Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2698 E. 2012/16571 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek zamanaşımı definin değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/470 E. 2018/1366 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaKararı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «tasfiye memuru» vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
İş Mahkemesinin 2008/125 esas sayılı dosyasında dava konusu edilen borcun davalı şirketin ihtilaflı borcu olduğu buna rağmen «tasfiye» işlemlerinin tamamlandığı, görülen davanın tamamlanmasının şirketin ihyasına bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4446 E. 2011/7063 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2698 E. , 2012/16571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Zile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2007/521-2010/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin muhtelif ticari işlerle iştigal edip, davalı bankanın Zile Şubesi'nde bulunan ticari mevduatından sahte çek düzenleme, hesaptan hileli yollarla paraların alınması, gelen havalelerin hesaba geçirilmemesi suretiyle büyük oranda zarara uğratıldığını, davalı banka aleyhine açılan dava sonucunda müvekkilinin haklılığının kanıtlanıp, anılan kararın kesinleştiğini, ancak yargılama safhasında durumun çok daha vahim olduğunun ortaya çıktığını belirterek, müvekkili hesaplarında yapılan hileli işlemlerle kaybedilen para karşılığı olarak (2.500.000.000) TL, uğranılan maddi zarar karşılığı olarak (255.000.000.000) TL ve manevi zarar olarak (40.000.000.000) TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davayı doğuran olayın 1992 yılında meydana gelmiş olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle ve iddianın asılsız olması nedeniyle esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek zamanaşımı definin değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063853500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz