Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14294 E. 2013/14745 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
destekten yoksun kalma tazminatı↗ ceza zamanaşımı↗ haksız eylem↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazanın 25/10/2002 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre bu tür zararlar için öngörülmüş 2 yıllık zamanaşımı süresi olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının uygulanacağı, davanın haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren yaklaşık 9 yıl sonra açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. .
Davacılar vekili;kararı temyiz etmiştir.
Dava, davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yapması sonucu vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkindir. 6762 Sayılı Yasa’nın 767/5. maddesinde, yolcunun ölmesi halinde zamanaşımı süresinin B.K.’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl olacağı öngörülmüş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının zamanaşımı def’inin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/32 E. 2013/18719 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıllık
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazanın 25/10/2002 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre bu tür zararlar için öngörülmüş 2 yıllık «zamanaşımı» süresi olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü «ceza zamanaşımının» uygulanacağı, davanın «haksız eylemin» gerçekleştiği tarihten itibaren yaklaşık 9 yıl sonra açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. .
6762 Sayılı Yasa’nın 767/5. maddesinde, yolcunun ölmesi halinde «zamanaşımı» süresinin B.K.’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl olacağı öngörülmüş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalının «zamanaşımı def»’inin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazasının 31.03.2003 tarihinde gerçekleştiği, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin ilk fıkrasında öngörülen iki yıllık süre ile ikinci fıkrasında düzenlenen uzamış «zamanaşımına» ilişkin olayda beş yıl olarak uygulanacak sürenin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Buna karşın, Mülga 6762 sayılı TTK'nın 767/5. maddesinde yer alan düzenleme ve 20.12.1971 tarih ve 70/4 Esas, 71/5 sayılı YİBK uyarınca, yolcunun cismani zararı nedeniyle açılacak davalarda «zamanaşımı», Mülga 818 sayılı BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıl olup, dava tarihi itibariyle, dava zamanaşımı süresi geçmeden açılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, «zamanaşımı» süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1048 E. 2011/10615 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıllık
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazanın 25/10/2002 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre bu tür zararlar için öngörülmüş 2 yıllık «zamanaşımı» süresi olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü «ceza zamanaşımının» uygulanacağı, davanın «haksız eylemin» gerçekleştiği tarihten itibaren yaklaşık 9 yıl sonra açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. .
6762 Sayılı Yasa’nın 767/5. maddesinde, yolcunun ölmesi halinde «zamanaşımı» süresinin B.K.’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl olacağı öngörülmüş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalının «zamanaşımı def»’inin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılar ile davalı ... arasında «taşıma sözleşmesinin» varlığının iddia ve ispat edilmemiş olmasına ve buna göre davalı ... yönünden KTK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen «zamananaşımı» süresinin geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının tümünün, davalı ... yönünden ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında k …
2- Davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesine göre «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılar ile davalı ... arasında «taşıma sözleşmesinin» varlığının iddia ve ispat edilmemiş olmasına ve buna göre davalı ... yönünden KTK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen «zamananaşımı» süresinin geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının tümünün, davalı ... yönünden ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında k …
2- Davacılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesine göre «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davacılar, davalı ...’in sürücüsü ve kendi adına işlettiği araçta yolcu iken meydana gelen trafik kazasında yaralanmış olup, davacılar ile davalı ... arasında yolcu «taşıma sözleşmesi» bulunmaktadır.
Buna göre, yolcu «taşıma sözleşmelerinden» kaynaklanan ölüm veya cismani zarara ilişkin davalar, TTK.nun 767/5. maddesi yollaması ile BK.nun 125. maddesi gereğince on yıllık «zamanaşımına» tabidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2698 E. 2012/16571 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 2 yıllık · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazanın 25/10/2002 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre bu tür zararlar için öngörülmüş 2 yıllık «zamanaşımı» süresi olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü «ceza zamanaşımının» uygulanacağı, davanın «haksız eylemin» gerçekleştiği tarihten itibaren yaklaşık 9 yıl sonra açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. .
6762 Sayılı Yasa’nın 767/5. maddesinde, yolcunun ölmesi halinde «zamanaşımı» süresinin B.K.’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl olacağı öngörülmüş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalının «zamanaşımı def»’inin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi
Benzer bu karardaMahkemece, «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14294 E. , 2013/14745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2011/518-2012/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 25/10/2002 tarihinde...un sevk ve idaresindeki 35 LRD 06 plakalı aracın asli kusuruyla taraf olduğu kazada, araçta yolucu olarak bulunan müvekkillerinin murisi ...in vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin anne ve babası olduğunu, murisin vefat ettiğinde 17 yaşında ve bekar olduğunu, müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldığını, kazaya karışan aracın kaza tarihinde EGS Sigorta A.Ş.’ne ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin faaliyetine son verilmesi nedeni ile 05/01/2011 tarihinde davalı kuruma yapılan müracaat sonucu kurumdan, anne için 2.957 TL, baba için 2.539 TL tahsil edildiğini ödeme işleminde kusur indirimi yapıldığını, oysa ki; murisin olayda kusurunun bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile anne için 5.000 TL baba için 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolduktan sonra açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazanın 25/10/2002 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre bu tür zararlar için öngörülmüş 2 yıllık zamanaşımı süresi olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının uygulanacağı, davanın haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren yaklaşık 9 yıl sonra açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. .
Davacılar vekili;kararı temyiz etmiştir.
Dava, davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yapması sonucu vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkindir. 6762 Sayılı Yasa’nın 767/5. maddesinde, yolcunun ölmesi halinde zamanaşımı süresinin B.K.’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl olacağı öngörülmüş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının zamanaşımı def’inin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043609000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz