Pilot dava
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2810 E. 2011/1149 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pilot dava↗ navlun sözleşmesi↗ taşıtan↗ donatan↗ pasif husumet ehliyeti↗ navlun↗ sözleşmeden doğan dava↗ husumet ehliyeti↗ hakkaniyet↗ pasif husumet↗ fesih↗ sebepsiz zenginleşme↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ taşıyan↗ ilan↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık ihbarı üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının ilan edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın taşıtana fesih hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davacının donatanı olduğu “MELTEM G” isimli geminin gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükünün Mariupol’dan Polisan/Diliskelesi limanına taşınması hususunda 17.12.2002 tarihinde akdedilen navlun sözleşmesinden doğan sürastarya ücreti ile pişmanlık navlunu alacağına ilişkindir.
Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı taşıyanın TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün hakkaniyete uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık ihbarının geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol pilot ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak taşıtan tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bilirkişilerce ek raporda da bir uyuşma söz konusu olmamış ve bilirkişiler görüşlerini tekrarlamışlardır. Tüm bu aşamalardan sonra mahkemece ikinci bilirkişi raporunun ayrık görüşü doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmiştir. HUMK’nun 286.maddesi uyarınca bilirkişinin düşüncesi ve oyu hakimi takyit etmez. Bilirkişi raporunun hükme yeterli olmadığını gören hakim HUMK’nun 284.maddesine uygun yeniden bilirkişi seçerek inceleme yaptırmaya yetkilidir. Ancak hakim kendisini bilirkişi yerine koyarak çözülmesi özel bilgiyi gerektiren bir konu hakkında düşünce koymak suretiyle bilirkişinin yaptığı işi bizzat yapmış olması usul hükümlerine aykırı olduğu gibi, bilirkişilerin beyanları arasında uyuşmazlık çıkması halinde hakim, çoğunluğun görüşüne katılabilirse de, azınlıkta kalan bilirkişinin görüşünü esas alarak karar veremez.Mahkemece bu yön gözetilmeden azınlıkta kalan bilirkişi görüşüne itibar edilerek ve bu arada davada davalı asilin bizzat vekil ile temsil edilmesine rağmen davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş’nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gibi bir belirlemenin yapılmış olması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11760 E. 2012/18618 K.
Ortak:taşıtan · donatan · taşıyan
İncelediğiniz karardaMahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı «taşıyanın» TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının «sebepsiz zenginleşmeye» sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün «hakkaniyete» uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık «ihbarının» geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol «pilot» ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak «taşıtan» tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bili …
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık «ihbarı» üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının «ilan» edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın «taşıtana» «fesih» hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava davacının «donatanı» olduğu “MELTEM G” isimli geminin gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükünün Mariupol’dan Polisan/Diliskelesi limanına taşınması hususunda 17.12.2002 tarihinde akdedilen «navlun sözleşmesinden doğan» sürastarya ücreti ile pişmanlık navlunu alacağına ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bekleme müddeti içinde «taşıtan» yük «teslim» etmediği için «taşıyanın» sözleşme ile bağlı kalmayacağı ve tam navlunu (toplam 37.000 USD) 2/3'ünü, 24.666 USD pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği gibi 2 günlük sürastarya ücreti olan 4000 USD (günde 2000 USD üzerinden) davalı taşıtandan talep edebileceği, buna göre davacı «donatanın» bu miktardan fazlasını pişmanlık navlunu ve sürastarya olarak talep edemeyeceği, davalının olan pişmanlık navlunu ve sürastarya ücreti olarak 28.666 USD'nı ödemesiyle davacı alacağının sona erdiğini, sözleşmenin orjinal metninde «tahkim» klozunun sadece müşterek avarya için kararlaştırıldığı, davadaki ihtilafın ise müşterek avarya ihtilafı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkim · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bekleme müddeti içinde «taşıtan» yük «teslim» etmediği için «taşıyanın» sözleşme ile bağlı kalmayacağı ve tam navlunu (toplam 37.000 USD) 2/3'ünü, 24.666 USD pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği gibi 2 günlük sürastarya ücreti olan 4000 USD (günde 2000 USD üzerinden) davalı taşıtandan talep edebileceği, buna göre davacı «donatanın» bu miktardan fazlasını pişmanlık navlunu ve sürastarya olarak talep edemeyeceği, davalının olan pişmanlık navlunu ve sürastarya ücreti olarak 28.666 USD'nı ödemesiyle davacı alacağının sona erdiğini, sözleşmenin orjinal metninde «tahkim» klozunun sadece müşterek avarya için kararlaştırıldığı, davadaki ihtilafın ise müşterek avarya ihtilafı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan esaslı ve somut itirazların değerlendirilmesi için gerekirse ek rapor veya uzman kişilerden tekrar rapor alınmak suretiyle karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9967 E. 2012/1670 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık «ihbarı» üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının «ilan» edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın «taşıtana» «fesih» hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava davacının «donatanı» olduğu “MELTEM G” isimli geminin gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükünün Mariupol’dan Polisan/Diliskelesi limanına taşınması hususunda 17.12.2002 tarihinde akdedilen «navlun sözleşmesinden doğan» sürastarya ücreti ile pişmanlık navlunu alacağına ilişkindir.
Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı «taşıyanın» TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının «sebepsiz zenginleşmeye» sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün «hakkaniyete» uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık «ihbarının» geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol «pilot» ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak «taşıtan» tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bili …
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, «navlun», süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir «para alacağı» olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para alacağı · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, «navlun», süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir «para alacağı» olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf, taraflar arasında kurulan «taşıma sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ve taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle pişmanlık navlunu alacağının var olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise taşıma sözleşmesini açıkça reddetmemiş, taşımanın gerçekleşmemesinde davacının kusurunun bulunduğunu savunmuştur.
Bu durumda, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» kurulduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlık, taşımanın gerçekleşmemesinde taraflardan kimin kusurlu olup olmadığı, dolayısı ile pişmanlık navlunu alacağının sözkonusu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2507 E. 2010/7857 K.
Ortak:taşıtan · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık «ihbarı» üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının «ilan» edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın «taşıtana» «fesih» hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı «taşıyanın» TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının «sebepsiz zenginleşmeye» sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün «hakkaniyete» uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık «ihbarının» geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol «pilot» ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak «taşıtan» tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bili …
… örüşünü esas alarak karar veremez.Mahkemece bu yön gözetilmeden azınlıkta kalan bilirkişi görüşüne itibar edilerek ve bu arada davada davalı asilin bizzat vekil ile «temsil» edilmesine rağmen davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş’nin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gibi bir belirlemenin yapılmış olması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davalının «taşıtan» (çarterer) konumunda olmayıp gönderilen olduğu, dolayısıyla taşıtanın sorumlu olduğu sürastarya bedelinden sorumluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… stemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri nazara alınarak kendisini vekile «temsil» ettiren davalı lehine 3.003,00-YTL. «vekalet ücretine» hükmedilmesi yerine yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı lehine bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın gideril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda… stemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri nazara alınarak kendisini vekile «temsil» ettiren davalı lehine 3.003,00-YTL. «vekalet ücretine» hükmedilmesi yerine yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı lehine bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın gideril …
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5667 E. 2012/12193 K.
Ortak:taşıtan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık «ihbarı» üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının «ilan» edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın «taşıtana» «fesih» hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı «taşıyanın» TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki «navlun sözleşmesinde» yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının «sebepsiz zenginleşmeye» sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün «hakkaniyete» uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık «ihbarının» geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol «pilot» ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak «taşıtan» tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bili …
Benzer bu karardaAncak dosya kapsamından her nekadar yükleme yapılmamış ise de bunun «taşıtan» tarafından yükleme yerinin değiştirilmesinden kaynaklandığı ve bu durumda davacı tarafının «kusuru» bulunmaksızın gönderenin arzusu ile seferin durdurulduğunun kabulü ile TTK'nun 778/1. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · taşıma sözleşmesi · kusur
Benzer bu kararda… savunma ve tüm kanıtlara göre, pişmanlık navlunu istenebilmesi için taşımanın gönderenin istemiyle kesilmiş olması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, «taşıma sözleşmesinin» tamamlanması için araçların yüklemeye girmiş olmasının gerektiği, araçlara yükleme yapılmadığı için «sözleşmeden dönme» veya seferlerin durması söz konusu olmayacağından, davacının pişmanlık navlunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Ancak dosya kapsamından her nekadar yükleme yapılmamış ise de bunun «taşıtan» tarafından yükleme yerinin değiştirilmesinden kaynaklandığı ve bu durumda davacı tarafının «kusuru» bulunmaksızın gönderenin arzusu ile seferin durdurulduğunun kabulü ile TTK'nun 778/1. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2810 E. , 2011/1149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2007/47 - 2008/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş. avukatı .... ve ihbar olunan İstanbul Madencilik Tic.A.Ş. avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin MELTEM G gemisinin donatanı olduğunu, taraflar arasında gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükü taşınması için navlun sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede sürastarya süresinin 1 gün 20 saat 42 dakika olarak belirlendiğini, demuraj ücretinin ve buz nedeniyle beklenecek günlerin zamandan sayılacağının ve bu günler için davalının taşıyana sürastarya ücreti ödemeyi kabul ettiği halde buzlanma nedeniyle fors majör ilan ettiği, bilahare davacı tarafından gönderilen ihtarlara cevap vermeyerek akdi zımnen feshettiğini ileri sürerek 12.287,50 USD sürastarya ücreti ile 50.287,50 USD pişmanlık navlunu alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, navlun sözleşmesinin müvekkili tarafından değil davacı tarafından feshedildiğini, geminin 25 Aralık 2002 tarihinde Kertch’e ulaşmış olmasına rağmen Kertch kanalındaki ve Azak denizindeki buzlanma nedeniyle geminin ana makinasının yeterli olmaması nedeniyle Kertch’de beklemek zorunda kalıp, yükleme limanı olan Mariupol’e varamadığını, davacının yükleme limanına varamamış olmasına karşın hazırlık ihbarı verdiğini, 26 Aralıkta Liman Başkanlığı tarafından buzla mücadele ilan edildiğini, hüküm süren koşulların mücbir sebep teşkil ettiğini, müvekkilinin kusursuz olup tazminat talebinin her ihtimalde fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve ayrık görüş içeren azınlık bilirkişi raporuna göre, sürastarya süresinin hazırlık ihbarı üzerine başlayabilmesi için ihbarın geçerli bir ihbar olması gerektiği, taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde hazırlık ihbarının Kertch pilotaj alanında verilebilmesinin liman makamlarınca buz kampanyasının ilan edilmiş olması şartına bağlandığı, buz kampanyasının ise hazırlık ihbarının verilmesinden sonra ilan edildiği, bu nedenle hazırlık ihbarı verilmesinin sürastarya süresini başlatmayacağı, sözleşme şartı uyarınca Kertch pilotaj sahasında hazırlık ihbarının verilebileceği kabul edilse dahi Kertch yanaşma pilottan, Marıupol limandan ayrılma noktasına kadar zaman sayımının yapılamayacağı, sürastarya süresinin dolmadığı, kançello şartına uymamanın taşıtana fesih hakkı verdiği, davalının da keyfi fesih hakkı kullanımının söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davacının donatanı olduğu “MELTEM G” isimli geminin gemi kapasitesi kadar dökme kömür yükünün Mariupol’dan Polisan/Diliskelesi limanına taşınması hususunda 17.12.2002 tarihinde akdedilen navlun sözleşmesinden doğan sürastarya ücreti ile pişmanlık navlunu alacağına ilişkindir.
Mahkemece Prof.Dr ...., Doç.Dr..., Araş.Gör.....’dan alınan ilk bilirkişi raporunda davacı taşıyanın TTK’nun 1043. maddesine dayanarak sözleşmeden cayma, yolculuk başlamadığı ve gemi yükleme limanında bulunmayıp yükü almak için başka bir yerden buraya geldiği içinde navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak isteme hakkına sahip bulunduğu, ayrıca hem TTK’nun 1036/4. maddesi ve hem de sözleşmeye konulan buzlanma klozu uyarınca buzlanma gibi tesadüfü olaylar neticesinde yükün gemiye alınmadığı günler bekleme süresinden sayıldığı için davacının 12.287.50 USD sürastarya alacağı olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan 10.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda Doç.Dr.Sezer Ilgın ve Kpt.Yrd.Doç.Dr.....’tan oluşan çoğunluk görüşünde taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde yer alan “Buz Klozu”da değerlendirilmek suretiyle davacının TTK’nun 1042.maddesi gereğince kararlaştırılan navlunun 2/3’ünü pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği, hesap edilen sürastarya bedelinin 11.075 USD olmasına karşın olayda gerek sözlşmenin icra edilmemiş olması, gerekse alınacak pişmanlık navlununun verilmesi amacının sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermek değil, bozulan dengenin düzeltilmesini amaçladığından olayda sadece pişmanlık navlununun kabulünün hakkaniyete uygun olacağı belirtilmiş, ayrık görüş sunan Prof.Dr.İnci Kaner tarafından ise hazırlık ihbarının geçerli olmadığı ve sürastarya süresinin başlamadığı, kaldı ki ihbar geçerli sayılsaydı bile sürastarya süresinin Marıupol pilot ayrılma noktasından itibaren işleyemeye başlayacağı, geminin bu limana hiç gitmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin keyfi olarak taşıtan tarafından kullanıldığının söylenemeyeceği böylece davacının sürastarya ve pişmanlık navlunu talep hakkının bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiş, söz konusu bilirkişilerce ek raporda da bir uyuşma söz konusu olmamış ve bilirkişiler görüşlerini tekrarlamışlardır.
Tüm bu aşamalardan sonra mahkemece ikinci bilirkişi raporunun ayrık görüşü doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmiştir. HUMK’nun 286.maddesi uyarınca bilirkişinin düşüncesi ve oyu hakimi takyit etmez. Bilirkişi raporunun hükme yeterli olmadığını gören hakim HUMK’nun 284.maddesine uygun yeniden bilirkişi seçerek inceleme yaptırmaya yetkilidir. Ancak hakim kendisini bilirkişi yerine koyarak çözülmesi özel bilgiyi gerektiren bir konu hakkında düşünce koymak suretiyle bilirkişinin yaptığı işi bizzat yapmış olması usul hükümlerine aykırı olduğu gibi, bilirkişilerin beyanları arasında uyuşmazlık çıkması halinde hakim, çoğunluğun görüşüne katılabilirse de, azınlıkta kalan bilirkişinin görüşünü esas alarak karar veremez.Mahkemece bu yön gözetilmeden azınlıkta kalan bilirkişi görüşüne itibar edilerek ve bu arada davada davalı asilin bizzat vekil ile temsil edilmesine rağmen davalı Koza Gemi Kiralama ve Nak.A.Ş’nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gibi bir belirlemenin yapılmış olması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014164000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz