6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Işyeri sigorta poliçesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11420 E. 2010/2295 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri sigorta poliçesi işyeri sigortası sigorta sözleşmesi ek prim işlemiş faiz asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı sigorta poliçesi yasal faiz ibraz teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1263TTK 1265

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 14.01.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, itirazın 2.232,53 YTL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faiz talebine ilişkin talebin reddine asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı prim borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan prim borcunun ödenmediğini iddia etmesine karşın davalı vekili taraflar arasında kurulmuş sigorta ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin imzası bulunmayan poliçeyi kabul etmediklerini, ödenen peşinat ya da taksit bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından imzalanmış bir poliçe bulunmasa dahi, davalı tarafın cevap dilekçesinde, icra takibinde poliçeye itiraz etmediği, Şeker Sigorta tarafından gönderilen 06.06.2001 tarihli yazıya da itiraz etmediği böylece poliçenin davalı tarafça zımnen kabul edildiği, sigorta sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerektiği şeklindeki bilirkişi raporlarına itibar edilerek asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. TTK’nun 1263. maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamıştır. Sigorta sözleşmesini yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesi meydana gelir. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem kazanır. Sigortacının TTK’nun 1265/1 ve 1267. maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK’nun 1265, 1267 ve

1295/1. maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle primi veya ilk taksidi poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir. Davacının dosyaya ibraz ettiği poliçe aslında davalı sigortalının imzası bulunmamaktadır. Davacı taraf poliçenin davalıya teslim ya da tebliğ edildiğini ispata yarar hiç bir delil ibraz etmemiştir. Davacının dayandığı Şeker Sigorta A.Ş.’nin 06.06.2001 tarihli yazısında da poliçeye ait bir ödemeye rastlanmadığı, ödeme yapıldığının dekont veya makbuz gibi delillerle ispat edilmemesi halinde sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmayacağının bildirildiği görülmektedir. Alınan 3 bilirkişi raporunda da davacının defter ve kayıtlarında poliçeye ve bu poliçeden kaynaklanan ödemeye rastlanmadığı bildirilmiştir. Buna göre taraflar arasında sigorta sözleşmesi kurulduğu kanıtlanamadığı halde mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6442 E. 2010/12077 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2367 E. 2011/1489 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14265 E. 2016/73 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11420 E.  ,  2010/2295 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çankırı 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.02.2007 tarih ve 2003/1249-2007/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkiline işyeri paket sigorta poliçesi yaptırdığı halde sigorta primini ödemediğini, alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takibe de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, poliçeyi kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, sigorta şirketince iptal edilmiş poliçe nedeniyle davacının takip yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 14.01.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, itirazın 2.232,53 YTL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faiz talebine ilişkin talebin reddine asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı prim borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan prim borcunun ödenmediğini iddia etmesine karşın davalı vekili taraflar arasında kurulmuş sigorta ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin imzası bulunmayan poliçeyi kabul etmediklerini, ödenen peşinat ya da taksit bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından imzalanmış bir poliçe bulunmasa dahi, davalı tarafın cevap dilekçesinde, icra takibinde poliçeye itiraz etmediği, Şeker Sigorta tarafından gönderilen 06.06.2001 tarihli yazıya da itiraz etmediği böylece poliçenin davalı tarafça zımnen kabul edildiği, sigorta sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerektiği şeklindeki bilirkişi raporlarına itibar edilerek asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

TTK’nun 1263. maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamıştır. Sigorta sözleşmesini yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesi meydana gelir. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem kazanır. Sigortacının TTK’nun 1265/1 ve 1267. maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK’nun 1265, 1267 ve

1295/1. maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle primi veya ilk taksidi poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir. Davacının dosyaya ibraz ettiği poliçe aslında davalı sigortalının imzası bulunmamaktadır. Davacı taraf poliçenin davalıya teslim ya da tebliğ edildiğini ispata yarar hiç bir delil ibraz etmemiştir. Davacının dayandığı Şeker Sigorta A.Ş.’nin 06.06.2001 tarihli yazısında da poliçeye ait bir ödemeye rastlanmadığı, ödeme yapıldığının dekont veya makbuz gibi delillerle ispat edilmemesi halinde sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmayacağının bildirildiği görülmektedir.

Alınan 3 bilirkişi raporunda da davacının defter ve kayıtlarında poliçeye ve bu poliçeden kaynaklanan ödemeye rastlanmadığı bildirilmiştir. Buna göre taraflar arasında sigorta sözleşmesi kurulduğu kanıtlanamadığı halde mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009671300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.