6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4086 E. 2013/20878 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feri müdahale asli müdahale feri müdahil maddi hata üçüncü kişi temerrüt faizi hukuki yarar haciz harç eksik inceleme temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 65

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının amacının satın almış olduğu taşınmaz üzerindeki haciz işlemini kaldırmak için Vakıflar Genel Müdürlüğünün davalı nezdindeki hesaba para yatırmak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 48.184,25 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile müdahil vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Bir dava sonucunda verilen hüküm bir üçüncü kişinin hukuki durumunu da dolaylı olarak etkileyebilir. Bu hallerde, üçüncü kişinin o davaya katılmasında (müdahale etmesinde) hukuki yararı vardır. Fakat, üçüncü kişi davaya (üçüncü) bir taraf gibi katılamaz. Bilakis taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bunu sağlayan müesseseye feri müdahale denir. İki kişi arasında belli şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken üçüncü bir kişi, bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia ederek (aynı mahkemede) bir dava açarsa, buna asli müdahale denir. Diğer bir deyişle, asli müdahale, devam eden bir davaya davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin dava konusu olan şey veya hak üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla görülmekte olan davanın taraflarına karşı görülen dava içinde ayrı bir dava açması ile kazanılan hukuki statüdür. Asli müdahale davası, görülmekte olan davada, davanın tarafları hasım gösterilerek harç yatırılmak suretiyle açılmaktadır. Davanın her safhasında asli müdahale mümkün olup, mahkemenin ilk dava ile asli müdahale davasını birlikte inceleyip, her iki dava hakkında ayrı ayrı karar vermesi gerekmektedir.

Nitekim, yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde asli müdahale kurumu açıklanan şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Somut olaya gelindiğinde, davaya asli müdahil olarak katılma talebinde bulunan ... vekili harcını da yatırmak suretiyle vermiş olduğu dilekçe ile müvekkilinin üzerine haciz koydurduğu taşınmazın davacı tarafından satın alındığını, haczin kaldırılması için alacağın müvekkili hesabına yatırılmasının davacıdan istenildiğini, davacı tarafından davaya konu paranın müvekkili hesabına yatırılmak istenildiği halde davalı tarafından paranın banka alacağına mahsuben tahsil edildiğini, davaya konu paranın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Her ne kadar asli müdahale dilekçesinde davacı ..., davalı olarak gösterilmemiş ise de bu durum maddi hata niteliğinde olup, dilekçenin içeriği ve netice-i talebe göre dava asli müdahale davasıdır.

Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda esasen iki ayrı dava bulunmakta olup, mahkemece, asli müdahale dilekçesinin davacı (davalı) Adnan ve davalı bankaya tebliği sağlanarak her iki dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı hatalı yorum ile asli müdahilin talebinin feri müdahil olarak nitelendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, müdahil davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3600 E. 2012/21610 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Pay tespit ve tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6536 E. 2013/23058 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9478 E. 2018/2070 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4086 E.  ,  2013/20878 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2011 tarih ve 2010/87-2011/398 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... ve fer'i müdahil vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin satın almış olduğu dava dışı ...’a ait taşınmaz üzerinde ...’nün haczi olması nedeniyle, haczin kaldırılması için anılan idarenin davalı nezdindeki hesabına idare alacağını yatırmak için davalı bankaya gittiğini, ancak davalı bankanın müvekkilinden tahsil ettiği parayı ... hesabına geçmesi gerekirken, taşınmazı satan ...’un davalı banka nezdindeki kredi borcu hesabına geçtiğini, oysa müvekkilinin bu şekilde bir talebinin bulunmadığını, anılan hesaba yanlış aktarılan paranın iadesinin talep edildiği halde davalı tarafından paranın iade edilmediğini ileri sürerek, 48.184,25 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıya taşınmazı satan dava dışı ... hakkında müvekkili tarafından kredi borcunun tahsili için icra takibi yapıldığını, davacının müvekkili banka şubesine gelerek borçlu ...’un borcunu kapatmak istediğini beyan etmesi üzerine kredi borcunun kapatıldığını, davacının ...’nün alacağını ödemek isteseydi ya icra dosyasına veya doğrudan anılan genel müdürlüğe parayı yatırması gerektiğini, davacının asıl amacının dava dışı borçlu ...’n müvekkili bankaya olan borcunu ödemek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davaya davacı yanında müdahale talebinde bulunan ... vekili, davacının dava dışı ...’a ait taşınmazı hacizli olarak satın aldığını, haciz şerhinin kaldırılması için müvekkilinin alacağının davalı nezdindeki hesaba davacı tarafından yatırılmasının istenildiğini, ancak davalı bankanın davacının talebi dışında yatırılan parayı kendi alacağının olduğu hesaba geçtiğini ileri sürerek, davacı tarafından yatırılan paranın müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyası hesabına aktarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının amacının satın almış olduğu taşınmaz üzerindeki haciz işlemini kaldırmak için Vakıflar Genel Müdürlüğünün davalı nezdindeki hesaba para yatırmak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 48.184,25 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile müdahil vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Bir dava sonucunda verilen hüküm bir üçüncü kişinin hukuki durumunu da dolaylı olarak etkileyebilir. Bu hallerde, üçüncü kişinin o davaya katılmasında (müdahale etmesinde) hukuki yararı vardır. Fakat, üçüncü kişi davaya (üçüncü) bir taraf gibi katılamaz. Bilakis taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bunu sağlayan müesseseye feri müdahale denir. İki kişi arasında belli şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken üçüncü bir kişi, bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia ederek (aynı mahkemede) bir dava açarsa, buna asli müdahale denir. Diğer bir deyişle, asli müdahale, devam eden bir davaya davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin dava konusu olan şey veya hak üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla görülmekte olan davanın taraflarına karşı görülen dava içinde ayrı bir dava açması ile kazanılan hukuki statüdür.

Asli müdahale davası, görülmekte olan davada, davanın tarafları hasım gösterilerek harç yatırılmak suretiyle açılmaktadır. Davanın her safhasında asli müdahale mümkün olup, mahkemenin ilk dava ile asli müdahale davasını birlikte inceleyip, her iki dava hakkında ayrı ayrı karar vermesi gerekmektedir.

Nitekim, yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde asli müdahale kurumu açıklanan şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Somut olaya gelindiğinde, davaya asli müdahil olarak katılma talebinde bulunan ... vekili harcını da yatırmak suretiyle vermiş olduğu dilekçe ile müvekkilinin üzerine haciz koydurduğu taşınmazın davacı tarafından satın alındığını, haczin kaldırılması için alacağın müvekkili hesabına yatırılmasının davacıdan istenildiğini, davacı tarafından davaya konu paranın müvekkili hesabına yatırılmak istenildiği halde davalı tarafından paranın banka alacağına mahsuben tahsil edildiğini, davaya konu paranın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Her ne kadar asli müdahale dilekçesinde davacı ..., davalı olarak gösterilmemiş ise de bu durum maddi hata niteliğinde olup, dilekçenin içeriği ve netice-i talebe göre dava asli müdahale davasıdır.

Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda esasen iki ayrı dava bulunmakta olup, mahkemece, asli müdahale dilekçesinin davacı (davalı) Adnan ve davalı bankaya tebliği sağlanarak her iki dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı hatalı yorum ile asli müdahilin talebinin feri müdahil olarak nitelendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, müdahil davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle müdahil davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045952700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.