celp edilip, aralarında metro vb raylı sistemler konusunda uzmanların da bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak önceki raporları irdeleyen, çelişkileri gideren, denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5918 E. 2023/6665 K.
Ortak:ibraz · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosyaya davacı tarafından «ibraz» edilen Eyüp C.Başsavcılığı’nın 2005/17913 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise işleten ve makinist ...’nun tali kusurlu olduğu, davacının da yine kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden «maluliyet oranının» tespiti yönünden rapor aldırılması ve sonrasında konusunda uzman bilirkişiden aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · teminat kapsamı · teminat
Benzer bu karardaSigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden «maluliyet oranının» tespiti yönünden rapor aldırılması ve sonrasında konusunda uzman bilirkişiden aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11791 E. 2010/12444 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın men'i · muvafakat · protokol · ilan
Benzer bu kararda… toloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.... tarafından araştırma yapılıp bu araştırma sonucu rapor düzenlendiğini, ancak davalının müvekkilinin bir onayı ve buna «muvafakatı» olmadığı halde davalının «ilan» ve reklamlarında araştırma sonuçlarını “İstanbul Tıp Fakültesi Onay’lıdır”, “İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde kullandığını, ... isimli bir tüketicinin müvekkili üniversiteye güvenerek bu ürünleri kullandığını ancak Hürriyet Gazetesi’nin internet sayfasında çıkan haberlerde reklam ve ilanlardaki iddiaların ispatlanamadığı için Reklam Kurulu tarafından ceza uygulandığını bildirip davacıdan bilgi istediğini ileri sürerek, davalının bu konudaki «muarazasının men»’ine yazılı ve görsel medyada müvekkilinin unvanının kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ı Üniversite’nin Dermatoloji Anabilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.... ile 01.12.2004, Kozmotoloji Bilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.Gülgün Yesen arasında 25.11.2005 tarihinde «protokoller» düzenlendiğini, bu protokollerde reklamlarda klinik çalışmaların davacının ilgili bölümünde yapıldığının yazılabileceği izni verildiğini ve yapılan çalışmanın ücre …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14364 E. 2012/9770 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · nakliyat emtia sigortası · sigorta poliçesi · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaBuna göre, aynı olaya ilişkin olarak farklı mahkemelerde açılan davalarda farklı sonuçlara ulaşan ve dosya kapsamına sunulmuş bulunan «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmesi ve davalı vekilinin olaydaki «kusur» durumuna yönelik ciddi itirazlarının değerlendirilmesi bakımından ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında «kusur» durumuna ilişkin olarak alınan 09.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda davalının olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu belirtilmiş, benzer şekilde, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 07.04.2009 tarihli raporda da, davalının olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Oysa, davalı tarafça söz konusu «kusur» raporlarına itiraz edildiği ve aynı olayla ilgili olarak başka mahkemelerde açılan davalarda alınan bilirkişi raporlarının dosyaya sunulmuş olduğu anlaşılmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5551 E. 2012/13039 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gabin · fiil ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… ş, ... 'ın hisse satış ve devir tarihi olan 25/10/2005 tarihinde, ... 'ın hisse satış ve devir tarihi olan 07/11/2005 tarihinde ayırt etme gücüne sahip oldukları ve «fiil ehliyetlerinin» bulunduğu,olayda «gabin» koşullarının gerçekleşmediği, ... ve ... 'ın kendi istekleri ve özgür iradeleri ile dava konusu şirketlerdeki hisselerini davalılara satıp devir ettikleri, ceza da …
2- Asıl ve birleşen dava, davaya konu iki ayrı tarihte yapılan «hisse devir sözleşmelerinin» «gabin» nedeni ile iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamından sonra davacılardan ... hakkında aldırılan 29.05.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu 4.
İhtisas Kurulu raporunda, adı anılanın halen ve 07.11.2005 ve 10.09.2004 tarihlerinde «fiil ehliyetine» haiz olmadığı belirtilmiştir.
… l Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 23.09.2009 tarihli alınan raporda ise anılanın belirtilen akit tarihlerinde ayırt etme gücüne sahip olduğu ve «fiil ehliyetine» haiz bulunduğunun kabulü gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece, anılan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden isabetli olmayan yazılı gerekçelerle hüküm tesisi d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15248 E. 2012/20066 K.
Ortak:maddi tazminat · ibraz · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, davacının davalı tarafından işletilen metrodan inerken meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Dosyaya davacı tarafından «ibraz» edilen Eyüp C.Başsavcılığı’nın 2005/17913 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise işleten ve makinist ...’nun tali kusurlu olduğu, davacının da yine kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Benzer bu kararda… ahkemece, davacının olay tarihinde hareket halindeki trene binmek isterken tren ile peron arasına düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda asli kusurlu olup, «kusur oranının» % 70 olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 210,09 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2012 günlü ilamıyla davalı vekilinin temyiz istemi hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının karar tarihindeki temyiz «kesinlik sınırının» altında kalması nedeniyle reddedilmiş; davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan inceleme sonucu ise davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddi ile karar …
Davacının davaya konu olay nedeniyle oluşan yaralanmasının geçici ve sürekli iş gücü «kaybına» neden olup olmadığı ve sürekli iş gücü kaybına neden olmuş ise bunun oranı ile ilgili olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 01.09.2009 tarihli raporda davacının vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 2 ay süre ile iş görmezlik halinde kaldığı belirtilmiş olup, mahkemece bu rapor esas alınarak hesaplanan «maddi tazminat» miktarı olan 210,09 TL ile takdiren 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Davacı yargılama sırasında alınan iş gücü «kaybı» olmadığına ilişkin rapora itiraz etmiş ve temyiz sırasında da Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu'ndan alınan 09.08.2010 tarihli raporu «ibraz» etmiş olup, bu raporda davacının % 7 oranında malul olduğu belirtilmiştir.Bu durumda yargılama sırasında alınan rapor ile davacı tarafından temyiz aşamasında sunul …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kesinlik sınırı · kâr kaybı · kusur
Benzer bu kararda… ahkemece, davacının olay tarihinde hareket halindeki trene binmek isterken tren ile peron arasına düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda asli kusurlu olup, «kusur oranının» % 70 olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 210,09 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2012 günlü ilamıyla davalı vekilinin temyiz istemi hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının karar tarihindeki temyiz «kesinlik sınırının» altında kalması nedeniyle reddedilmiş; davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan inceleme sonucu ise davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddi ile karar …
Davacının davaya konu olay nedeniyle oluşan yaralanmasının geçici ve sürekli iş gücü «kaybına» neden olup olmadığı ve sürekli iş gücü kaybına neden olmuş ise bunun oranı ile ilgili olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 01.09.2009 tarihli raporda davacının vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 2 ay süre ile iş görmezlik halinde kaldığı belirtilmiş olup, mahkemece bu rapor esas alınarak hesaplanan «maddi tazminat» miktarı olan 210,09 TL ile takdiren 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Davacı yargılama sırasında alınan iş gücü «kaybı» olmadığına ilişkin rapora itiraz etmiş ve temyiz sırasında da Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu'ndan alınan 09.08.2010 tarihli raporu «ibraz» etmiş olup, bu raporda davacının % 7 oranında malul olduğu belirtilmiştir.Bu durumda yargılama sırasında alınan rapor ile davacı tarafından temyiz aşamasında sunul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4872 E. , 2010/11010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2005/457-2008/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının işlettiği metroya Sağmalcılar İstasyonu’ndan binip seyir esnasında başı dönmeye başlayınca Kartaltepe istasyonunda ağır hareketlerle metrodan indiğini, müvekkili iner inmez henüz sarı çizgiyi geçmeden metronun kapıları kapatılarak hareket etmesi üzerine metroyla rayların arasına düşerek sol ayağının koptuğunu, davalı çalışanının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, davalı işletmenin çağdaş taşıma güvenliği önlemelerini almadığını, davalı çalışanının yolcuların güvenli şekilde inip binmelerini kontrol etmediğini, tren ile peron arasına yolcuların düşebileceği aralıkların bırakılması nedeniyle davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.700,00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili çalışanı ...’nun yönetimindeki metro aracı ile Kartaltepe Metro İstasyonu’nda durduğu, yolcular inip bindikten sonra aynaları kontrol edip sarı çizgi içinde yolcu bulunmadığını görünce zil sesiyle kalkış uyarısı yaptığını, peronun baş kısmındaki trafik sinyalini de kontrol ettikten sonra tekrar sarı çizgiyi kontrol edip hareket ettiğini, araç hareket ettiği sırada sırı çizgi dışında duran davacının başı dönerek iki metro vagonu arasına düştüğünü, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, uzman bilirkişiden alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan son raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı tarafından işletilen metrodan inerken meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan son raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 06.06.2006 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda davacının ve makinist ...’nun ceza soruşturmasındaki ifadelerine yer verilerek, olay hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadan davacının %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin bu rapora karşı ciddi itirazlarını içeren dilekçesi üzerine İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı ve Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı kürsülerinde görevli öğretim görevlilerince hazırlanan heyet raporunda davacının %80, davalı işletmenin %20 kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Bu kez davalı vekilinin itirazı üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan rapor alınmıştır. Bu raporda dosyadaki belge ve bilgiler ile önceki raporlar ayrıntılı şekilde irdelenmeden, raporlar arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırıcı, gerekçeli, itirazları karşılayan açıklamalar yapılmadan davacının %100 kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir. Dosyaya davacı tarafından ibraz edilen Eyüp C.Başsavcılığı’nın 2005/17913 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise işleten ve makinist ...’nun tali kusurlu olduğu, davacının da yine kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, ceza soruşturmasının sonucu da araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, ceza soruşturma dosyası celp edilip, aralarında metro vb raylı sistemler konusunda uzmanların da bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak önceki raporları irdeleyen, çelişkileri gideren, denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034789800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz