Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7036 E. 2024/3042 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek zayii davası↗ çek zayi↗ işletme devri↗ isticvap↗ zilyetlik↗ malvarlığına ilişkin dava↗ bedelsizlik↗ zayi↗ üçüncü kişi↗ esastan ret↗ iflas↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/472 E., 2022/444 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında işyerinin devri konusunda sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği işyerinin müvekkiline devredileceğini, davalının mülkiyetinde olan ancak işyerinin müşterilerinin zilyetliğinde bulunan 100 adet dolap, çeklerin teslimi ile müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının davalıya 165.000,00 TL ödeme yaptığını ve her biri 50.000,00 TL bedeli 4 adet çekin davalıya teslim edildiğini, müvekkili yapılan ödeme ve çeklerin teslimi sonrası işyerinin devri ve dolapların tesliminin davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının kocası ... ile yapılan görüşmelere ilişkin mesaj içeriklerinden anlaşıldığı üzere buz dolaplarının davacıya devri gerektiğini, toplam tutarı 200.000,00 TL olan çeklerin dolaplar için verildiğini ve teslimden imtina edilmiş olması karşısında çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerin bir tanesinin davadan önce ibraz edildiğini ve ödendiğini, bu davanın üç adet çek için açıldığını ileri sürerek davacının 3 adet çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı işletme devri konusunda anlaştığını, devre istinaden işletmenin tüm malvarlığı ile davacıya verildiğini, davacının ticari faaliyetini gereği gibi yerine getiremediğini ve bu nedenle işyerini kapatma kararı aldığını, müvekkiline vermiş olduğu çekleri ödemek istemeyen davacı dava konusu çekler bakımından 3 üncü kişiler üzerinden çek zayi davası açtığını, davaların reddine karar verildiğini, davacı ile davalının kocası ... arasında olduğu ileri sürülen mesajların davanın taraflarıyla ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir devir sözleşmesi bulunmadığı, davacının iddiası ve davalının savunması karşısında devrin kapsamının anlaşılamadığı, davacı, 100 adet buzdolabının işletmeye sürekli özgülenen malvarlığı içinde bulunduğunu ve devrin kapsamında olduğunu iddia ettiği, davalı ise hem savunmasında hem de isticvap beyanında işletmede hiçbir zaman ileri sürülen nitelikte buzdolabı bulunmadığını belirttiği, bu durumda davacının, 100 adet buzdolabının devre konu işletmeye sürekli özgülenen malvarlığı içinde olduğunu ve devrin kapsamında kaldığını ispatla yükümlü olduğu, davacı, bir kısım mesaj içeriği ibraz ederek, devir görüşmelerinin davacı şirket adına ...ile davalı adına davalının kocası ... arasında geçtiğini ve çeklerin ...'ya teslim edildiğini, buzdolaplarının da davacıya teslim edileceği konusunun mesaj içerikleri ile sabit olduğunu ileri sürmüş ise de davalı, ...'nın davacı ve davalı arasındaki devir ilişkisi karşısında üçüncü kişi konumunda olduğunu ve ibraz edilen mesaj içeriklerini kabul etmediği, davacının100 adet buzdolabının devre konu işletmeye sürekli olarak özgülenen malvarlığı unsurları içinde olduğunu ispat edemediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki karineden yararlanılamayacağı, yani dolapların işletme devri kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil şirket arasında işyerinin devri konusunda anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereği söz konusu işyerinin müvekkiline devredileceğini, davalının mülkiyetinde olan ancak işyerinin müşterilerinin zilyetliğinde bulunduğu iddia edilen 100 adet dolap çeklerin teslimi ile müvekkiline verileceğini, müvekkil şirket yetkilisi ...ise söz konusu davalıya güvenerek müvekkil şirketin hesabından davalının hesabına toplam 165.000,00 TL ödeme yaptırdığını, müvekkili şirket yapılan ödeme ve çeklerin teslimi sonrası işyerinin devri ve dolapların teslimi için davalı ile iletişime geçmeye çalışıldığını ancak başarılı olmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin davayı reddetmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13154 E. 2013/19203 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11687 E. 2013/9696 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · rücuen tazminat · tazminat davası · haksız fiil · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «haksız fiile» dayalı «rücuen tazminat davası» olup, davacı tarafından yangına buzdolabının sebep olduğu buzdolabının Vestel marka olduğu iddia edilmiş olmakla, davanın imalatçının sorumluluğu esaslarına göre çözümlenmesi gerekir.
Rizikonun buzdolabından meydana geldiği ve buzdolabının davalının imalatı olduğu hususu maddi vakıa olarak ileri sürüldüğüne göre mahkemece davacının bu hususa yönelik tanık dinletme talebinin reddi doğru olmamış, tüm deliller toplanmadan «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5617 E. 2023/499 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… da işyerinin devri konusunda sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği işyerinin müvekkiline devredileceğini, davalının mülkiyetinde olan ancak işyerinin müşterilerinin «zilyetliğinde» bulunan 100 adet dolap, çeklerin «teslimi» ile müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının davalıya 165.000,00 TL ödeme yaptığını ve her biri 50.000,00 TL bedeli 4 adet çekin davalıya teslim edildiğini, müvekkili yapılan ödeme ve çeklerin teslimi sonrası işyerinin devri ve dolapların tesliminin davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının kocası ... ile yapılan görüşmelere ilişkin mesaj içeriklerinden anlaşıldığı üzere buz dolaplarının davacıya devri gerektiğini, toplam tutarı 200.000,00 TL olan çeklerin dolaplar için verildiğini ve teslimden imtina edilmiş olması karşısında çeklerin «bedelsiz» kaldığını, çeklerin bir tanesinin davadan önce «ibraz» edildiğini ve ödendiğini, bu davanın üç adet «çek» için açıldığını ileri sürerek davacının 3 adet çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
… leşmesi bulunmadığı, davacının iddiası ve davalının savunması karşısında devrin kapsamının anlaşılamadığı, davacı, 100 adet buzdolabının işletmeye sürekli özgülenen «malvarlığı» içinde bulunduğunu ve devrin kapsamında olduğunu iddia ettiği, davalı ise hem savunmasında hem de «isticvap» beyanında işletmede hiçbir zaman ileri sürülen nitelikte buzdolabı bulunmadığını belirttiği, bu durumda davacının, 100 adet buzdolabının devre konu işletmeye sürekli özgülenen malvarlığı içinde olduğunu ve devrin kapsamında kaldığını ispatla yükümlü olduğu, davacı, bir kısım mesaj içeriği «ibraz» ederek, devir görüşmelerinin davacı şirket adına ...ile davalı adına davalının kocası ... arasında geçtiğini ve çeklerin ...'ya «teslim» edildiğini, buzdolaplarının da davacıya teslim edileceği konusunun mesaj içerikleri ile sabit olduğunu ileri sürmüş ise de davalı, ...'nın davacı ve davalı arasındaki devir ilişkisi karşısında «üçüncü kişi» konumunda olduğunu ve ibraz edilen mesaj içeriklerini kabul etmediği, davacının100 adet buzdolabının devre konu işletmeye sürekli olarak özgülenen malvarlığı unsurları içinde olduğunu ispat edemediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki karineden yararlanılamayacağı, yani dolapların «işletme devri» kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… i konusunda anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereği söz konusu işyerinin müvekkiline devredileceğini, davalının mülkiyetinde olan ancak işyerinin müşterilerinin «zilyetliğinde» bulunduğu iddia edilen 100 adet dolap çeklerin «teslimi» ile müvekkiline verileceğini, müvekkil şirket yetkilisi ...ise söz konusu davalıya güvenerek müvekkil şirketin hesabından davalının hesabına toplam 165.000,00 TL ö …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» kapsamında, davalıya kendisine ait ürünlerin muhafazası ve satışı için dolap «teslim» ettiğini, bayilik sözleşmesinin davalının akde aykırı davranışları sebebiyle müvekkilince 25.06.2012 tarihli «ihtarnameyle» feshedildiğini ve aynı ihtarnameyle teslim edilen dolapların iadesinin talep edildiğini, davalı yanca bir kısım dolaplar iade edilmişse de davalının uhdesinde halen 684 dondurma dolabı ve 4 adet Cold Car marka frigofirik kasanın kaldığını ileri sürerek davalının uhdesinde kalan dolapların aynen iadesine, bunun mümkün olmaması hâlinde ise söz konusu dolap bedellerinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.09.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle 146.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «bayilik sözleşmesi» kapsamında «teslim» aldığı tüm dolapları muhtelif tarihli «irsaliyelerle» davacıya teslim ettiğini, müvekkilinin elinde davacıya ait başkaca bir dolap bulunmadığını, davacının müvekkilince iade edilenden daha fazla dolap teslim edildiğine yönelik iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarıyla bayilik ilişkisi kapsamında davacıdan dolap «teslim» aldığını kabul etmesi karşısında, teslim vakıasının sabit olduğu, bu nedenle davalının aşamalardaki bazı beyanlarında kendisine herhangi bir dolap teslim edilmediği şeklindeki itirazlarına itibar edilmediği, keza teslim vakıasının sabit olması sebebiyle davacı yanca sunulan «sevk irsaliyelerinde» yer alan imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığının araştırılmasına da gerek duyulmadığı gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi nazara alınmak suretiyle 146.400,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sevk irsaliyesi · irsaliye · bayilik sözleşmesi · ıslah · ihtarname · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» kapsamında, davalıya kendisine ait ürünlerin muhafazası ve satışı için dolap «teslim» ettiğini, bayilik sözleşmesinin davalının akde aykırı davranışları sebebiyle müvekkilince 25.06.2012 tarihli «ihtarnameyle» feshedildiğini ve aynı ihtarnameyle teslim edilen dolapların iadesinin talep edildiğini, davalı yanca bir kısım dolaplar iade edilmişse de davalının uhdesinde halen 684 dondurma dolabı ve 4 adet Cold Car marka frigofirik kasanın kaldığını ileri sürerek davalının uhdesinde kalan dolapların aynen iadesine, bunun mümkün olmaması hâlinde ise söz konusu dolap bedellerinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.09.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle 146.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… ahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarıyla bayilik ilişkisi kapsamında davacıdan dolap «teslim» aldığını kabul etmesi karşısında, teslim vakıasının sabit olduğu, bu nedenle davalının aşamalardaki bazı beyanlarında kendisine herhangi bir dolap teslim edilmediği şeklindeki itirazlarına itibar edilmediği, keza teslim vakıasının sabit olması sebebiyle davacı yanca sunulan «sevk irsaliyelerinde» yer alan imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığının araştırılmasına da gerek duyulmadığı gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi nazara alınmak suretiyle 146.400,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… kili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince cevap dilekçesindeki beyanlarının yanlış yorumlandığını, davacının iddia ettiği tutarda dolabı müvekkiline «teslim» ettiğini yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacı yanca bu hususta muhtelif tarihli «sevk irsaliyelerine» delil olarak dayanılmış ise de, bu irsaliyelerden bir kısmında teslim alan imzasının ve isminin yer alamadığını, bir kısmında imza olmakla beraber teslim alan kişinin adının yer almaması sebebiyle teslim alanın kim olduğunun anlaşılmadığını, bir kısmında ise isim ve imza bulunmakla birlikte teslim alan kişinin müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu hususlar araştırılmadan iddia edilen tutarda dolabın teslim edildiği sonucuna nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, oysa Mahkemece emsal olarak gösterilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/19-753 E., 2002/661 K. sayılı ilamında dahi irsaliyeler üzerinde inceleme yapılmasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yanca sunulan irsaliyelerde yer alan tüm dolapların teslim edildiği kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «bayilik sözleşmesi» kapsamında «teslim» aldığı tüm dolapları muhtelif tarihli «irsaliyelerle» davacıya teslim ettiğini, müvekkilinin elinde davacıya ait başkaca bir dolap bulunmadığını, davacının müvekkilince iade edilenden daha fazla dolap teslim edildiğine yönelik iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13146 E. 2014/18778 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · bedel iadesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu buzdolabının kullanılır mahiyette olmadığı anlaşıldığından alınan buzdolabı «bedelinin iade» edilmesi gerektiği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.327,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ise de, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4/(1)-(f) maddesi uyarınca, bankalara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan davalar «mutlak ticari» davalardan olmakla dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 23. maddesinde düzenlenen ve Tüketici Mahkemelerinin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7036 E. , 2024/3042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1163 Esas, 2022/1296 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/472 E., 2022/444 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında işyerinin devri konusunda sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği işyerinin müvekkiline devredileceğini, davalının mülkiyetinde olan ancak işyerinin müşterilerinin zilyetliğinde bulunan 100 adet dolap, çeklerin teslimi ile müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının davalıya 165.000,00 TL ödeme yaptığını ve her biri 50.000,00 TL bedeli 4 adet çekin davalıya teslim edildiğini, müvekkili yapılan ödeme ve çeklerin teslimi sonrası işyerinin devri ve dolapların tesliminin davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının kocası ... ile yapılan görüşmelere ilişkin mesaj içeriklerinden anlaşıldığı üzere buz dolaplarının davacıya devri gerektiğini, toplam tutarı 200.000,00 TL olan çeklerin dolaplar için verildiğini ve teslimden imtina edilmiş olması karşısında çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerin bir tanesinin davadan önce ibraz edildiğini ve ödendiğini, bu davanın üç adet çek için açıldığını ileri sürerek davacının 3 adet çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı işletme devri konusunda anlaştığını, devre istinaden işletmenin tüm malvarlığı ile davacıya verildiğini, davacının ticari faaliyetini gereği gibi yerine getiremediğini ve bu nedenle işyerini kapatma kararı aldığını, müvekkiline vermiş olduğu çekleri ödemek istemeyen davacı dava konusu çekler bakımından 3 üncü kişiler üzerinden çek zayi davası açtığını, davaların reddine karar verildiğini, davacı ile davalının kocası ... arasında olduğu ileri sürülen mesajların davanın taraflarıyla ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir devir sözleşmesi bulunmadığı, davacının iddiası ve davalının savunması karşısında devrin kapsamının anlaşılamadığı, davacı, 100 adet buzdolabının işletmeye sürekli özgülenen malvarlığı içinde bulunduğunu ve devrin kapsamında olduğunu iddia ettiği, davalı ise hem savunmasında hem de isticvap beyanında işletmede hiçbir zaman ileri sürülen nitelikte buzdolabı bulunmadığını belirttiği, bu durumda davacının, 100 adet buzdolabının devre konu işletmeye sürekli özgülenen malvarlığı içinde olduğunu ve devrin kapsamında kaldığını ispatla yükümlü olduğu, davacı, bir kısım mesaj içeriği ibraz ederek, devir görüşmelerinin davacı şirket adına ...ile davalı adına davalının kocası ...
arasında geçtiğini ve çeklerin ...'ya teslim edildiğini, buzdolaplarının da davacıya teslim edileceği konusunun mesaj içerikleri ile sabit olduğunu ileri sürmüş ise de davalı, ...'nın davacı ve davalı arasındaki devir ilişkisi karşısında üçüncü kişi konumunda olduğunu ve ibraz edilen mesaj içeriklerini kabul etmediği, davacının100 adet buzdolabının devre konu işletmeye sürekli olarak özgülenen malvarlığı unsurları içinde olduğunu ispat edemediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki karineden yararlanılamayacağı, yani dolapların işletme devri kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil şirket arasında işyerinin devri konusunda anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereği söz konusu işyerinin müvekkiline devredileceğini, davalının mülkiyetinde olan ancak işyerinin müşterilerinin zilyetliğinde bulunduğu iddia edilen 100 adet dolap çeklerin teslimi ile müvekkiline verileceğini, müvekkil şirket yetkilisi ...ise söz konusu davalıya güvenerek müvekkil şirketin hesabından davalının hesabına toplam 165.000,00 TL ödeme yaptırdığını, müvekkili şirket yapılan ödeme ve çeklerin teslimi sonrası işyerinin devri ve dolapların teslimi için davalı ile iletişime geçmeye çalışıldığını ancak başarılı olmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin davayı reddetmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044650300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz