Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7115 E. 2014/16916 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garanti sözleşmesi↗ tazmin talebi↗ temel ilişki↗ mücerretlik↗ teminat mektubu↗ lehtar↗ riziko↗ ihtiyati tedbir↗ garantörlük↗ vade↗ taahhütname↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, garanti niteliğinde bulunan teminat mektubu verildiği hallerde bankanın muhataba (garanti alana) karşı üstlendiği taahhütün, bir yandan banka ile müşterisi (lehtar) diğer yandan da lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız olduğu, dolayısı ile garanti veren bankanın lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişkinin borçluya tanıdığı savunma imkanlarından yararlanmasının söz konusu olmadığı, somut olayda işin bitim tarihinin 20.08.2011 olduğu, yüklenicinin süresi içerisinde işi bitiremediği, sözleşme ve kanun hükümlerine uymama sebebiyle dava dışı şirket hakkında ceza kesme tutanağı düzenlendiği, teminat mektubundaki sözleşme ve kanun hükümlerine uymamak şartının gerçekleştiği, teminat mektubunun niteliği gereği bankanın yükümlüğünün teminat mektubunu derhal nakte çevirmek olduğu, asıl borç ile garanti edilen borcun birbirinden ayrı ve bağımsız borçlar olduğu, bankanın ödeme yapmaması için ihtiyati tedbir gibi hukuki yollara başvurması gerektiği, davacı kurumun hangi nedenle taahhüdün nakde çevirmesini istediğini gerekçelendirmek zorunda olmadığı, yalnızca nakte çevirme işlemine dair yazılı bildirimin yeterli olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı Yapı ve Kredi Bankası
A.Ş.'nce kesin teminat mektubu gereğince tazmin edilmesi gereken 2.300TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı 14.06.2013, 24.06.2013, 05.07.2013 tarihli taleplerinde süresi dolan teminat mektuplarının süresinin uzatılmasını, bu mümkün olmazsa nakde çevrilmesini istemiş, davalı banka tarafından talep yerine getirilmemiştir. Teminat mektubu vermekle bankalar mücerret bir borç altına girmeyip belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini garanti etmeleri nedeniyle, yazılı tazmin talebinde mutlaka, lehtarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesi gerekmektedir. Vadeli teminat mektuplarında uygulamada sıkça rastlanan "teminat mektubunun vadesinin uzatılması, aksi takdirde mektubun tazmini'" (extend or pay) şeklindeki talebin, teminat mektuplarının yukarıda açıklanan niteliği ile bağdaşmamaktadır, zira "uzat veya tazmin et" talebinde riskin doğup doğmadığı anlaşılamadığından, bankanın ödeme yükümlülüğü de doğmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta davalı bankanın teminat mektuplarında vadeyi uzatmaması halinde mektubu tazmin edeceği yönünde bir taahhüdü de bulunmamaktadır. (Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, Ankara 2003, 4. Baskı, s:250, 259). Ayrıca BK'nın 110. maddesine 10.07.1981 tarih ve 17398 sayılı R.G/de yayımlanan 2486 S.K. ile eklenen fıkra uyarınca, belirli bir süre için yapılan taahhütlerde, sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz sayılacağına dair sözleşmelerin geçerli sayılmakta, sadece vade kaydını taşıyan, ancak BK.nın 110/2. maddesinde belirtilen bu kavdı taşımayan teminat mektuplarında ise riskin vade içinde doğması kaydıyla, bankanın 10 yıl süre ile sorumluluğu devam etmektedir. Nitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK kararında da “kural olarak belli bir süre için verilen garanti halinde, süresi içinde rizikonun gerçekleşmemesinin, yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağının, garanti sözleşmesinin BK'nın 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 S.K. ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa vade sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceğinin, bu yolda bir kayıt konulmamış ise teminat mektubu süreli de olsa, 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebinin ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.(a.g.e., s: 156 vd.) Açıklanan bu nedenlerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13203 E. 2010/11523 K.
Ortak:garanti sözleşmesi · tazmin talebi · teminat mektubu · riziko · garantörlük · vade · taahhütname · taşıyan · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz karardaNitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK kararında da “kural olarak belli bir süre için verilen «garanti» halinde, süresi içinde «rizikonun» gerçekleşmemesinin, yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağının, «garanti sözleşmesinin» BK'nın 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 S.K. ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa «vade» sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceğinin, bu yolda bir kayıt konulmamış ise «teminat mektubu» süreli de olsa, 10 yıllık «zamanaşımı» süresi doluncaya kadar «tazmin talebinin» ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.(a.g.e., s: 156 vd.) Açıklanan bu nedenlerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz e …
Mahkemece, «garanti» niteliğinde bulunan «teminat mektubu» verildiği hallerde bankanın muhataba (garanti alana) karşı üstlendiği «taahhütün», bir yandan banka ile müşterisi («lehtar») diğer yandan da lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız olduğu, dolayısı ile garanti veren bankanın lehtar ile muhatap arasındaki «temel ilişkinin» borçluya tanıdığı savunma imkanlarından yararlanmasının söz konusu olmadığı, somut olayda işin bitim tarihinin 20.08.2011 olduğu, yüklenicinin süresi içerisinde işi bitiremediği, sözleşme ve kanun hükümlerine uymama sebebiyle dava dışı şirket hakkında ceza kesme tutanağı düzenlendiği, teminat mektubundaki sözleşme ve kanun hükümlerine uymamak şartının gerçekleştiği, teminat mektubunun niteliği gereği bankanın yükümlüğünün teminat mektubunu derhal nakte çevirmek olduğu, asıl borç ile garanti edilen borcun birbirinden ayrı ve bağımsız borçlar olduğu, bankanın ödeme yapmaması için «ihtiyati tedbir» gibi hukuki yollara başvurması gerektiği, davacı kurumun hangi nedenle taahhüdün nakde çevirmesini istediğini gerekçelendirmek zorunda olmadığı, yalnızca nakte çevirme işlemine dair yazılı bildirimin yeterli olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'nce «kesin» teminat mektubu gereğince tazmin edilmesi gereken 2.300TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Ayrıca BK'nın 110. maddesine 10.07.1981 tarih ve 17398 sayılı R.G/de yayımlanan 2486 S.K. ile eklenen fıkra uyarınca, belirli bir süre için yapılan «taahhütlerde», sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz sayılacağına dair sözleşmelerin geçerli sayılmakta, sadece «vade» «kaydını» «taşıyan», ancak BK.nın 110/2. maddesinde belirtilen bu kavdı taşımayan «teminat» mektuplarında ise riskin vade içinde doğması kaydıyla, bankanın 10 yıl süre ile sorumluluğu devam etmektedir.
Benzer bu karardaNitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK. kararında, “kural olarak belli bir süre için verilen «garanti» halinde, süresi içinde «rizikonun» gerçekleşmemesinin yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağı, «garanti sözleşmesinin» B.K.’nun 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 Sayılı Kanun ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa «vade» sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceği, bu yolda bir kayıt konulmamış ise «teminat mektubu» süreli de olsa, 10 yıllık «zamanaşımı» süresi doluncaya kadar «tazmin talebinin» ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.
Yargıtay’ın banka «teminat» mektuplarını başkasının fiilini «taahhüt» niteliğinde bir «garanti sözleşmesi» sayması da göz önünde bulundurularak, uygulamada doğabilecek sakıncaları gidermek amacıyla, BK.’nun 110. maddesine 10.07.1981 tarih ve 17398 sayılı R.G.’de yayımlanan 2486 Sayılı Kanun ile bir fıkra eklenmiştir.
Bunun gibi yabancı bankanın Türk bankasına dışarıda yerleşik gerçek veya tüzel kişiler lehine kontrgaranti göndermesi ve Türk bankasının Türkiye’deki muhataba «teminat mektubu» vermesini istemesi halinde de, yabancı banka yönünden «vadenin» uzaması, yabancı kontrgaran bankanın da bu yönde bir «taahhütte» bulunmasına bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · lehdar · rücu hakkı · rücuen tahsil · yetki itirazı · yargılama giderleri · muacceliyet · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bir bankanın müşterisi lehine «teminat mektubu» vermesi için diğer bir bankadan kontrgaranti alması halinde, sadece kontrgaranti veren bankanın kredilendirilip onun talebi üzerine teminat mektubunun verildiği ve teminat mektubu veren bankanın «lehdara» «rücu hakkının» bulunduğu, davacı banka tarafından Tügsaş A.Ş. lehine verilen teminat mektubunun vadesinin 30.04.1998 tarihine kadar uzatıldığı, lehdarın 27.04.1998 tarihinde ve süresinde tazmin talebinde bulunduğu halde davacının talebi reddettiği, davacı banka aleyhine açılan dava sonucunda teminat mektubu bedelinin faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, davacının kendi «kusuru» ile aleyhine dava açılmasına sebep olduğundan ödediği faiz ve «yargılama giderleri» için davalıya rücu edemeyeceği, davacı tarafından alınan kontrgarantinin, bankanın mektup bedelini tazmin etmesi halinde rücu hakkı sağlamaya yönelik oldu, bankanı …
Burada öncelikle belirtmek gerekir ki, bu türden bir ilişkide davacı bankaca alınan kontrgaranti ve diğer «teminatlar», davacı bankanın mektup bedelini tazmin etmesi halinde «rücu hakkını» sağlamaya yöneliktir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde «yetki itirazında» bulunulmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, davacı Türk bankasının davalı yabancı bankanın verdiği kontrgarantiye dayanarak, Fransa’da mukim dava dışı Fosger (Mekadrade) Firması lehine düzenlediği «teminat mektubunu», yine dava dışı muhatap Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. (Tügsaş) tarafından talep edilmesi nedeniyle tazmin etmesi üzerine, teminat mektubu bedelinin davalı kontrgaran yabancı bankadan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4967 E. 2012/18709 K.
Ortak:teminat mektubu · vade · teminat
İncelediğiniz karardaNitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK kararında da “kural olarak belli bir süre için verilen «garanti» halinde, süresi içinde «rizikonun» gerçekleşmemesinin, yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağının, «garanti sözleşmesinin» BK'nın 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 S.K. ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa «vade» sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceğinin, bu yolda bir kayıt konulmamış ise «teminat mektubu» süreli de olsa, 10 yıllık «zamanaşımı» süresi doluncaya kadar «tazmin talebinin» ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.(a.g.e., s: 156 vd.) Açıklanan bu nedenlerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz e …
Mahkemece, «garanti» niteliğinde bulunan «teminat mektubu» verildiği hallerde bankanın muhataba (garanti alana) karşı üstlendiği «taahhütün», bir yandan banka ile müşterisi («lehtar») diğer yandan da lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız olduğu, dolayısı ile garanti veren bankanın lehtar ile muhatap arasındaki «temel ilişkinin» borçluya tanıdığı savunma imkanlarından yararlanmasının söz konusu olmadığı, somut olayda işin bitim tarihinin 20.08.2011 olduğu, yüklenicinin süresi içerisinde işi bitiremediği, sözleşme ve kanun hükümlerine uymama sebebiyle dava dışı şirket hakkında ceza kesme tutanağı düzenlendiği, teminat mektubundaki sözleşme ve kanun hükümlerine uymamak şartının gerçekleştiği, teminat mektubunun niteliği gereği bankanın yükümlüğünün teminat mektubunu derhal nakte çevirmek olduğu, asıl borç ile garanti edilen borcun birbirinden ayrı ve bağımsız borçlar olduğu, bankanın ödeme yapmaması için «ihtiyati tedbir» gibi hukuki yollara başvurması gerektiği, davacı kurumun hangi nedenle taahhüdün nakde çevirmesini istediğini gerekçelendirmek zorunda olmadığı, yalnızca nakte çevirme işlemine dair yazılı bildirimin yeterli olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'nce «kesin» teminat mektubu gereğince tazmin edilmesi gereken 2.300TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «teminat mektubu» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · depo kararı · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Mahkemece davacı tarafından «ibraz» edilen belgeler değerlendirilmek, gerekirse bundan sonra da «vadenin» yeniden uzatılıp uzatılmadığı araştırılmak ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7115 E. , 2014/16916 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ YERKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 29/01/2014
NUMARASI 2013/707-2014/58
Taraflar arasında görülen davada Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2014 tarih ve 2013/707-2014/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, okul yapım ve onarım işi sebebiyle dava dışı ... Isı sistemleri İnş. ve İnş. Malz. Gıda Muh. Med. Oto Taş. San. Tic. Ltd. Şti. lehine davalı banka tarafından düzenlenen kati teminat mektubunun süresinin 08/07/2013 tarihinde dolacak olması sebebi ile teminat mektubunun süresinin uzatılması veya tazminen nakde çevrilerek banka hesaplarına yatırılması taleplerini davalı bankaya ilettiklerini ancak davalı banka tarafından teminat mektubunun süresi uzatılmadığı gibi bedelinin de yatırılmadığını, bankanın banka teminat mektubu taahhüdüne rağmen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, 2.300TL'lik kati teminat mektubu bedelinin tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu teminat mektubunun içeriğinde ''.... yüklenici taahhüdünü anılan kanunlar ile ihale ve sözleşme hükümlerine göre kısmen ve tamamen yerine getirmediği takdirde ''ifadesi ile belirtilen bir şart olduğunu ve davacının tazmin talebinin gerekçelendirerek davalı bankaya müracaat edebileceğini, bankacılık standartlarına uygun olmayan bir tazminat talebi bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, garanti niteliğinde bulunan teminat mektubu verildiği hallerde bankanın muhataba (garanti alana) karşı üstlendiği taahhütün, bir yandan banka ile müşterisi (lehtar) diğer yandan da lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız olduğu, dolayısı ile garanti veren bankanın lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişkinin borçluya tanıdığı savunma imkanlarından yararlanmasının söz konusu olmadığı, somut olayda işin bitim tarihinin 20.08.2011 olduğu, yüklenicinin süresi içerisinde işi bitiremediği, sözleşme ve kanun hükümlerine uymama sebebiyle dava dışı şirket hakkında ceza kesme tutanağı düzenlendiği, teminat mektubundaki sözleşme ve kanun hükümlerine uymamak şartının gerçekleştiği, teminat mektubunun niteliği gereği bankanın yükümlüğünün teminat mektubunu derhal nakte çevirmek olduğu, asıl borç ile garanti edilen borcun birbirinden ayrı ve bağımsız borçlar olduğu, bankanın ödeme yapmaması için ihtiyati tedbir gibi hukuki yollara başvurması gerektiği, davacı kurumun hangi nedenle taahhüdün nakde çevirmesini istediğini gerekçelendirmek zorunda olmadığı, yalnızca nakte çevirme işlemine dair yazılı bildirimin yeterli olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı Yapı ve Kredi Bankası
A.Ş.'nce kesin teminat mektubu gereğince tazmin edilmesi gereken 2.300TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı 14.06.2013, 24.06.2013, 05.07.2013 tarihli taleplerinde süresi dolan teminat mektuplarının süresinin uzatılmasını, bu mümkün olmazsa nakde çevrilmesini istemiş, davalı banka tarafından talep yerine getirilmemiştir. Teminat mektubu vermekle bankalar mücerret bir borç altına girmeyip belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini garanti etmeleri nedeniyle, yazılı tazmin talebinde mutlaka, lehtarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesi gerekmektedir. Vadeli teminat mektuplarında uygulamada sıkça rastlanan "teminat mektubunun vadesinin uzatılması, aksi takdirde mektubun tazmini'" (extend or pay) şeklindeki talebin, teminat mektuplarının yukarıda açıklanan niteliği ile bağdaşmamaktadır, zira "uzat veya tazmin et" talebinde riskin doğup doğmadığı anlaşılamadığından, bankanın ödeme yükümlülüğü de doğmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davalı bankanın teminat mektuplarında vadeyi uzatmaması halinde mektubu tazmin edeceği yönünde bir taahhüdü de bulunmamaktadır. (Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, Ankara 2003, 4. Baskı, s:250, 259). Ayrıca BK'nın 110. maddesine 10.07.1981 tarih ve 17398 sayılı R.G/de yayımlanan 2486 S.K. ile eklenen fıkra uyarınca, belirli bir süre için yapılan taahhütlerde, sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz sayılacağına dair sözleşmelerin geçerli sayılmakta, sadece vade kaydını taşıyan, ancak BK.nın 110/2. maddesinde belirtilen bu kavdı taşımayan teminat mektuplarında ise riskin vade içinde doğması kaydıyla, bankanın 10 yıl süre ile sorumluluğu devam etmektedir.
Nitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK kararında da “kural olarak belli bir süre için verilen garanti halinde, süresi içinde rizikonun gerçekleşmemesinin, yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağının, garanti sözleşmesinin BK'nın 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 S.K. ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa vade sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceğinin, bu yolda bir kayıt konulmamış ise teminat mektubu süreli de olsa, 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebinin ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.(a.g.e., s: 156 vd.) Açıklanan bu nedenlerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101966700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz