Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/637 E. 2013/16990 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ nispi vekalet ücreti↗ haksız fiil↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan Faruk'un eşi diğer davacılarının annelerinin ölümü nedeniyle duydukları acı ve elemin ağırlığı ile olayın oluşumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/637 E. 2013/16990 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · haksız fiil · yasal faiz · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… şumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın «haksız fiilin» vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… şumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın «haksız fiilin» vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/609 E. 2011/8999 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · taşıma sözleşmesi · avans faizi
Benzer bu kararda2 - Dava, demiryolu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «destekten yoksun kalma tazminatı» ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
… en kabulü ile Davacı ... için 3.820,60 TL maddi ve 5.000 TL manevi, diğer davacılar için ise ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2807 E. 2014/20299 K.
Ortak:yasal faiz · vekalet ücreti · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… şumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın «haksız fiilin» vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaB..'ın «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 3.045,65 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, bu tazminatın 250,00 TL'si için dava tarihinden, «ıslah» edilen 2.795,65 TL için ıslah tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, davacılar E..ve A..'nin yaralanmaları sebebiyle talep etmiş oldukları manevi tazminatın kısmen kabulü ile 2.000,00'er TL manevi tazminatın dava tari …
Ltd.Şti yararına bu nedenlerle «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu hususlara ilişkin olarak vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · sorumluluk sigortası · vekalet ücreti takdiri · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · mirasçılık · feragat · ıslah
Benzer bu kararda… sürücünün Adli Tıp Kurumu raporuyla sabit olduğu şekilde tam kusurlu olduğu, kaza sırasında otobüste bulunan davacılar yakınlarının öldüğü, davacıların talep ettiği «maddi tazminat» taleplerinin «müteselsil sorumlu sigorta» şirketlerince ödendiği, bu durumda davacıların maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, olay nedeniyle davacıların manevi zarara uğradıkları, bu nedenle olayın oluş biçimi, davalı sürücünün «kusur oranı» ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği sonucuna varılarak, asıl dava ve birleştirilen 2006/347 Esas sayılı dava yönünden, N..D.. «mirasçıları» M.. ve N..D..i'nin maddi tazminat talepleri ile M..
Şti'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, birleşen 2006/347 Esas sayılı dosyada vaki «feragat» nedeniyle tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, N..D..i'nin ölümü nedeniyle kızı N..
Şti'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin tazminat talebinin ve birleşen 2006/347 Esas sayılı dosyada vaki «feragat» nedeniyle tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, K..
B..'ın «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 3.045,65 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, bu tazminatın 250,00 TL'si için dava tarihinden, «ıslah» edilen 2.795,65 TL için ıslah tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, davacılar E..ve A..'nin yaralanmaları sebebiyle talep etmiş oldukları manevi tazminatın kısmen kabulü ile 2.000,00'er TL manevi tazminatın dava tari …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3272 E. 2013/18875 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · yasal faiz · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… şumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın «haksız fiilin» vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı için, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamıştır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olaydan etkileniş derecesi, olay tarihindeki paranın alım gücü ve somut olayın özelliklerine göre 25.000 TL'nin somut olaya uygun bir manevi tazminat olacağı gerekçesiyle 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4033 E. 2013/19479 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen, yukarıda anılan hüküm uyarınca mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · işlemden kaldırma · vekalet ücreti takdiri · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesinde, «davanın açılmamış sayılmasına», «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada is …
Mahkemece, «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen, yukarıda anılan hüküm uyarınca mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden y …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davanın, «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/637 E. , 2013/16990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2003/431-2012/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'nin eşi, diğer müvekkiller...ve ...'nin anneleri...'nin 02/09/2002 tarihinde yolcu bulunduğu, davalılardan ...'un maliki ve sürücüsü bulunduğu araç ile diğer davalının maliki ve sürücüsü bulunduğu aracın çarpışması sonucunda öldüğünü, müvekkillerinin murisine yükletilebilecek herhangi bir kusurlu davranışın söz konusu olmadığını, müvekkili ...'nin bu kaza sonucunda 30 yıllık eşini diğer müvekkillerinin de annelerini kaybettiğini, murisin zamansız ölümü sebebi ile müvekkillerinin büyük bir üzüntü ve manevi çöküntüye uğradıklarını, bu durumun yaşamları boyunca müvekkillerini etkileyeceğini, davalıların kazaya birlikte neden olmalarından dolayı müvekkillerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek her müvekkili için ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın 02/09/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., manevi tazminatın takdirin de olayın taksirli eylem olduğunun dikkate alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kendisinin de ekonomik durumunun iyi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacıların istemiş olduğu tazminatın haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan Faruk'un eşi diğer davacılarının annelerinin ölümü nedeniyle duydukları acı ve elemin ağırlığı ile olayın oluşumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7.
maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5. bendinde yer alan “5.860 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “2.160 TL” ibaresinin eklenmesine kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.283,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 30/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043861900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz