İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10466 E. 2013/14681 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri nakit alacak↗ nakit alacak↗ cari hesap sözleşmesi↗ hesap kat ihtarnamesi↗ çek karnesi↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ tebliğ tarihi↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ cari hesap↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, asıl kredi borçlusu hakkında ihtiyati haciz talebinin 30.600 TL gayri nakit alacak yönünden çek karnesi verildiğine ilişkin dosya içerisine herhangi bir delil sunulmadığı, dosyaya sunulan hesap kat ihtarnamesini asıl borçlu ve kefillere tebliğ edilmediği, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi gereğince kefillere müracaat edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğünün içerisinde olmasının gerektiği, maddede yazılı koşulların kefiller yönünden gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile borçlu şirket hakkında 403.337,37 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine, kefillere ilişkin talep ile gayri nakit alacak yönünden ise talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğinden bahisle müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. İİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." düzenlemesi getirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta kat ihtarı asıl borçlunun adresine gönderilmiş ve verilen sürede asıl borçlu borcu ödememiştir. Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak kat ihtarı çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun muaccel hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kefiller yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi gayri nakdi krediler yönünden istemin reddi dahi yerinde görülmediğinden ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5113 E. 2013/9208 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · cari hesap · müteselsil kefil · muacceliyet · İhtiyati haciz
İncelediğiniz kararda2- Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin «kefiller» yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi gayri nakdi krediler yönünden istemin reddi dahi yerinde görülmediğinden «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, asıl borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» talep koşullarının oluştuğu ancak, «müşterek borçlu müteselsil kefil» durumunda bulunan borçlular yönünden TBK 586/1. maddesi uyarınca alacaklının kefil durumunda bulunan borçluya müracaat edebilmesi için asıl boçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalmasının gerektiği, alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek borcun ödenmesine ilişkin olarak asıl borçlu şirkete keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemeden iade edildiği, kefil olan borçlular yönünden ihtiyati haciz talep koşullarının bu aşamada oluşmadığı gerekçesi ile talebin kısmen kabulüne karar …
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 68/b maddesinde ''borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, asıl kredi borçlusu hakkında «ihtiyati haciz» talebinin 30.600 TL «gayri nakit alacak» yönünden «çek karnesi» verildiğine ilişkin dosya içerisine herhangi bir delil sunulmadığı, dosyaya sunulan «hesap kat ihtarnamesini» asıl borçlu ve kefillere tebliğ edilmediği, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi gereğince kefillere müracaat edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğünün içerisinde olmasının gerektiği, maddede yazılı koşulların «kefiller» yönünden gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile borçlu şirket hakkında 403.337,37 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine, kefillere i …
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin «kefiller» yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi gayri nakdi krediler yönünden istemin reddi dahi yerinde görülmediğinden «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ipotek · kefalet · teminat
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9256 E. 2013/14682 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · cari hesap · müteselsil kefil · muacceliyet · İhtiyati haciz
İncelediğiniz kararda2- Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin «kefiller» yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi gayri nakdi krediler yönünden istemin reddi dahi yerinde görülmediğinden «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen «ihtarnamenin» tebliğ edilemediğinden bahisle «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 68/b. maddesinde ''borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak «kat ihtarı» çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun «muaccel» hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi
Benzer bu kararda… e, borçlu şirket yönünden alacağın rehinle temin edilmemiş olduğu, mevcut kanıtlara göre istemin kanuna uygun görüldüğü, borçlu ... yönünden ise alacaklı tarafından «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğ edilmediği, asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesinin» alacağın «muaccel» hale gelmesi için yeterli olduğu ancak tebliğ yapılmayan asıl borçlu içinse borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kaldığı veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu halinin gerçekleşmediği dolayısıyla borçlu «kefil» yönünden ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati hacizin» kabulüne, kefil borçlu ... yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10466 E. , 2013/14681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.02.2013 tarih ve 2013/47-2013/47 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili banka tarafından borçlulardan... Tekstil Ltd. Şti.’ne kredi kullandırıldığını diğer borçluların kredi sözleşmesinin müteselsil kefili konumunda olduklarını, borcun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiğini ve alacakların muaccel hale geldiğini ileri sürerek, 403,337,37 TL nakit, 30.600 TL gayri nakit olmak üzere toplam 433.937,37 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, asıl kredi borçlusu hakkında ihtiyati haciz talebinin 30.600 TL gayri nakit alacak yönünden çek karnesi verildiğine ilişkin dosya içerisine herhangi bir delil sunulmadığı, dosyaya sunulan hesap kat ihtarnamesini asıl borçlu ve kefillere tebliğ edilmediği, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi gereğince kefillere müracaat edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğünün içerisinde olmasının gerektiği, maddede yazılı koşulların kefiller yönünden gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile borçlu şirket hakkında 403.337,37 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine, kefillere ilişkin talep ile gayri nakit alacak yönünden ise talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece asıl borçluya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğinden bahisle müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. İİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." düzenlemesi getirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta kat ihtarı asıl borçlunun adresine gönderilmiş ve verilen sürede asıl borçlu borcu ödememiştir. Buna göre, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak kat ihtarı çıkarıldığı ve yasa gereğince tebliğ edilmiş olduğundan borcun muaccel hale gelmiş olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde talebin kefiller yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi gayri nakdi krediler yönünden istemin reddi dahi yerinde görülmediğinden ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043478300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz