6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2698 E. 2012/16571 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
10 yıllık
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 125

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek zamanaşımı definin değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/470 E. 2018/1366 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4446 E. 2011/7063 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2698 E.  ,  2012/16571 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Zile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2007/521-2010/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif ticari işlerle iştigal edip, davalı bankanın Zile Şubesi'nde bulunan ticari mevduatından sahte çek düzenleme, hesaptan hileli yollarla paraların alınması, gelen havalelerin hesaba geçirilmemesi suretiyle büyük oranda zarara uğratıldığını, davalı banka aleyhine açılan dava sonucunda müvekkilinin haklılığının kanıtlanıp, anılan kararın kesinleştiğini, ancak yargılama safhasında durumun çok daha vahim olduğunun ortaya çıktığını belirterek, müvekkili hesaplarında yapılan hileli işlemlerle kaybedilen para karşılığı olarak (2.500.000.000) TL, uğranılan maddi zarar karşılığı olarak (255.000.000.000) TL ve manevi zarar olarak (40.000.000.000) TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davayı doğuran olayın 1992 yılında meydana gelmiş olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle ve iddianın asılsız olması nedeniyle esastan reddini savunmuştur.

Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek zamanaşımı definin değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063853500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.