Dürüstlük ilkesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10799 E. 2010/7053 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük ilkesi↗ muarazanın men'i↗ objektif iyi niyet kuralı↗ eş rızası↗ muvafakat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dekanlık üst yazıları ile sunulan araştırma sonuçlarının ve raporların antetinde yer alan kurumların davalı tarafından kamuya duyurulmasında aldatıcı hareket bulunmadığı, davalının raporun menşeini tüketiciye duyurmasının haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının haksız muarazasının men’i, yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemlerine ilişkindir.
TTK’nun 56. maddesinde, haksız rekabet tanımlandıktan sonra, 57.maddesinde başlıca rekabet halleri sayılmıştır. Buna göre, TTK.nun 56. maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali haksız rekabettir. Aynı Kanun'un 57/5. maddesi hükmüne göre ise, başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka ve işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek nitelikte ad, unvan, marka, işaret vasıtaları kullanmak veya iltibasa meydan veren malların durumunu bilerek veya bilmeyerek satışa arz etmek haksız rekabet kabul edilmektedir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemektir.
Somut olayda dava, davalının Bio-Med (Bioxin) saç şampuanı ve saç serumu adlı kozmetik ürünlerine, Etik Kurul kararı doğrultusunda Dermotoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Selçuki tarafından gerekli araştırması yapılarak çalışmalarının raporlandığı ancak, davalının bu araştırma sonuçlarını “ İstanbul Tıp Fakültesi Onaylıdır” veya “ İstanbul Tıp Fakültesi Dermotoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde ilan ve reklamlarda kullandığı, davacının böyle bir onayı olmadığı gibi muvafakatının da olmadığı iddiası ile davalının muarazasının önlenmesi ile yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemi ile açılmıştır. Dosya kapsamından davacı Üniversitenin Dermotoloji Anabilim Dalı tarafından davalıya ait Bio-Med (Bioxin) saç şampuanı ve saç serumu adlı kozmetik ürünleri yönünden araştırma yapılıp sonuçlarının davalıya bildirildiği görülmektedir. Ancak, davalının bu araştırma sonuçlarını reklamlarında kullanması yönünde taraflar arasında bir sözleşme yada davacının bu yönde iznini içeren bir belge dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla, ürün tahlil sonuçlarının üniversiteden izin alınmaksızın davalı şirket tarafından reklamlarda davacı üniversite adı belirtilmek suretiyle kullanımı TTK’nun 56 ve devamı maddelerinde belirtilen iktisadi hayatta dürüstlük ilkelerine uygun bir davranış olarak kabul edilemez. Üniversiteler bilimsel kurumlar olup, aynı zamanda ticaret ile uğraşan şahıs veya kurumların ücretini ödeyerek yaptıkları başvurular sonucu bu kişiler hakkında bilimsel mütalaalar düzenleyebilecek olmaları, bu mütalaanın şirketin ticari hayatında (reklamlarda) üniversite adının kullanılmasına önceden rıza göstermiş sayılacağı şeklinde değerlendirilemez. Bu bakımdan uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11791 E. 2010/12444 K.
Ortak:muarazanın men'i · muvafakat · ilan
İncelediğiniz kararda… porlandığı ancak, davalının bu araştırma sonuçlarını “ İstanbul Tıp Fakültesi Onaylıdır” veya “ İstanbul Tıp Fakültesi Dermotoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde «ilan» ve reklamlarda kullandığı, davacının böyle bir onayı olmadığı gibi «muvafakatının» da olmadığı iddiası ile davalının muarazasının önlenmesi ile yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Dava, davalının haksız «muarazasının men»’i, yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… toloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.... tarafından araştırma yapılıp bu araştırma sonucu rapor düzenlendiğini, ancak davalının müvekkilinin bir onayı ve buna «muvafakatı» olmadığı halde davalının «ilan» ve reklamlarında araştırma sonuçlarını “İstanbul Tıp Fakültesi Onay’lıdır”, “İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde kullandığını, ... isimli bir tüketicinin müvekkili üniversiteye güvenerek bu ürünleri kullandığını ancak Hürriyet Gazetesi’nin internet sayfasında çıkan haberlerde reklam ve ilanlardaki iddiaların ispatlanamadığı için Reklam Kurulu tarafından ceza uygulandığını bildirip davacıdan bilgi istediğini ileri sürerek, davalının bu konudaki «muarazasının men»’ine yazılı ve görsel medyada müvekkilinin unvanının kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol
Benzer bu kararda… ı Üniversite’nin Dermatoloji Anabilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.... ile 01.12.2004, Kozmotoloji Bilim Dalı sorumlusu Prof.Dr.Gülgün Yesen arasında 25.11.2005 tarihinde «protokoller» düzenlendiğini, bu protokollerde reklamlarda klinik çalışmaların davacının ilgili bölümünde yapıldığının yazılabileceği izni verildiğini ve yapılan çalışmanın ücre …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5918 E. 2023/6665 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · teminat kapsamı · ibraz · teminat
Benzer bu karardaSigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden «maluliyet oranının» tespiti yönünden rapor aldırılması ve sonrasında konusunda uzman bilirkişiden aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4872 E. 2010/11010 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · maddi tazminat · ibraz · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, uzman bilirkişiden alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan «son» raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı tarafından işletilen metrodan inerken meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, alınan ilk rapor ile Adli Tıp Kurumu ilgili dairesinden alınan «son» raporun birbirini doğruladığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, davacının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin bu rapora karşı ciddi itirazlarını içeren dilekçesi üzerine İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı ve Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ulaştırma Anabilim Dalı kürsülerinde «görevli» öğretim görevlilerince hazırlanan heyet raporunda davacının %80, davalı işletmenin %20 kusurlu olduğu bildirilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5551 E. 2012/13039 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gabin · fiil ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… ş, ... 'ın hisse satış ve devir tarihi olan 25/10/2005 tarihinde, ... 'ın hisse satış ve devir tarihi olan 07/11/2005 tarihinde ayırt etme gücüne sahip oldukları ve «fiil ehliyetlerinin» bulunduğu,olayda «gabin» koşullarının gerçekleşmediği, ... ve ... 'ın kendi istekleri ve özgür iradeleri ile dava konusu şirketlerdeki hisselerini davalılara satıp devir ettikleri, ceza da …
2- Asıl ve birleşen dava, davaya konu iki ayrı tarihte yapılan «hisse devir sözleşmelerinin» «gabin» nedeni ile iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamından sonra davacılardan ... hakkında aldırılan 29.05.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu 4.
İhtisas Kurulu raporunda, adı anılanın halen ve 07.11.2005 ve 10.09.2004 tarihlerinde «fiil ehliyetine» haiz olmadığı belirtilmiştir.
… l Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 23.09.2009 tarihli alınan raporda ise anılanın belirtilen akit tarihlerinde ayırt etme gücüne sahip olduğu ve «fiil ehliyetine» haiz bulunduğunun kabulü gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece, anılan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden isabetli olmayan yazılı gerekçelerle hüküm tesisi d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10799 E. , 2010/7053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 tarih ve 2007/30-2008/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı Ferdi Karaoğlu gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Bio-Med (Bioxin) saç şampuanı ve saç serumu adlı kozmetik ürünlerine çalışmalarının Etik Kurul kararı doğrultusunda Dermotoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Selçuki tarafından gerekli araştırma yapılarak raporlandığını, ancak davalının reklamlarında bu araştırma sonuçlarını “ İstanbul Tıp Fakültesi Onaylıdır” veya “ İstanbul Tıp Fakültesi Dermotoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde ilan ve reklamlarda kullandığını, müvekkilinin böyle bir onayı olmadığı gibi muvafakatının da olmadığını, tüketici Süleyman Duman isimli şahsın müvekkiline başvurarak, müvekkiline güven nedeniyle bu ürünü satın aldığını, ancak Hürriyet gazetesinin internet sayfasında çıkan haberlerde davacının reklam tanıtımlarındaki iddiaların bilimsel olarak ispat edilemediği için Reklam Kurulu tarafından cezai yaptırım uygulandığını belirterek müvekkilinden bilgi istediğini ileri sürerek, davalının muarazasının önlenmesine, yazılı ve görsel medyada müvekkilinin unvanını kullanmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, reklamlardaki ibarenin davacı ile müvekkili arasında yapılan anlaşmaya dayalı olarak kullanıldığını, üniversitenin Dermatoloji Anabilim Dalı sorumlusu Prof. Dr. Dilek Selçuki ile 01.12.2004, Kozmotoloji bilim dalı sorumlusu Prof. Dr. Gülgün Yeren ile 25.11.2005 tarihinde ürünün etkin ve güvenilir klinik çalışmalarının yapılması için protokol düzenlendiğini, bu protokollerde reklamlarda klinik çalışmaların üniversitenin ilgili bölümünde yapıldığının yazılabilmesi için izin verildiğini, buna dair ücretin de müvekkili tarafından ödendiğini, Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğünün verdiği cezanın ürünün etkinliği ile ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dekanlık üst yazıları ile sunulan araştırma sonuçlarının ve raporların antetinde yer alan kurumların davalı tarafından kamuya duyurulmasında aldatıcı hareket bulunmadığı, davalının raporun menşeini tüketiciye duyurmasının haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının haksız muarazasının men’i, yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemlerine ilişkindir.
TTK’nun 56. maddesinde, haksız rekabet tanımlandıktan sonra, 57.maddesinde başlıca rekabet halleri sayılmıştır. Buna göre, TTK.nun 56. maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali haksız rekabettir. Aynı Kanun'un 57/5. maddesi hükmüne göre ise, başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka ve işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek nitelikte ad, unvan, marka, işaret vasıtaları kullanmak veya iltibasa meydan veren malların durumunu bilerek veya bilmeyerek satışa arz etmek haksız rekabet kabul edilmektedir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemektir.
Somut olayda dava, davalının Bio-Med (Bioxin) saç şampuanı ve saç serumu adlı kozmetik ürünlerine, Etik Kurul kararı doğrultusunda Dermotoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Selçuki tarafından gerekli araştırması yapılarak çalışmalarının raporlandığı ancak, davalının bu araştırma sonuçlarını “ İstanbul Tıp Fakültesi Onaylıdır” veya “ İstanbul Tıp Fakültesi Dermotoloji Anabilim Dalı Onaylıdır” şeklinde ilan ve reklamlarda kullandığı, davacının böyle bir onayı olmadığı gibi muvafakatının da olmadığı iddiası ile davalının muarazasının önlenmesi ile yazılı ve görsel medyada davacının unvanını kullanmasının önlenmesi istemi ile açılmıştır. Dosya kapsamından davacı Üniversitenin Dermotoloji Anabilim Dalı tarafından davalıya ait Bio-Med (Bioxin) saç şampuanı ve saç serumu adlı kozmetik ürünleri yönünden araştırma yapılıp sonuçlarının davalıya bildirildiği görülmektedir.
Ancak, davalının bu araştırma sonuçlarını reklamlarında kullanması yönünde taraflar arasında bir sözleşme yada davacının bu yönde iznini içeren bir belge dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla, ürün tahlil sonuçlarının üniversiteden izin alınmaksızın davalı şirket tarafından reklamlarda davacı üniversite adı belirtilmek suretiyle kullanımı TTK’nun 56 ve devamı maddelerinde belirtilen iktisadi hayatta dürüstlük ilkelerine uygun bir davranış olarak kabul edilemez. Üniversiteler bilimsel kurumlar olup, aynı zamanda ticaret ile uğraşan şahıs veya kurumların ücretini ödeyerek yaptıkları başvurular sonucu bu kişiler hakkında bilimsel mütalaalar düzenleyebilecek olmaları, bu mütalaanın şirketin ticari hayatında (reklamlarda) üniversite adının kullanılmasına önceden rıza göstermiş sayılacağı şeklinde değerlendirilemez.
Bu bakımdan uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023184200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz