Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7311 E. 2011/17617 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun sözleşmesi↗ taşıtan↗ navlun↗ komisyon↗ ihbar↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda navlun sözleşmesi yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık ihbarının verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda taşıtanın yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için komisyon düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava pişmanlık navlunu tahsiline ilişkin olup, davalı davacıyla herhangi bir sözleşmesinin bulunmadığını ve davaya dayanak yapılan belgelerin davalı taraftan sadır olmadığını savunmuştur. Davada, davalı taraf akti ilişkiyi inkar ettiğine göre MK.'nın 6'ıncı maddesi uyarınca davacının davasını kanıtlaması gerekir.
Yukarıda belirtildiği üzere davalı taraf fotokopi belgelerdeki imzaları inkar ettiği halde mahkemece bu belgelerin hangi nedenle davalı taraf bakımından bağlayıcı olduğu gerekçeleri ile gösterilmeden ve bu hususta karar yerinde herhangi bir gerekçeye yer verilmeden davalının sorumluluğuna hükmedilmesi bozmayı gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5667 E. 2012/12193 K.
Ortak:taşıtan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda «navlun sözleşmesi» yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık «ihbarının» verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda «taşıtanın» yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için «komisyon» düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak dosya kapsamından her nekadar yükleme yapılmamış ise de bunun «taşıtan» tarafından yükleme yerinin değiştirilmesinden kaynaklandığı ve bu durumda davacı tarafının «kusuru» bulunmaksızın gönderenin arzusu ile seferin durdurulduğunun kabulü ile TTK'nun 778/1. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · taşıma sözleşmesi · kusur
Benzer bu kararda… savunma ve tüm kanıtlara göre, pişmanlık navlunu istenebilmesi için taşımanın gönderenin istemiyle kesilmiş olması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, «taşıma sözleşmesinin» tamamlanması için araçların yüklemeye girmiş olmasının gerektiği, araçlara yükleme yapılmadığı için «sözleşmeden dönme» veya seferlerin durması söz konusu olmayacağından, davacının pişmanlık navlunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Ancak dosya kapsamından her nekadar yükleme yapılmamış ise de bunun «taşıtan» tarafından yükleme yerinin değiştirilmesinden kaynaklandığı ve bu durumda davacı tarafının «kusuru» bulunmaksızın gönderenin arzusu ile seferin durdurulduğunun kabulü ile TTK'nun 778/1. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9967 E. 2012/1670 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda «navlun sözleşmesi» yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık «ihbarının» verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda «taşıtanın» yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için «komisyon» düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, «navlun», süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir «para alacağı» olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para alacağı · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, «navlun», süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir «para alacağı» olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf, taraflar arasında kurulan «taşıma sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ve taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle pişmanlık navlunu alacağının var olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise taşıma sözleşmesini açıkça reddetmemiş, taşımanın gerçekleşmemesinde davacının kusurunun bulunduğunu savunmuştur.
Bu durumda, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» kurulduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlık, taşımanın gerçekleşmemesinde taraflardan kimin kusurlu olup olmadığı, dolayısı ile pişmanlık navlunu alacağının sözkonusu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11632 E. 2018/3839 K.
Ortak:navlun · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda «navlun sözleşmesi» yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık «ihbarının» verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda «taşıtanın» yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için «komisyon» düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...’a kadar gerçekleştirdiği uluslararası taşıma nedeniyle «navlun» ve «konişmento» bedeli olarak 13.425,75 TL alacaklı olduğu, davalının icra takibi öncesi «temerrüde» düşmediği «temerrüt tarihinin» icra takip tarihinde oluştuğu, alacak miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 13.425,75 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, ...Konvansiyonuna tabi taşıma kapsamında «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının 9 araç ile....-... arası taşımayı gerçekleştirdiği ve 13.425,75 TL navluna hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre; sözleşme üzerinde tarih bulunmadığı, boşaltma yeri.... yükleme yeri ...- ... olmak üzere 10 araçla taşıma işinin kararlaştırıldığı, «navlun faturasının» döviz olarak kesileceği ve yüklemeyi müteakip Euro olarak tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas def'i · navlun faturası · navlun alacağı · navlun bedeli · konişmento · takas · temerrüt tarihi · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «taşıma sözleşmesi» kapsamında üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediğinin ve taşımanın hangi aşamasında «navlun bedeline» hak kazanacağının sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi, bununla birlikte davalının taşımayı başka bir firmaya tamamlatmak zorunda kalması nedeniyle zarara uğradığı iddiaları ile davacıya karşı yönelttiği «takas def»'inin de değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme hükmünün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...’a kadar gerçekleştirdiği uluslararası taşıma nedeniyle «navlun» ve «konişmento» bedeli olarak 13.425,75 TL alacaklı olduğu, davalının icra takibi öncesi «temerrüde» düşmediği «temerrüt tarihinin» icra takip tarihinde oluştuğu, alacak miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 13.425,75 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, ...Konvansiyonuna tabi taşıma kapsamında «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının 9 araç ile....-... arası taşımayı gerçekleştirdiği ve 13.425,75 TL navluna hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre; sözleşme üzerinde tarih bulunmadığı, boşaltma yeri.... yükleme yeri ...- ... olmak üzere 10 araçla taşıma işinin kararlaştırıldığı, «navlun faturasının» döviz olarak kesileceği ve yüklemeyi müteakip Euro olarak tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2810 E. 2011/1149 K.
Ortak:navlun sözleşmesi · taşıtan · navlun · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda «navlun sözleşmesi» yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık «ihbarının» verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda «taşıtanın» yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için «komisyon» düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık «ihbarı» üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının «ilan» edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın «taşıtana» «fesih» hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı «taşıyanın» TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının «sebepsiz zenginleşmeye» sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün «hakkaniyete» uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık «ihbarının» geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol «pilot» ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak «taşıtan» tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bili …
Dava davacının «donatanı» olduğu “MELTEM G” isimli geminin gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükünün Mariupol’dan Polisan/Diliskelesi limanına taşınması hususunda 17.12.2002 tarihinde akdedilen «navlun sözleşmesinden doğan» sürastarya ücreti ile pişmanlık navlunu alacağına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pilot dava · donatan · pasif husumet ehliyeti · sözleşmeden doğan dava · husumet ehliyeti · hakkaniyet · pasif husumet · fesih
Benzer bu kararda… örüşünü esas alarak karar veremez.Mahkemece bu yön gözetilmeden azınlıkta kalan bilirkişi görüşüne itibar edilerek ve bu arada davada davalı asilin bizzat vekil ile «temsil» edilmesine rağmen davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş’nin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gibi bir belirlemenin yapılmış olması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava davacının «donatanı» olduğu “MELTEM G” isimli geminin gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükünün Mariupol’dan Polisan/Diliskelesi limanına taşınması hususunda 17.12.2002 tarihinde akdedilen «navlun sözleşmesinden doğan» sürastarya ücreti ile pişmanlık navlunu alacağına ilişkindir.
Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı «taşıyanın» TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının «sebepsiz zenginleşmeye» sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün «hakkaniyete» uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık «ihbarının» geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol «pilot» ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak «taşıtan» tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bili …
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık «ihbarı» üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının «ilan» edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın «taşıtana» «fesih» hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7311 E. , 2011/17617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 26/05/2009 tarih ve 2006/258-2009/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşıyan davalının taşıtan olduğu ve taraflar arasında kömür yükü taşınması hususunda navlun sözleşmesinin imzalandığını, geminin yükü almaya hazır olmasına rağmen davalıdan kaynaklanan sebeplerle yükleme ve tahliye süresi olan dört gün dolmasına rağmen gemiye yük verilmediğini, davalının taşımayı yaptırmaktan vazgeçtiğini ve seferi iptal ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin kararlaştırılan navlunun yarısı kadar pişmanlık navlunu almaya hak kazandığını ileri sürerek davalının alacağı ödememesi nedeniyle hakkında yapılan icra takibine haksız olarak yaptığı itirazının iptali ile %40 icra tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında navlun sözleşmesinin yapılmadığını, ton başına ücret belirlenmediğini, geminin yüklemeye hazır olduğuna dair ihbar yapılmadığını savunarak davanın reddini ve %40 icra tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda navlun sözleşmesi yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık ihbarının verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda taşıtanın yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için komisyon düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava pişmanlık navlunu tahsiline ilişkin olup, davalı davacıyla herhangi bir sözleşmesinin bulunmadığını ve davaya dayanak yapılan belgelerin davalı taraftan sadır olmadığını savunmuştur. Davada, davalı taraf akti ilişkiyi inkar ettiğine göre MK.'nın 6'ıncı maddesi uyarınca davacının davasını kanıtlaması gerekir.
Yukarıda belirtildiği üzere davalı taraf fotokopi belgelerdeki imzaları inkar ettiği halde mahkemece bu belgelerin hangi nedenle davalı taraf bakımından bağlayıcı olduğu gerekçeleri ile gösterilmeden ve bu hususta karar yerinde herhangi bir gerekçeye yer verilmeden davalının sorumluluğuna hükmedilmesi bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045138800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz