6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13203 E. 2010/11523 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Zamanaşımı
10 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu tazmini garanti sözleşmesi tazmin talebi lehdar rücu hakkı rücuen tahsil yetki itirazı teminat mektubu riziko yargılama giderleri muacceliyet rücu garantörlük vade yetki geçersizlik taahhütname taşıyan kusur cy/cy kaydı zamanaşımı teminat i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bir bankanın müşterisi lehine teminat mektubu vermesi için diğer bir bankadan kontrgaranti alması halinde, sadece kontrgaranti veren bankanın kredilendirilip onun talebi üzerine teminat mektubunun verildiği ve teminat mektubu veren bankanın lehdara rücu hakkının bulunduğu, davacı banka tarafından Tügsaş A.Ş. lehine verilen teminat mektubunun vadesinin 30.04.1998 tarihine kadar uzatıldığı, lehdarın 27.04.1998 tarihinde ve süresinde tazmin talebinde bulunduğu halde davacının talebi reddettiği, davacı banka aleyhine açılan dava sonucunda teminat mektubu bedelinin faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, davacının kendi kusuru ile aleyhine dava açılmasına sebep olduğundan ödediği faiz ve yargılama giderleri için davalıya rücu edemeyeceği, davacı tarafından alınan kontrgarantinin, bankanın mektup bedelini tazmin etmesi halinde rücu hakkı sağlamaya yönelik oldu, bankanın verdiği teminat mektubunun, aldığı kontrgaranti’den tamamen bağımsız bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (93.240)USD’nın 30.04.1998 tarihindeki kur karşılığı olan (23.274,56)TL’nın 12.04.2002 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak dava, davacı Türk bankasının davalı yabancı bankanın verdiği kontrgarantiye dayanarak, Fransa’da mukim dava dışı Fosger (Mekadrade) Firması lehine düzenlediği teminat mektubunu, yine dava dışı muhatap Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. (Tügsaş) tarafından talep edilmesi nedeniyle tazmin etmesi üzerine, teminat mektubu bedelinin davalı kontrgaran yabancı bankadan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Burada öncelikle belirtmek gerekir ki, bu türden bir ilişkide davacı bankaca alınan kontrgaranti ve diğer teminatlar, davacı bankanın mektup bedelini tazmin etmesi halinde rücu hakkını sağlamaya yöneliktir. Yoksa davacı bankanın verdiği teminat mektubu, aldığı kontrgarantiden tamamen bağımsızdır. Diğer bir deyişle davacı banka, hiç kontrgaranti almasa veya aldığı kontrgaranti herhangi bir nedenle geçersiz olsa dahi, teminat mektubunun tazmini talebinde bulunan muhataba karşı bunu ileri süremez (Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, Ankara 2003, 4. Baskı, s:397).

Ayrıca Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamasına göre teminat mektupları da diğer tüm sözleşmeler gibi, muhatabın alacağının muaccel olmasından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dolayısıyla muhatabın riskin vade içinde doğduğunu ispat etmesi şartıyla, bankanın B.K.’nun genel hükümlerine göre zamanaşımı süresi olan 10 yıl içinde muhatabın başvurması halinde ödeme yükümlülüğü devam etmektedir. Yargıtay’ın banka teminat mektuplarını başkasının fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi sayması da göz önünde bulundurularak, uygulamada doğabilecek sakıncaları gidermek amacıyla, BK.’nun 110. maddesine 10.07.1981 tarih ve 17398 sayılı R.G.’de yayımlanan 2486 Sayılı Kanun ile bir fıkra eklenmiştir. Buna göre, belirli bir süre için yapılan taahhütlerde, sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşmeler geçerlidir.

B.K.’nun anılan 110/2. fıkrasından anlaşılmaktadır ki, vade kaydını taşıyan tüm teminat mektuplarının vade sonunda hükümsüz olması söz konusu değildir. Sadece vade kaydını taşıyan, ancak B.K.’nun 110/2. maddesinde belirtilen kaydı taşımayan teminat mektuplarında, riskin vade içinde doğması kaydıyla, bankanın 10 yıl süre ile sorumlu olacağı

şeklindeki Yargıtay görüşü geçerli olmakta devam edecektir. Nitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK. kararında, “kural olarak belli bir süre için verilen garanti halinde, süresi içinde rizikonun gerçekleşmemesinin yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağı, garanti sözleşmesinin B.K.’nun 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 Sayılı Kanun ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa vade sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceği, bu yolda bir kayıt konulmamış ise teminat mektubu süreli de olsa, 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebinin ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.

Teminat mektubu garanti veren banka ile garanti alan muhatap arasında bir sözleşme niteliğinde bulunduğundan, vade ancak sözleşmenin tarafları arasında varılacak bir anlaşma ile değiştirilebilir. Bunun gibi yabancı bankanın Türk bankasına dışarıda yerleşik gerçek veya tüzel kişiler lehine kontrgaranti göndermesi ve Türk bankasının Türkiye’deki muhataba teminat mektubu vermesini istemesi halinde de, yabancı banka yönünden vadenin uzaması, yabancı kontrgaran bankanın da bu yönde bir taahhütte bulunmasına bağlıdır.

Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu teminat mektubunun/kontrgarantinin 13.10.1997 tanzim tarihli ve süreli (vadeli) olduğu, süresinde ulaşacak biçimde yazılı olarak ödeme talebinde bulunulmaması halinde BK.’nun 110. maddesi uyarınca taahhüdün kendiliğinden hükümsüz olacağının teminat mektuplarında/kontrgarantilerde açıkça belirtildiği, dava dışı muhatabın talebiyle teminat mektubunun/kontrgarantinin süresinin ilk olarak 31.03.1998 tarihine kadar (davalı yabancı banka tarafından da postada geçebilecek süre gözetilerek 15.04.1998 tarihine kadar) uzatıldığı, buna karşılık davacı bankanın dava dışı muhatap Tügsaş A.Ş.’nin talebi üzerine teminat mektubu süresini ikinci kez 30.04.1998 tarihine kadar uzattığı halde durumu davalı yabancı bankaya bildirdiğini veya davalı banka tarafından kotrgaranti süresinin uzatıldığını ispat edemediği, muhatap Tügsaş A.Ş.’nin 27.04.1998 tarihli tazmin talebine rağmen ödemede bulunmayan davacı bankanın, açılan dava sonucunda teminat mektubu bedelini Tügsaş A.Ş.’ne ödemek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalı yabancı banka tarafından kontrgaranti süresinin en son olarak uzatıldığı 15.04.1998 tarihine kadar yazılı başvuruda bulunulmadığından, davalı bankanın verdiği kotrgaranti hükümsüz hale gelmiştir. Hatta davalı banka da bu durumu 18.08.1998 tarihli yazı ile davacı bankaya bildirilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1268 E. 2011/5206 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7115 E. 2014/16916 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16685 E. 2015/11819 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5206 E. 2022/1214 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Teminat mektubunun hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3458 E. 2016/3930 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13203 E.  ,  2010/11523 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.03.2008 tarih ve 2004/266-2008/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın kontrgarantisine istinaden dava dışı Fosger Firması (Mekatrade) ile Türkiye Gübre San.A.Ş. (Tügsaş) arasında imzalanan 15.10.1997 tarihli anlaşma için 13.10.1997 tarihli (93.240)USD tutarlı ve süreli bir teminat mektubu düzenlediğini, Tügsaş A.Ş. tarafından teminat mektubu bedelinin ödenmesi talebinin, müvekkilince süresinde yapılmadığından reddedildiğini, bunun üzerine açılan dava sonucunda müvekkilinin teminat mektubu bedelini faiziyle birlikte ödemesine karar verilip kesinleştiğini, kontrgaranti hükümleri nedeniyle davalının bu parayı müvekkiline ödemesinin gerektiğini ileri sürerek, toplam (172.142,92)TL’nın ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu teminat mektubunun süresinin en son 15.04.1998 tarihine uzatıldığını, bu tarihe kadar davacı bankadan bir uzatma talebi gelmediğinden kontrgarantinin süresinin sona erdiğini kabul edilip durumun 18.08.1998 tarihli yazı ile davacıya bildirildiğini, davacının daha sonra 26.01.2004 tarihli bir yazı ile tekrar kontrganatiyi gündeme getirdiğini ancak geçerlilik süresi dolduğundan herhangi bir sorumluluklarının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bir bankanın müşterisi lehine teminat mektubu vermesi için diğer bir bankadan kontrgaranti alması halinde, sadece kontrgaranti veren bankanın kredilendirilip onun talebi üzerine teminat mektubunun verildiği ve teminat mektubu veren bankanın lehdara rücu hakkının bulunduğu, davacı banka tarafından Tügsaş A.Ş. lehine verilen teminat mektubunun vadesinin 30.04.1998 tarihine kadar uzatıldığı, lehdarın 27.04.1998 tarihinde ve süresinde tazmin talebinde bulunduğu halde davacının talebi reddettiği, davacı banka aleyhine açılan dava sonucunda teminat mektubu bedelinin faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, davacının kendi kusuru ile aleyhine dava açılmasına sebep olduğundan ödediği faiz ve yargılama giderleri için davalıya rücu edemeyeceği, davacı tarafından alınan kontrgarantinin, bankanın mektup bedelini tazmin etmesi halinde rücu hakkı sağlamaya yönelik oldu, bankanın verdiği teminat mektubunun, aldığı kontrgaranti’den tamamen bağımsız bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (93.240)USD’nın 30.04.1998 tarihindeki kur karşılığı olan (23.274,56)TL’nın 12.04.2002 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak dava, davacı Türk bankasının davalı yabancı bankanın verdiği kontrgarantiye dayanarak, Fransa’da mukim dava dışı Fosger (Mekadrade) Firması lehine düzenlediği teminat mektubunu, yine dava dışı muhatap Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. (Tügsaş) tarafından talep edilmesi nedeniyle tazmin etmesi üzerine, teminat mektubu bedelinin davalı kontrgaran yabancı bankadan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Burada öncelikle belirtmek gerekir ki, bu türden bir ilişkide davacı bankaca alınan kontrgaranti ve diğer teminatlar, davacı bankanın mektup bedelini tazmin etmesi halinde rücu hakkını sağlamaya yöneliktir. Yoksa davacı bankanın verdiği teminat mektubu, aldığı kontrgarantiden tamamen bağımsızdır. Diğer bir deyişle davacı banka, hiç kontrgaranti almasa veya aldığı kontrgaranti herhangi bir nedenle geçersiz olsa dahi, teminat mektubunun tazmini talebinde bulunan muhataba karşı bunu ileri süremez (Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, Ankara 2003, 4. Baskı, s:397).

Ayrıca Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamasına göre teminat mektupları da diğer tüm sözleşmeler gibi, muhatabın alacağının muaccel olmasından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dolayısıyla muhatabın riskin vade içinde doğduğunu ispat etmesi şartıyla, bankanın B.K.’nun genel hükümlerine göre zamanaşımı süresi olan 10 yıl içinde muhatabın başvurması halinde ödeme yükümlülüğü devam etmektedir. Yargıtay’ın banka teminat mektuplarını başkasının fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi sayması da göz önünde bulundurularak, uygulamada doğabilecek sakıncaları gidermek amacıyla, BK.’nun 110. maddesine 10.07.1981 tarih ve 17398 sayılı R.G.’de yayımlanan 2486 Sayılı Kanun ile bir fıkra eklenmiştir.

Buna göre, belirli bir süre için yapılan taahhütlerde, sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşmeler geçerlidir.

B.K.’nun anılan 110/2. fıkrasından anlaşılmaktadır ki, vade kaydını taşıyan tüm teminat mektuplarının vade sonunda hükümsüz olması söz konusu değildir. Sadece vade kaydını taşıyan, ancak B.K.’nun 110/2. maddesinde belirtilen kaydı taşımayan teminat mektuplarında, riskin vade içinde doğması kaydıyla, bankanın 10 yıl süre ile sorumlu olacağı

şeklindeki Yargıtay görüşü geçerli olmakta devam edecektir. Nitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK. kararında, “kural olarak belli bir süre için verilen garanti halinde, süresi içinde rizikonun gerçekleşmemesinin yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağı, garanti sözleşmesinin B.K.’nun 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 Sayılı Kanun ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa vade sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceği, bu yolda bir kayıt konulmamış ise teminat mektubu süreli de olsa, 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebinin ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.

Teminat mektubu garanti veren banka ile garanti alan muhatap arasında bir sözleşme niteliğinde bulunduğundan, vade ancak sözleşmenin tarafları arasında varılacak bir anlaşma ile değiştirilebilir. Bunun gibi yabancı bankanın Türk bankasına dışarıda yerleşik gerçek veya tüzel kişiler lehine kontrgaranti göndermesi ve Türk bankasının Türkiye’deki muhataba teminat mektubu vermesini istemesi halinde de, yabancı banka yönünden vadenin uzaması, yabancı kontrgaran bankanın da bu yönde bir taahhütte bulunmasına bağlıdır.

Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu teminat mektubunun/kontrgarantinin 13.10.1997 tanzim tarihli ve süreli (vadeli) olduğu, süresinde ulaşacak biçimde yazılı olarak ödeme talebinde bulunulmaması halinde BK.’nun 110. maddesi uyarınca taahhüdün kendiliğinden hükümsüz olacağının teminat mektuplarında/kontrgarantilerde açıkça belirtildiği, dava dışı muhatabın talebiyle teminat mektubunun/kontrgarantinin süresinin ilk olarak 31.03.1998 tarihine kadar (davalı yabancı banka tarafından da postada geçebilecek süre gözetilerek 15.04.1998 tarihine kadar) uzatıldığı, buna karşılık davacı bankanın dava dışı muhatap Tügsaş A.Ş.’nin talebi üzerine teminat mektubu süresini ikinci kez 30.04.1998 tarihine kadar uzattığı halde durumu davalı yabancı bankaya bildirdiğini veya davalı banka tarafından kotrgaranti süresinin uzatıldığını ispat edemediği, muhatap Tügsaş A.Ş.’nin 27.04.1998 tarihli tazmin talebine rağmen ödemede bulunmayan davacı bankanın, açılan dava sonucunda teminat mektubu bedelini Tügsaş A.Ş.’ne ödemek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, davalı yabancı banka tarafından kontrgaranti süresinin en son olarak uzatıldığı 15.04.1998 tarihine kadar yazılı başvuruda bulunulmadığından, davalı bankanın verdiği kotrgaranti hükümsüz hale gelmiştir. Hatta davalı banka da bu durumu 18.08.1998 tarihli yazı ile davacı bankaya bildirilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı ve davacıya iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043762100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.