6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yemin teklif hakkı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5319 E. 2010/11478 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklif hakkı ticari defter ibrazı yemin teklifi yemin delili ispat külfeti 3095 sayılı kanun tasdik kararı yemin ek prim işlemiş faiz ticari defter icra inkar tazminatı inkar tazminatı ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 356 · TTK — TTK 70TTK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı yemin teklif edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, icra inkar tazminatının tahsiline,işlemiş faiz ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen prim bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya defterlerini ibraz etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı ticari defterlerini ibraz etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını ispat külfetine bir etkisi olmamıştır.

Mahkemece davacının defter kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış tasdikli olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre yemini eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerinin lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.

Bu durumda yapılacak işi davacının delil listesinde yemin deliline de dayandığı gözetilip kendisine iddiası doğrultusunda davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12752 E. 2010/4096 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yemin teklifi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/41 E. 2012/6868 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10749 E. 2010/1689 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10753 E. 2010/1752 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5319 E.  ,  2010/11478 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2008 tarih ve 2007/129-2008/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında tali acentelik sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının sözleşme gereği düzenlediği poliçeler için tahsil ettiği primleri ödemediğini, kullanılmayan poliçelerin de iade edilmediğini ve bu nedenle ...

26. 554.743.901 TL alacak için başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı yemin teklif edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, icra inkar tazminatının tahsiline,işlemiş faiz ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen prim bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya defterlerini ibraz etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı ticari defterlerini ibraz etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını ispat külfetine bir etkisi olmamıştır.

Mahkemece davacının defter kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış tasdikli olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre yemini eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerinin lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.

Bu durumda yapılacak işi davacının delil listesinde yemin deliline de dayandığı gözetilip kendisine iddiası doğrultusunda davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043238100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.