6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2854 E. 2010/9226 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı usulüne uygun tebliğ kamu düzeni tenfiz dava sebebi vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 388

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği, bu nedenle ortada tenfizi mümkün bir kararın bulunmadığı, yabancı ilamda Türk Kamu düzenine açıkça aykırı hususların hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya tebliğ edilmiş, davalı veya vekili oturumlara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemişlerdir. Ancak mahkemece düzenlenen gerekçeli kararda, davalı vekilinin beyanı yazıldığı gibi davalı lehine vekalet ücretine de hükmedilmiştir.

Mahkeme hükmünün HUMK’nun 388. maddesinde yazılı unsurları içermesi gerekmektedir. Anılan maddede hükmüne göre, gerekçeli kararda, tarafların iddia ve savunmalarının özeti ile delillerin tartışılmasından ortaya çıkan sonuç ve hukuki sebebin karada yazılması gerekmektedir. Somut olayda, davalının vekili bulunmadığı gibi cevap veya beyanı da dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece düzenlenen gerekçeli karar HMUK.’nun 388. maddesine aykırı olduğundan, yasanın aradığı nitelikte bir karar düzenlenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1646 E. 2020/5407 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13125 E. 2010/4476 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/2854 E.  ,  2010/9226 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/253-2008/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, bunun üzerine yetkili Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 16.310,21 Euro ana para ve 2.141,85 Euro yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, kararın 12.09.2007 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, anılan mahkemece verilen kararın ve masraf tespitine ilişkin ek kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği, bu nedenle ortada tenfizi mümkün bir kararın bulunmadığı, yabancı ilamda Türk Kamu düzenine açıkça aykırı hususların hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya tebliğ edilmiş, davalı veya vekili oturumlara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemişlerdir. Ancak mahkemece düzenlenen gerekçeli kararda, davalı vekilinin beyanı yazıldığı gibi davalı lehine vekalet ücretine de hükmedilmiştir.

Mahkeme hükmünün HUMK’nun 388. maddesinde yazılı unsurları içermesi gerekmektedir. Anılan maddede hükmüne göre, gerekçeli kararda, tarafların iddia ve savunmalarının özeti ile delillerin tartışılmasından ortaya çıkan sonuç ve hukuki sebebin karada yazılması gerekmektedir. Somut olayda, davalının vekili bulunmadığı gibi cevap veya beyanı da dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece düzenlenen gerekçeli karar HMUK.’nun 388. maddesine aykırı olduğundan, yasanın aradığı nitelikte bir karar düzenlenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029534500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.