Süre bitimiyle sona eren bayilikte cezai şart koşullarının oluşmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/385 E. 2024/3990 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Cezai şart, sözleşmede bağlandığı koşullar gerçekleşmedikçe istenemez: fesih hâline ve fesih ihbarında verilecek süre içinde iade edilmemesine bağlanmış cezai şart, sözleşmenin süre bitimiyle kendiliğinden sona erdiği ve iade için ihtar çekilmediği durumda talep edilemez; bu hâlde iade yükümlülüğü doğsa da geç teslim olgusundan söz edilemez. İade edilmeyen ariyet mallarının bedeli, defter değerleri gözetilerek dava tarihi itibarıyla amortisman düşülmek suretiyle rayiç değer üzerinden hesaplanır.
Ele alınan sorunlar
İadesi gereken ariyet bedelinin hesaplanma yöntemi → ret
İddia: Davacı, ariyetleri defter değerine göre amortisman düşülerek talep ettiklerini, buna rağmen satış değeri üzerinden hesap yapılarak demirbaş bedelinin daha düşük belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İadesi gereken ariyet bedelinin tespitinde, defter değerleri de gözetilerek dava tarihi itibarıyla amortisman bedelleri düşülmek suretiyle ariyetlerin rayiç değeri hesaplanır. Hükme esas alınan kök bilirkişi raporunda bu esaslar doğrultusunda, ariyet konusu malların defter değeri de dikkate alınarak rayiç değer üzerinden ve kullanım süresine karşılık gelen amortisman düşülerek hesaplama yapılmıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Sözleşmenin süre sonunda kendiliğinden sona ermesi hâlinde cezai şart talep edilip edilemeyeceği → ret
İddia: Davacı, sözleşmenin süre sonunda kendiliğinden sona ermesi hâlinde ihtar çekme ve süre tayin etme zorunluluğu bulunmaksızın cezai şart talep edebileceğini, davalının bayilik ilişkisinin sona ermesine rağmen ariyetleri iade etmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereği cezai şarta hükmedilebilmesi için sözleşmenin davacı tarafça feshedilmesi, ayrıca davacının ariyetlerin iadesi için ihtarda bulunması ve ariyetlerin bu ihtara rağmen iade edilmemesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda sözleşme feshedilmemiş, süre sonunda kendiliğinden sona ermiştir; davacının ariyetlerin iadesi hususunda davalıya yönelik bir ihtarı da bulunmamaktadır. Sözleşmenin sona ermesiyle davalının ariyetleri iade yükümlülüğü doğmuş olsa da, cezai şart hükmüne dayanak geç teslim olgusundan söz edilmesi mümkün olmadığından cezai şart talebinin koşulları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Fesih hâline bağlanmış cezai şart hükmünün, sözleşmenin süre bitimiyle kendiliğinden sona erdiği durumda uygulanamayacağı ve ariyet bedelinin amortisman düşülerek rayiç değer üzerinden hesaplanacağı yönündeki kabul, Yargıtay'ca onanmakla emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ariyet↗ cezai şart↗ sözleşmenin süre bitimiyle sona ermesi↗ fesih ihbarı↗ ihtar↗ amortisman↗ rayiç değer↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3157 E. 2021/4856 K.
Ortak:ariyet
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01/12/2012 tarihinde otogaz «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşmeye göre davalının faaliyette bulunması için kendisine müvekkili tarafından bir kısım demirbaşların «ariyet» olarak verildiğini, bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, sözleşme hükümlerine göre davalının kendisine ariyet olarak verilen demirbaşları aynen iade etme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının bu demirbaşları «teslim» etmediğini, davalının demirbaşları teslim aldığı gibi iade etmesi, aynen iadesi mümkün değilse bedellerini ödemesi gerektiğini, davalının ayrıca bayilik sözleşmesinin 15/b maddesine göre ariyet aldığı demirbaşları müvekkiline iadede geciktiği her gün için 1.000,00 dolar ödemekle mükellef olduğunu ileri sürerek sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle mezkur demirbaşların müvekkiline iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde şimdilik 20.951,03 TL'nin demirbaşların davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «cezai şart» alacağı için şimdilik 4.000,00 TL'nin teslimde geciken her gün itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, sözleşmenin kendiliğinden bitimi ile «ariyetlerin» 15. maddeye göre iadesini talep ettiğini, ancak sözleşmenin 15. maddesindeki «fesih» sonuçlarının, sözleşmenin süresinden önce taraflardan biri tarafından haklı-haksız feshedilmesi nedenine dayalı olduğunu, sözleşme genelinde 12. maddeye göre 5 yıllık sürenin hitamında ariyetlerin iade edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinden hangi ariyetlerin iadesinin talep edildiğinin anlaşılmadığını, ariyetlerin bedelinin davacı ile müvekkili arasındaki direkt borçlanma sisteminden (DBS) otomatik olarak 14/02/2018 tarihinde 30.000,00 TL olarak çekildiğini, ariyetlerin teknik özellikleri dikkate alındığında 5 yıllık «yıpranma payı» dikkate alındığında ekonomik değerlerinin bulunmadığını, sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olması nedeniyle sözleşmeye dayanarak «cezai şart» talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 15. maddesinde süresinden önce «sözleşmenin feshi» halinde cezai şart talep edilebileceği yazılı olup, cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… irtilen kararı ile sözleşmenin süresinin 12. maddede imza tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 01/02/2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, «sözleşmenin feshi» başlığı altında düzenlenen 15. maddenin b bendinde; bayinin Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde kendisine «ariyet» olarak verilmiş malzemeleri «teslim» aldığı gibi mükemmel bir şekilde Akpet'e iade ve teslim ile mükellef olduğu, «teslimin gecikmesi» halinde Akpet'in her türlü kanun yollarına başvuracağı gibi bayinin geciken her gün için Akpet'e «cezai şart» olarak 1.000,00 dolar ödemeyi kabul ve taaahüt ettiğinin belirtildiği, sözleşmenin süre bitimi ile kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin bu maddesinin «fesih» halinde uygulanacak bir madde olduğu, ayrıca ilgili maddede Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde teslim edileceğinin belirtildiği, ancak davacı tarafça davalı tarafa sözleşmenin feshine ve ariyet konusu malların teslim edilmesine yönelik bir bildirim yapılmadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen ariyet listesinde talep edilen ariyetlerin karşısında ''..bayi tarafından satın alınacaktır.'' ibaresinin yazılı olduğu, davacı tarafça, davalının ariyet malları satın almak istediğini, «proforma fatura» kestikleri, ancak davalı tarafın satın almadığı gibi ariyet konusu malları teslim de etmediğinin belirtildiği, bu tespitler doğrultusunda davacı tarafın ariyet konusu malları davalı tarafa satmak istediği, davalı tarafın da bu malları almak istediği yönünde irade ortaya koyduğu, bu hali ile ariyet konusu mallarının satılmak istendiğine yönelik açık irade beyanına rağmen, ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talebinde bulunmanın «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, aynı zamanda sözleşmede malların nerede ve ne şekilde teslim edileceği hususunun belirtilmediği, sözleşmenin 15. maddesinde ariyet konusu malların teslim alındığı şekilde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ariyet konusu malların bayinin adresinde teslim edildiği, dolayısı ile iadesinin de bayide demirbaşların bulunduğu yerde yapılması gerektiği, davacı tarafça, ariyet konusu malların bayiden «ifa» yerine gidilip talep edildiğine ilişkin bir delil ortaya konulmadığı, bu hali ile ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talep edilmes …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
3-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen «ariyet» bedeline hükmedilmesi gerekirken, davacının ne şekilde tespit ettiği bilinmeyen ariyet bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · rayiç bedel · bedel iadesi · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · fesih · protokol
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3775 E. 2021/2265 K.
Ortak:ariyet · Alacak
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01/12/2012 tarihinde otogaz «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşmeye göre davalının faaliyette bulunması için kendisine müvekkili tarafından bir kısım demirbaşların «ariyet» olarak verildiğini, bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, sözleşme hükümlerine göre davalının kendisine ariyet olarak verilen demirbaşları aynen iade etme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının bu demirbaşları «teslim» etmediğini, davalının demirbaşları teslim aldığı gibi iade etmesi, aynen iadesi mümkün değilse bedellerini ödemesi gerektiğini, davalının ayrıca bayilik sözleşmesinin 15/b maddesine göre ariyet aldığı demirbaşları müvekkiline iadede geciktiği her gün için 1.000,00 dolar ödemekle mükellef olduğunu ileri sürerek sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle mezkur demirbaşların müvekkiline iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde şimdilik 20.951,03 TL'nin demirbaşların davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «cezai şart» alacağı için şimdilik 4.000,00 TL'nin teslimde geciken her gün itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, sözleşmenin kendiliğinden bitimi ile «ariyetlerin» 15. maddeye göre iadesini talep ettiğini, ancak sözleşmenin 15. maddesindeki «fesih» sonuçlarının, sözleşmenin süresinden önce taraflardan biri tarafından haklı-haksız feshedilmesi nedenine dayalı olduğunu, sözleşme genelinde 12. maddeye göre 5 yıllık sürenin hitamında ariyetlerin iade edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinden hangi ariyetlerin iadesinin talep edildiğinin anlaşılmadığını, ariyetlerin bedelinin davacı ile müvekkili arasındaki direkt borçlanma sisteminden (DBS) otomatik olarak 14/02/2018 tarihinde 30.000,00 TL olarak çekildiğini, ariyetlerin teknik özellikleri dikkate alındığında 5 yıllık «yıpranma payı» dikkate alındığında ekonomik değerlerinin bulunmadığını, sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olması nedeniyle sözleşmeye dayanarak «cezai şart» talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 15. maddesinde süresinden önce «sözleşmenin feshi» halinde cezai şart talep edilebileceği yazılı olup, cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… irtilen kararı ile sözleşmenin süresinin 12. maddede imza tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 01/02/2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, «sözleşmenin feshi» başlığı altında düzenlenen 15. maddenin b bendinde; bayinin Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde kendisine «ariyet» olarak verilmiş malzemeleri «teslim» aldığı gibi mükemmel bir şekilde Akpet'e iade ve teslim ile mükellef olduğu, «teslimin gecikmesi» halinde Akpet'in her türlü kanun yollarına başvuracağı gibi bayinin geciken her gün için Akpet'e «cezai şart» olarak 1.000,00 dolar ödemeyi kabul ve taaahüt ettiğinin belirtildiği, sözleşmenin süre bitimi ile kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin bu maddesinin «fesih» halinde uygulanacak bir madde olduğu, ayrıca ilgili maddede Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde teslim edileceğinin belirtildiği, ancak davacı tarafça davalı tarafa sözleşmenin feshine ve ariyet konusu malların teslim edilmesine yönelik bir bildirim yapılmadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen ariyet listesinde talep edilen ariyetlerin karşısında ''..bayi tarafından satın alınacaktır.'' ibaresinin yazılı olduğu, davacı tarafça, davalının ariyet malları satın almak istediğini, «proforma fatura» kestikleri, ancak davalı tarafın satın almadığı gibi ariyet konusu malları teslim de etmediğinin belirtildiği, bu tespitler doğrultusunda davacı tarafın ariyet konusu malları davalı tarafa satmak istediği, davalı tarafın da bu malları almak istediği yönünde irade ortaya koyduğu, bu hali ile ariyet konusu mallarının satılmak istendiğine yönelik açık irade beyanına rağmen, ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talebinde bulunmanın «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, aynı zamanda sözleşmede malların nerede ve ne şekilde teslim edileceği hususunun belirtilmediği, sözleşmenin 15. maddesinde ariyet konusu malların teslim alındığı şekilde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ariyet konusu malların bayinin adresinde teslim edildiği, dolayısı ile iadesinin de bayide demirbaşların bulunduğu yerde yapılması gerektiği, davacı tarafça, ariyet konusu malların bayiden «ifa» yerine gidilip talep edildiğine ilişkin bir delil ortaya konulmadığı, bu hali ile ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talep edilmes …
Benzer bu karardaMahkemece «ariyet sözleşmesinin» eki «teslim» tesellüm tutanağının «ibrazının» sağlanarak dava konusu faturaların teslim edilen ariyet malzeme ve teçhizata ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · ticari defter incelemesi · husumet itirazı · ikrar · tüzel kişilik · ticari defter · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaBelediyesi’ne devredildiğinden davalı tarafın «husumet itirazının» reddine, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 67.544,93 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece «ariyet sözleşmesinin» eki «teslim» tesellüm tutanağının «ibrazının» sağlanarak dava konusu faturaların teslim edilen ariyet malzeme ve teçhizata ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının kayıtlarının da incelenmesi gerekir.
Belediyesi’nin 06.07.2018 tarihli cevabi yazısı kapsamında Kayapa Belediyesi’nin «tüzel kişiliğinin» sona erdiği ve ...
-
Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2335 E. 2023/4680 K.
Ortak:ariyet · cezai şart
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01/12/2012 tarihinde otogaz «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşmeye göre davalının faaliyette bulunması için kendisine müvekkili tarafından bir kısım demirbaşların «ariyet» olarak verildiğini, bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, sözleşme hükümlerine göre davalının kendisine ariyet olarak verilen demirbaşları aynen iade etme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının bu demirbaşları «teslim» etmediğini, davalının demirbaşları teslim aldığı gibi iade etmesi, aynen iadesi mümkün değilse bedellerini ödemesi gerektiğini, davalının ayrıca bayilik sözleşmesinin 15/b maddesine göre ariyet aldığı demirbaşları müvekkiline iadede geciktiği her gün için 1.000,00 dolar ödemekle mükellef olduğunu ileri sürerek sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle mezkur demirbaşların müvekkiline iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde şimdilik 20.951,03 TL'nin demirbaşların davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «cezai şart» alacağı için şimdilik 4.000,00 TL'nin teslimde geciken her gün itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, sözleşmenin kendiliğinden bitimi ile «ariyetlerin» 15. maddeye göre iadesini talep ettiğini, ancak sözleşmenin 15. maddesindeki «fesih» sonuçlarının, sözleşmenin süresinden önce taraflardan biri tarafından haklı-haksız feshedilmesi nedenine dayalı olduğunu, sözleşme genelinde 12. maddeye göre 5 yıllık sürenin hitamında ariyetlerin iade edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinden hangi ariyetlerin iadesinin talep edildiğinin anlaşılmadığını, ariyetlerin bedelinin davacı ile müvekkili arasındaki direkt borçlanma sisteminden (DBS) otomatik olarak 14/02/2018 tarihinde 30.000,00 TL olarak çekildiğini, ariyetlerin teknik özellikleri dikkate alındığında 5 yıllık «yıpranma payı» dikkate alındığında ekonomik değerlerinin bulunmadığını, sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olması nedeniyle sözleşmeye dayanarak «cezai şart» talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 15. maddesinde süresinden önce «sözleşmenin feshi» halinde cezai şart talep edilebileceği yazılı olup, cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… irtilen kararı ile sözleşmenin süresinin 12. maddede imza tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 01/02/2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, «sözleşmenin feshi» başlığı altında düzenlenen 15. maddenin b bendinde; bayinin Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde kendisine «ariyet» olarak verilmiş malzemeleri «teslim» aldığı gibi mükemmel bir şekilde Akpet'e iade ve teslim ile mükellef olduğu, «teslimin gecikmesi» halinde Akpet'in her türlü kanun yollarına başvuracağı gibi bayinin geciken her gün için Akpet'e «cezai şart» olarak 1.000,00 dolar ödemeyi kabul ve taaahüt ettiğinin belirtildiği, sözleşmenin süre bitimi ile kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin bu maddesinin «fesih» halinde uygulanacak bir madde olduğu, ayrıca ilgili maddede Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde teslim edileceğinin belirtildiği, ancak davacı tarafça davalı tarafa sözleşmenin feshine ve ariyet konusu malların teslim edilmesine yönelik bir bildirim yapılmadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen ariyet listesinde talep edilen ariyetlerin karşısında ''..bayi tarafından satın alınacaktır.'' ibaresinin yazılı olduğu, davacı tarafça, davalının ariyet malları satın almak istediğini, «proforma fatura» kestikleri, ancak davalı tarafın satın almadığı gibi ariyet konusu malları teslim de etmediğinin belirtildiği, bu tespitler doğrultusunda davacı tarafın ariyet konusu malları davalı tarafa satmak istediği, davalı tarafın da bu malları almak istediği yönünde irade ortaya koyduğu, bu hali ile ariyet konusu mallarının satılmak istendiğine yönelik açık irade beyanına rağmen, ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talebinde bulunmanın «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, aynı zamanda sözleşmede malların nerede ve ne şekilde teslim edileceği hususunun belirtilmediği, sözleşmenin 15. maddesinde ariyet konusu malların teslim alındığı şekilde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ariyet konusu malların bayinin adresinde teslim edildiği, dolayısı ile iadesinin de bayide demirbaşların bulunduğu yerde yapılması gerektiği, davacı tarafça, ariyet konusu malların bayiden «ifa» yerine gidilip talep edildiğine ilişkin bir delil ortaya konulmadığı, bu hali ile ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talep edilmes …
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklı alacak ve «ariyetlerin» iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklı alacak ve «ariyetlerin» iadesi istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3492 E. 2020/5577 K.
Ortak:ariyet · cezai şart
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01/12/2012 tarihinde otogaz «bayilik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşmeye göre davalının faaliyette bulunması için kendisine müvekkili tarafından bir kısım demirbaşların «ariyet» olarak verildiğini, bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, sözleşme hükümlerine göre davalının kendisine ariyet olarak verilen demirbaşları aynen iade etme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının bu demirbaşları «teslim» etmediğini, davalının demirbaşları teslim aldığı gibi iade etmesi, aynen iadesi mümkün değilse bedellerini ödemesi gerektiğini, davalının ayrıca bayilik sözleşmesinin 15/b maddesine göre ariyet aldığı demirbaşları müvekkiline iadede geciktiği her gün için 1.000,00 dolar ödemekle mükellef olduğunu ileri sürerek sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle mezkur demirbaşların müvekkiline iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde şimdilik 20.951,03 TL'nin demirbaşların davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «cezai şart» alacağı için şimdilik 4.000,00 TL'nin teslimde geciken her gün itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, sözleşmenin kendiliğinden bitimi ile «ariyetlerin» 15. maddeye göre iadesini talep ettiğini, ancak sözleşmenin 15. maddesindeki «fesih» sonuçlarının, sözleşmenin süresinden önce taraflardan biri tarafından haklı-haksız feshedilmesi nedenine dayalı olduğunu, sözleşme genelinde 12. maddeye göre 5 yıllık sürenin hitamında ariyetlerin iade edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinden hangi ariyetlerin iadesinin talep edildiğinin anlaşılmadığını, ariyetlerin bedelinin davacı ile müvekkili arasındaki direkt borçlanma sisteminden (DBS) otomatik olarak 14/02/2018 tarihinde 30.000,00 TL olarak çekildiğini, ariyetlerin teknik özellikleri dikkate alındığında 5 yıllık «yıpranma payı» dikkate alındığında ekonomik değerlerinin bulunmadığını, sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olması nedeniyle sözleşmeye dayanarak «cezai şart» talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 15. maddesinde süresinden önce «sözleşmenin feshi» halinde cezai şart talep edilebileceği yazılı olup, cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… irtilen kararı ile sözleşmenin süresinin 12. maddede imza tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 01/02/2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, «sözleşmenin feshi» başlığı altında düzenlenen 15. maddenin b bendinde; bayinin Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde kendisine «ariyet» olarak verilmiş malzemeleri «teslim» aldığı gibi mükemmel bir şekilde Akpet'e iade ve teslim ile mükellef olduğu, «teslimin gecikmesi» halinde Akpet'in her türlü kanun yollarına başvuracağı gibi bayinin geciken her gün için Akpet'e «cezai şart» olarak 1.000,00 dolar ödemeyi kabul ve taaahüt ettiğinin belirtildiği, sözleşmenin süre bitimi ile kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin bu maddesinin «fesih» halinde uygulanacak bir madde olduğu, ayrıca ilgili maddede Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde teslim edileceğinin belirtildiği, ancak davacı tarafça davalı tarafa sözleşmenin feshine ve ariyet konusu malların teslim edilmesine yönelik bir bildirim yapılmadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen ariyet listesinde talep edilen ariyetlerin karşısında ''..bayi tarafından satın alınacaktır.'' ibaresinin yazılı olduğu, davacı tarafça, davalının ariyet malları satın almak istediğini, «proforma fatura» kestikleri, ancak davalı tarafın satın almadığı gibi ariyet konusu malları teslim de etmediğinin belirtildiği, bu tespitler doğrultusunda davacı tarafın ariyet konusu malları davalı tarafa satmak istediği, davalı tarafın da bu malları almak istediği yönünde irade ortaya koyduğu, bu hali ile ariyet konusu mallarının satılmak istendiğine yönelik açık irade beyanına rağmen, ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talebinde bulunmanın «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, aynı zamanda sözleşmede malların nerede ve ne şekilde teslim edileceği hususunun belirtilmediği, sözleşmenin 15. maddesinde ariyet konusu malların teslim alındığı şekilde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ariyet konusu malların bayinin adresinde teslim edildiği, dolayısı ile iadesinin de bayide demirbaşların bulunduğu yerde yapılması gerektiği, davacı tarafça, ariyet konusu malların bayiden «ifa» yerine gidilip talep edildiğine ilişkin bir delil ortaya konulmadığı, bu hali ile ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talep edilmes …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davaya konu «ariyet» mallara ilişkin talep bir önceki mahkeme ilamı ile hüküm altına alınmış olmakla ve bozma dışında kalarak kesinleşmiş bulunmakla bu konuda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacı yanın «cezai şart» ve «yoksun kalınan» kâr tazminatına ilişkin olarak davasının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak «kaydı» ile 5.000 USD cezai şart 5.000 USD yoksun kalınan kar tazminatı olmak üzere toplam 10.000 USD'nin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca yürütülecek usd faizi i …
… öre, davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekilinin temyizi yönünden, davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak «ariyet» olarak verilen demirbaşların iadesi ve 5.000 USD «cezai şart» alacağının tahsili talepler yanında 5.000 USD kâr «mahrumiyetinin» tahsilini talep etmiştir.
3-Ayrıca davacının davası, «ariyet» olarak verilen malların iadesi, «cezai şart» ve «kar mahrumiyeti» alacağının tahsili olup, bunlar hakkında mahkemece verilen önceki kararlar kısmen onanmadığı halde davacının ariyetlerin iadesi ve cezai şart talepleri hakkında olumlu-«olumsuz» hüküm kurulmaması doğru olmamış, bu nedenle de hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · kar mahrumiyeti · mahrum kalınan kâr · kar kaybı · faiz başlangıç tarihi · yoksun kalınan kâr · muafiyet · kâr mahrumiyeti
Benzer bu kararda2-Taraflar arasındaki sözleşme bitiminin tarihine 1 yıl kala feshedilmiş olup, «fesih» tarihi ile sona erme tarihi arasındaki sürede «mahrum kalınan» kar hesaplattırılıp bu konuda bir karar verilmesi gerekirken fesih tarihinden önceki dönemleri de kapsayacak biçimde «kar kaybı» hesabı yaptırılarak yazılı şeklide hüküm kurulması taraflar arasındaki sözleşme hükmüne uygun düşmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle …
Mahkemece bu talepler tam kabul edildiği halde, davanın kısmen kabulü hükmü kurulması ve davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, tahsiline karar verilen 5.000 USD kâr «mahrumiyeti» alacağına faiz uygulanmasına hükmolunduğu halde «faiz başlangıç tarihinin» gösterilmemesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca davacının davası, «ariyet» olarak verilen malların iadesi, «cezai şart» ve «kar mahrumiyeti» alacağının tahsili olup, bunlar hakkında mahkemece verilen önceki kararlar kısmen onanmadığı halde davacının ariyetlerin iadesi ve cezai şart talepleri hakkında olumlu-«olumsuz» hüküm kurulmaması doğru olmamış, bu nedenle de hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen davacı şirkete verilmesine, davacının sair istemlerinin reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 15.02.2010 tarihli ve 2009/3947 esas ve 2010/1523 karar sayılı ilamıyla; “Davacı Petrol Ofisi A.Ş. davalı ile aralarında imzalanmış bulunan Bayilik Sözleşmesinin asgari alıma ilişkin «taahhüdünü» ve izinsiz «işletme devri» yapılamayacağına dair sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini iddia ederek, tazminat talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/385 E. , 2024/3990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/329 Esas, 2022/1630 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/328 E., 2019/1039 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01/12/2012 tarihinde otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının faaliyette bulunması için kendisine müvekkili tarafından bir kısım demirbaşların ariyet olarak verildiğini, bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, sözleşme hükümlerine göre davalının kendisine ariyet olarak verilen demirbaşları aynen iade etme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının bu demirbaşları teslim etmediğini, davalının demirbaşları teslim aldığı gibi iade etmesi, aynen iadesi mümkün değilse bedellerini ödemesi gerektiğini, davalının ayrıca bayilik sözleşmesinin 15/b maddesine göre ariyet aldığı demirbaşları müvekkiline iadede geciktiği her gün için 1.000,00 dolar ödemekle mükellef olduğunu ileri sürerek sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle mezkur demirbaşların müvekkiline iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde şimdilik 20.951,03 TL'nin demirbaşların davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, cezai şart alacağı için şimdilik 4.000,00 TL'nin teslimde geciken her gün itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 31/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, cezai şart talebini 523.293,00 TL artırarak 527.293,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, sözleşmenin kendiliğinden bitimi ile ariyetlerin 15. maddeye göre iadesini talep ettiğini, ancak sözleşmenin 15. maddesindeki fesih sonuçlarının, sözleşmenin süresinden önce taraflardan biri tarafından haklı-haksız feshedilmesi nedenine dayalı olduğunu, sözleşme genelinde 12. maddeye göre 5 yıllık sürenin hitamında ariyetlerin iade edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dava dilekçesinden hangi ariyetlerin iadesinin talep edildiğinin anlaşılmadığını, ariyetlerin bedelinin davacı ile müvekkili arasındaki direkt borçlanma sisteminden (DBS) otomatik olarak 14/02/2018 tarihinde 30.000,00 TL olarak çekildiğini, ariyetlerin teknik özellikleri dikkate alındığında 5 yıllık yıpranma payı dikkate alındığında ekonomik değerlerinin bulunmadığını, sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olması nedeniyle sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmenin 15.
maddesinde süresinden önce sözleşmenin feshi halinde cezai şart talep edilebileceği yazılı olup, cezai şart koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin süresinin 12. maddede imza tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 01/02/2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin feshi başlığı altında düzenlenen 15. maddenin b bendinde; bayinin Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde kendisine ariyet olarak verilmiş malzemeleri teslim aldığı gibi mükemmel bir şekilde Akpet'e iade ve teslim ile mükellef olduğu, teslimin gecikmesi halinde Akpet'in her türlü kanun yollarına başvuracağı gibi bayinin geciken her gün için Akpet'e cezai şart olarak 1.000,00 dolar ödemeyi kabul ve taaahüt ettiğinin belirtildiği, sözleşmenin süre bitimi ile kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin bu maddesinin fesih halinde uygulanacak bir madde olduğu, ayrıca ilgili maddede Akpet'in feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde teslim edileceğinin belirtildiği, ancak davacı tarafça davalı tarafa sözleşmenin feshine ve ariyet konusu malların teslim edilmesine yönelik bir bildirim yapılmadığı, davacı tarafça ibraz edilen ariyet listesinde talep edilen ariyetlerin karşısında ''..bayi tarafından satın alınacaktır.'' ibaresinin yazılı olduğu, davacı tarafça, davalının ariyet malları satın almak istediğini, proforma fatura kestikleri, ancak davalı tarafın satın almadığı gibi ariyet konusu malları teslim de etmediğinin belirtildiği, bu tespitler doğrultusunda davacı tarafın ariyet konusu malları davalı tarafa satmak istediği, davalı tarafın da bu malları almak istediği yönünde irade ortaya koyduğu, bu hali ile ariyet konusu mallarının satılmak istendiğine yönelik açık irade beyanına rağmen, ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talebinde bulunmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğu, aynı zamanda sözleşmede malların nerede ve ne şekilde teslim edileceği hususunun belirtilmediği, sözleşmenin 15.
maddesinde ariyet konusu malların teslim alındığı şekilde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ariyet konusu malların bayinin adresinde teslim edildiği, dolayısı ile iadesinin de bayide demirbaşların bulunduğu yerde yapılması gerektiği, davacı tarafça, ariyet konusu malların bayiden ifa yerine gidilip talep edildiğine ilişkin bir delil ortaya konulmadığı, bu hali ile ariyet konusu malların iadesinin geciktiği gerekçesi ile cezai şart talep edilmesinin yerinde görülmediği, davalı tarafça ariyet konusu malların bedeli olarak 30.000,00 TL'nin davacı tarafça çekildiğini kanıtlar delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.570,62 TL ariyet bedelinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin ariyet bedeli ile cezai şart alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ariyetlerin defter değerine göre amortisman düşülerek 20.951,03 TL talep ettiklerini, bu düşüme rağmen satış değeri şeklinde bir hesaba girilerek demirbaş bedelinin 12.570,62 TL olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin sadece sözleşmenin 14. maddesine göre fesih halinde ihtar çekerek ariyetlerin teslimini talep edebileceğini, sözleşmenin süre sonunda kendiliğinden sona ermesi halinde müvekkilinin ihtar çekme ve süre tayin etme zorunluluğu bulunmadan cezai şart talep edebileceğini, davalının, ariyetleri bayilik ilişkisinin sona ermesine rağmen iade etmediğini, bu nedenle cezai şart alacağı taleplerinin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iadesi gereken ariyet bedelinin tespitinde, defter değerleri de gözetilerek dava tarihi itibariyle amortisman bedelleri düşülmek suretiyle ariyetlerin rayiç değerinin hesaplanacağı, alınan kök bilirkişi raporunda; bu esaslar doğrultusunda ariyet konusu malların defter değeri de dikkate alınarak, rayiç değer üzerinden hesaplama yapılarak beş yıllık kullanım süresine karşılık gelen amortisman düşülmek suretiyle ariyet bedelinin hesaplandığı, taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereği cezai şarta hükmedilebilmesi için; sözleşmenin davacı tarafça feshi, ayrıca davacının ariyet iadesi için ihtarda bulunması ile ariyetlerin bu ihtara rağmen iade edilmemesi koşullarının gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda sözleşme feshedilmemiş olup, süre sonunda kendiliğinden sona erdiği, davacının ariyetlerin iadesi hususunda davalıya yönelik bir ihtarı da bulunmadığı, sözleşmenin sona ermesiyle davalının ariyetleri iade yükümlülüğü doğmuş olsa da, cezai şart hükmüne dayanak geç teslim olgusundan söz edilmesi mümkün olmadığından, cezai şart alacağı talep koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin süre sonunda kendiliğinden sona ermesi nedeniyle, davalı bayiye ariyet olarak verilen malların iadesi ile iadede gecikme nedenine dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 379 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045922000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz