6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/637 E. 2013/16990 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt nispi vekalet ücreti haksız fiil yasal faiz vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan Faruk'un eşi diğer davacılarının annelerinin ölümü nedeniyle duydukları acı ve elemin ağırlığı ile olayın oluşumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/637 E. 2013/16990 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/609 E. 2011/8999 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2807 E. 2014/20299 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3272 E. 2013/18875 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4033 E. 2013/19479 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/637 E.  ,  2013/16990 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2003/431-2012/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ...'nin eşi, diğer müvekkiller...ve ...'nin anneleri...'nin 02/09/2002 tarihinde yolcu bulunduğu, davalılardan ...'un maliki ve sürücüsü bulunduğu araç ile diğer davalının maliki ve sürücüsü bulunduğu aracın çarpışması sonucunda öldüğünü, müvekkillerinin murisine yükletilebilecek herhangi bir kusurlu davranışın söz konusu olmadığını, müvekkili ...'nin bu kaza sonucunda 30 yıllık eşini diğer müvekkillerinin de annelerini kaybettiğini, murisin zamansız ölümü sebebi ile müvekkillerinin büyük bir üzüntü ve manevi çöküntüye uğradıklarını, bu durumun yaşamları boyunca müvekkillerini etkileyeceğini, davalıların kazaya birlikte neden olmalarından dolayı müvekkillerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek her müvekkili için ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın 02/09/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., manevi tazminatın takdirin de olayın taksirli eylem olduğunun dikkate alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kendisinin de ekonomik durumunun iyi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davacıların istemiş olduğu tazminatın haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan Faruk'un eşi diğer davacılarının annelerinin ölümü nedeniyle duydukları acı ve elemin ağırlığı ile olayın oluşumu dikkate alındığın da her bir davacı için takdiren 8.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle her bir davacı için 8.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarih olan 02.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davalılar için, davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7.

maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5. bendinde yer alan “5.860 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “2.160 TL” ibaresinin eklenmesine kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.283,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 30/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043861900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.