İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9967 E. 2012/1670 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para alacağı↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ikametgahının Hatay olduğu, takibin ise Üsküdar’da başlatıldığı, yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, pişmanlık navlunu bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, taraflar arasında kurulan taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ve taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle pişmanlık navlunu alacağının var olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise taşıma sözleşmesini açıkça reddetmemiş, taşımanın gerçekleşmemesinde davacının kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Bu durumda, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin kurulduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlık, taşımanın gerçekleşmemesinde taraflardan kimin kusurlu olup olmadığı, dolayısı ile pişmanlık navlunu alacağının sözkonusu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, navlun, süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir para alacağı olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5667 E. 2012/12193 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, taraflar arasında kurulan «taşıma sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ve taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle pişmanlık navlunu alacağının var olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise taşıma sözleşmesini açıkça reddetmemiş, taşımanın gerçekleşmemesinde davacının kusurunun bulunduğunu savunmuştur.
Bu durumda, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» kurulduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlık, taşımanın gerçekleşmemesinde taraflardan kimin kusurlu olup olmadığı, dolayısı ile pişmanlık navlunu alacağının sözkonusu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… savunma ve tüm kanıtlara göre, pişmanlık navlunu istenebilmesi için taşımanın gönderenin istemiyle kesilmiş olması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, «taşıma sözleşmesinin» tamamlanması için araçların yüklemeye girmiş olmasının gerektiği, araçlara yükleme yapılmadığı için «sözleşmeden dönme» veya seferlerin durması söz konusu olmayacağından, davacının pişmanlık navlunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · taşıtan · kusur
Benzer bu karardaAncak dosya kapsamından her nekadar yükleme yapılmamış ise de bunun «taşıtan» tarafından yükleme yerinin değiştirilmesinden kaynaklandığı ve bu durumda davacı tarafının «kusuru» bulunmaksızın gönderenin arzusu ile seferin durdurulduğunun kabulü ile TTK'nun 778/1. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz b …
… savunma ve tüm kanıtlara göre, pişmanlık navlunu istenebilmesi için taşımanın gönderenin istemiyle kesilmiş olması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, «taşıma sözleşmesinin» tamamlanması için araçların yüklemeye girmiş olmasının gerektiği, araçlara yükleme yapılmadığı için «sözleşmeden dönme» veya seferlerin durması söz konusu olmayacağından, davacının pişmanlık navlunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11760 E. 2012/18618 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, «navlun», süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir «para alacağı» olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan esaslı ve somut itirazların değerlendirilmesi için gerekirse ek rapor veya uzman kişilerden tekrar rapor alınmak suretiyle karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · donatan · tahkim · taşıyan · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bekleme müddeti içinde «taşıtan» yük «teslim» etmediği için «taşıyanın» sözleşme ile bağlı kalmayacağı ve tam navlunu (toplam 37.000 USD) 2/3'ünü, 24.666 USD pişmanlık navlunu olarak talep edebileceği gibi 2 günlük sürastarya ücreti olan 4000 USD (günde 2000 USD üzerinden) davalı taşıtandan talep edebileceği, buna göre davacı «donatanın» bu miktardan fazlasını pişmanlık navlunu ve sürastarya olarak talep edemeyeceği, davalının olan pişmanlık navlunu ve sürastarya ücreti olarak 28.666 USD'nı ödemesiyle davacı alacağının sona erdiğini, sözleşmenin orjinal metninde «tahkim» klozunun sadece müşterek avarya için kararlaştırıldığı, davadaki ihtilafın ise müşterek avarya ihtilafı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7311 E. 2011/17617 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, «navlun», süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir «para alacağı» olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda «navlun sözleşmesi» yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık «ihbarının» verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda «taşıtanın» yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için «komisyon» düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun sözleşmesi · taşıtan · komisyon · ihbar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında dökme kömür yükü taşınması hususunda «navlun sözleşmesi» yapılarak 3000 Ton kömürün taşınacağının hükme bağlandığını, navlun sözleşmesinde gemi yanaşmış olsun olmasın hazırlık mektubunun verilebileceğini, geminin yükleme limanına 08.05.2004 tarihinde ulaştığını, aynı gün hazırlık «ihbarının» verildiğini, ihbarın sonuçlarının muhatabına ulaşması ile birlikte sonuç doğuracağını, davalının 14.05.2004 günü seferin iptal edildiğini davacıya bildirerek 17.05.2004 tarihinde yükleme limanı olan Kerch’ten ayrılmasına göre olayda «taşıtanın» yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesini feshettiği için «komisyon» düşüldükten sonra yarı navlunu hak kazanacağını buna göre de miktarın 22.087.5 USD olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6097 E. 2013/7669 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, «navlun», süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir «para alacağı» olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti. olduğu, davacının geminin yöneticisi olarak tayin edildiği, davacının «navlun sözleşmesinin» tarafı olmadığı gibi icra takip tarihinden önce navlun sözleşmesinin tarafı «taşıyıcı» tarafından takip konusu «alacağı temlik» aldığına dair geçerli bir temliknamenin de sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun sözleşmesi · dosyanın gönderilmesi · donatan · alacağın temliki · temlik · taşıyıcı · görevsizlik kararı · tebligat
Benzer bu karardaŞti. olduğu, davacının geminin yöneticisi olarak tayin edildiği, davacının «navlun sözleşmesinin» tarafı olmadığı gibi icra takip tarihinden önce navlun sözleşmesinin tarafı «taşıyıcı» tarafından takip konusu «alacağı temlik» aldığına dair geçerli bir temliknamenin de sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «görevsizlik» kararı veren mahkemenin, HUMK’nın 193. maddesine göre dosyayı kendiliğinden «görevli» mahkemeye gönderme yetkisi bulunmamakta, davacının görevsizlik kararının kesinleşmesini müteakip on gün içinde görevli mahkemeye başvurarak davalıya «tebligat» yaptırması gerekmektedir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....03.2009 tarihli «görevsizlik» kararının davacıya tebliğ edildiği ve kesinleştiği halde, davacı tarafından yasal süresi içinde tahrik dilekçesi verilmediği veya karşı tarafa «tebligat» yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu geminin «donatanının» dava dışı Denex Int.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9967 E. , 2012/1670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2009/697-2010/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait demir yükünü İsrail’den İskenderun’a deniz yolu ile taşıması konusunda tarafların anlaştıklarını, ancak davalı tarafından taşıma gerçekleşmeden sözleşmenin feshedildiğini, pişmanlık navlunu alacağı için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte esas yönden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ikametgahının Hatay olduğu, takibin ise Üsküdar’da başlatıldığı, yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, pişmanlık navlunu bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, taraflar arasında kurulan taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ve taşımanın gerçekleşmemesi nedeniyle pişmanlık navlunu alacağının var olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise taşıma sözleşmesini açıkça reddetmemiş, taşımanın gerçekleşmemesinde davacının kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Bu durumda, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin kurulduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlık, taşımanın gerçekleşmemesinde taraflardan kimin kusurlu olup olmadığı, dolayısı ile pişmanlık navlunu alacağının sözkonusu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, navlun, süresterya, kurtarma ve yardım ücreti gibi alacakların bir para alacağı olması nedeniyle BK.nun 73/1. maddesi gereğince alacaklının ikametgahında takip ve dava açılabileceği kabul edilmiş olup, buna göre mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047105600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz