Gizli ortaklığın tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6553 E. 2024/2729 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vergi tekniği raporu↗ gizli ortaklık↗ 6183 sayılı kanun↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ tasarrufun iptali↗ limited şirket ortaklığı↗ adi ortaklık↗ muvazaa↗ emredici hüküm↗ dava şartı yokluğu↗ ihtiyati tedbir↗ ihtiyati haciz↗ tüzel kişilik↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ haciz↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/945 E., 2019/287 K.
Taraflar arasındaki şirket gizli ortaklığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... Petrol Akaryakıt Nakliyat Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında vergi müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucu 2017-A-47/6 sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiğini, bu rapora göre "şirketin kuruluş tarihinden itibaren yasal akaryakıt ticareti yanında kaçak akaryakıt ticareti ve sahte belge düzenleme faaliyeti yapıldığı, kayıtlı ortaklık yapısının gerçek duruma uygun olmadığı, davalı şirketi gerçekte sevk ve idare edenlerin dilekçede davalı gösterilen gerçek kişiler olduğu, bu kişilerin aynı zamanda usulsüz işlemler yapan başkaca kurumları da yönettikleri, davalı gerçek kişilerin davalı limited şirketin gizli ortakları olduklarının" tespit edildiğini, 2012-2014 hesap dönemlerinde sahte belge düzenlenerek kaçakçılık suçunun da işlendiğini, ilgililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının muhtemel olduğunu, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin asıl olduğunu, gerçek mahiyetin de her türlü delille ispatlanabileceğini, iyi niyete aykırı ve muvazaalı işlemlerin ispatında hukuki yararlarının bulunduğunu, ayrıca muvazaa halinde muvazaadan yararlananlar aleyhine de ihtiyati haciz uygulanabileceğini, bu uygulama için davalı gerçek kişilerin, davalı mükellef ... Petrol Akaryakıt Nakliyat Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin gizli ortakları olduklarının tespitine, davalıların hak ve malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usül Kanunu (6183 sayılı Kanun) gereğince ihtiyati haciz tatbik etme imkanının bulunması karşısında Mahkemece tedbir konulmasında bir yarar olmadığı, davacı tarafın tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına ihtiyati haciz de koyabileceği, bunun için Mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç olmadığı, davacı idare ileride lüzum hâsıl olduğunda tasarrufun iptali davaları açmak veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "tüzel kişilik perdesinin kaldırılması" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, davacı idarenin elinde ihtiyati tahakkuk yapma imkanı da bulunmadığı, tüm bu işlemler için (özel hukuktaki uygulamanın aksine) Mahkemece verilecek ihtiyati haciz kararına ihtiyaç olmadığı, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden hukukî yararın bulunduğu da söylenemeyeceği, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Orhangazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 619 054 1114 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Petrol Akaryakıt Nak. Tic San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin 2012, 2013 ve 2014 yılları hesaplarının incelenmesi sonucunda 24.08.2017 tarih ve 2017-A-47/6 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiği, söz konusu raporda mükellef kurumun kuruluş tarihinden itibaren yasal akaryakıt ticareti ve kaçak akaryakıt ticaretine ilave olarak sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu, mükellef kurumun ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığı, kurumu gerçekte sevk ve idare eden şahısların davalılar olduğu, bu şahısların aynı zamanda organizasyon içerisinde usulsüz yollarla hareket eden birden fazla kurumu da sevk ve idare ettikleri, anılan şahısların diğer davalı şirketin gizli ortakları olduğu kanaatine varıldığı hususları tespit edildiği, yerel mahkemece verilen kararda davacı idarenin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz için 6183 sayılı Kanun'dan hakkı olduğundan bahisle söz konusu tespit davasını açmasında hukuki yararının olmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, ancak öncelikle söz konusu tahakkuk için şirket veya haciz işlemin uygulanmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sermaye şirketi olan limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da; gizli ortağın durumunun adi ortaklık olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği, davalıların diğer davalı ... Petrol Akaryakıt Nak. Tic San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortakları olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden dava da hukuki yararın bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket gizli ortaklığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/33 E. 2024/3708 K.
Ortak:vergi tekniği raporu · gizli ortaklık · tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · tasarrufun iptali · ihtiyati haciz · tüzel kişilik · hukuki yarar · haciz · dava şartı
İncelediğiniz kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usül Kanunu (6183 sayılı Kanun) gereğince «ihtiyati haciz» tatbik etme imkanının bulunması karşısında Mahkemece tedbir konulmasında bir yarar olmadığı, davacı tarafın tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına ihtiyati haciz de koyabileceği, bunun için Mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç olmadığı, davacı idare ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları açmak veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, davacı idarenin elinde ihtiyati tahakkuk yapma imkanı da bulunmadığı, tüm bu işlemler için (özel hukuktaki uygulamanın aksine) Mahkemece verilecek ihtiyati haciz kararına ihtiyaç olmadığı, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden hukukî yararın bulunduğu da söylenemeyeceği, davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Şti.'nin «gizli ortakları» olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik «muvazaalı» işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve «ihtiyati haciz» «yetkisinin» davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve «emredici» bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, «ihtiyati tedbir» istemi için de «hukuki yararın» olmadığı, ayrıca idarenin «tasarrufun iptali» ve «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yö …
Tic San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin 2012, 2013 ve 2014 yılları hesaplarının incelenmesi sonucunda 24.08.2017 tarih ve 2017-A-47/6 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiği, söz konusu raporda mükellef kurumun kuruluş tarihinden itibaren yasal akaryakıt ticareti ve kaçak akaryakıt ticaretine ilave olarak sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu, mükellef kurumun ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığı, kurumu gerçekte sevk ve idare eden şahısların davalılar olduğu, bu şahısların aynı zamanda organizasyon içerisinde usulsüz yollarla hareket eden birden fazla kurumu da sevk ve idare ettikleri, anılan şahısların diğer davalı şirketin «gizli ortakları» olduğu kanaatine varıldığı hususları tespit edildiği, yerel mahkemece verilen kararda davacı idarenin «ihtiyati tedbir» ve «ihtiyati haciz» için 6183 sayılı Kanun'dan hakkı olduğundan bahisle söz konusu tespit davasını açmasında «hukuki yararının» olmadığından bahisle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verildiği, ancak öncelikle söz konusu tahakkuk için şirket veya haciz işlemin uygulanmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi k …
Benzer bu kararda… h ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına «ihtiyati haciz» de koyabileceği, bunun için mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç bulunmadığı, öte yandan davacı idarenin ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, dolayısıyla davanın konusunu teşkil eden …
… ı hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda, tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda «gizli ortakları» oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 18.03.2016 tarih ve 2016-A-345/16 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiğini, kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması nedeniyle şirket hisselerinin .. …
… 8.03.2016 tarihli Vergi Tekniği Rapor'unda belirtilen hususlar ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı idarenin «tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğunu, davacı idare tarafından gerekli tahakkuk ve tedbir işlemlerinin yapılabilmesi için davalı ... ve ...'nun mükellef kurum ile aralarındaki ortaklığın te …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili müdürlüğü · tespit davası · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili
Benzer bu karardaCEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketteki tüm hisselerini «ticaret sicil müdürlüğü» kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, devirden sonra şirketle hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… anunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında davacı idarenin daha kapsamlı şekilde hukuki himayeden yararlanması mümkün iken «tespit davası» açmasında «hukuki yararı» olmadığı, ayrıca talebin niteliği gereğince hukuki bilgi ile çözüme ulaştırılacak konularda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması yerinde olmayacağı, dolayısıyla davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddin …
… 8.03.2016 tarihli Vergi Tekniği Rapor'unda belirtilen hususlar ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı idarenin «tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğunu, davacı idare tarafından gerekli tahakkuk ve tedbir işlemlerinin yapılabilmesi için davalı ... ve ...'nun mükellef kurum ile aralarındaki ortaklığın te …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6634 E. 2014/14022 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · sözleşmeye aykırılık · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle «idari para cezası» tahakkuk ettirilmesi yerinde olduğundan «istirdadı» gereken bir miktar olmadığı, davacının asıl ve birleşen davadaki akaryakıt fiyat farkı ile ilgili istemlerinin sözleşmeye dayalı olması nedeniyle yerinde bulunmakl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1946 E. 2018/7394 K.
Ortak:gizli ortaklık · tasarrufun iptali · ihtiyati tedbir · ihtiyati haciz · usulden reddi · hukuki yarar · haciz · istinaf yoluna başvurulabilirlik · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «gizli ortakları» olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik «muvazaalı» işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve «ihtiyati haciz» «yetkisinin» davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve «emredici» bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, «ihtiyati tedbir» istemi için de «hukuki yararın» olmadığı, ayrıca idarenin «tasarrufun iptali» ve «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yö …
… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usül Kanunu (6183 sayılı Kanun) gereğince «ihtiyati haciz» tatbik etme imkanının bulunması karşısında Mahkemece tedbir konulmasında bir yarar olmadığı, davacı tarafın tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına ihtiyati haciz de koyabileceği, bunun için Mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç olmadığı, davacı idare ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları açmak veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, davacı idarenin elinde ihtiyati tahakkuk yapma imkanı da bulunmadığı, tüm bu işlemler için (özel hukuktaki uygulamanın aksine) Mahkemece verilecek ihtiyati haciz kararına ihtiyaç olmadığı, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden hukukî yararın bulunduğu da söylenemeyeceği, davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Tic San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin 2012, 2013 ve 2014 yılları hesaplarının incelenmesi sonucunda 24.08.2017 tarih ve 2017-A-47/6 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiği, söz konusu raporda mükellef kurumun kuruluş tarihinden itibaren yasal akaryakıt ticareti ve kaçak akaryakıt ticaretine ilave olarak sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu, mükellef kurumun ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığı, kurumu gerçekte sevk ve idare eden şahısların davalılar olduğu, bu şahısların aynı zamanda organizasyon içerisinde usulsüz yollarla hareket eden birden fazla kurumu da sevk ve idare ettikleri, anılan şahısların diğer davalı şirketin «gizli ortakları» olduğu kanaatine varıldığı hususları tespit edildiği, yerel mahkemece verilen kararda davacı idarenin «ihtiyati tedbir» ve «ihtiyati haciz» için 6183 sayılı Kanun'dan hakkı olduğundan bahisle söz konusu tespit davasını açmasında «hukuki yararının» olmadığından bahisle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verildiği, ancak öncelikle söz konusu tahakkuk için şirket veya haciz işlemin uygulanmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi k …
Benzer bu karardaŞu halde, davacı idarenin anılan idari imkanlar karşısında doğrudan «gizli ortaklığın» tespiti ile davalıların hak ve alacaklarına yönelik 3.kişilere «temlikin» önlemesi amacıyla «ihtiyati tedbir» istemesinde «hukuki yararın» varlığından bahsedilemeyecektir.
Yine 6183 sayılı Yasa’nın 17. maddesi uyarınca idarenin ihtiyati tahakkuk ve aynı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» yoluna, ayrıca mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın, alacağı tek taraflı kararla gidilebilme imkanına sahip olması karşısında tespit ve tedbir istemekte hukuken korunmaya değer bir yararının bulunduğundan bahsedilemez.
… 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b-2 bendi uyarınca kabul edilip İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yukarıda açıklanan gerekçelerle yeniden hüküm tesisi ile davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» dair hüküm tesisi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaFirmasının gizli ortağı olduklarının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, hazırlanan vergi tekniği raporunda davalıların gizli ortak olduklarına dair tespitin kanaatten ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şu halde, davacı idarenin anılan idari imkanlar karşısında doğrudan «gizli ortaklığın» tespiti ile davalıların hak ve alacaklarına yönelik 3.kişilere «temlikin» önlemesi amacıyla «ihtiyati tedbir» istemesinde «hukuki yararın» varlığından bahsedilemeyecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6553 E. , 2024/2729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2582 Esas, 2022/845 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/945 E., 2019/287 K.
Taraflar arasındaki şirket gizli ortaklığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... Petrol Akaryakıt Nakliyat Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında vergi müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucu 2017-A-47/6 sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiğini, bu rapora göre "şirketin kuruluş tarihinden itibaren yasal akaryakıt ticareti yanında kaçak akaryakıt ticareti ve sahte belge düzenleme faaliyeti yapıldığı, kayıtlı ortaklık yapısının gerçek duruma uygun olmadığı, davalı şirketi gerçekte sevk ve idare edenlerin dilekçede davalı gösterilen gerçek kişiler olduğu, bu kişilerin aynı zamanda usulsüz işlemler yapan başkaca kurumları da yönettikleri, davalı gerçek kişilerin davalı limited şirketin gizli ortakları olduklarının" tespit edildiğini, 2012-2014 hesap dönemlerinde sahte belge düzenlenerek kaçakçılık suçunun da işlendiğini, ilgililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının muhtemel olduğunu, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin asıl olduğunu, gerçek mahiyetin de her türlü delille ispatlanabileceğini, iyi niyete aykırı ve muvazaalı işlemlerin ispatında hukuki yararlarının bulunduğunu, ayrıca muvazaa halinde muvazaadan yararlananlar aleyhine de ihtiyati haciz uygulanabileceğini, bu uygulama için davalı gerçek kişilerin, davalı mükellef ...
Petrol Akaryakıt Nakliyat Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin gizli ortakları olduklarının tespitine, davalıların hak ve malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usül Kanunu (6183 sayılı Kanun) gereğince ihtiyati haciz tatbik etme imkanının bulunması karşısında Mahkemece tedbir konulmasında bir yarar olmadığı, davacı tarafın tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına ihtiyati haciz de koyabileceği, bunun için Mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç olmadığı, davacı idare ileride lüzum hâsıl olduğunda tasarrufun iptali davaları açmak veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "tüzel kişilik perdesinin kaldırılması" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, davacı idarenin elinde ihtiyati tahakkuk yapma imkanı da bulunmadığı, tüm bu işlemler için (özel hukuktaki uygulamanın aksine) Mahkemece verilecek ihtiyati haciz kararına ihtiyaç olmadığı, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden hukukî yararın bulunduğu da söylenemeyeceği, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Orhangazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 619 054 1114 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Petrol Akaryakıt Nak. Tic San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin 2012, 2013 ve 2014 yılları hesaplarının incelenmesi sonucunda 24.08.2017 tarih ve 2017-A-47/6 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiği, söz konusu raporda mükellef kurumun kuruluş tarihinden itibaren yasal akaryakıt ticareti ve kaçak akaryakıt ticaretine ilave olarak sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu, mükellef kurumun ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığı, kurumu gerçekte sevk ve idare eden şahısların davalılar olduğu, bu şahısların aynı zamanda organizasyon içerisinde usulsüz yollarla hareket eden birden fazla kurumu da sevk ve idare ettikleri, anılan şahısların diğer davalı şirketin gizli ortakları olduğu kanaatine varıldığı hususları tespit edildiği, yerel mahkemece verilen kararda davacı idarenin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz için 6183 sayılı Kanun'dan hakkı olduğundan bahisle söz konusu tespit davasını açmasında hukuki yararının olmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, ancak öncelikle söz konusu tahakkuk için şirket veya haciz işlemin uygulanmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sermaye şirketi olan limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da; gizli ortağın durumunun adi ortaklık olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği, davalıların diğer davalı ... Petrol Akaryakıt Nak. Tic San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortakları olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden dava da hukuki yararın bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket gizli ortaklığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038523000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz