Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13192 E. 2013/16948 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade tarihi↗ akdi faiz↗ borcun üstlenilmesi↗ tmsf↗ vade↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili 2 defa ıslah talebinde bulunmuş olup bir davanın iki kez ıslahı mümkün olmadığından ikinci ıslah talebinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 154.062 USD’nin 10.12.1999 hesap açılış tarihinden 09.12.2000 vade tarihine kadar yıllık %21, 09.12.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda faizi ile davalıdan ve borcu üstlenen TMSF den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 09.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, akdi faiz yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13192 E. 2013/16948 K.
Ortak:vade tarihi · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · vade · temerrüt faizi · ıslah · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili 2 defa «ıslah» talebinde bulunmuş olup bir davanın iki kez ıslahı mümkün olmadığından ikinci ıslah talebinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 154.062 USD’nin 10.12.1999 hesap açılış tarihinden 09.12.2000 «vade tarihine» kadar yıllık %21, 09.12.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda faizi ile davalıdan ve «borcu üstlenen» TMSF den tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 09.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre «temerrüt faizi» yürütülmesine karar vermek gerekirken, «akdi faiz» yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili 2 defa «ıslah» talebinde bulunmuş olup bir davanın iki kez ıslahı mümkün olmadığından ikinci ıslah talebinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 154.062 USD’nin 10.12.1999 hesap açılış tarihinden 09.12.2000 «vade tarihine» kadar yıllık %21, 09.12.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda faizi ile davalıdan ve «borcu üstlenen» TMSF den tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 09.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre «temerrüt faizi» yürütülmesine karar vermek gerekirken, «akdi faiz» yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1896 E. 2021/254 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · prim alacağı · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta şirketinin «acentesi» olması nedeniyle davacının «sigorta sözleşmesine» ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle olayda TTK'da belirtilen sigorta sözleşmelerine ait «zamanaşımı» hükümlerinin uygulanacağını, ilamsız icra takibinde en «son» "14.09.2005 tarihli «sigorta prim alacağının»" takibe konu edildiğini, dava açılış tarihi olan 29.06.2009 tarihine göre, alacağın 29.06.2011 günü zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10799 E. 2018/5160 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10957 E. 2018/3886 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili 2 defa «ıslah» talebinde bulunmuş olup bir davanın iki kez ıslahı mümkün olmadığından ikinci ıslah talebinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 154.062 USD’nin 10.12.1999 hesap açılış tarihinden 09.12.2000 «vade tarihine» kadar yıllık %21, 09.12.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda faizi ile davalıdan ve «borcu üstlenen» TMSF den tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulü ile «ıslah» ile arttırılmış olan miktarların ıslah tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş olup 6.062,10 TL'lik ödemeler için dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faize hükmedilmemiştir.
Ancak, davacı vekili 26/01/2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile faiz talep etmiş olduğundan 6.062,10 TL'lik ödemeler için de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · denetime elverişlilik · rücu · ihtarname · yasal faiz
Benzer bu kararda… asında 11/08/2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, borcun ödenmemesi nedeniyle 30/04/2009 tarihi itibariyle borcun 31.483,00 TL olduğu belirtilerek noter «ihtarnamesi» ile kredi hesabının kat edildiği, davacının adına kayıtlı taşınmazı «ipotek» ettiği ve kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle 38.649,95 TL'yi ödediği, Medeni Kanunu'nun 884. maddesi uyarınca kredi alacaklısı olan banka yerine geçerek asıl borçlu ve müteselsil borçlulara «rücu» edebileceği ve 27/10/2014 tarihli bilirkişi raporunun yeterli, «denetime elverişli» ve hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalılardan ...'nun kullanmış olduğu banka kredisini ödemediğinden bahisle davacının «ipotek» borçlusu olarak borcu bankaya ödemesi nedeniyle açmış olduğu «rücu» davasıdır.
Mahkemece davanın kabulü ile «ıslah» ile arttırılmış olan miktarların ıslah tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş olup 6.062,10 TL'lik ödemeler için dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faize hükmedilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12106 E. 2018/4131 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · dosya masrafı · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2-Ancak, davadan önce yapılan tespit giderlerinin mahkeme «masrafları» kapsamında kabul edilerek kabul ve ret oranına göre davalıdan tahsil edilecek yargılama masraflarına «dahil» edilmesi gerekirken tüm tespit giderlerinin davacının asıl alacağına eklenerek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması gerekmekteyse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün «yargılama giderlerine» ilişkin bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; «son» bilirkişi raporunda tarımsal zararın 2.062,00 TL olduğu tespit dosyasında da toplamda 630,00 TL «masraf» yapıldığı dolayısıyla davacının talep edebileceği toplam tazminat miktarının 2.641,60 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13192 E. , 2013/16948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.03.2011 tarih ve 2007/466-2011/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.09.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı (borcu üstlenen) TMSF vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 09.12.1999 tarihinde Sümerbank A.Ş.’nin Köroğlu ...Şubesi’ne açtığı hesaba iki ayrı işlemle 1 yıl vadeli olarak %21 faizle toplam 154.062 USD yatırdığını, paranın müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında Efektifbank Off Shore Ltd'ye havale edildiğini, davalı bankanın ... A.Ş.’ye devredildiğini, ... hakkında açılan davanın erken açılma nedeniyle reddedilip Yargıtay’ca onandığını, alacağın aciz vesikasına bağlanarak zararın oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL’nin, paranın bankaya yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi, vade sonundan itibaren kamu bankalarınca döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 18.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile 154.062 USD’nin paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmak ve vade sonunda işlemiş faizi ana paraya eklenerek oluşan toplam tutara vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına karar verilmesi istemiş, 09.02.2011 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre talep edilen faiz alacağı ıslah edilerek faiz oranının 3095 sayılı Yasa’nın 2/2.
maddesi uyarınca %21 akdi faiz oranından az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/541 E. 2004/374 K.sayılı dosyasından verilen kararla yapılan havale işleminin davacının talimatına istinaden yapıldığının kesinleştiğini, bu ilama dayalı olarak davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davanın ve özellikle ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, davacının parası vadesiz hesapta olduğundan ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranında faiz talep edebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili 2 defa ıslah talebinde bulunmuş olup bir davanın iki kez ıslahı mümkün olmadığından ikinci ıslah talebinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 154.062 USD’nin 10.12.1999 hesap açılış tarihinden 09.12.2000 vade tarihine kadar yıllık %21, 09.12.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda faizi ile davalıdan ve borcu üstlenen TMSF den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 09.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekirken, akdi faiz yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, borcu üstlenen TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 1 nolu bendinde yer alan “10.12.1999 hesap açılış tarihinden 09.12.2000 vade tarihine kadar yıllık %21, 09.12.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda faizi uygulanmasına” kelime grubunun hükümden çıkartılarak yerine “09.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre temerrüt faizi uygulanmasına” kelime grubunun yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı (borcu üstlenen) TMSF'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043726800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz