Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6132 E. 2024/8275 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçici kabul↗ özel dava şartı↗ sigorta tazminatı↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta ettiren↗ keşif↗ aktif dava ehliyeti↗ sözleşmeden doğan dava↗ ziya↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ avans faizi↗ teminat↗ teslim↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2016/783 E., 2019/309 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yol yapım çalışması işini davalı nezdinde ... Sigortası ile sigortalattığını, yol yapımı çalışması esnasında yolda yağmur suları nedeniyle hasarlar oluştuğunu, bunların giderilmesi için bir takım masraflar yapmak durumunda kalındığını, ... Sigortasına göre davalının müvekkili için oluşabilecek risklerin tamamında her türlü zararı karşılamayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalıya müracaat ettiğinde davalı tarafından eksper görevlendirildiğini, eksperin davalıya sunmuş olduğu rapora göre iki farklı cevap ile davalı müvekkilinin zararlarını karşılamaktan imtina ettiğini, davalının haksız bir şekilde müvekkilinin zararlarını ödemekten kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı değil sigorta ettiren olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerektiğini, ayrıca yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda hasar tarihi itibari ile yolun kullanıma açılmış olduğunun tespit edildiğini, İnşaat ... Sigortası Genel Şartları'nın teminat dışında kalan halleri düzenleyen 4 üncü maddesinin (c) bendinde işveren tarafından kullanılan kısımlarda meydana gelen hasarların teminat dışında olacağının açıkça düzenlendiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda dava konusu edilen kilit parke taşı döşenmesi işleminin usulüne uygun olarak yapılmadığı, alt zeminde yeterli sıkıştırma yapılmadığı için çökmeler meydana geldiği, derz aralarından sirayet eden suyun aşındırması sonucu çökme ve kabarmaların oluştuğu, yolun kullanıma açılmasının da bu durumda etkili olduğunun tespit edildiğini, bu tespitler ile dava konusu edilen yol inşaatının ayıplı olarak imal edildiğinin açık olarak belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından hasarlı yolun tespitine yönelik açılmış bir tespit davasının bulunmadığı, sigorta şirketi eksperi tarafından düzenlenen hasar dosyası bulunduğu, dava açılmadan önce oluşan hasarların davacı tarafça giderilmesi nedeniyle keşif yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağının anlaşıldığı, dosyaya kazandırılan raporda davaya konu hasarın inşaat all risks sigorta poliçesinin "Kloz 628 -Özel şartlar" başlıklı bölümünün 11 inci maddesinde yazılı işverene devredilmiş veya kullanıma açılmış kısımlar için inşaat ... teminatının otomatik olarak sona ereceği hükmü ve İnşaat Sigortası Genel Şartlarının "A.4 teminat dışında kalan kıymetler ve haller" başlığı altında bulunan (c) bendine göre inşaatın tamamlanan veya geçici kabulü yapılan yahut işverene teslim edilen veya işveren tarafından kullanılan kısımlarında doğrudan doğruya veya dolayısıyla meydana gelebilecek ziya ve hasarların, (ı) bendine göre ise malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların poliçe teminatı dışında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inşaat All Risks Sigorta Poliçesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi.
3.11. Hukuk Dairesi'nin 2018/381 E., 2019/2601 K. - 2021/8818 E., 2023/2508 K. - 203/2340 E., 2024/5202 K.
3. Değerlendirme
1.Dava, inşaat ... sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; "Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir." Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir.
Dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacı ... Bingöl sigorta ettiren, dava dışı "... Büyükşehir Belediye Başkanlığı" sigortalı olarak gösterilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.
Bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek 6100 sayılı Kanun'un 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15037 E. 2017/6876 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · ziya · aktif husumet · sigorta poliçesi · hasar · teminat · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… I İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından hasarlı yolun tespitine yönelik açılmış bir tespit davasının bulunmadığı, sigorta şirketi eksperi tarafından düzenlenen «hasar» dosyası bulunduğu, dava açılmadan önce oluşan hasarların davacı tarafça giderilmesi nedeniyle «keşif» yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağının anlaşıldığı, dosyaya kazandırılan raporda davaya konu hasarın inşaat all risks «sigorta poliçesinin» "Kloz 628 -Özel şartlar" başlıklı bölümünün 11 inci maddesinde yazılı işverene devredilmiş veya kullanıma açılmış kısımlar için inşaat ... «teminatının» otomatik olarak sona ereceği hükmü ve İnşaat Sigortası Genel Şartlarının "A.4 teminat dışında kalan kıymetler ve haller" başlığı altında bulunan (c) bendine göre inşaatın tamamlanan veya «geçici kabulü» yapılan yahut işverene «teslim» edilen veya işveren tarafından kullanılan kısımlarında doğrudan doğruya veya dolayısıyla meydana gelebilecek «ziya» ve hasarların, (ı) bendine göre ise malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların poliçe teminatı dışında bulunduğu gerekçes …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı değil «sigorta ettiren» olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar vermek gerektiğini, ayrıca yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda «hasar» tarihi itibari ile yolun kullanıma açılmış olduğunun tespit edildiğini, İnşaat ...
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa «sigorta tazminatını» talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.
Benzer bu kararda… işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel «ziya» ve «hasarlar» ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların «teminat» dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve za …
Ancak Sigorta Genel Şartlarının A.4 /ı bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan «hasarlar» «teminat» dışı bırakılmış ise de; maddenin devamında, ancak bu sebeplerle bozuk olmayan ve ya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek «ziya» ve hasarların teminata «dahil» olduğu belirtilmiştir.
2-Kabul şekli itibariyle, mahkemece «hasarın» tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın «teminat» dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · muvafakat · dahili dava
Benzer bu karardaO halde, «lehdar» işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların «aktif husumet» sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.
Ancak poliçede bulunan Lehdar Klozunda, “işbu poliçede «lehdar» işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmü bulunmaktadır.
Ancak Sigorta Genel Şartlarının A.4 /ı bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan «hasarlar» «teminat» dışı bırakılmış ise de; maddenin devamında, ancak bu sebeplerle bozuk olmayan ve ya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek «ziya» ve hasarların teminata «dahil» olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, «teminata» «dahil» olduğu belirtilen «hasarın» tespiti ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1438 E. 2022/7226 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · taraf ehliyeti · usulden reddi · taahhütname · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı değil «sigorta ettiren» olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar vermek gerektiğini, ayrıca yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda «hasar» tarihi itibari ile yolun kullanıma açılmış olduğunun tespit edildiğini, İnşaat ...
… I İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından hasarlı yolun tespitine yönelik açılmış bir tespit davasının bulunmadığı, sigorta şirketi eksperi tarafından düzenlenen «hasar» dosyası bulunduğu, dava açılmadan önce oluşan hasarların davacı tarafça giderilmesi nedeniyle «keşif» yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağının anlaşıldığı, dosyaya kazandırılan raporda davaya konu hasarın inşaat all risks «sigorta poliçesinin» "Kloz 628 -Özel şartlar" başlıklı bölümünün 11 inci maddesinde yazılı işverene devredilmiş veya kullanıma açılmış kısımlar için inşaat ... «teminatının» otomatik olarak sona ereceği hükmü ve İnşaat Sigortası Genel Şartlarının "A.4 teminat dışında kalan kıymetler ve haller" başlığı altında bulunan (c) bendine göre inşaatın tamamlanan veya «geçici kabulü» yapılan yahut işverene «teslim» edilen veya işveren tarafından kullanılan kısımlarında doğrudan doğruya veya dolayısıyla meydana gelebilecek «ziya» ve hasarların, (ı) bendine göre ise malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların poliçe teminatı dışında bulunduğu gerekçes …
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa «sigorta tazminatını» talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa «sigorta tazminatını» talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.
Bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
Dava, inşaat all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6132 E. , 2024/8275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/578 Esas, 2022/1583 Karar
HÜKÜM
Esastan ret; davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2016/783 E., 2019/309 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yol yapım çalışması işini davalı nezdinde ... Sigortası ile sigortalattığını, yol yapımı çalışması esnasında yolda yağmur suları nedeniyle hasarlar oluştuğunu, bunların giderilmesi için bir takım masraflar yapmak durumunda kalındığını, ... Sigortasına göre davalının müvekkili için oluşabilecek risklerin tamamında her türlü zararı karşılamayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalıya müracaat ettiğinde davalı tarafından eksper görevlendirildiğini, eksperin davalıya sunmuş olduğu rapora göre iki farklı cevap ile davalı müvekkilinin zararlarını karşılamaktan imtina ettiğini, davalının haksız bir şekilde müvekkilinin zararlarını ödemekten kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı değil sigorta ettiren olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerektiğini, ayrıca yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda hasar tarihi itibari ile yolun kullanıma açılmış olduğunun tespit edildiğini, İnşaat ... Sigortası Genel Şartları'nın teminat dışında kalan halleri düzenleyen 4 üncü maddesinin (c) bendinde işveren tarafından kullanılan kısımlarda meydana gelen hasarların teminat dışında olacağının açıkça düzenlendiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda dava konusu edilen kilit parke taşı döşenmesi işleminin usulüne uygun olarak yapılmadığı, alt zeminde yeterli sıkıştırma yapılmadığı için çökmeler meydana geldiği, derz aralarından sirayet eden suyun aşındırması sonucu çökme ve kabarmaların oluştuğu, yolun kullanıma açılmasının da bu durumda etkili olduğunun tespit edildiğini, bu tespitler ile dava konusu edilen yol inşaatının ayıplı olarak imal edildiğinin açık olarak belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından hasarlı yolun tespitine yönelik açılmış bir tespit davasının bulunmadığı, sigorta şirketi eksperi tarafından düzenlenen hasar dosyası bulunduğu, dava açılmadan önce oluşan hasarların davacı tarafça giderilmesi nedeniyle keşif yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağının anlaşıldığı, dosyaya kazandırılan raporda davaya konu hasarın inşaat all risks sigorta poliçesinin "Kloz 628 -Özel şartlar" başlıklı bölümünün 11 inci maddesinde yazılı işverene devredilmiş veya kullanıma açılmış kısımlar için inşaat ... teminatının otomatik olarak sona ereceği hükmü ve İnşaat Sigortası Genel Şartlarının "A.4 teminat dışında kalan kıymetler ve haller" başlığı altında bulunan (c) bendine göre inşaatın tamamlanan veya geçici kabulü yapılan yahut işverene teslim edilen veya işveren tarafından kullanılan kısımlarında doğrudan doğruya veya dolayısıyla meydana gelebilecek ziya ve hasarların, (ı) bendine göre ise malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların poliçe teminatı dışında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inşaat All Risks Sigorta Poliçesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi.
3.11. Hukuk Dairesi'nin 2018/381 E., 2019/2601 K. - 2021/8818 E., 2023/2508 K. - 203/2340 E., 2024/5202 K.
3. Değerlendirme
1.Dava, inşaat ... sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; "Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir." Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir.
Dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacı ... Bingöl sigorta ettiren, dava dışı "... Büyükşehir Belediye Başkanlığı" sigortalı olarak gösterilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.
Bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek 6100 sayılı Kanun'un 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108707500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz