Şirketin Gizli Ortağının Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/922 E. 2023/3872 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vergi tekniği raporu↗ hukuki ve fiili bağlantı↗ gizli ortaklık↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ usulden ret↗ tasarrufun iptali↗ limited şirket ortaklığı↗ re'sen gözetilme↗ adi ortaklık↗ muvazaa↗ emredici hüküm↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tespit davası↗ dava şartı yokluğu↗ ihtiyati tedbir↗ pay defteri↗ ihtiyati haciz↗ tüzel kişilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ haciz↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/888 E., 2018/677 K.
Taraflar arasındaki şirket gizli ortağının tespiti yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Mustafa Kemal Paşa Vergi Dairesi mükelleflerinden...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2013 ile 2014 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi Türkan Mestanlı tarafından incelenmesi sonucunda tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda gizli ortakları oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 14.04.2016 tarih ve 2016-A-345/18 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiğini, raporda şirketin gerçekte ... ve ...'nun kontrolünde olduğunu, ...'ın beyanlarından şirketi devraldıktan sonra da ... Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışmaya devam ettiğini, emtia alımları ve satışları ile ...'in ilgilendiğini, kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması nedeniyle şirket hisselerinin ... ve ... tarafından ...'a devredildiğini, ...'ın tek başına şirketin faaliyetlerini yürütebilecek bilgi ve kapasiteye sahip olmadığını, bu nedenle hisselerini devretmiş olmasına rağmen şirketin kurucularının ... ve ...'nun ilgilendiğinin tespit edildiğini, bu sebeplerle davalılar ... ve ...'nun diğer davalı...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu davanın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını,...Akaryakıt ve Lpg Ürünleri Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile şirketin tarafından devredilmesinden sonra hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını, bahsi geçen şirketteki tüm hisselerini Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, şirket hisselerini devrettiği tarihte yürürlükte bulunan yasal mevzuat hükümleri gereğince pay defterlerinin tarafından devredildiğini ve devir konusunda üzerine düşen tüm yükümlülükleri de yerine getirdiğini, açılan davanın yasal dayanağının olmadığını, kendisinin şirket ile uzak yakın hiçbir ilişkisinin çalışmasının ve ortaklığının bulunmadığını, vergi inceleme raporunu kabul etmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu davanın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını,...Akaryakıt ve Lpg Ürünleri Nakl. Gıda San ve Tic Ltd Şti ile şirketin tarafından devredilmesinden sonra hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını, bahsi geçen şirketteki tüm hisselerini ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, şirket hisselerini devrettiği tarihte yürürlükte bulunan yasal mevzuat hükümleri gereğince pay defterlerinin tarafından devredildiğini ve devir konusunda üzerine düşen tüm yükümlülükleri de yerine getirdiğini, açılan davanın yasal dayanağının olmadığını, kendisinin şirket ile uzak yakın hiçbir ilişkisinin çalışmasının ve ortaklığının bulunmadığını, vergi inceleme raporunu kabul etmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığını, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu'nda görev yapan vergi müfettişi Türkan Mestanlı tarafından düzenlenen 14.04.2016 tarihli Vergi Tekniği Raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin 13.01.2010 tarihine kurulduğu %60 hisse payı ile ... ve %40 hisse payı ile ... tarafından kurulduğu ancak adı geçen şahısların kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması üzerine şirket hisselerini ...' a devrettiği mezkur rapora sunulan mükellef beyanları ile faturalardan, diğer soruşturma evraklarından anlaşıldığını, raporda belirtilen hususların ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı İdarenin tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun anlaşılacağını, dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilesi usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sermaye şirketi olan limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da; gizli ortağın durumunun adi ortaklık olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği,...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortakları olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden dava da hukuki yararın bulunmadığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.06.2016 tarih 2016/2100 E.- 2016/6849 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.) Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte; söz konusu reddin esasa ilişkin olduğu, oysa ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi uyarınca hukuki yararın dava şartı olup davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, limited şirkette gizli ortaklığın tespitine ilişkin açılan işbu davada hukuki yarar bulunmadığı, bu nedenle hukuki yarar dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı gerçek kişilerin davalı şirketin gizli ortakları olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/33 E. 2024/3708 K.
Ortak:vergi tekniği raporu · gizli ortaklık · tasarrufun iptali · ticaret sicili müdürlüğü · tespit davası · ihtiyati haciz · tüzel kişilik · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «gizli ortakları» olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik «muvazaalı» işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve «ihtiyati haciz» «yetkisinin» davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve «emredici» bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, «ihtiyati tedbir» istemi için de «hukuki yararın» olmadığı, ayrıca idarenin «tasarrufun iptali» ve «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yö …
… i Türkan Mestanlı tarafından incelenmesi sonucunda tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda «gizli ortakları» oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 14.04.2016 tarih ve 2016-A-345/18 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiğini, raporda şirketin gerçekte ... ve ...'nun kontrolünde olduğunu, ...'ın beyanlarından şirketi devraldıktan sonra da ...
… ttişi Türkan Mestanlı tarafından düzenlenen 14.04.2016 tarihli Vergi Tekniği Raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin 13.01.2010 tarihine kurulduğu %60 hisse «payı» ile ... ve %40 hisse payı ile ... tarafından kurulduğu ancak adı geçen şahısların kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması üzerine şirket hisselerini ...' a devrettiği mezkur rapora sunulan mükellef beyanları ile faturalardan, diğer soruşturma evraklarından anlaşıldığını, raporda belirtilen hususların ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı İdarenin «tespit davası» açmakta «hukuki yararı» bulunduğunun anlaşılacağını, dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilesi usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini iler …
Benzer bu kararda… h ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına «ihtiyati haciz» de koyabileceği, bunun için mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç bulunmadığı, öte yandan davacı idarenin ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, dolayısıyla davanın konusunu teşkil eden …
… ı hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda, tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda «gizli ortakları» oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 18.03.2016 tarih ve 2016-A-345/16 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiğini, kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması nedeniyle şirket hisselerinin .. …
… 8.03.2016 tarihli Vergi Tekniği Rapor'unda belirtilen hususlar ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı idarenin «tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğunu, davacı idare tarafından gerekli tahakkuk ve tedbir işlemlerinin yapılabilmesi için davalı ... ve ...'nun mükellef kurum ile aralarındaki ortaklığın te …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… h ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına «ihtiyati haciz» de koyabileceği, bunun için mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç bulunmadığı, öte yandan davacı idarenin ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, dolayısıyla davanın konusunu teşkil eden …
… anunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında davacı idarenin daha kapsamlı şekilde hukuki himayeden yararlanması mümkün iken «tespit davası» açmasında «hukuki yararı» olmadığı, ayrıca talebin niteliği gereğince hukuki bilgi ile çözüme ulaştırılacak konularda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması yerinde olmayacağı, dolayısıyla davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6634 E. 2014/14022 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · sözleşmeye aykırılık · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle «idari para cezası» tahakkuk ettirilmesi yerinde olduğundan «istirdadı» gereken bir miktar olmadığı, davacının asıl ve birleşen davadaki akaryakıt fiyat farkı ile ilgili istemlerinin sözleşmeye dayalı olması nedeniyle yerinde bulunmakl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6553 E. 2024/2729 K.
Ortak:vergi tekniği raporu · gizli ortaklık · tüzel kişilik perdesinin aralanması · tasarrufun iptali · limited şirket ortaklığı · adi ortaklık · muvazaa · emredici hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «gizli ortakları» olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik «muvazaalı» işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve «ihtiyati haciz» «yetkisinin» davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve «emredici» bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, «ihtiyati tedbir» istemi için de «hukuki yararın» olmadığı, ayrıca idarenin «tasarrufun iptali» ve «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yö …
… i Türkan Mestanlı tarafından incelenmesi sonucunda tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda «gizli ortakları» oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 14.04.2016 tarih ve 2016-A-345/18 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiğini, raporda şirketin gerçekte ... ve ...'nun kontrolünde olduğunu, ...'ın beyanlarından şirketi devraldıktan sonra da ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sermaye şirketi olan «limited şirketlerde ortakların» kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da; gizli ortağın durumunun «adi ortaklık» olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği,...Akaryakıt ve LPG Ürünl.
Benzer bu karardaŞti.'nin «gizli ortakları» olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik «muvazaalı» işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve «ihtiyati haciz» «yetkisinin» davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve «emredici» bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, «ihtiyati tedbir» istemi için de «hukuki yararın» olmadığı, ayrıca idarenin «tasarrufun iptali» ve «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yö …
… ilekçede davalı gösterilen gerçek kişiler olduğu, bu kişilerin aynı zamanda usulsüz işlemler yapan başkaca kurumları da yönettikleri, davalı gerçek kişilerin davalı «limited şirketin» «gizli ortakları» olduklarının" tespit edildiğini, 2012-2014 hesap dönemlerinde sahte belge düzenlenerek kaçakçılık suçunun da işlendiğini, ilgililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının muhtemel olduğunu, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin asıl olduğunu, gerçek mahiyetin de her türlü delille ispatlanabileceğini, iyi niyete aykırı ve «muvazaalı» işlemlerin ispatında «hukuki yararlarının» bulunduğunu, ayrıca muvazaa halinde muvazaadan yararlananlar aleyhine de «ihtiyati haciz» uygulanabileceğini, bu uygulama için davalı gerçek kişilerin, davalı mükellef ...
Tic San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin 2012, 2013 ve 2014 yılları hesaplarının incelenmesi sonucunda 24.08.2017 tarih ve 2017-A-47/6 sayılı «vergi tekniği raporu» düzenlendiği, söz konusu raporda mükellef kurumun kuruluş tarihinden itibaren yasal akaryakıt ticareti ve kaçak akaryakıt ticaretine ilave olarak sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu, mükellef kurumun ortaklık yapısının gerçeği yansıtmadığı, kurumu gerçekte sevk ve idare eden şahısların davalılar olduğu, bu şahısların aynı zamanda organizasyon içerisinde usulsüz yollarla hareket eden birden fazla kurumu da sevk ve idare ettikleri, anılan şahısların diğer davalı şirketin «gizli ortakları» olduğu kanaatine varıldığı hususları tespit edildiği, yerel mahkemece verilen kararda davacı idarenin «ihtiyati tedbir» ve «ihtiyati haciz» için 6183 sayılı Kanun'dan hakkı olduğundan bahisle söz konusu tespit davasını açmasında «hukuki yararının» olmadığından bahisle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verildiği, ancak öncelikle söz konusu tahakkuk için şirket veya haciz işlemin uygulanmasının gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usül Kanunu (6183 sayılı Kanun) gereğince «ihtiyati haciz» tatbik etme imkanının bulunması karşısında Mahkemece tedbir konulmasında bir yarar olmadığı, davacı tarafın tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yapabileceği, davalıların muhtemel borçlarına yetecek biçimde mal varlıklarına ihtiyati haciz de koyabileceği, bunun için Mahkemeden alacağı bir karara ihtiyaç olmadığı, davacı idare ileride lüzum hâsıl olduğunda «tasarrufun iptali» davaları açmak veya şirketin sicile kayıtlı ortakları hakkında mukayeseli hukukta "«tüzel kişilik perdesinin kaldırılması»" diye adlandırılan davaları da açabileceği, ancak tüm bu işlemler için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerekeceği, davacı idarenin elinde ihtiyati tahakkuk yapma imkanı da bulunmadığı, tüm bu işlemler için (özel hukuktaki uygulamanın aksine) Mahkemece verilecek ihtiyati haciz kararına ihtiyaç olmadığı, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden hukukî yararın bulunduğu da söylenemeyeceği, davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/922 E. , 2023/3872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1160 Esas, 2021/1248 Karar
DAVA TARİHİ 21.07.2016
HÜKÜM
Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2016/888 E., 2018/677 K.
Taraflar arasındaki şirket gizli ortağının tespiti yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Mustafa Kemal Paşa Vergi Dairesi mükelleflerinden...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2013 ile 2014 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi Türkan Mestanlı tarafından incelenmesi sonucunda tarh edilecek vergi ve cezalar için ihtiyati tahakkuk verilerek şirketin gerçek sevk ve idarecisi ve aynı zamanda gizli ortakları oldukları tespit edilen davalılar ... ve ... hakkında 14.04.2016 tarih ve 2016-A-345/18 sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiğini, raporda şirketin gerçekte ... ve ...'nun kontrolünde olduğunu, ...'ın beyanlarından şirketi devraldıktan sonra da ... Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışmaya devam ettiğini, emtia alımları ve satışları ile ...'in ilgilendiğini, kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması nedeniyle şirket hisselerinin ...
ve ... tarafından ...'a devredildiğini, ...'ın tek başına şirketin faaliyetlerini yürütebilecek bilgi ve kapasiteye sahip olmadığını, bu nedenle hisselerini devretmiş olmasına rağmen şirketin kurucularının ... ve ...'nun ilgilendiğinin tespit edildiğini, bu sebeplerle davalılar ... ve ...'nun diğer davalı...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu davanın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını,...Akaryakıt ve Lpg Ürünleri Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile şirketin tarafından devredilmesinden sonra hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını, bahsi geçen şirketteki tüm hisselerini Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, şirket hisselerini devrettiği tarihte yürürlükte bulunan yasal mevzuat hükümleri gereğince pay defterlerinin tarafından devredildiğini ve devir konusunda üzerine düşen tüm yükümlülükleri de yerine getirdiğini, açılan davanın yasal dayanağının olmadığını, kendisinin şirket ile uzak yakın hiçbir ilişkisinin çalışmasının ve ortaklığının bulunmadığını, vergi inceleme raporunu kabul etmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu davanın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını,...Akaryakıt ve Lpg Ürünleri Nakl. Gıda San ve Tic Ltd Şti ile şirketin tarafından devredilmesinden sonra hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının kalmadığını, bahsi geçen şirketteki tüm hisselerini ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında mevcut olarak yasal süreçle beraber devrettiğini, şirketin işleyişi ve fiili durumu ile ilgili beyan edilen hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, şirket hisselerini devrettiği tarihte yürürlükte bulunan yasal mevzuat hükümleri gereğince pay defterlerinin tarafından devredildiğini ve devir konusunda üzerine düşen tüm yükümlülükleri de yerine getirdiğini, açılan davanın yasal dayanağının olmadığını, kendisinin şirket ile uzak yakın hiçbir ilişkisinin çalışmasının ve ortaklığının bulunmadığını, vergi inceleme raporunu kabul etmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığını, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu'nda görev yapan vergi müfettişi Türkan Mestanlı tarafından düzenlenen 14.04.2016 tarihli Vergi Tekniği Raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin 13.01.2010 tarihine kurulduğu %60 hisse payı ile ... ve %40 hisse payı ile ... tarafından kurulduğu ancak adı geçen şahısların kaçak akaryakıt organizasyonu ile ilgili Cumhuriyet Savcılıkları soruşturmaları ve vergi incelemelerinin başlaması üzerine şirket hisselerini ...' a devrettiği mezkur rapora sunulan mükellef beyanları ile faturalardan, diğer soruşturma evraklarından anlaşıldığını, raporda belirtilen hususların ve davalılar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları ve dosya evrakları incelendiğinde davacı İdarenin tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun anlaşılacağını, dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilesi usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sermaye şirketi olan limited şirketlerde ortakların kamu borcundan dolayı sorumluluğuna dair özel düzenlemeler olsa da; gizli ortağın durumunun adi ortaklık olarak kabul edildiği ve limited şirket ortaklarının sorumluluğunun adi ortaklığa teşmil edilemeyeceği,...Akaryakıt ve LPG Ürünl. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gizli ortakları olduğuna dair somut deliller bulunmadığı, üstelik muvazaalı işlemlere dair deliller varsa ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yetkisinin davacı idarenin takdirinde olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararına gerek olmadığı, delillerin takdirinde bir tespit kararına gerek olmadığı, idarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden dava da hukuki yararın bulunmadığı (Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 17.06.2016 tarih 2016/2100 E.- 2016/6849 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.) Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte; söz konusu reddin esasa ilişkin olduğu, oysa ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi uyarınca hukuki yararın dava şartı olup davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, limited şirkette gizli ortaklığın tespitine ilişkin açılan işbu davada hukuki yarar bulunmadığı, bu nedenle hukuki yarar dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı gerçek kişilerin davalı şirketin gizli ortakları olduğunun tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933320200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz