Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7510 E. 2024/3685 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ destekten yoksun kalma tazminatı↗ husumet itirazı↗ trafik kazası↗ kira sözleşmesi↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ mahsup↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ıslah↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/60 E., 2021/481 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... ve oğlu ... ile...'ın eşi, ...'ın annesi ... ...'ın, davalı ... firması tarafından temin edilen, diğer davalı ...'a ait, davalı ...'nun sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini, ... ile ...'ın ise yaralandığını, diğer müvekkillerinin, kazada ölen ...'ün anne, baba ve kardeşi olduklarını, kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili...'ın eşinin ölümü nedeniyle 1.000,00 TL destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, davacı ...'ın annesinin ölümü nedeniyle 1.000,00 destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi, davacılar anne baba için ayrı ayrı 500,00 TL destekten yoksun kalma ve davacılar anne, baba ve kardeş için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat taleplerini ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya uğrayan aracın müvekkili tarafından diğer davalı ... Turizm Tic. San. Ltd. Şti'ne uzun süreli olarak kiraya verildiği, araç üzerinde 6 ay gibi uzunca bir süre boyunca müvekkilinin hiç bir fiili hakimiyetinin olmaması nazara alındığında, müvekkiline yönelik davanın reddinin gerektiğini, davacının maddi tazminat alacaklarının tamamının sigorta tarafından ödendiğini, davacıların emniyet kemeri takmadıkları için kendilerinin de kusurlu olduklarını, davacıların taleplerinin çok yüksek bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Turizm vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazayla ilgili müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin bir tatil acentesi olduğunu, herhangi bir şekilde araç işleten konumunda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.07.2016 tarihinde Isparta-Antalya Karayolu üzerinde davalı sürücü ...'nun tek taraflı kaza yapması sonucu ...'ın vefat ettiği, davacılar... ile ...'ın yaralandığı, kazanın oluşumunda sürücü...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ...'ın maluliyetten doğan maddi tazminat alacağının 22.113,88 TL, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 324.077,40 TL, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 29.688,88 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 55.472,04 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 58.098,46 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın ıslah dilekçesi doğrultusunda ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, ... ...'ın genç yaşta vefatı sebebiyle davacı yakınlarının derin üzüntü, acı ve ızdırap duydukları, manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle, manevi zararlarının bir nebze olsun giderilmesini teminen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davalı şirketlerin ekonomik ve sosyal durumlarının iyi olması, olayın oluş şekli, olay tarihi, davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olması, davacılar ile müteveffanın yakınlık derecesi, davacılarda meydana gelen manevi zararın ağırlığı, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden açılan davanın kabulü ile davacı ... yönünden toplam 324.077,40 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 29.688,88 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 55.472,04 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 58.098,66 TL'nin kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, ...'ın maluliyeti nedeni ile maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 22.113,88 TL'nin 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, manevi tazminata ilişkin taleplerine yönelik davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın eşi ...'ü kaybetmesinden ötürü 40.000,00 TL, davacı ...'ın kazada kendi yaralanmasından ötürü 3.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın kazada kendi yaralanmasından ötürü 3.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın annesi ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'in kızı ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'nin kızı ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'nun kardeşi ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 10.000,00 TL manevi tazminatın 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp anılan davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın annesi, babası ve kardeşinin müteveffadan maddi destek aldığı ispatlanamamasına rağmen bu kimseler için de tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Türk Nippon Sigorta tarafından davacılara yapılan ödemenin bilirkişilerce hesaptan düşülmediğini, yerel mahkemece de bu hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, müteveffanın asgari ücretli bir işçi olmasına rağmen tazminat hesabının hatalı olarak asgari ücretin 1,2198 katı üzerinden yapıldığını, yerel mahkemece husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, kazanın meydana geldiği aracın müvekkili tarafından diğer davalı Şirkete uzun süreli olarak kiraya verildiğini, meydana gelen olayda karayollarının bakım sorumluluğu ihmal edilerek tüm sorumluluğun sürücüye yüklendiğini, olayın meydana geldiği yolun asfaltı sıcaktan eridiğini ve yapısının bozulduğunu, yolcuların emniyet kemeri takmayarak yaptıkları kural ihlalinin göz ardı edildiğini, hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı ... tarafından, maliki olduğu aracın uzun süreli olarak kiralandığı ve bu nedenle kendisine husumet düşmediği savunulmuş ise de dosyaya sunulan sözleşmenin, uzun süreli araç kira sözleşmesi niteliğinde olmadığı, anılan davalının işleten sıfatının devam ettiği, nitekim araç sürücüsünün de davalı malikin çalışanı olduğu, bu nedenle husumet savunmasının yerinde bulunmadığı, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle isteyebileceği maddi tazminat ile davacı ... dışındaki davacıların, ...'ın vefatı nedeniyle isteyebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının usulünce hesaplandığı, kazada ölen ...'ün maaşının ispat edildiği ve bu maaşın asgari ücretin üzerinde olduğu, öte yandan ölenin anne ve babasının, ölenden destek aldıklarını ayrıca ispat etmelerine gerek bulunmadığı, ölenin kardeşi yönünden ise zaten destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmediği, zorunlu koltuk sigortası kapsamında yapılan ödemenin mahsup edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı, bunun dışında kalan sigorta ödemelerin ise davacıların isteyebilecekleri tazminattan mahsup edildiği, kazanın meydana gelmesindeki tüm kusurun, araç sürücüsünde olduğunun dosya kapsamındaki raporlarda açıklandığı, bunun dışında davacılar... ve ... ile kazada ölen ...'ün emniyet kemerlerini takmadıklarına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında yer almadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminatların da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 85, 3 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10842 E. 2018/4832 K.
Ortak:destekten yoksun kalma tazminatı · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… nucu ...'ın vefat ettiği, davacılar... ile ...'ın yaralandığı, kazanın oluşumunda sürücü...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ...'ın maluliyetten doğan «maddi tazminat» alacağının 22.113,88 TL, ...'ın «destekten yoksun kalma tazminatından» alacağının 324.077,40 TL, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 29.688,88 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 55.472,04 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 58.098,46 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın «ıslah» dilekçesi doğrultusunda ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, ... ...'ın genç yaşta vefatı sebebiyle davacı yakınlarının derin üzüntü, acı ve ızdırap duydukları, manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle, manevi zararlarının bir nebze olsun giderilmesini teminen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davalı şirketlerin ekonomik ve sosyal durumlarının iyi olması, olayın oluş şekli, olay tarihi, davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olması, davacılar ile müteveffanın yakınlık derecesi, davacılarda meydana gelen manevi zararın ağırlığı, paranın satın alma gücü ve «hakkaniyet» ilkesi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden açılan davanın kabulü ile davacı ... yönünden toplam 324.077,40 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 29.688,88 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 55.472,04 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 58.098,66 TL'nin kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, ...'ın maluliyeti nedeni ile maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 22.113,88 TL'nin 17 …
… usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı ... tarafından, maliki olduğu aracın uzun süreli olarak kiralandığı ve bu nedenle kendisine «husumet» düşmediği savunulmuş ise de dosyaya sunulan sözleşmenin, uzun süreli araç «kira sözleşmesi» niteliğinde olmadığı, anılan davalının «işleten sıfatının» devam ettiği, nitekim araç sürücüsünün de davalı malikin çalışanı olduğu, bu nedenle husumet savunmasının yerinde bulunmadığı, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle isteyebileceği «maddi tazminat» ile davacı ... dışındaki davacıların, ...'ın vefatı nedeniyle isteyebilecekleri «destekten yoksun kalma tazminatının» usulünce hesaplandığı, kazada ölen ...'ün maaşının ispat edildiği ve bu maaşın asgari ücretin üzerinde olduğu, öte yandan ölenin anne ve babasının, ölenden destek aldıklarını ayrıca ispat etmelerine gerek bulunmadığı, ölenin kardeşi yönünden ise zaten destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmediği, zorunlu koltuk sigortası kapsamında yapılan ödemenin «mahsup» edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı, bunun dışında kalan sigorta ödemelerin ise davacıların isteyebilecekleri tazminattan mahsup edildiği, kazanın meydana gelmesindeki tüm «kusurun», araç sürücüsünde olduğunun dosya kapsamındaki raporlarda açıklandığı, bunun dışında davacılar... ve ... ile kazada ölen ...'ün emniyet kemerlerini takmadıklarına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında yer almadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminatların da somut olayın özelliklerine ve «hakkaniyete» uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
… n, davalı ... firması tarafından temin edilen, diğer davalı ...'a ait, davalı ...'nun sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı «trafik kazası» neticesinde ...'ın vefat ettiğini, ... ile ...'ın ise yaralandığını, diğer müvekkillerinin, kazada ölen ...'ün anne, baba ve kardeşi olduklarını, kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili...'ın eşinin ölümü nedeniyle 1.000,00 TL destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, davacı ...'ın annesinin ölümü nedeniyle 1.000,00 destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi, davacılar anne baba için ayrı ayrı 500,00 TL destekten yoksun kalma ve davacılar anne, baba ve kardeş için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında «maddi tazminat» taleplerini «ıslah» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ölenin ana babasına SGK tarafından ölüm geliri bağlanmadığından rücuen «maddi tazminat» talep edilemeyeceği, tazminat davalarındaki «masrafların» poliçe «teminatı» dışında kaldığı, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe kapsamında kaldığı, alacağın miktarının tesbitinin yargılamayı gerektirdiği, davalının ancak ödediği manevi tazminat kalemini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kablune, takibin 56.000,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sonucunda ödenen manevi tazminat yönünden dava kabul edilirken «destekten yoksun kalma tazminatı» yönünden yazılı gerekçe davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karine · rücuen tahsil · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ölenin ana babasına SGK tarafından ölüm geliri bağlanmadığından rücuen «maddi tazminat» talep edilemeyeceği, tazminat davalarındaki «masrafların» poliçe «teminatı» dışında kaldığı, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe kapsamında kaldığı, alacağın miktarının tesbitinin yargılamayı gerektirdiği, davalının ancak ödediği manevi tazminat kalemini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kablune, takibin 56.000,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, ölenin desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla anne-baba ve kardeşlere işveren sigortalı davacı tarafından ödenen tazminatın İnşaat ...Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalı sigortacıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Oysa 22.06.2018 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da açıklandığı gibi desteğin, anne-babaya fiilen destek olduğu «karine» olup, destek ilişkisinin varlığı yönünden SGK tarafından gelir bağlanma şartının aranmasına da gerek yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3331 E. 2012/11117 K.
Ortak:destekten yoksun kalma tazminatı · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı ... tarafından, maliki olduğu aracın uzun süreli olarak kiralandığı ve bu nedenle kendisine «husumet» düşmediği savunulmuş ise de dosyaya sunulan sözleşmenin, uzun süreli araç «kira sözleşmesi» niteliğinde olmadığı, anılan davalının «işleten sıfatının» devam ettiği, nitekim araç sürücüsünün de davalı malikin çalışanı olduğu, bu nedenle husumet savunmasının yerinde bulunmadığı, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle isteyebileceği «maddi tazminat» ile davacı ... dışındaki davacıların, ...'ın vefatı nedeniyle isteyebilecekleri «destekten yoksun kalma tazminatının» usulünce hesaplandığı, kazada ölen ...'ün maaşının ispat edildiği ve bu maaşın asgari ücretin üzerinde olduğu, öte yandan ölenin anne ve babasının, ölenden destek aldıklarını ayrıca ispat etmelerine gerek bulunmadığı, ölenin kardeşi yönünden ise zaten destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmediği, zorunlu koltuk sigortası kapsamında yapılan ödemenin «mahsup» edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı, bunun dışında kalan sigorta ödemelerin ise davacıların isteyebilecekleri tazminattan mahsup edildiği, kazanın meydana gelmesindeki tüm «kusurun», araç sürücüsünde olduğunun dosya kapsamındaki raporlarda açıklandığı, bunun dışında davacılar... ve ... ile kazada ölen ...'ün emniyet kemerlerini takmadıklarına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında yer almadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminatların da somut olayın özelliklerine ve «hakkaniyete» uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
… nucu ...'ın vefat ettiği, davacılar... ile ...'ın yaralandığı, kazanın oluşumunda sürücü...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ...'ın maluliyetten doğan «maddi tazminat» alacağının 22.113,88 TL, ...'ın «destekten yoksun kalma tazminatından» alacağının 324.077,40 TL, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 29.688,88 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 55.472,04 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 58.098,46 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın «ıslah» dilekçesi doğrultusunda ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, ... ...'ın genç yaşta vefatı sebebiyle davacı yakınlarının derin üzüntü, acı ve ızdırap duydukları, manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle, manevi zararlarının bir nebze olsun giderilmesini teminen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davalı şirketlerin ekonomik ve sosyal durumlarının iyi olması, olayın oluş şekli, olay tarihi, davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olması, davacılar ile müteveffanın yakınlık derecesi, davacılarda meydana gelen manevi zararın ağırlığı, paranın satın alma gücü ve «hakkaniyet» ilkesi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden açılan davanın kabulü ile davacı ... yönünden toplam 324.077,40 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 29.688,88 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 55.472,04 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 58.098,66 TL'nin kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, ...'ın maluliyeti nedeni ile maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 22.113,88 TL'nin 17 …
Benzer bu kararda… a, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffanın annesi ve babası olan davacılar bakımından, bu davacıların müteveffaya ait veraset ilamında «mirasçı» olarak gözükmediği bu sebeple aktif dava «ehliyetlerinin» olmadığı gerekçesiyle reddine, müteveffanın kızı olan diğer davacı açısından müteveffanın araçta yolcu olduğu, «kusura» katılımın olmadığı, araçta meydana gelen kazada sürücüsünün 8/8 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
BK 45/2. maddesi uyarınca, ölenin desteğinden yoksun kalanlar, «mirasçı» olup olmadıklarına bakılmaksızın «destekten yoksun kalma tazminatı» talebinde bulunabilirler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… a, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffanın annesi ve babası olan davacılar bakımından, bu davacıların müteveffaya ait veraset ilamında «mirasçı» olarak gözükmediği bu sebeple aktif dava «ehliyetlerinin» olmadığı gerekçesiyle reddine, müteveffanın kızı olan diğer davacı açısından müteveffanın araçta yolcu olduğu, «kusura» katılımın olmadığı, araçta meydana gelen kazada sürücüsünün 8/8 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
BK 45/2. maddesi uyarınca, ölenin desteğinden yoksun kalanlar, «mirasçı» olup olmadıklarına bakılmaksızın «destekten yoksun kalma tazminatı» talebinde bulunabilirler.
Bu itibarla, mahkemece, ölenin annesi ve babası olan davacılar yönünden, ölenin veraset ilamında «mirasçı» olmadıklarından bahisle bu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/797 E. 2023/4077 K.
Ortak:trafik kazası · yasal faiz · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… n, davalı ... firması tarafından temin edilen, diğer davalı ...'a ait, davalı ...'nun sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı «trafik kazası» neticesinde ...'ın vefat ettiğini, ... ile ...'ın ise yaralandığını, diğer müvekkillerinin, kazada ölen ...'ün anne, baba ve kardeşi olduklarını, kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili...'ın eşinin ölümü nedeniyle 1.000,00 TL destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, davacı ...'ın annesinin ölümü nedeniyle 1.000,00 destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi, davacılar anne baba için ayrı ayrı 500,00 TL destekten yoksun kalma ve davacılar anne, baba ve kardeş için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında «maddi tazminat» taleplerini «ıslah» etmiştir.
… nucu ...'ın vefat ettiği, davacılar... ile ...'ın yaralandığı, kazanın oluşumunda sürücü...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ...'ın maluliyetten doğan «maddi tazminat» alacağının 22.113,88 TL, ...'ın «destekten yoksun kalma tazminatından» alacağının 324.077,40 TL, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 29.688,88 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 55.472,04 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 58.098,46 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın «ıslah» dilekçesi doğrultusunda ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, ... ...'ın genç yaşta vefatı sebebiyle davacı yakınlarının derin üzüntü, acı ve ızdırap duydukları, manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle, manevi zararlarının bir nebze olsun giderilmesini teminen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davalı şirketlerin ekonomik ve sosyal durumlarının iyi olması, olayın oluş şekli, olay tarihi, davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olması, davacılar ile müteveffanın yakınlık derecesi, davacılarda meydana gelen manevi zararın ağırlığı, paranın satın alma gücü ve «hakkaniyet» ilkesi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden açılan davanın kabulü ile davacı ... yönünden toplam 324.077,40 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 29.688,88 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 55.472,04 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 58.098,66 TL'nin kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, ...'ın maluliyeti nedeni ile maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 22.113,88 TL'nin 17 …
… usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı ... tarafından, maliki olduğu aracın uzun süreli olarak kiralandığı ve bu nedenle kendisine «husumet» düşmediği savunulmuş ise de dosyaya sunulan sözleşmenin, uzun süreli araç «kira sözleşmesi» niteliğinde olmadığı, anılan davalının «işleten sıfatının» devam ettiği, nitekim araç sürücüsünün de davalı malikin çalışanı olduğu, bu nedenle husumet savunmasının yerinde bulunmadığı, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle isteyebileceği «maddi tazminat» ile davacı ... dışındaki davacıların, ...'ın vefatı nedeniyle isteyebilecekleri «destekten yoksun kalma tazminatının» usulünce hesaplandığı, kazada ölen ...'ün maaşının ispat edildiği ve bu maaşın asgari ücretin üzerinde olduğu, öte yandan ölenin anne ve babasının, ölenden destek aldıklarını ayrıca ispat etmelerine gerek bulunmadığı, ölenin kardeşi yönünden ise zaten destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmediği, zorunlu koltuk sigortası kapsamında yapılan ödemenin «mahsup» edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı, bunun dışında kalan sigorta ödemelerin ise davacıların isteyebilecekleri tazminattan mahsup edildiği, kazanın meydana gelmesindeki tüm «kusurun», araç sürücüsünde olduğunun dosya kapsamındaki raporlarda açıklandığı, bunun dışında davacılar... ve ... ile kazada ölen ...'ün emniyet kemerlerini takmadıklarına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında yer almadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminatların da somut olayın özelliklerine ve «hakkaniyete» uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 914 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «taşıyıcının» taşıma sırasında yolcuların kaza nedeni ile yaralanması veya ölümü halinde her türlü zararı karşılayacağı, 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi gereği kasten veya taksirle başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, bedensel zarara uğrayanların 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince manevi tazminat isteme hakkı olduğu, 56 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise «haksız fiilde» ölüm halinde ölenin yakınlarının manevi tazminat isteyebileceği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85 inci maddesi gereği motorlu araç işleteni ile birlikte aracı bilet satmak suretiyle taşımacılıkta kullanan teşebbüsün doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, davalı ...'in sürücüsü ve davalı şirketin işleteni olduğu yolcu otobüsünün karıştığı «trafik kazası» sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nın yaralandığı, davacı ...'nın eşi ve diğer davacıların müşterek çocukları olan...in vefat ettiği, 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir tutarın adalete uygun olması gerektiği, 2918 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur», somut olayda, otobüs sürücüsünün kusuru bulunduğu gibi, trafik kazasının mücbir bir sebepten ve şoför dışında üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalı şirketin sorumluluk koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalı otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün zarara kusurlu hareketi ile doğrudan sebebiyet vermesinden dolayı, davalı şirketin ise hem taşıyıcı hem de otobüsün işleteni olmasından dolayı doğan zararlardan sorumlu oldukları, manevi zarar belirlenirken «müterafık kusur» nedeniyle oransal bir indirim yapılamayacağı, davalı tarafından da araç içerisindeki yolculara emniyet kemerlerini takmaları konusunda etkin bir uyarıda bulunma sorumluluğunun yerine getirilmediği, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacı ...'nın yaralanma derecesi, hak ve nesafet kaideleri birlikte yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı ... yararına kendi yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi tazminat, eşi...in ölümünden dolayı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ulaşılmak istenilen manevi tatmin için yeterli olduğu, ancak aynı nedenlerden dolayı davacı ... ve davacı ...'in çocukları...in ölümü nedeniyle hükmedilen 30.000,00'er TL manevi tazminatın yaşanan ve yaşanacak acı ve ızdırap karşısında bir miktar az olduğu gerekçesiyle davalıların ve davacılardan ...'nın istinaf istemlerinin esastan reddine, davacılar ... ve ... vekilinin bu davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf istemlerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı ...'nın kendi yaralanmasından dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 10.01.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'nın, ...'in ölümünden dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen …
… teni olduğu yolcu otobüsünün seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak dağa çarptığı, 28.05.2016 tarihinde meydana gelen «trafik kazası» sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nın yaralandığı, davacı ...'nın eşi, diğer davacıların çocukları olan...in vefat ettiği belirtilerek davacı ...'nın yaralanmasından dolayı 25.000,00 TL manevi tazminatın, eşi...in ölümünden dolayı 500.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... ve ... için 250.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… lması sebebiyle ceza yargılamasının beklenmesine gerek olmadığı, davalı sürücünün davalı iş yerinde şoför olarak çalışıyor olması sebebiyle diğer davalı şirketin de «kusura» ortak olduğu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun bulunmadığı, kazada eşini ve çocuklarını kaybeden davacıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · kusur oranı · illiyet bağı · müteselsil sorumluluk · kesinlik sınırı · mirasçılık
Benzer bu kararda… vrasından kaynaklandığının belirtildiğini, araç işleten-adam çalıştıran konumunda olan müvekkilinin manevi tazminat sorumluluğunun olmadığını, tazminat için gerekli «illiyet bağının» olmadığını, bu sebeple «kusursuz sorumluluklarının» da olmadığını, diğer davalının ağır kusurunun müvekkilinin sorumluluğu açısından illiyet bağını kestiğini, aksi kabul edilse dahi tazminatın tespitinde «müterafik kusurun» dikkate alınması gerektiğini, zarar talep edebileceklerin «mirasçılık» durumuna göre değil fiili yakınlığa göre ele alınması gerektiğini, davacılar taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldır …
… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 914 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «taşıyıcının» taşıma sırasında yolcuların kaza nedeni ile yaralanması veya ölümü halinde her türlü zararı karşılayacağı, 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi gereği kasten veya taksirle başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, bedensel zarara uğrayanların 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince manevi tazminat isteme hakkı olduğu, 56 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise «haksız fiilde» ölüm halinde ölenin yakınlarının manevi tazminat isteyebileceği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85 inci maddesi gereği motorlu araç işleteni ile birlikte aracı bilet satmak suretiyle taşımacılıkta kullanan teşebbüsün doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, davalı ...'in sürücüsü ve davalı şirketin işleteni olduğu yolcu otobüsünün karıştığı «trafik kazası» sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nın yaralandığı, davacı ...'nın eşi ve diğer davacıların müşterek çocukları olan...in vefat ettiği, 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir tutarın adalete uygun olması gerektiği, 2918 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur», somut olayda, otobüs sürücüsünün kusuru bulunduğu gibi, trafik kazasının mücbir bir sebepten ve şoför dışında üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalı şirketin sorumluluk koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalı otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün zarara kusurlu hareketi ile doğrudan sebebiyet vermesinden dolayı, davalı şirketin ise hem taşıyıcı hem de otobüsün işleteni olmasından dolayı doğan zararlardan sorumlu oldukları, manevi zarar belirlenirken «müterafık kusur» nedeniyle oransal bir indirim yapılamayacağı, davalı tarafından da araç içerisindeki yolculara emniyet kemerlerini takmaları konusunda etkin bir uyarıda bulunma sorumluluğunun yerine getirilmediği, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacı ...'nın yaralanma derecesi, hak ve nesafet kaideleri birlikte yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı ... yararına kendi yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi tazminat, eşi...in ölümünden dolayı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ulaşılmak istenilen manevi tatmin için yeterli olduğu, ancak aynı nedenlerden dolayı davacı ... ve davacı ...'in çocukları...in ölümü nedeniyle hükmedilen 30.000,00'er TL manevi tazminatın yaşanan ve yaşanacak acı ve ızdırap karşısında bir miktar az olduğu gerekçesiyle davalıların ve davacılardan ...'nın istinaf istemlerinin esastan reddine, davacılar ... ve ... vekilinin bu davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf istemlerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı ...'nın kendi yaralanmasından dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 10.01.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'nın, ...'in ölümünden dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen …
Her bir davacının talebi bağımsız dava niteliğinde olup her bir davacı yönünden davalılar aleyhine hükmedilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile «kesinlik sınırı» olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Miktar veya değeri «kesinlik sınırını» geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7510 E. , 2024/3685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1758 Esas, 2022/1037 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Eskişehir Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2021/60 E., 2021/481 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... ve oğlu ... ile...'ın eşi, ...'ın annesi ... ...'ın, davalı ... firması tarafından temin edilen, diğer davalı ...'a ait, davalı ...'nun sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini, ... ile ...'ın ise yaralandığını, diğer müvekkillerinin, kazada ölen ...'ün anne, baba ve kardeşi olduklarını, kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili...'ın eşinin ölümü nedeniyle 1.000,00 TL destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, davacı ...'ın annesinin ölümü nedeniyle 1.000,00 destekten yoksun kalma, 100.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi, davacılar anne baba için ayrı ayrı 500,00 TL destekten yoksun kalma ve davacılar anne, baba ve kardeş için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat taleplerini ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya uğrayan aracın müvekkili tarafından diğer davalı ... Turizm Tic. San. Ltd. Şti'ne uzun süreli olarak kiraya verildiği, araç üzerinde 6 ay gibi uzunca bir süre boyunca müvekkilinin hiç bir fiili hakimiyetinin olmaması nazara alındığında, müvekkiline yönelik davanın reddinin gerektiğini, davacının maddi tazminat alacaklarının tamamının sigorta tarafından ödendiğini, davacıların emniyet kemeri takmadıkları için kendilerinin de kusurlu olduklarını, davacıların taleplerinin çok yüksek bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Turizm vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazayla ilgili müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin bir tatil acentesi olduğunu, herhangi bir şekilde araç işleten konumunda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.07.2016 tarihinde Isparta-Antalya Karayolu üzerinde davalı sürücü ...'nun tek taraflı kaza yapması sonucu ...'ın vefat ettiği, davacılar... ile ...'ın yaralandığı, kazanın oluşumunda sürücü...'un % 100 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ...'ın maluliyetten doğan maddi tazminat alacağının 22.113,88 TL, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 324.077,40 TL, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 29.688,88 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 55.472,04 TL, ...'nun destekten yoksun kalma tazminatından alacağının 58.098,46 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın ıslah dilekçesi doğrultusunda ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, ...
...'ın genç yaşta vefatı sebebiyle davacı yakınlarının derin üzüntü, acı ve ızdırap duydukları, manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle, manevi zararlarının bir nebze olsun giderilmesini teminen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davalı şirketlerin ekonomik ve sosyal durumlarının iyi olması, olayın oluş şekli, olay tarihi, davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olması, davacılar ile müteveffanın yakınlık derecesi, davacılarda meydana gelen manevi zararın ağırlığı, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden açılan davanın kabulü ile davacı ... yönünden toplam 324.077,40 TL'nin, davacı ...
yönünden toplam 29.688,88 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 55.472,04 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 58.098,66 TL'nin kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, ...'ın maluliyeti nedeni ile maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 22.113,88 TL'nin 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, manevi tazminata ilişkin taleplerine yönelik davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın eşi ...'ü kaybetmesinden ötürü 40.000,00 TL, davacı ...'ın kazada kendi yaralanmasından ötürü 3.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın kazada kendi yaralanmasından ötürü 3.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın annesi ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'in kızı ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'nin kızı ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'nun kardeşi ...'ü kazada kaybetmesinden ötürü 10.000,00 TL manevi tazminatın 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp anılan davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın annesi, babası ve kardeşinin müteveffadan maddi destek aldığı ispatlanamamasına rağmen bu kimseler için de tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Türk Nippon Sigorta tarafından davacılara yapılan ödemenin bilirkişilerce hesaptan düşülmediğini, yerel mahkemece de bu hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, müteveffanın asgari ücretli bir işçi olmasına rağmen tazminat hesabının hatalı olarak asgari ücretin 1,2198 katı üzerinden yapıldığını, yerel mahkemece husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, kazanın meydana geldiği aracın müvekkili tarafından diğer davalı Şirkete uzun süreli olarak kiraya verildiğini, meydana gelen olayda karayollarının bakım sorumluluğu ihmal edilerek tüm sorumluluğun sürücüye yüklendiğini, olayın meydana geldiği yolun asfaltı sıcaktan eridiğini ve yapısının bozulduğunu, yolcuların emniyet kemeri takmayarak yaptıkları kural ihlalinin göz ardı edildiğini, hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı ... tarafından, maliki olduğu aracın uzun süreli olarak kiralandığı ve bu nedenle kendisine husumet düşmediği savunulmuş ise de dosyaya sunulan sözleşmenin, uzun süreli araç kira sözleşmesi niteliğinde olmadığı, anılan davalının işleten sıfatının devam ettiği, nitekim araç sürücüsünün de davalı malikin çalışanı olduğu, bu nedenle husumet savunmasının yerinde bulunmadığı, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle isteyebileceği maddi tazminat ile davacı ... dışındaki davacıların, ...'ın vefatı nedeniyle isteyebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının usulünce hesaplandığı, kazada ölen ...'ün maaşının ispat edildiği ve bu maaşın asgari ücretin üzerinde olduğu, öte yandan ölenin anne ve babasının, ölenden destek aldıklarını ayrıca ispat etmelerine gerek bulunmadığı, ölenin kardeşi yönünden ise zaten destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmediği, zorunlu koltuk sigortası kapsamında yapılan ödemenin mahsup edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı, bunun dışında kalan sigorta ödemelerin ise davacıların isteyebilecekleri tazminattan mahsup edildiği, kazanın meydana gelmesindeki tüm kusurun, araç sürücüsünde olduğunun dosya kapsamındaki raporlarda açıklandığı, bunun dışında davacılar...
ve ... ile kazada ölen ...'ün emniyet kemerlerini takmadıklarına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında yer almadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminatların da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 85, 3 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043779300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz