Yemin teklif hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5319 E. 2010/11478 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklif hakkı↗ ticari defter ibrazı↗ yemin teklifi↗ yemin delili↗ ispat külfeti↗ 3095 sayılı kanun↗ tasdik kararı↗ yemin↗ ek prim↗ işlemiş faiz↗ ticari defter↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı yemin teklif edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, icra inkar tazminatının tahsiline,işlemiş faiz ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen prim bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya defterlerini ibraz etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı ticari defterlerini ibraz etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını ispat külfetine bir etkisi olmamıştır.
Mahkemece davacının defter kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış tasdikli olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre yemini eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerinin lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Bu durumda yapılacak işi davacının delil listesinde yemin deliline de dayandığı gözetilip kendisine iddiası doğrultusunda davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12752 E. 2010/4096 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaDava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen «prim» bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya «defterlerini» «ibraz» etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını «ispat külfetine» bir etkisi olmamıştır.
Mahkemece davacının «defter» kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış «tasdikli» olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre «yemini» eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan «ticari defterlerinin» lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen «defterlerini» «ibraz» etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, «icra inkar tazminatının» tahsiline,«işlemiş faiz» ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa dosyaya sunulan belgelere göre davacı «ticari defterlerinin» kapanış «tasdiklerinin» yapıldığı anlaşıldığı gibi davacı yan tüm defterlerini «ibraz» etmeye usulünce davet de edilmemiştir.
Ticari «defterlerdeki» kayıtların, bu defterlere dayanan taraf lehine delil olabilmeleri için, bu tarafın tüm «ticari defter» ve belgelerini incelemeye sunması, bütün defterlerin birbirini teyit etmesi, «tasdike» tabi olanların açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunması gerekir.
Somut olayda davalı «ticari defterlerini» sonuçları açıklanan meşruhatlı davetiyeye rağmen «ibraz» etmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konişmento · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı «ticari defterleri» usulünce «ibraz» ettirilerek incelenmesi, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğinin kanıtı olarak sunulan «konişmentolar» ile taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturalar tüm delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşıma işinin yapıldığının ve alacağın mevcut olduğunun «kesin» delilerle ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava; «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, bu ispatı sağlamak için taşımaya ilişkin «konişmentoları», faturaları ve «ticari defterlerini» göstermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/41 E. 2012/6868 K.
Ortak:yemin teklifi · tasdik kararı · yemin · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen «defterlerini» «ibraz» etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, «icra inkar tazminatının» tahsiline,«işlemiş faiz» ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının «defter» kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış «tasdikli» olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre «yemini» eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan «ticari defterlerinin» lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Dava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen «prim» bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya «defterlerini» «ibraz» etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını «ispat külfetine» bir etkisi olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, delil olarak dayanılan «taşıma sözleşmelerinde» davalıya atfen atılmış bir imza olmadığı gibi taşıma karşılığı kesilen faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair bir belge de «ibraz» edilmediği, davacının TTK’nun 70.maddesi hükmü gereğince yaptırılması gereken kapanış «tasdiki» olmayan «ticari defterleri» uyarınca 68.012,84 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defter ve belgelerine delil olarak dayanabilmesi için defterlerin usulüne uygun olarak tutulması, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunmasının gerektiği, ancak davacının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle ticari defter ve belgelerinin delil olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacının davalıya «yemin teklifinde» bulunmayacağını beyan ettiği, bu durumda iddiasını ispatla yükümlü olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle TTK 80 ve devamı maddeleri uyarınca, davaya konu alacağın var olup olmadığı ve miktarının her iki tarafın «ticari defterleri» üzerinde yapılacak bir incelemeyle açıklığa kavuşturulması gerektiğinden davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla mahkemece bu konuda davalı tarafa gerekli meşruhatı içeren davetiye tebliğ edilerek davalı taraf defterlerinin de «ibrazının» istenmesi ve ibrazı halinde gerekli incelemenin yapılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Tarafların «tacir» olması nedeniyle davacının verdiği taşıma hizmetinden doğan alacağının, davalının ise aldığı taşıma hizmetinden doğan borcunun TTK 66 ve devamı maddeleri gereğince «ticari defterlerinde kayıtlı» olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · taşıma sözleşmesi · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaTarafların «tacir» olması nedeniyle davacının verdiği taşıma hizmetinden doğan alacağının, davalının ise aldığı taşıma hizmetinden doğan borcunun TTK 66 ve devamı maddeleri gereğince «ticari defterlerinde kayıtlı» olması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, delil olarak dayanılan «taşıma sözleşmelerinde» davalıya atfen atılmış bir imza olmadığı gibi taşıma karşılığı kesilen faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair bir belge de «ibraz» edilmediği, davacının TTK’nun 70.maddesi hükmü gereğince yaptırılması gereken kapanış «tasdiki» olmayan «ticari defterleri» uyarınca 68.012,84 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defter ve belgelerine delil olarak dayanabilmesi için defterlerin usulüne uygun olarak tutulması, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunmasının gerektiği, ancak davacının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle ticari defter ve belgelerinin delil olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacının davalıya «yemin teklifinde» bulunmayacağını beyan ettiği, bu durumda iddiasını ispatla yükümlü olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle TTK 80 ve devamı maddeleri uyarınca, davaya konu alacağın var olup olmadığı ve miktarının her iki tarafın «ticari defterleri» üzerinde yapılacak bir incelemeyle açıklığa kavuşturulması gerektiğinden davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla mahkemece bu konuda davalı tarafa gerekli meşruhatı içeren davetiye tebliğ edilerek davalı taraf defterlerinin de «ibrazının» istenmesi ve ibrazı halinde gerekli incelemenin yapılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10749 E. 2010/1689 K.
Ortak:yemin delili · tasdik kararı · yemin · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «defter» kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış «tasdikli» olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre «yemini» eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan «ticari defterlerinin» lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen «defterlerini» «ibraz» etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, «icra inkar tazminatının» tahsiline,«işlemiş faiz» ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen «prim» bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya «defterlerini» «ibraz» etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını «ispat külfetine» bir etkisi olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Ancak davacı vekili, 08.05.2008 tarihli duruşmadaki beyanında ve temyiz dilekçesinde bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkiline ait «ticari defterlerin» kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunduğunu ileri sürerek, temyiz dilekçesi ekinde İzmir 31.
Noterliği’nin 18.01.2008 tarih ve 01891 ve 01892 yevmiye nolu kapanış «tasdiki» fotokopilerini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacirler arası uyuşmazlık · tacirler arası dava · ticari defter kayıtları · tebligat · tacir
Benzer bu karardaYine «tacirler arası uyuşmazlıkta» davacı tacir sadece kendi «defterlerine» dayanmış olsa bile, TTK'nun 82. maddesi uyarınca iki tarafın defterleri incelenmeden uyuşmazlık çözümlenemez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Dava konusu olayda davalı da «tacir» olduğuna göre, duruşmalara gelmese bile, sadece davacı «defterleri» incelenerek karar verilemez.
Bu durumda; davalıya açıklamalı «tebligat» yapılarak, «defterinin» «ibrazının» istenmesi ve defterlerin ibrazı halinde her iki taraf defterleri incelenmeli, davalı taraf defter ibraz etmediği takdirde davacı defterleri incelenerek karar verilmesi gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10753 E. 2010/1752 K.
Ortak:ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen «defterlerini» «ibraz» etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, «icra inkar tazminatının» tahsiline,«işlemiş faiz» ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen «prim» bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya «defterlerini» «ibraz» etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını «ispat külfetine» bir etkisi olmamıştır.
Mahkemece davacının «defter» kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış «tasdikli» olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre «yemini» eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan «ticari defterlerinin» lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, öncelikle, uyuşmazlığa konu «faturaların tebliğ» edilip edilmediklerinin araştırılması, «tacir» olan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde sadece davacının değil davalının da «ticari defterlerinin incelenmesi» gerektiğinden davalıya defter ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için süre verilmesi, ibraz edilmesi halinde her iki tarafın defterlerinin birlikte inceletilmesi, şayet davalı defterleri ibraz edilmez ise bu durumda davac …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yapmış olduğu taşıma hizmeti nedeniyle davalıdan 2.063,13 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, davalı tarafa «defterlerin» «ibrazı» için gönderilen davetiyede defterlerin ibraz edilmemesi halinde neticenin ne olacağı hususunda bir hatırlatma yapılmamış olup, bu eksiklik nedeniyle anılan davetiye usulüne uygun değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturanın tebliği · navlun alacağı · ticari defter incelemesi · navlun · bilirkişi incelemesi · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, öncelikle, uyuşmazlığa konu «faturaların tebliğ» edilip edilmediklerinin araştırılması, «tacir» olan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde sadece davacının değil davalının da «ticari defterlerinin incelenmesi» gerektiğinden davalıya defter ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için süre verilmesi, ibraz edilmesi halinde her iki tarafın defterlerinin birlikte inceletilmesi, şayet davalı defterleri ibraz edilmez ise bu durumda davac …
2-Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, karara esas alınan rapor da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yazılı esaslar doğrultusunda davalı tarafa «defterlerini» «ibraz» etmesi için gerekli meşruhatın bulunduğu usulüne uygun davetiye gönderilmesi ve oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5319 E. , 2010/11478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2008 tarih ve 2007/129-2008/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında tali acentelik sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının sözleşme gereği düzenlediği poliçeler için tahsil ettiği primleri ödemediğini, kullanılmayan poliçelerin de iade edilmediğini ve bu nedenle ...
26. 554.743.901 TL alacak için başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediği, davacının delillerinin hüküm verecek kadar kanaat hasıl etmemesi nedeniyle tamamlayıcı yemin teklif edildiği, davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine 26.489,29 YTL asıl alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, icra inkar tazminatının tahsiline,işlemiş faiz ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tali acentalık sözleşmesi gereğince ödenmeyen prim bedellerinin tahsiline yönelik takibe, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalıya defterlerini ibraz etmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, fakat davalı ticari defterlerini ibraz etmemiş, ancak davacı TTK’nun 83/2. maddesine uygun bir şekilde salt davalının defterlerine dayanmamış olduğundan davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacının iddiasını ispat külfetine bir etkisi olmamıştır.
Mahkemece davacının defter kayıtlarında alacaklı olduğuna ilişkin kayıtların bulunduğu ancak TTK’nun 70 nci maddesine göre kapanış tasdikli olmadığı gözetilip, davacıya HUMK’nun 356 ncı maddesine göre yemini eda ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerinin lehine delil teşkil edemeyeceği ilkesi karşısında defter kayıtlarının yukarıda anılan yemin yöntemiyle davacının kabulüne dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Bu durumda yapılacak işi davacının delil listesinde yemin deliline de dayandığı gözetilip kendisine iddiası doğrultusunda davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043238100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz