Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3272 E. 2013/18875 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ nispi vekalet ücreti↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olaydan etkileniş derecesi, olay tarihindeki paranın alım gücü ve somut olayın özelliklerine göre 25.000 TL'nin somut olaya uygun bir manevi tazminat olacağı gerekçesiyle 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davalı için, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı tarafın dava açarken yatırdığı 1.856,25 TL nispi harçtan, hükmolunan miktara göre alınması gereken 1.475 TL harcın mahsubu ile kalan 371,25 TL harcın istek halinde davacıya iadesine karar verilmiş ise de, hükmün 4- a bendinde davalının harçtan sorumluluğunun 599 TL olarak belirlenmesi de doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4033 E. 2013/19479 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı için, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen, yukarıda anılan hüküm uyarınca mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · işlemden kaldırma · vekalet ücreti takdiri · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesinde, «davanın açılmamış sayılmasına», «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada is …
Mahkemece, «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olmasına rağmen, yukarıda anılan hüküm uyarınca mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden y …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davanın, «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yönetici azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10665 E. 2015/10324 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı için, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaŞu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklinde düzenlenmiş olup buna göre kendini vekil ile «temsil» ettiren davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · yenileme · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren 3 ay içerisinde «yenilenmeyen» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi "«davanın açılmamış sayılmasına»; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.
Dava, şirket yöneticilerinin azli istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklinde düzenlenmiş olup buna göre kendini vekil ile «temsil» ettiren davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5273 E. 2015/12447 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalı için, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla «nispi vekalet ücretine» hükmolunması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaDava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · dosyanın işlemden kaldırılması · tapu iptali ve tescil · işlemden kaldırma · maktu vekalet ücreti · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafın duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın HMK'nın 150/1 maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre geçtiği halde davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi halinde tamamına hükmolunaca …
Bu durumda, mahkemece davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/694 E. 2013/17954 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olaydan etkileniş derecesi, olay tarihindeki paranın alım gücü ve somut olayın özelliklerine göre 25.000 TL'nin somut olaya uygun bir manevi tazminat olacağı gerekçesiyle 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 16.300,03 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3272 E. , 2013/18875 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2012 tarih ve 2012/432-2012/704 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 24.02.2009 tarihinde, davalının işleteni olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası neticesi yaralandığını ve yapılan tedaviye rağmen sakat kaldığını, kazanın araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin trafik kazası sebebiyle meydana gelen sakatlığı dolayısıyla manevi acılar çektiğini ileri sürerek 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olaydan etkileniş derecesi, olay tarihindeki paranın alım gücü ve somut olayın özelliklerine göre 25.000 TL'nin somut olaya uygun bir manevi tazminat olacağı gerekçesiyle 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, AAÜT'nin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davalı için, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı tarafın dava açarken yatırdığı 1.856,25 TL nispi harçtan, hükmolunan miktara göre alınması gereken 1.475 TL harcın mahsubu ile kalan 371,25 TL harcın istek halinde davacıya iadesine karar verilmiş ise de, hükmün 4- a bendinde davalının harçtan sorumluluğunun 599 TL olarak belirlenmesi de doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4- a bendinde yer alan “599 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.475 TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün 5- b bendinde yer alan “10.050 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.000 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034572500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz