Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4663 E. 2024/1071 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ortaklık↗ 6183 sayılı kanun↗ limited şirket ortaklığı↗ vekalet ücreti takdiri↗ ziya↗ müteselsil sorumluluk↗ tespit davası↗ ihtiyati tedbir↗ ihtiyati haciz↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ iş mahkemesi görev alanı↗ esastan ret↗ haciz↗ fatura↗ harç↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/642 E., 2018/1704 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ertuğrulgazi Vergi Dairesi mükelleflerinden Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2012, 2013, 2014, 2015 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucunda 01.06.2017 tarih ve 2017-A-1652/15 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiğini, şirketin gerçekte diğer davalılar ... ve ... kontrolünde olduğunu, birden fazla mükellefi sevk ve idare ettiğini, mükellef adına tarh edilecek vergiler için mükellef adına ihtiyati tahakkuk verilerek davalılar ... ve ... nezdinde ihtiyati haciz uygulanması gerektiğini belirterek davalı Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin gizli ortağı olduğunun tespitine, davalıların hak ve malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen kişilerin daha önce şirkette pay sahibi olup olmadıkları, hangi ortak veya ortaklara gizli ortak oldukları gibi hususların belirsiz olduğu, Mahkemenin görev alanına giren ... hususun davalıların limited şirket ortaklıklarının tespitinden ibaret olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1406 E., 2019/2982 K. sayılı ilamı ile onanan kararında işaret edildiği üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17 nci maddesi gereğince, vergi takibatı veya ihtiyati haciz uygulanması için Mahkemeden herhangi bir karar alınması gerektiğine ilişkin bir ibare bulunmadığından davacı idarenin, konuya ilişkin tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2012, 2013, 2014, 2015 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucunda 01.06.2017 tarih ve 2017-A-1652/15 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiğini, raporda İpekyol Tekstil San. Şti. Dido Dokumacılık Tekstil Şti. Di-Teks Boya Şirketi, Sene Dokuma İplik Şirketi ve Di-Teks Boya Şirketi'nin sahte veya muhteviyatı itibarıyle yanıltıcı belge düzenleyicisi firmalar olduğunu, firmaların davalılar ... ve ...'ın kontrolünde olduğunu ve adı geçen firmaların fiili yöneticisi olduklarının tespit edildiğini, adı geçen kişilerin mükellef kurumun sahte fatura düzenleme faaliyetine fiilenen katıldığı ve mükellef kurumun gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, bu durumda davalılar ... ve ...'ın mükellef kurum adına tahakkuk eden ve edecek olan tüm vergi ve vergi ziyaı cezalarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun (6183 sayılı Kanun) 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin gizli ortakları oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edilen davalılar ... ve ...'ın hakkında da davalı şirketin mevcut borçları ve vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen vergi inceleme raporları neticesinde tarh edilecek vergi borçları için ihtiyati tahakkuka dayalı ihtiyati haciz uygulanması gerektiğinden söz konusu davalılar ile mükellef kurum arasında ortaklığın tespiti için dava açılması zarureti olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkeme kararının kararının kaldırılması ve davalılar ve anılan şirket arasındaki gizli ortaklığın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ancak hükmedilmediğinden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kurumun eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığu, bu hususa emsal içtihatlarında işaret ettiğinden Yerel Mahkeme kararının yerinde olduğu, Mahkemece davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmediği, kararın bu nedenle davalı yararına kaldırılması talep edilmiş ise de; davalı ... vekilinin dosyaya vekaletname sunduğu, ancak davaya karşı cevaplarını sunmadığı ve duruşmaya katılmadığı nazara alınarak, hiçbir işlem yapmadığı, sadece vekalet ücretine yönelik istinaf dilekçesinin sunulmuş olması nedeni ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin yerel Mahkeme kararı yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... ve ...'ın diğer davalı ...'nin gizli ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106, 114, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6183 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/33 E. 2024/3708 K.
Ortak:gizli ortaklık · tespit davası · ihtiyati haciz · hukuki yarar · haciz · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sayılı ilamı ile onanan kararında işaret edildiği üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17 nci maddesi gereğince, vergi takibatı veya «ihtiyati haciz» uygulanması için Mahkemeden herhangi bir karar alınması gerektiğine ilişkin bir ibare bulunmadığından davacı idarenin, konuya ilişkin «tespit davası» açmasında «hukuki yararı» olmadığı gerekçesiyle dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
… rın davalılar ... ve ...'ın kontrolünde olduğunu ve adı geçen firmaların fiili yöneticisi olduklarının tespit edildiğini, adı geçen kişilerin mükellef kurumun sahte «fatura» düzenleme faaliyetine fiilenen katıldığı ve mükellef kurumun gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, bu durumda davalılar ... ve ...'ın mükellef kurum adına tahakkuk eden ve edecek olan tüm vergi ve vergi «ziyaı» cezalarından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulması gerektiği, 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun (6183 sayılı Kanun) 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin «gizli ortakları» oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edilen davalılar ... ve ...'ın hakkında da davalı şirketin mevcut borçları ve vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen vergi inceleme raporları neticesinde tarh edilecek vergi borçları için ihtiyati tahakkuka dayalı «ihtiyati haciz» uygulanması gerektiğinden söz konusu davalılar ile mükellef kurum arasında ortaklığın tespiti için dava açılması zarureti olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkeme kararı …
… , birden fazla mükellefi sevk ve idare ettiğini, mükellef adına tarh edilecek vergiler için mükellef adına ihtiyati tahakkuk verilerek davalılar ... ve ... nezdinde «ihtiyati haciz» uygulanması gerektiğini belirterek davalı Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.
Benzer bu kararda… h ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına «ihtiyati haciz» de koyabileceği, bunun için mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç bulunmadığı, öte yandan davacı idarenin ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, dolayısıyla davanın konusunu teşkil eden …
… 8.03.2016 tarihli Vergi Tekniği Rapor'unda belirtilen hususlar ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı idarenin «tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğunu, davacı idare tarafından gerekli tahakkuk ve tedbir işlemlerinin yapılabilmesi için davalı ... ve ...'nun mükellef kurum ile aralarındaki ortaklığın te …
… anunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında davacı idarenin daha kapsamlı şekilde hukuki himayeden yararlanması mümkün iken «tespit davası» açmasında «hukuki yararı» olmadığı, ayrıca talebin niteliği gereğince hukuki bilgi ile çözüme ulaştırılacak konularda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması yerinde olmayacağı, dolayısıyla davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vergi tekniği raporu · tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · tasarrufun iptali · ticaret sicili müdürlüğü · tüzel kişilik · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili
Benzer bu kararda… h ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına «ihtiyati haciz» de koyabileceği, bunun için mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç bulunmadığı, öte yandan davacı idarenin ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, dolayısıyla davanın konusunu teşkil eden …
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketteki tüm hisselerini «ticaret sicil müdürlüğü» kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, devirden sonra şirketle hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ı hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda, tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda «gizli ortakları» oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 18.03.2016 tarih ve 2016-A-345/16 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiğini, kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması nedeniyle şirket hisselerinin .. …
… anunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında davacı idarenin daha kapsamlı şekilde hukuki himayeden yararlanması mümkün iken «tespit davası» açmasında «hukuki yararı» olmadığı, ayrıca talebin niteliği gereğince hukuki bilgi ile çözüme ulaştırılacak konularda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması yerinde olmayacağı, dolayısıyla davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1946 E. 2018/7394 K.
Ortak:gizli ortaklık · tespit davası · ihtiyati tedbir · ihtiyati haciz · hukuki yarar · haciz · istinaf yoluna başvurulabilirlik · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sayılı ilamı ile onanan kararında işaret edildiği üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17 nci maddesi gereğince, vergi takibatı veya «ihtiyati haciz» uygulanması için Mahkemeden herhangi bir karar alınması gerektiğine ilişkin bir ibare bulunmadığından davacı idarenin, konuya ilişkin «tespit davası» açmasında «hukuki yararı» olmadığı gerekçesiyle dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
… rın davalılar ... ve ...'ın kontrolünde olduğunu ve adı geçen firmaların fiili yöneticisi olduklarının tespit edildiğini, adı geçen kişilerin mükellef kurumun sahte «fatura» düzenleme faaliyetine fiilenen katıldığı ve mükellef kurumun gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, bu durumda davalılar ... ve ...'ın mükellef kurum adına tahakkuk eden ve edecek olan tüm vergi ve vergi «ziyaı» cezalarından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulması gerektiği, 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun (6183 sayılı Kanun) 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin «gizli ortakları» oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edilen davalılar ... ve ...'ın hakkında da davalı şirketin mevcut borçları ve vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen vergi inceleme raporları neticesinde tarh edilecek vergi borçları için ihtiyati tahakkuka dayalı «ihtiyati haciz» uygulanması gerektiğinden söz konusu davalılar ile mükellef kurum arasında ortaklığın tespiti için dava açılması zarureti olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkeme kararı …
… , birden fazla mükellefi sevk ve idare ettiğini, mükellef adına tarh edilecek vergiler için mükellef adına ihtiyati tahakkuk verilerek davalılar ... ve ... nezdinde «ihtiyati haciz» uygulanması gerektiğini belirterek davalı Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.
Benzer bu karardaŞu halde, davacı idarenin anılan idari imkanlar karşısında doğrudan «gizli ortaklığın» tespiti ile davalıların hak ve alacaklarına yönelik 3.kişilere «temlikin» önlemesi amacıyla «ihtiyati tedbir» istemesinde «hukuki yararın» varlığından bahsedilemeyecektir.
Yine 6183 sayılı Yasa’nın 17. maddesi uyarınca idarenin ihtiyati tahakkuk ve aynı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» yoluna, ayrıca mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın, alacağı tek taraflı kararla gidilebilme imkanına sahip olması karşısında tespit ve tedbir istemekte hukuken korunmaya değer bir yararının bulunduğundan bahsedilemez.
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasarrufun iptali · temlik · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaFirmasının gizli ortağı olduklarının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, hazırlanan vergi tekniği raporunda davalıların gizli ortak olduklarına dair tespitin kanaatten ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı idarenin lüzum hasıl olduğunda «tasarrufun iptali» ve şirket ortakları hakkında ortaklığın tespitine yönelik davalar açması için öncelikle bir ceza veya vergi tahakkuku yapması da gerekli olup, ayrıca davacı idarenin ihtiyati tahakkuk yapma imkanı da bulunmaktadır.
Şu halde, davacı idarenin anılan idari imkanlar karşısında doğrudan «gizli ortaklığın» tespiti ile davalıların hak ve alacaklarına yönelik 3.kişilere «temlikin» önlemesi amacıyla «ihtiyati tedbir» istemesinde «hukuki yararın» varlığından bahsedilemeyecektir.
… 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b-2 bendi uyarınca kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yukarıda açıklanan gerekçelerle yeniden hüküm tesisi ile davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» dair hüküm tesisi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4663 E. , 2024/1071 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1646 Esas, 2022/461Karar
2....
3.Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/642 E., 2018/1704 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ertuğrulgazi Vergi Dairesi mükelleflerinden Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2012, 2013, 2014, 2015 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucunda 01.06.2017 tarih ve 2017-A-1652/15 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiğini, şirketin gerçekte diğer davalılar ... ve ... kontrolünde olduğunu, birden fazla mükellefi sevk ve idare ettiğini, mükellef adına tarh edilecek vergiler için mükellef adına ihtiyati tahakkuk verilerek davalılar ... ve ... nezdinde ihtiyati haciz uygulanması gerektiğini belirterek davalı Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin gizli ortağı olduğunun tespitine, davalıların hak ve malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen kişilerin daha önce şirkette pay sahibi olup olmadıkları, hangi ortak veya ortaklara gizli ortak oldukları gibi hususların belirsiz olduğu, Mahkemenin görev alanına giren ... hususun davalıların limited şirket ortaklıklarının tespitinden ibaret olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1406 E., 2019/2982 K. sayılı ilamı ile onanan kararında işaret edildiği üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17 nci maddesi gereğince, vergi takibatı veya ihtiyati haciz uygulanması için Mahkemeden herhangi bir karar alınması gerektiğine ilişkin bir ibare bulunmadığından davacı idarenin, konuya ilişkin tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2012, 2013, 2014, 2015 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucunda 01.06.2017 tarih ve 2017-A-1652/15 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiğini, raporda İpekyol Tekstil San. Şti. Dido Dokumacılık Tekstil Şti. Di-Teks Boya Şirketi, Sene Dokuma İplik Şirketi ve Di-Teks Boya Şirketi'nin sahte veya muhteviyatı itibarıyle yanıltıcı belge düzenleyicisi firmalar olduğunu, firmaların davalılar ... ve ...'ın kontrolünde olduğunu ve adı geçen firmaların fiili yöneticisi olduklarının tespit edildiğini, adı geçen kişilerin mükellef kurumun sahte fatura düzenleme faaliyetine fiilenen katıldığı ve mükellef kurumun gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, bu durumda davalılar ...
ve ...'ın mükellef kurum adına tahakkuk eden ve edecek olan tüm vergi ve vergi ziyaı cezalarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun (6183 sayılı Kanun) 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin gizli ortakları oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edilen davalılar ... ve ...'ın hakkında da davalı şirketin mevcut borçları ve vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen vergi inceleme raporları neticesinde tarh edilecek vergi borçları için ihtiyati tahakkuka dayalı ihtiyati haciz uygulanması gerektiğinden söz konusu davalılar ile mükellef kurum arasında ortaklığın tespiti için dava açılması zarureti olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkeme kararının kararının kaldırılması ve davalılar ve anılan şirket arasındaki gizli ortaklığın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ancak hükmedilmediğinden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kurumun eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığu, bu hususa emsal içtihatlarında işaret ettiğinden Yerel Mahkeme kararının yerinde olduğu, Mahkemece davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmediği, kararın bu nedenle davalı yararına kaldırılması talep edilmiş ise de; davalı ... vekilinin dosyaya vekaletname sunduğu, ancak davaya karşı cevaplarını sunmadığı ve duruşmaya katılmadığı nazara alınarak, hiçbir işlem yapmadığı, sadece vekalet ücretine yönelik istinaf dilekçesinin sunulmuş olması nedeni ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin yerel Mahkeme kararı yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... ve ...'ın diğer davalı ...'nin gizli ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106, 114, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6183 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018128400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz