Proforma fatura
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3588 E. 2020/2053 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
proforma fatura↗ istinaf karar harcı↗ hmk 344↗ harcın ikmali↗ yoksun kalınan kâr↗ ba beyannamesi↗ istinaf başvurusunun reddi↗ muhtıra↗ kesin süre↗ reeskont faizi↗ istinaf incelemesi↗ fatura↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının tasarımı olan ürünü, orijinalinden farklı ölçü ve oranlar kullanılmak suretiyle haksız rekabet hali olarak düzenlenen TTK m.55/l/a/4 hükmüne aykırılık oluşturarak, tüketici nezdinde çakma tabir edilen taklit veya sahte imalatı da mevcut şeklinde algılanmasına yol açacak şekilde ürettiği, davacının davalıya kestiği proforma fatura bilgileri ile davacının 2013 yılı kurumlar vergisi beyannamesine göre yoksun kalınan kazancın 10.551,00 TL olduğu, bu rakama dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa gereği yıllık %10.50 oranından başlayacak değişen oranlarda faiz işletilmesi gerektiği gerekçeleriyle, maddi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL' lik manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın masrafları tecavüz edenlerce karşılanmak sureti ile Türkiye' de en yüksek trajlı ilk 3 gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmiştir.
Karara, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, ancak istinaf harcı yatırılmadığından mahkemece, davalı vekiline bir hafta kesin süre içerisinde istinaf harcının ikmal edilmesi, aksi halde istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra çıkartılmış; yine süresinde istinaf harcının ikmal edilmediğinden bu kez HMK'nun 344 maddesi gereğince davalı Hitit Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkemenin 26.11.2018 gün 2015/1204 Esas -2018 /1262 Karar sayılı kararını istinaf etmemiş sayılmasına dair ek karar verilmiştir.
Bu ek karara karşı asıl karar ile birlikte davalı vekili tarafından tekrar istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eksik istinaf karar harcını yatırması yönünde muhtıraya rağmen süresinde istinaf karar harcını yatırmaması üzerine mahkemece verilen istinaf başvurusunun reddi yönündeki 06/03/2019 tarihli ek kararın HMK'nın 344.maddesine uygun olduğu, bu durumda esas kararın ilk istinaf dilekçesine göre istinaf incelemesinin yapılması da HMK 346/2. maddeye göre mümkün olmadığından, davalı vekilinin ek karar yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1658 E. 2019/3907 K.
Ortak:muhtıra
İncelediğiniz karardaKarara, davalı vekilince «istinaf yoluna başvurulmuş», ancak «istinaf harcı» yatırılmadığından mahkemece, davalı vekiline bir hafta «kesin süre» içerisinde istinaf «harcının ikmal» edilmesi, aksi halde istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair «muhtıra» çıkartılmış; yine süresinde istinaf harcının ikmal edilmediğinden bu kez HMK'nun 344 maddesi gereğince davalı Hitit Mobilya San. ve Tic.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eksik istinaf karar harcını yatırması yönünde «muhtıraya» rağmen süresinde istinaf karar harcını yatırmaması üzerine mahkemece verilen «istinaf başvurusunun reddi» yönündeki 06/03/2019 tarihli ek kararın HMK'nın 344.maddesine uygun olduğu, bu durumda esas kararın ilk istinaf dilekçesine göre «istinaf incelemesinin» yapılması da HMK 346/2. maddeye göre mümkün olmadığından, davalı vekilinin ek karar yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddes …
Benzer bu karardaMahkemece Dairemizin «geri çevirme» kararı sonrasında 12.03.2019 tarihli kararla bir kısım davalılar vekiline gönderilen «muhtıraya» rağmen yasal süre içinde temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle HMK’nın 344/1. maddesi gereğince davalıların “temyiz talebinden «vazgeçmiş sayılmalarına»” karar verilmiş; bu kararın mümeyyiz davalılar vekilince 19.03.2019 tarihli dilekçe ile öncelikle temyizen bozulması istenmesine rağmen anılan taraf vekilince temyiz incelemesinin yapılması için gerekli olan maktu temyiz karar ve «başvurma harcının» yatırılmamış olduğu görülmüştür.
Bu durumda davalının eksik kalan temyiz karar ve başvurma «harçlarını ikmal» etmesi için HUMK 434. maddesi uyarınca «muhtıra» çıkarılarak süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması ve her halükarda dosyanın Dairemize gönderilmesi için mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · harç ikmali · geri çevirme · başvurma harcı · harç
Benzer bu karardaMahkemece Dairemizin «geri çevirme» kararı sonrasında 12.03.2019 tarihli kararla bir kısım davalılar vekiline gönderilen «muhtıraya» rağmen yasal süre içinde temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle HMK’nın 344/1. maddesi gereğince davalıların “temyiz talebinden «vazgeçmiş sayılmalarına»” karar verilmiş; bu kararın mümeyyiz davalılar vekilince 19.03.2019 tarihli dilekçe ile öncelikle temyizen bozulması istenmesine rağmen anılan taraf vekilince temyiz incelemesinin yapılması için gerekli olan maktu temyiz karar ve «başvurma harcının» yatırılmamış olduğu görülmüştür.
Bu durumda davalının eksik kalan temyiz karar ve başvurma «harçlarını ikmal» etmesi için HUMK 434. maddesi uyarınca «muhtıra» çıkarılarak süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması ve her halükarda dosyanın Dairemize gönderilmesi için mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3588 E. , 2020/2053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/03/2019 tarih ve 2015/1204 E - 2018/1262 K. sayılı ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2019/971 E - 2019/879 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli mobilya tarzındaki ürünleri tasarlayarak ürettiğini, davalının da tecavüze konu tasarım ürün sehpalardan sipariş verdiğini ve toplam 22.656-USD tutarında proforma fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, Dünya'da ve Türkiye'de ilk kez fiilen müvekkili şirket tarafından tasarlanmış ürünlerin davalı tarafından birebir taklit edilerek iltibas yaratacak şekilde aynı veya benzer şekilde imal ettirildiğini ve satışa sunulduğunu, ürünleri kötü taklit ve malzeme kullanmak suretiyle imal ettirip çoğaltarak haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, tasarımdan doğan haklarına tecavüz edildiğinin tespiti/önlenmesi ve ortadan kaldırılmasını, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçların tespiti ve el konulmasını, imhasını, davalıların elde ettiği kazancın belirlenmesini ve belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL (Onbin Türk lirası) maddi tazminat ve dava tarihinden başlayacak bankaların uyguladığı reeskont faiziyle birlikte 30.000,00 TL (Otuzbinbin Türk Lirası) manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilgililere tebliği ve kamuya ilan yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı yanın tasarımları ile benzer nitelikte bir sehpa üretip piyasaya sürmediği gibi, söz konusu tasarımın tescilli bir tasarım da olmadığını, davacıya tekel hakkı tanımadığını, müvekkilinin davacıyı zarara uğratmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının tasarımı olan ürünü, orijinalinden farklı ölçü ve oranlar kullanılmak suretiyle haksız rekabet hali olarak düzenlenen TTK m.55/l/a/4 hükmüne aykırılık oluşturarak, tüketici nezdinde çakma tabir edilen taklit veya sahte imalatı da mevcut şeklinde algılanmasına yol açacak şekilde ürettiği, davacının davalıya kestiği proforma fatura bilgileri ile davacının 2013 yılı kurumlar vergisi beyannamesine göre yoksun kalınan kazancın 10.551,00 TL olduğu, bu rakama dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa gereği yıllık %10.50 oranından başlayacak değişen oranlarda faiz işletilmesi gerektiği gerekçeleriyle, maddi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL' lik manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın masrafları tecavüz edenlerce karşılanmak sureti ile Türkiye' de en yüksek trajlı ilk 3 gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmiştir.
Karara, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, ancak istinaf harcı yatırılmadığından mahkemece, davalı vekiline bir hafta kesin süre içerisinde istinaf harcının ikmal edilmesi, aksi halde istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra çıkartılmış; yine süresinde istinaf harcının ikmal edilmediğinden bu kez HMK'nun 344 maddesi gereğince davalı Hitit Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkemenin 26.11.2018 gün 2015/1204 Esas -2018 /1262 Karar sayılı kararını istinaf etmemiş sayılmasına dair ek karar verilmiştir.
Bu ek karara karşı asıl karar ile birlikte davalı vekili tarafından tekrar istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eksik istinaf karar harcını yatırması yönünde muhtıraya rağmen süresinde istinaf karar harcını yatırmaması üzerine mahkemece verilen istinaf başvurusunun reddi yönündeki 06/03/2019 tarihli ek kararın HMK'nın 344.maddesine uygun olduğu, bu durumda esas kararın ilk istinaf dilekçesine göre istinaf incelemesinin yapılması da HMK 346/2. maddeye göre mümkün olmadığından, davalı vekilinin ek karar yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372.maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması halinde alınacak istinaf karar harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",
1/e maddesinde de "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. Bu halde istinaf başvurusu haklı bulunduğu için ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış olmakla istinaf başvuru dilekçesinde alınan harç davalı tarafa iade edilecektir ki başvuru sırasında alınacak harç maktu olmalıdır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince bu halde nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir.(Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh.
99)
1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf karar harcı süresinde maktu olarak yatırılmış, ilk derece mahkemesince istinaf karar harcının nisbi olması gerektiği gerekçesiyle davalıya eksik harcın ikmali konusunda muhtıra çıkarılması ve daha sonra yazılı şekilde ek kararla İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmesi açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü halinde yatırılan peşin harç iade edileceği için, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi halinde de kararın niteliğine göre alınması gereken harç maktu olacağı için, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi halinde alınacak peşin harç maktudur.
Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli "istinaf edilmemiş sayılma" kararı usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, davalının ek karar aleyhine vaki istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile ek kararın kaldırılarak işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi doğru olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması yerine davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597018600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz