İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9256 E. 2013/14682 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesabın kat edilmesi↗ cari hesap sözleşmesi↗ kat ihtarı↗ tebliğ tarihi↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ cari hesap↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve tüm kanıtlara göre, borçlu şirket yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu, mevcut kanıtlara göre istemin kanuna uygun görüldüğü, borçlu ... yönünden ise alacaklı tarafından ihtarnamenin asıl borçluya tebliğ edilmediği, asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesinin alacağın muaccel hale gelmesi için yeterli olduğu ancak tebliğ yapılmayan asıl borçlu içinse borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kaldığı veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu halinin gerçekleşmediği dolayısıyla borçlu kefil yönünden ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden ihtiyati hacizin kabulüne, kefil borçlu ... yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğinden bahisle müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. İİK'nın 68/b. maddesinde ''borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.'' düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak kat ihtarı çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun muaccel hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5113 E. 2013/9208 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · cari hesap · müteselsil kefil · muacceliyet · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde ''borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, asıl borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» talep koşullarının oluştuğu ancak, «müşterek borçlu müteselsil kefil» durumunda bulunan borçlular yönünden TBK 586/1. maddesi uyarınca alacaklının kefil durumunda bulunan borçluya müracaat edebilmesi için asıl boçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalmasının gerektiği, alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek borcun ödenmesine ilişkin olarak asıl borçlu şirkete keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemeden iade edildiği, kefil olan borçlular yönünden ihtiyati haciz talep koşullarının bu aşamada oluşmadığı gerekçesi ile talebin kısmen kabulüne karar …
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 68/b maddesinde ''borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15230 E. 2013/20112 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · cari hesap · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
… e, borçlu şirket yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu, mevcut kanıtlara göre istemin kanuna uygun görüldüğü, borçlu ... yönünden ise alacaklı tarafından «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğ edilmediği, asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesinin» alacağın «muaccel» hale gelmesi için yeterli olduğu ancak tebliğ yapılmayan asıl borçlu içinse borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kaldığı veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu halinin gerçekleşmediği dolayısıyla borçlu «kefil» yönünden ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati hacizin» kabulüne, kefil borçlu ... yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde ''borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Benzer bu karardaMaddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamı uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 586 maddesi gereğince ihtara rağmen ifada geciken borçlunun borcu ödemediğini veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunu, alacaklının ispat etmesi gerektiği, TBK 586.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · kefalet
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18477 E. 2013/16879 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · cari hesap · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz kararda… e, borçlu şirket yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu, mevcut kanıtlara göre istemin kanuna uygun görüldüğü, borçlu ... yönünden ise alacaklı tarafından «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğ edilmediği, asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesinin» alacağın «muaccel» hale gelmesi için yeterli olduğu ancak tebliğ yapılmayan asıl borçlu içinse borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kaldığı veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu halinin gerçekleşmediği dolayısıyla borçlu «kefil» yönünden ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati hacizin» kabulüne, kefil borçlu ... yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçluya, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak, sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» çıkarıldığı ve bilâ tebliğ döndüğü, İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borcun «muaccel» hale geldiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı ve TBK'nın 586. maddesine göre, «müteselsil kefilin» takip edilebileceği ve «ihtiyati haciz» istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz is …
Alacaklının «müteselsil kefile» başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil; müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Ayrıca Kanunda, «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu ... adına ödememezlik «ihtarnamesi» tebliğ edilerek, «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10466 E. 2013/14681 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · cari hesap · müteselsil kefil · muacceliyet · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde ''borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin «kefiller» yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi gayri nakdi krediler yönünden istemin reddi dahi yerinde görülmediğinden «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · nakit alacak · hesap kat ihtarnamesi · çek karnesi · kat ihtarnamesi · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, asıl kredi borçlusu hakkında «ihtiyati haciz» talebinin 30.600 TL «gayri nakit alacak» yönünden «çek karnesi» verildiğine ilişkin dosya içerisine herhangi bir delil sunulmadığı, dosyaya sunulan «hesap kat ihtarnamesini» asıl borçlu ve kefillere tebliğ edilmediği, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi gereğince kefillere müracaat edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğünün içerisinde olmasının gerektiği, maddede yazılı koşulların «kefiller» yönünden gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile borçlu şirket hakkında 403.337,37 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine, kefillere i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12110 E. 2013/15896 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · cari hesap · muacceliyet · ihtiyati haciz · ihtar · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaBuna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
… e, borçlu şirket yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu, mevcut kanıtlara göre istemin kanuna uygun görüldüğü, borçlu ... yönünden ise alacaklı tarafından «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğ edilmediği, asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesinin» alacağın «muaccel» hale gelmesi için yeterli olduğu ancak tebliğ yapılmayan asıl borçlu içinse borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kaldığı veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu halinin gerçekleşmediği dolayısıyla borçlu «kefil» yönünden ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati hacizin» kabulüne, kefil borçlu ... yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde ''borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Benzer bu karardaBuna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur, yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih «tebliğ tarihi» sayılır.'' düzenlemesi getirilmiş olup, «kat ihtarının» ilgili maddede belirtilen adrese tebliğe çıkarılması yeterli kabul edilmiştir.
Noterliği'nin 06/09/2012 tarih ve 10285 yevmiye sayılı «ihtarname» keşide edildiğini, ancak «muacceliyet» ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu nedenle borçlu yönünden kredi borcunun «temerrüde» düşürülüp düşürülmediğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle borçlu yönünden şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; borçlunun 12/11/2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile kredi açıldığını ve kullandırıldığını, borcun vadesinde ödenmemesi «sebebi» ile kredi hesapları kesildiğini ve ...
Noterliği'nin 06/09/2012 tarih ve 10285 yevmiye sayılı «ihtarname» keşide edildiğini, ancak «muacceliyet» ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu nedenle borçlu yönünden kredi borcunun «temerrüde» düşürülüp düşürülmediğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle borçlu yönünden şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9256 E. , 2013/14682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.02.2013 tarih ve 2013/59 D.İş-2013/57 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında, davalı ...'ın müteselsil kefaleti ile kredi sözleşmesi imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edildiğini ve kat ihtarnamesinin borçlulara gönderildiğini ileri sürerek, kredi borçluları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm kanıtlara göre, borçlu şirket yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu, mevcut kanıtlara göre istemin kanuna uygun görüldüğü, borçlu ... yönünden ise alacaklı tarafından ihtarnamenin asıl borçluya tebliğ edilmediği, asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesinin alacağın muaccel hale gelmesi için yeterli olduğu ancak tebliğ yapılmayan asıl borçlu içinse borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kaldığı veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu halinin gerçekleşmediği dolayısıyla borçlu kefil yönünden ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden ihtiyati hacizin kabulüne, kefil borçlu ... yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğinden bahisle müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. İİK'nın 68/b. maddesinde ''borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.'' düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak kat ihtarı çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun muaccel hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043482500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz