Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13398 E. 2011/16883 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan döner kebap ürününün çeşidini tanımlamaya yönelik bir sözcüğe dönüştüğünü bu nedenle de "İSKENDER" ibaresinin vasıf bildirici biçimde dava konusu markada, yardımcı unsur olarak kullanılmasının mümkün olduğu, davalıya ait markada yer alan ... ibaresinin asıl unsur olduğu ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14859 E. 2011/7548 K.
Ortak:iltibas · Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
… bul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde «üçüncü kişiler» tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan «ziyade» davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
… bul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde «üçüncü kişiler» tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan «ziyade» davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5894 E. 2022/2251 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · münfesihlik · resen terkin · yasal hasım · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyasından davası devam ederken 09.10.2015 tarihinde TTK geçici 7. md uyarınca «resen terkin» edildiği, bu haliyle terkin işleminin usule uygun olmadığı, TTK geçici 7. md kapsamında resen terkin nedeniyle açılan davalarda «husumetin» sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, mahkemece davacıya şirketin «son» ortaklarını davaya «dahil» etmesi için süre verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu hususta dilekçe vermesine rağmen karar başlığında gösterilmemesi ve bu kişi hakkında karar verilmemesinin de doğru olmadığı, ayrıca ihya kararı verildiği halde «tasfiye memuru atanmamasının» da usule uygun olmadığı gerekçesiyle HMK 353/1-b-2 md gereğince dahili davalının istinafının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dahili davalı hakkındaki davanın pasif «sıfat yokluğundan» reddine, diğer davalı ...
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «resen terkin» edilen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/267 Esas sayılı dosyası sonuçlanmadan «tasfiye» işleminin tamamlanmış sayılamayacağı, söz konusu şirketin TTK Geçici 7.maddeye göre «münfesih» olarak Ticaret Sicilinden silindiğinden «yasal hasımın» sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mm Marka Mağazacılık Turizm İnş.
Tic.Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın kabulüne, şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4269 E. 2022/7939 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
Benzer bu kararda… u markalar ile "UDI" asıl unsurlu dava konusu marka başvurusu arasında, tescili talep edilen 43. sınıf hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca «iltibas» tehlikesinin olduğu, dava konusu 43. sınıf hizmetler, davacının "UD" asıl unsurları markaları kapsamında aynen yer aldığından mahkemece görüşüne başvurulan bilirki …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · iptal davası · terkin · kötüniyet · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rkalarında ortak olarak geçen “döner, dönerci, köfte, ızgara, iskender” gibi kelimelerin 43.sınıf yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için tanımlayıcı olduğu ve «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğu, taraf markalarındaki esas unsurun davalı markasında “UDI”, davacı markalarında ise “UD” olduğu, davacı markasının esas unsuruna eklenen “I” harfi ile başvuru markasının ayırt edici hale gelmediği, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde anlamsal, görsel ve işitsel olarak birbirinin aynı/benzeri veya devamı olduğu intibaı uyandırdığından davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olduğu, davacı tarafından tanınmışlığa ilişkin deliller sunulmadığı gibi, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği ve markanın itibarına zarar verebileceği gerekçesi 6769 sayılı SMK’nın 6/4 ve 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, davalı şirketin «kötüniyetli» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2018-M-7117 sayılı kararının «iptaline, dava» konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ve «sicilden terkin» ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüyle; YİDK kararının iptaline ve dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ve «sicilden terkin» ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Izgara” kelimeleri ile bu kelimelerin baş harfleri olan "UDI" kısaltmasından oluştuğu ve bu kısaltmaların tek başına sahiplerine üstün hak sağlayacak niteliklerinin bulunmadığı gözetilerek mahkemece YİDK kararının «iptali davası» yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün temyiz eden davalı kurum yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13398 E. , 2011/16883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2009 gün ve 2008/262-2009/222 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/06/2011 gün ve 2009/14859-2011/7548 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “İSKENDER” asıl unsurlu çok sayıda tanınmış markaların sahibi olduklarını, davalının ise müvekkillerinin bu tanınmışlığından yararlanmak için “... MEŞHUR İSKENDER + şekil” ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalıya ait anılan markanın hükümsüzlüğünü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin men’ini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan döner kebap ürününün çeşidini tanımlamaya yönelik bir sözcüğe dönüştüğünü bu nedenle de "İSKENDER" ibaresinin vasıf bildirici biçimde dava konusu markada, yardımcı unsur olarak kullanılmasının mümkün olduğu, davalıya ait markada yer alan ... ibaresinin asıl unsur olduğu ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045133300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz