6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6201 E. 2010/12227 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragat nedeniyle davanın reddi davanın açılmamış sayılması denetime elverişlilik açılmamış sayılma olumsuz oy feragat

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 388HUMK 409HUMK 428

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın bir kısım davacıları yönünden HUMK’nın 409/5. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın bir kısım davacıları yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen davanın davacısı Mert yönünden ise davanın kısmen kabulüne, 30.05.2004 tarihli genel kurulda geçmiş dönem aidat borçlarına eskalasyon farkı uygulanmasına ilişkin alınan kararın iptaline, davacının diğer istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı ... vekili temyiz etmiştir.

1- HUMK 388/3. maddesine göre, mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, çekişmeli ve çekişmesiz hususları, çekişmeli konularda toplanan delilleri, delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma nedenlerini, sabit görülen vakıalardan çıkarılan sonuç ve hukuki nedeni de içermelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Yargıtay denetimi de ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı ile dava dilekçesindeki istek kalemleri tek tek karşılaştırıldığında, bazı istek kalemleri hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmediği, reddedilen ya da hakkında kabul kararı verilmeyen istemler ile kabul edilen istemlere ilişkin gerekçe, açıklama ve tartışma ortaya konmadığı açıkça görülmektedir.

Bu itibarla, yasal dayanakları gösterilen her bir istemin tek tek tartışılması, ele alınması, denetime elverişli bir hüküm kurulması gerekirken, karar, HUMK 388/3. maddesinde belirtilen unsurları taşımamaktadır. Karar, bu hükme aykırı olduğu gibi, HUMK'nun 428. maddesine göre yapılacak Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından, mahkemece, denetime elverişli, yasanın aradığı hususları içeren bir gerekçeli karar yazılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekili ile birleşen davalardan davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3763 E. 2010/9677 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13125 E. 2010/4476 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1646 E. 2020/5407 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9177 E. 2016/1361 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9683 E. 2013/14032 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2854 E. 2010/9226 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6201 E.  ,  2010/12227 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2004/368 Esas

BİRLEŞEN DAVA

Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2004/389 Esas

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2008 tarih ve 2004/356-2008/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı ile birleşen davada davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı ... asıl, birleşen davada ise davacılar vekili, davacıların davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduklarını, 30.05.2004 tarihinde yapılan genel kurulda peşin ödemeli ortaklığın geçmişe etkili olarak iptaline karar verildiğini, oysa, peşin ödemeli üyeliğin daha önceden yapılan genel kurul tarafından kabul edildiğini, kazanılmış hakların başka bir genel kurul kararı ile kaldırılamayacağını, ayrıca aynı genel kurulda aylık %5 gecikme faizine karar verildiğini, bunun fahiş olduğunu ileri sürerek, genel kurulda alınan 6 ve 7 nolu kararların iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın bir kısım davacıları yönünden HUMK’nın 409/5. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın bir kısım davacıları yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen davanın davacısı Mert yönünden ise davanın kısmen kabulüne, 30.05.2004 tarihli genel kurulda geçmiş dönem aidat borçlarına eskalasyon farkı uygulanmasına ilişkin alınan kararın iptaline, davacının diğer istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı ... vekili temyiz etmiştir.

1- HUMK 388/3. maddesine göre, mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, çekişmeli ve çekişmesiz hususları, çekişmeli konularda toplanan delilleri, delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma nedenlerini, sabit görülen vakıalardan çıkarılan sonuç ve hukuki nedeni de içermelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Yargıtay denetimi de ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı ile dava dilekçesindeki istek kalemleri tek tek karşılaştırıldığında, bazı istek kalemleri hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmediği, reddedilen ya da hakkında kabul kararı verilmeyen istemler ile kabul edilen istemlere ilişkin gerekçe, açıklama ve tartışma ortaya konmadığı açıkça görülmektedir.

Bu itibarla, yasal dayanakları gösterilen her bir istemin tek tek tartışılması, ele alınması, denetime elverişli bir hüküm kurulması gerekirken, karar, HUMK 388/3. maddesinde belirtilen unsurları taşımamaktadır. Karar, bu hükme aykırı olduğu gibi, HUMK'nun 428. maddesine göre yapılacak Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından, mahkemece, denetime elverişli, yasanın aradığı hususları içeren bir gerekçeli karar yazılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekili ile birleşen davalardan davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekili ile birleşen davanın davacısı Mert vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraflar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, adı geçenlerin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden (birleşen davada davacı) ...'a iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı kooperatiften alınmasına, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044176000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.