Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1382 E. 2024/4607 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rüçhan hakkı↗ taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ karar nisabı↗ yokluk↗ ticaret sicili tescili↗ tasdik kararı↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ iptal davası↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/334 E., 2019/1199 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararını iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin, 05.03.2019 tarihinde davalı şirkette genel kurul toplantısı yapıldığını 16.07.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinden tesadüfen öğrendiğini, bu genel kurul toplantısı için müvekkiline resmî, gayri resmî çağrı yapılmadığını, müvekkilinin yokluğunda toplantı yapıldığı halde noter tasdikine konu evrakta ve 12.03.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde toplantıya katılmış gibi adına yer verildiğini, hisse oranlarının usulsüz sermaye arttırımlarıyla düşürüldüğünü, geçmiş tarihli hisse devir işlemlerindeki usulsüzlükler nedeniyle de alınan kararların nisaba uygun olmadığını ileri sürerek genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 05.03.2019 tarihindeki yokluklarında yapıldığını belirttikleri genel kurul kararının iptalini istediğini, ancak böyle bir toplantının yapılmadığını, şirketin daha önce aldığı sermaye arttırım kararına istinaden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 461 inci maddesi gereği rüçhan hakkı kullanmaya davet ilanı yapıldığını, davacı tarafından, sermaye arttırım kararı alınan toplantıya ilişkin 2019/185 esasına kayden açtığı davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı taraf 05.03.2019 tarihli genel kurul toplantısından bahsetmiş ise de bu tarihte şirketin herhangi bir toplantı yapmadığı, şirketin 20.02.2019 tarihli toplantısına ilişkin olarak alınan sermaye arttırım kararının 05.03.2019 tarihinde İzmir 15. Noterliği'nin 3305 yevmiye no.lu kaydıyla onaylatıldığı, daha sonra Ticaret Sicilde tescil edildiği ve 08.04.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği belirlenmiş olduğundan davacının davasının konusu bulunmadığı, davacının davadan önce bunu tespit ederek dava açmaması gerektiği halde dava açtığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin katılmadığı bir genel kurul toplantısı yapıldığını, ancak bu genel kurula müvekkili katılmışçasına sicil gazetesinde yayın yapıldığını, bu genel kurulun iptaline ilişkin davada müvekkilinin bu tasdike konu genel kurula katılıp katılmadığına dair esasa girilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı şekilde genel kurula katılmadığını, tutanaklarda imzasının olmadığını, noter evrakında imzasının olmadığını, bu konunun araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 05.03.2019 tarihinde bir genel kurul toplantısı yapmadığı, 20.02.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı neticesinde şirket sermaye arttırımı kararı alındığı, bu genel kurul uyarınca yasal rüçhan hakkı kullanım prosedürünün işletildiği, 05.03.2019 noter tasdik tarihli, 12.03.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan hususun da 6102 sayılı Kanun'un 461 inci maddesi uyarınca "rüçhan hakkı kullanımına davet"e ilişkin olduğu, davacı tarafından sermaye arttırımına dair genel kurul kararına ilişkin olarak aynı mahkemenin 2019/185 E. sayılı dosyasında yargılama yapılıp istinaf aşamasında olduğu, davanın "rüçhan hakkı kullanımı"na yönelik işlemlere değil, açıkça "05.03.2019 tarihli genel kurul kararlarının iptali" istemiyle açıldığı, mahkemenin "taleple bağlılık ilkesi"ni gözeterek davanın reddine dair verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin 20.02.2019 tarihli toplantıya davalı şirket ortağının tavırlarından dolayı iştirak etmediğini, bu tarihteki toplantıda müvekkilinin aleyhine olacak şekilde sermaye artırımı kararı alındığını, bu karar doğrultusunda da 15 gün sonrasında toplantı düzenlendiğini, müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını, ancak 12.03.2019 tarihli Ticaret sicil Gazetesi'nde müvekkili toplantıya katılmış gibi ilan yapıldığını, iki ortaklı limited şirkette sermaye artırımı için iki ortağın da katılımı gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26, 114/1-h bendi, 115/2 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 461 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2277 E. 2011/15964 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · rüçhan hakkı · sermaye artırımı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 05.03.2019 tarihindeki «yokluklarında» yapıldığını belirttikleri «genel kurul kararının iptalini» istediğini, ancak böyle bir toplantının yapılmadığını, şirketin daha önce aldığı sermaye arttırım kararına istinaden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 461 inci maddesi gereği «rüçhan hakkı» kullanmaya davet «ilanı» yapıldığını, davacı tarafından, sermaye arttırım kararı alınan toplantıya ilişkin 2019/185 esasına kayden açtığı davanın «derdest» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… kurul toplantısı yapmadığı, 20.02.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı neticesinde şirket sermaye arttırımı kararı alındığı, bu genel kurul uyarınca yasal «rüçhan hakkı» kullanım prosedürünün işletildiği, 05.03.2019 noter «tasdik» tarihli, 12.03.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan hususun da 6102 sayılı Kanun'un 461 inci maddesi uyarınca "rüçhan hakkı kullanımına davet"e ilişkin olduğu, davacı tarafından sermaye arttırımına dair genel kurul kararına ilişkin olarak aynı mahkemenin 2019/185 E. sayılı dosyasında yargılama yapılıp istinaf aşamasında olduğu, davanın "rüçhan hakkı kullanımı"na yönelik işlemlere değil, açıkça "05.03.2019 tarihli «genel kurul kararlarının iptali»" istemiyle açıldığı, mahkemenin "«taleple bağlılık ilkesi»"ni gözeterek davanın reddine dair verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
Taraflar arasındaki «genel kurul kararını iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın «hukuki yarar» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davacı 30/12/2008 tarihinde gerçekleştirilen davalı şirketin 2007 yılına ait genel kuruluna usulünce çağrılmadığını, şirketin sermayesi ve unvanının değiştirildiğini tesadüfen öğrendiğini, kârın «dağıtılmayarak» ortakların hisseleri oranında sermayeye eklenmesine karar verilmiş olduğunu bildirerek genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiş olup, mahkemece bilirkişi raporu alınarak şirketin «sermaye artırımı» kararının yasaya, anasözleşmeye, «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, diğer kararlara ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
3- Ayrıca, bilirkişilerce «sermaye artırımına» şirketin ihtiyacının olduğu ve bu nedenle sermaye artırım kararının iptalinin gerekmediği bildirilmiş ise de aynı genel kurulda artırılan sermayenin bir kısmının şirketin geçmiş yıl karlarından, bir kısmının ortakların şirketteki alacaklarından, bir kısmının ise nakit olarak karşılanmasına karar verilmiş olup ortakların «kar payı» karşılığı «rüçhan hakkı» kullanmaya zorlanması doğru olmadığı gibi bir kısım ortakların şirketteki alacaklarına mukabil artırılan sermayeden bu ortaklara hisse verilmek suretiyle davacı ve …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının usulüne uygun şekilde genel kurul toplantısına davet edilmediği, buna karşın alınan bilirkişi raporu sonucunda davalı şirketin «sermaye artırımına» gitmesinin faydalı ve zaruri olduğu, bu durumun anasözleşme, yasa ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, bu konu üzerinde durulmadan «sermaye artırımına» şirketin ihtiyacı bulunduğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3486 E. 2017/5617 K.
Ortak:rüçhan hakkı · ticaret sicili tescili · sermaye artırımı · ticaret sicili · ilan
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 05.03.2019 tarihindeki «yokluklarında» yapıldığını belirttikleri «genel kurul kararının iptalini» istediğini, ancak böyle bir toplantının yapılmadığını, şirketin daha önce aldığı sermaye arttırım kararına istinaden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 461 inci maddesi gereği «rüçhan hakkı» kullanmaya davet «ilanı» yapıldığını, davacı tarafından, sermaye arttırım kararı alınan toplantıya ilişkin 2019/185 esasına kayden açtığı davanın «derdest» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… kkilinin 20.02.2019 tarihli toplantıya davalı şirket ortağının tavırlarından dolayı iştirak etmediğini, bu tarihteki toplantıda müvekkilinin aleyhine olacak şekilde «sermaye artırımı» kararı alındığını, bu karar doğrultusunda da 15 gün sonrasında toplantı düzenlendiğini, müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını, ancak 12.03.2019 tarihli Ticaret sicil Gazetesi'nde müvekkili toplantıya katılmış gibi «ilan» yapıldığını, iki ortaklı «limited şirkette» sermaye artırımı için iki ortağın da katılımı gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Noterliği'nin 3305 yevmiye no.lu kaydıyla onaylatıldığı, daha sonra Ticaret Sicilde tescil edildiği ve 08.04.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği belirlenmiş olduğundan davacının davasının konusu bulunmadığı, davacının davadan önce bunu tespit ederek dava açmaması gerektiği halde dava açtığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
… kapsamına göre, davacı şirketin genel kurulu tarafından sermaye arttırımına ilişkin kararlar alındığı, daha sonra bu kararların yerine getirilmesi amacıyla şirketin «yönetim kurulu» tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin rüçhan haklarının kullanımı hususundaki kararların usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptali hakkında 2015/430 Esas sayılı dosya ile dava açıldığı, anılan dosyada iptali istenen kararların tescili ve uygulanması hususunda «ihtiyati tedbir» kararı alındığı, ayrıca genel kurul kararlarının tescilinin talep edildiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafın, sermaye arttırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasını değil, tüm kararların yayınlanmasını talep ettiğinden bir davada «dava konusu» edilen hususu bu kez başka bir dava ile elde etmek istediği, anılan tedbir kararı kaldırılmadan işbu davada genel kurul kararlarının «ticaret siciline tesciline» karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terditli talep · yönetim kurulu kararının iptali · terditli dava · davanın konusu · ticaret sicili müdürlüğü · ihtiyati tedbir · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
… kapsamına göre, davacı şirketin genel kurulu tarafından sermaye arttırımına ilişkin kararlar alındığı, daha sonra bu kararların yerine getirilmesi amacıyla şirketin «yönetim kurulu» tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin rüçhan haklarının kullanımı hususundaki kararların usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptali hakkında 2015/430 Esas sayılı dosya ile dava açıldığı, anılan dosyada iptali istenen kararların tescili ve uygulanması hususunda «ihtiyati tedbir» kararı alındığı, ayrıca genel kurul kararlarının tescilinin talep edildiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafın, sermaye arttırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasını değil, tüm kararların yayınlanmasını talep ettiğinden bir davada «dava konusu» edilen hususu bu kez başka bir dava ile elde etmek istediği, anılan tedbir kararı kaldırılmadan işbu davada genel kurul kararlarının «ticaret siciline tesciline» karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
1- Dava, «ticaret sicil müdürlüğü» kararına itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4860 E. 2010/11172 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · temerrüt faizi · dahili dava · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemiz'ce “önceki bozma ilamına mahkemece uyulduğuna göre, bozma ilamı gereğince davacının «istirdata» hak kazandığı 7.461.000.000.-TL'nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihine kadar işlemiş «temerrüt faizi» miktarının da «dahil» edilmesi suretityle 13.436,68 YTL'nın tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12678 E. 2012/20404 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı taraf da dava dilekçesinde, ana para olarak hesaplanan (80.000,00) TL'ye en yüksek «reeskont faizi» oranında «temerrüt faizi» yürütülmesini istediğinden mahkemece taleple bağlı kalınarak (80.000,00) TL'ye dava tarihinden itibaren «avans faizi» oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, (38.200.000) TL'ye dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesi doğru olmamış ve hükmün bu ne …
… ekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 80.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline, ana alacak olan 38.200,00 TL'ye dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1382 E. , 2024/4607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2072 Esas, 2022/2119 Karar
KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/334 E., 2019/1199 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararını iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin, 05.03.2019 tarihinde davalı şirkette genel kurul toplantısı yapıldığını 16.07.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinden tesadüfen öğrendiğini, bu genel kurul toplantısı için müvekkiline resmî, gayri resmî çağrı yapılmadığını, müvekkilinin yokluğunda toplantı yapıldığı halde noter tasdikine konu evrakta ve 12.03.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde toplantıya katılmış gibi adına yer verildiğini, hisse oranlarının usulsüz sermaye arttırımlarıyla düşürüldüğünü, geçmiş tarihli hisse devir işlemlerindeki usulsüzlükler nedeniyle de alınan kararların nisaba uygun olmadığını ileri sürerek genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 05.03.2019 tarihindeki yokluklarında yapıldığını belirttikleri genel kurul kararının iptalini istediğini, ancak böyle bir toplantının yapılmadığını, şirketin daha önce aldığı sermaye arttırım kararına istinaden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 461 inci maddesi gereği rüçhan hakkı kullanmaya davet ilanı yapıldığını, davacı tarafından, sermaye arttırım kararı alınan toplantıya ilişkin 2019/185 esasına kayden açtığı davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı taraf 05.03.2019 tarihli genel kurul toplantısından bahsetmiş ise de bu tarihte şirketin herhangi bir toplantı yapmadığı, şirketin 20.02.2019 tarihli toplantısına ilişkin olarak alınan sermaye arttırım kararının 05.03.2019 tarihinde İzmir 15. Noterliği'nin 3305 yevmiye no.lu kaydıyla onaylatıldığı, daha sonra Ticaret Sicilde tescil edildiği ve 08.04.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği belirlenmiş olduğundan davacının davasının konusu bulunmadığı, davacının davadan önce bunu tespit ederek dava açmaması gerektiği halde dava açtığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin katılmadığı bir genel kurul toplantısı yapıldığını, ancak bu genel kurula müvekkili katılmışçasına sicil gazetesinde yayın yapıldığını, bu genel kurulun iptaline ilişkin davada müvekkilinin bu tasdike konu genel kurula katılıp katılmadığına dair esasa girilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı şekilde genel kurula katılmadığını, tutanaklarda imzasının olmadığını, noter evrakında imzasının olmadığını, bu konunun araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 05.03.2019 tarihinde bir genel kurul toplantısı yapmadığı, 20.02.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı neticesinde şirket sermaye arttırımı kararı alındığı, bu genel kurul uyarınca yasal rüçhan hakkı kullanım prosedürünün işletildiği, 05.03.2019 noter tasdik tarihli, 12.03.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan hususun da 6102 sayılı Kanun'un 461 inci maddesi uyarınca "rüçhan hakkı kullanımına davet"e ilişkin olduğu, davacı tarafından sermaye arttırımına dair genel kurul kararına ilişkin olarak aynı mahkemenin 2019/185 E. sayılı dosyasında yargılama yapılıp istinaf aşamasında olduğu, davanın "rüçhan hakkı kullanımı"na yönelik işlemlere değil, açıkça "05.03.2019 tarihli genel kurul kararlarının iptali" istemiyle açıldığı, mahkemenin "taleple bağlılık ilkesi"ni gözeterek davanın reddine dair verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin 20.02.2019 tarihli toplantıya davalı şirket ortağının tavırlarından dolayı iştirak etmediğini, bu tarihteki toplantıda müvekkilinin aleyhine olacak şekilde sermaye artırımı kararı alındığını, bu karar doğrultusunda da 15 gün sonrasında toplantı düzenlendiğini, müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını, ancak 12.03.2019 tarihli Ticaret sicil Gazetesi'nde müvekkili toplantıya katılmış gibi ilan yapıldığını, iki ortaklı limited şirkette sermaye artırımı için iki ortağın da katılımı gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26, 114/1-h bendi, 115/2 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 461 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044753000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz