Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9478 E. 2018/2070 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale↗ sözleşmeye aykırılık↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ ihbar↗ havale↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, müşterek hesap sözleşmesi içeriğinden hesabın teselsüllü, yani her bir müşterek hesap sahibinin tek başına hesaptaki parayı çekme yetkisinin olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla, davalı banka açısından paranın hesaba kimin tarafından yatırıldığının öneminin bulunmadığı, davacının, davalı bankaya karşı müşterek hesap sözleşmesine aykırılık nedenine dayalı olarak hatalı ödenen paranın kendisine değil ancak müşterek hesaba iadesini isteyebileceği, davacı vekili tarafından her ne kadar bozma ilamından sonra talep sonucu ıslah edilerek ihbar edilen tarafından çekilen paranın müşterek hesaba iadesi istenilmiş ise de, bu isteme davalı ve ihbar edilen tarafından muvafakat edilmediği gerekçesiyle davacının ve asli müdahilin davalarının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve asli müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Asli müdahale talep eden ... ...vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asli müdahale, devam eden bir davaya davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin dava konusu olan şey veya hak üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla görülmekte olan davanın taraflarına karşı, görülen dava içinde ayrı bir dava açması ile kazandığı hukuki statü olup, asli müdahillik kurumunun en karakteristik özelliği üçüncü bir kişinin görülmekte olan bir davanın taraflarına karşı davaya konu şey veya hakkın taraflara değil, kendisine ait olduğunu ileri sürerek, her iki tarafı da hasım göstermek suretiyle görülmekte olan davada açılan bağımsız bir dava olmasıdır.
Somut olayda, müdahale talep eden tarafından mahkemeye ibraz edilen 26.01.2010 havale tarihli dilekçede, müdahale taleplerinin kabulü istenmiş, ancak dava konusu mevduatın kendisine verilmesi yönünde bir talepte bulunulmamıştır. Müdahale talep edenin 30.09.2011 havale tarihli dilekçesinde de, alacak miktarının tamamının davacıya verilmesine muvaffakat edildiği belirtilmiştir. Bu durumda usulüne uygun bir asli müdahalenin bulunmadığı nazara alınmadan müdahale talep edenin asli müdahil olarak kabul edilmesi ve hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13774 E. 2012/19874 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava konusunun devri · limited şirket hisse devri · pay devri · ortaklar kurulu kararı · hisse devri · pay defteri · limited şirket · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, uyuşmazlığın «konusunun devrin» Ticaret Sicilinde ilâna ilişkin olduğu, TTK.’nun 520. maddesi gereğince «hisse devrinin» karar alınması ve «pay defterine» yazılması ile neticelenmiş olduğu, devir hukuken gerçekleşmiş olduğundan davacının «ilan» yapılmamasını gerekçe göstererek tazminat istemesinde hukukî yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketteki hisse devrinin» hükümsüzlüğü nedeniyle devir bedelinin iadesine ilişkindir.
Mahkemece TTK'nun 520. maddesi uyarınca ortakların 3/4'ünün muvaffakatının sağlandığı, devrin diğer yasal unsurlarının da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de dosyada mevcut 05.11.2008 tarih ve 2008/10 sayılı «ortaklar kurulu» kararında davalı ...'ın «pay devrine» ilişkin bir muvaffakat bulunmamaktadır.
Bu itibarla yazılı şekilde «pay devrinin» yasal unsurlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6963 E. 2016/1437 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… ve bankanın özen borcuna aykırı hareket ettiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 22/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan tahsiline ve davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı ...’ın dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğüne dair delil olmadığından, temerrüdün dava tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde pa …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7291 E. 2012/8067 K.
Ortak:asli müdahale · üçüncü kişi
İncelediğiniz kararda… mamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Asli müdahale talep eden ... ...vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; «asli müdahale», devam eden bir davaya davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin dava konusu olan şey veya hak üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla görülmekte olan …
Bu durumda usulüne uygun bir «asli müdahalenin» bulunmadığı nazara alınmadan müdahale talep edenin asli müdahil olarak kabul edilmesi ve hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim, yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde «asli müdahale» kurumu açıklanan şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.Somut olaya gelindiğinde, davaya asli müdahil olarak katılma talebinde bulunan Un Roro İşletmeleri A.Ş., «donatanı» olduğu davaya konu geminin sicilden terkininin maddi vakıalara ve hukuka uygun bir işlem olduğunu belirterek, davanın reddini istemiş olmasına göre davalının yaptığı işlemi ve savunmayı destekleyen beyanları karşısında anılan «üçüncü kişinin» müdahalesinin asli müdahale koşullarını taşımadığı, ancak davalının yanında davaya fer’i müdahil olarak katılmasının mümkün bulunduğu anlaşıldığından fer’i müdahil …
2-Davacının asli müdahile ilişkin temyiz itirazlarına gelince; «asli müdahale», devam eden bir davaya davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin dava konusu olan şey veya hak üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla görülmekte olan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:donatan · keşif · denetime elverişlilik · terkin · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… geçiren geminin tamir kabul etmez durumda olup olmadığı, gemi sicilinden terkininin gerekip gerekmediği hususlarının tespit edilerek sonucuna göre gerçekleştirilen «terkin» işleminin yerinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olup, yapılan «keşif» sırasında tersane çalışanları tarafından geminin tamir edileceğine ilişkin bir bilgiye de bilirkişi raporunda yer verilmiştir.Bu durumda, davada araştırılması gereken hususun teknik bir konu olması, bu hususların açıklığa kavuşturulmasının bilirkişiler tarafından gerekli bilgi, belge ve gemi üzerinde yapılacak inceleme sonunda düzenlenecek bilimsel ve teknik esaslara uygun, gerekçeli ve «denetime elverişli» bir rapor ile mümkün olması karşısında mahkemece raporda belirtilen bilgi ve belgelerin temini ile gerekirse gemiye ilişkin projenin de getirtilmek suretiyle davada çözümü gereken geminin tamir kabul etmez gemi durumunda olup olmadığına ilişkin hususu açıklığa kavuşturan bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunda istenilen bilgi ve belgeler temin edilmeden, davalı Kurum tarafından yapılan terkin işleminin dayanağını oluşturan ve davacı tarafından kabul edilmeyerek karşı çıkılan, gerçeği yansıtmadığı ileri sürülen “Tutanak” başlıklı belge esas alınarak ve dosyadaki fotoğraflara bakılarak teknik bir konuda karar verilmesi doğru görülmemiş, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Dava, Un Roro İşletmeleri A.Ş.’nin «donatanı» olduğu “UND Adriyatik” isimli geminin geçirdiği yangın sonucu “tamir kabul etmez” durumda olduğu gerekçesiyle gemi sicilinden yapılan «terkin» işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geminin tamir «masrafının» kendi değerini aşması nedeniyle geminin tamir kabul etmez gemi olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, «terkin» işleminin gemi malikinin istemi uyarınca gerekli inceleme yapılmadan gerçekleştirildiği iddiasıyla bu işlemin iptalini istemektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9478 E. , 2018/2070 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2016 tarih ve 2015/590-2016/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve asli müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesap açtırdığını, bir süre sonra bu hesabına eşi ... ...ve eşinin anne babasını da ortak ederek müşterek hesaba dönüştürdüğünü, ortak hesap sahiplerinin bundan haberlerinin olmadığını, ... ...'ın açtığı boşanma davasında müvekkilinin tüm hesaplarına tedbir konulmasına karar verildiğini, bu kararın davalı bankaya ulaşması üzerine eşin ortak hesaptan haberdar olduğunu, müşterek hesap sahibi ... ...'ın talimatı ile bankanın hesaptaki parayı 5'e bölüp hesaptaki paranın 4/5'ine tekabül eden 238.391,90 USD'yi başka bir hesaba aktardığını, ardından da mevduatın müvekkilinin eşine ödendiğini, tüm hesaplar üzerine bloke konulduktan sonra hesaptan para aktarılmasının usulsüz olduğunu, bankanın kendisine tevdi edilen mevduatı özenle saklama yükümüne aykırı davrandığını, sözleşmede de bir hesap sahibi hakkında tedbir kararı verilmesi halinde hesap sahiplerinden hiç birine ödeme yapılamayacağının düzenlendiğini, davalının sözleşmeye ve güven kurumu niteliğine aykırı tutumu sebebiyle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek 238.391,90 USD'nin paranın hesaptan çekildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil vekili, davaya müdahale talebinde bulunmuş ardından davaya muvaffakat verdiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, tedbirin davacının hesapları üzerine konulduğunu, bu durumda müşterek hesaplarda hissesine düşen kısım için tedbirin uygulanacağını, müvekkilinin de bu şekilde işlem yaptığını, hakkında tedbir kararı verilmeyen şerikler hakkında da yapılacak uygulamanın haksızlığa yol açacağını, davacının eşinin müşterek hesaptaki dava konusu tutar üzerindeki tasarrufunun olağan olduğunu, bankacılık sözleşmesi uyarınca da tüm müşterek hesap sahiplerinin bu hesaptaki meblağın tümünü çekmeye haklarının bulunduğunu, tedbir kararı olmasaydı bu kez dava dışı eşin hesaptaki tüm parayı çekebileceğini, hesabın münferit tasarrufa yetkili bir müşterek hesap olarak tanımlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, müşterek hesap sözleşmesi içeriğinden hesabın teselsüllü, yani her bir müşterek hesap sahibinin tek başına hesaptaki parayı çekme yetkisinin olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla, davalı banka açısından paranın hesaba kimin tarafından yatırıldığının öneminin bulunmadığı, davacının, davalı bankaya karşı müşterek hesap sözleşmesine aykırılık nedenine dayalı olarak hatalı ödenen paranın kendisine değil ancak müşterek hesaba iadesini isteyebileceği, davacı vekili tarafından her ne kadar bozma ilamından sonra talep sonucu ıslah edilerek ihbar edilen tarafından çekilen paranın müşterek hesaba iadesi istenilmiş ise de, bu isteme davalı ve ihbar edilen tarafından muvafakat edilmediği gerekçesiyle davacının ve asli müdahilin davalarının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve asli müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Asli müdahale talep eden ... ...vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asli müdahale, devam eden bir davaya davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin dava konusu olan şey veya hak üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu iddiasıyla görülmekte olan davanın taraflarına karşı, görülen dava içinde ayrı bir dava açması ile kazandığı hukuki statü olup, asli müdahillik kurumunun en karakteristik özelliği üçüncü bir kişinin görülmekte olan bir davanın taraflarına karşı davaya konu şey veya hakkın taraflara değil, kendisine ait olduğunu ileri sürerek, her iki tarafı da hasım göstermek suretiyle görülmekte olan davada açılan bağımsız bir dava olmasıdır.
Somut olayda, müdahale talep eden tarafından mahkemeye ibraz edilen 26.01.2010 havale tarihli dilekçede, müdahale taleplerinin kabulü istenmiş, ancak dava konusu mevduatın kendisine verilmesi yönünde bir talepte bulunulmamıştır. Müdahale talep edenin 30.09.2011 havale tarihli dilekçesinde de, alacak miktarının tamamının davacıya verilmesine muvaffakat edildiği belirtilmiştir. Bu durumda usulüne uygun bir asli müdahalenin bulunmadığı nazara alınmadan müdahale talep edenin asli müdahil olarak kabul edilmesi ve hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hakkında hüküm kurulan müdahale talep eden ... ...vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 1 nolu bendinde yer alan "ve asli müdahilin" ibaresinin ve hükmün 4 nolu bendinin tümüyle hükümden çıkartılmasına, kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467067100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz