6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklığın tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/33 E. 2024/3708 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vergi tekniği raporu hukuki ve fiili bağlantı gizli ortaklık 6183 sayılı kanun tüzel kişilik perdesinin kaldırılması tasarrufun iptali ticaret sicili müdürlüğü tespit davası ihtiyati haciz tüzel kişilik bilirkişi incelemesi hukuki yarar ticaret sicili esastan ret haciz harç istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafa Kemal Paşa Mahkemesi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/889 E., 2018/1290 K.

Taraflar arasındaki ortaklığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; mükelleflerinden...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 2013 ile 2014 yılı hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda, tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda gizli ortakları oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 18.03.2016 tarih ve 2016-A-345/16 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiğini, kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması nedeniyle şirket hisselerinin ... ve ... tarafından...'a devredildiğini, ancak davalı şirketin ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığını, davalı gerçek kişilerin davalı şirketin gizli ortağı gibi şirket adına hareket ettiklerini, şirketin gizli ortağı olduklarını ileri sürerek davalı gerçek kişileri diğer davalı şirketin gizli ortağı olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketteki tüm hisselerini ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, devirden sonra şirketle hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına ihtiyati haciz de koyabileceği, bunun için mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç bulunmadığı, öte yandan davacı idarenin ileride lüzum hâsıl olduğunda tasarrufun iptali davaları veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "tüzel kişilik perdesinin kaldırılması" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, dolayısıyla davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden davacının hukukî yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Vergi Denetim Kurulunda görev yapan müfettiş tarafından hazırlanan 18.03.2016 tarihli Vergi Tekniği Rapor'unda belirtilen hususlar ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı idarenin tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, davacı idare tarafından gerekli tahakkuk ve tedbir işlemlerinin yapılabilmesi için davalı ... ve ...'nun mükellef kurum ile aralarındaki ortaklığın tespiti için yapılan işin esası bakımından ortaklığın olup olmadığının yeterli biçimde araştırılması gerekirken ve dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddia ederek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Kanunu (6183 sayılı Kanun)'nun 35 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında davacı idarenin daha kapsamlı şekilde hukuki himayeden yararlanması mümkün iken tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı, ayrıca talebin niteliği gereğince hukuki bilgi ile çözüme ulaştırılacak konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması yerinde olmayacağı, dolayısıyla davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının vergi tekniği raporu sonucuna göre davalı gerçek kişilerin davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespiti talepli işbu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Kanun'un 106 ncı ve 114 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1946 E. 2018/7394 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Gizli ortaklığın tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6553 E. 2024/2729 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin Gizli Ortağının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/922 E. 2023/3872 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4663 E. 2024/1071 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/33 E.  ,  2024/3708 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2649 Esas, 2022/1256 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Mustafa Kemal Paşa Mahkemesi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/889 E., 2018/1290 K.

Taraflar arasındaki ortaklığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; mükelleflerinden...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 2013 ile 2014 yılı hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda, tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda gizli ortakları oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 18.03.2016 tarih ve 2016-A-345/16 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiğini, kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması nedeniyle şirket hisselerinin ... ve ... tarafından...'a devredildiğini, ancak davalı şirketin ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığını, davalı gerçek kişilerin davalı şirketin gizli ortağı gibi şirket adına hareket ettiklerini, şirketin gizli ortağı olduklarını ileri sürerek davalı gerçek kişileri diğer davalı şirketin gizli ortağı olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketteki tüm hisselerini ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, devirden sonra şirketle hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına ihtiyati haciz de koyabileceği, bunun için mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç bulunmadığı, öte yandan davacı idarenin ileride lüzum hâsıl olduğunda tasarrufun iptali davaları veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "tüzel kişilik perdesinin kaldırılması" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, dolayısıyla davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden davacının hukukî yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Vergi Denetim Kurulunda görev yapan müfettiş tarafından hazırlanan 18.03.2016 tarihli Vergi Tekniği Rapor'unda belirtilen hususlar ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı idarenin tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, davacı idare tarafından gerekli tahakkuk ve tedbir işlemlerinin yapılabilmesi için davalı ... ve ...'nun mükellef kurum ile aralarındaki ortaklığın tespiti için yapılan işin esası bakımından ortaklığın olup olmadığının yeterli biçimde araştırılması gerekirken ve dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddia ederek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Kanunu (6183 sayılı Kanun)'nun 35 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında davacı idarenin daha kapsamlı şekilde hukuki himayeden yararlanması mümkün iken tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı, ayrıca talebin niteliği gereğince hukuki bilgi ile çözüme ulaştırılacak konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması yerinde olmayacağı, dolayısıyla davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının vergi tekniği raporu sonucuna göre davalı gerçek kişilerin davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespiti talepli işbu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Kanun'un 106 ncı ve 114 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043886400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.