Gemi alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7735 E. 2014/14846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacağı↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ rehin↗ dava şartı yokluğu↗ infaz↗ asıl alacak↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, kanuni rehin hakkı tesisi istediği, ancak bu hakkın feri nitelikte bulunduğu, asıl alacaktan ayrı olarak talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi de bu yönde iken yanlış değerlendirildiği, nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesinin rehin hakkının asıl alacaktan bağımsız olarak istenemeyeceği yönünde açık hüküm tesis ettiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi alacağının tahsilini teminen kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkin olup yargılama esnasında rehin hakkı istenen alacak ilama bağlı hale gelmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir. Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca da 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesi gibi asıl alacaktan bağımsız kanuni rehin hakkı istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp davacının kanuni rehin hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Ancak, davalı vekili, temyize cevap dilekçesinde kanuni rehin hakkı istenen alacağın tahsili için başlatılan takibe ilişkin icra dosyasının infaz edildiğini ileri sürmüş olup alacağın tamamen ödenip ödenmediğinin, dolayısıyla davanın konusuz kalıp kalmadığının da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9965 E. 2014/17281 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · dava şartı yokluğu · asıl alacak · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, «kanuni rehin hakkı» tesisi istediği, ancak bu hakkın feri nitelikte bulunduğu, «asıl alacaktan» ayrı olarak talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi de bu yönde iken yanlış değerlendirildiği, nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesinin rehin hakkının asıl alacaktan bağımsız olarak istenemeyeceği yönünde açık hüküm tesis ettiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca da 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesi gibi «asıl alacaktan» bağımsız «kanuni rehin hakkı» istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp davacının kanuni rehin hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir.
Dava, «gemi alacağının» tahsilini teminen «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup yargılama esnasında rehin hakkı istenen alacak ilama bağlı hale gelmiştir.
Benzer bu karardaDava, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davalı «donatan» yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK uyarınca da 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesi gibi «asıl alacaktan» bağımsız «kanuni rehin hakkı» istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi ve davaya esas «çatma» olayının meydana geldiği tarihe göre ihtilafa mülga 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının münferiden «kanuni rehin hakkı» tespiti ve tanınmasını talep ettiği, kanuni rehin hakkının hukuki niteliği itibariyle doğuşu, varlığı ve «son» bulmasının temin ettiği alacağa bağlı, fer'i nitelikte olduğu, alacağa bağlı fer'i nitelikte olan rehin hakkının alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama konusu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çatma · donatan · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaLtd. hakkındaki davanın atiye «terk» edildiği gerekçesiyle davanın davalı «donatan» yönünden dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı V.E.M.A. hakkındaki davanın atiye terki sebebiyle bu davalı yönünden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi ve davaya esas «çatma» olayının meydana geldiği tarihe göre ihtilafa mülga 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının münferiden «kanuni rehin hakkı» tespiti ve tanınmasını talep ettiği, kanuni rehin hakkının hukuki niteliği itibariyle doğuşu, varlığı ve «son» bulmasının temin ettiği alacağa bağlı, fer'i nitelikte olduğu, alacağa bağlı fer'i nitelikte olan rehin hakkının alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama konusu …
Dava, gemi üzerine «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davalı «donatan» yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1443 E. 2021/4955 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, «kanuni rehin hakkı» tesisi istediği, ancak bu hakkın feri nitelikte bulunduğu, «asıl alacaktan» ayrı olarak talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi de bu yönde iken yanlış değerlendirildiği, nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesinin rehin hakkının asıl alacaktan bağımsız olarak istenemeyeceği yönünde açık hüküm tesis ettiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «gemi alacağının» tahsilini teminen «kanuni rehin hakkı» tanınması istemine ilişkin olup yargılama esnasında rehin hakkı istenen alacak ilama bağlı hale gelmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir.
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, davacı «gemi adamlarının» ödenmediği iddia olunan ücret ve «işçilik alacakları» bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
… ak çalıştıklarını, 13.03.2012 tarihine kadar olan ücret alacaklarının ödenmediğini, gemi personeli alacağının 6762 sayılı TTK’nun 1235/3 ve 1236. maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik toplam 127.837.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
19.03.2012 tarihli birleşen dava dilekçesinde ise müvekkillerinin 13.03.2012 tarihinden sonraki ücret, «ihbar», izin, fazla çalışma ve «kıdem tazminatı» gibi işçilik alacağının ödenmediğini ve bir kısmının iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile toplam 314.484.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · gemi adamı · tahsilde tekerrür olmamak kaydı · kıdem tazminatı · işçilik alacakları · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaDavacılar vekili, 22.06.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile birleşen davada «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle toplam 70.508.- TL’nin faiziyle birlikte tahsili ile dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davacı «gemi adamlarının» ödenmediği iddia olunan ücret ve «işçilik alacakları» bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
Şti. hakkındaki asıl ve birleşen davaların reddine, diğer davalılar hakkındaki davaların HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
… ak çalıştıklarını, 13.03.2012 tarihine kadar olan ücret alacaklarının ödenmediğini, gemi personeli alacağının 6762 sayılı TTK’nun 1235/3 ve 1236. maddeleri uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» verdiğini ileri sürerek, her bir davacı yönünden alacak miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik toplam 127.837.- TL’lik alacak bakımından dava konusu gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7735 E. , 2014/14846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/01/2014
NUMARASI 2009/671-2014/1
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/01/2014 tarih ve 2009/671-2014/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait M/T S. isimli gemide 02.01.2009 ila 17.02.2009 tarihleri arasında kaptan olarak çalıştığı halde ücretini alamadığı gibi davalı şirket yöneticilerinin aşağılayıcı ve hakaretvari söz ve davranışlarına maruz kaldığını, bu itibarla 15.02.2009 tarihinde haklı nedenle fesih bildirimi yaparak 17.02.2009 tarihinde gemiden ayrıldığını, davalının anılan dönem ücreti dışında yıllık izin ve hafta tatili ücretini de ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek bu alacaklarının tahsilini teminen müvekkilinin çalıştığı M/T S. Gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2008/478 Esas sayılı mahkeme dosyasında aynı alacağın tahsili zımnında kanuni rehin hakkı tesisi talebiyle dava açıldığını, ayrıca Kartal 3. İş Mahkemesi'nin 2009/640 Esas sayılı dosyası nedeniyle derdestlik halinin bulunduğunu, davacının aynı alacak için iki farklı yargı yolunu seçtiğini, müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığını, davalının kaptan sıfatıyla çalışmakla gemi adamı sayılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, kanuni rehin hakkı tesisi istediği, ancak bu hakkın feri nitelikte bulunduğu, asıl alacaktan ayrı olarak talep edilemeyeceği, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi de bu yönde iken yanlış değerlendirildiği, nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesinin rehin hakkının asıl alacaktan bağımsız olarak istenemeyeceği yönünde açık hüküm tesis ettiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi alacağının tahsilini teminen kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkin olup yargılama esnasında rehin hakkı istenen alacak ilama bağlı hale gelmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir. Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK'nın 1236'ncı maddesi uyarınca da 6102 sayılı TTK'nın 1377'nci maddesi gibi asıl alacaktan bağımsız kanuni rehin hakkı istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp davacının kanuni rehin hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir.
Ancak, davalı vekili, temyize cevap dilekçesinde kanuni rehin hakkı istenen alacağın tahsili için başlatılan takibe ilişkin icra dosyasının infaz edildiğini ileri sürmüş olup alacağın tamamen ödenip ödenmediğinin, dolayısıyla davanın konusuz kalıp kalmadığının da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102191500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz