Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5931 E. 2024/3457 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
önemli menfaat↗ sigorta acentelik sözleşmesi↗ sigorta acenteliği↗ portföy tazminatı↗ haksız fesih↗ ticari itibar↗ acentelik sözleşmesi↗ müktesep hak↗ acente↗ sözleşmenin feshi↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ fesih↗ kâr kaybı↗ yetki↗ ıslah↗ ihtarname↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 03.12.2019 tarih ve 2016/618 E., 2019/1002 K. sayılı kararı ile, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bir kısım sigorta poliçelerini düzenlerken sigortalıların yaşlarını gerçeğe aykırı olarak büyük göstererek düşük prim tahakkukuna yol açtığı, söz konusu poliçelerin geçerlilik tarihlerinin fesih tarihine yakın olduğu ve poliçelerin fesih tarihinde devam ettiği, davacının sigortalıların yaşlarını büyük göstermesinin sözleşmeye aykırı olduğu, bu nedenle davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.02.2021 tarih ve 2020/1846 E., 2021/1442 K. sayılı kararı ile; bozmaya uyulmakla davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği hususunda davacı lehine müktesep hak doğmasına rağmen, önceki bozma ilamı gereğince işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu, davacının kazandırmış olduğu müşteriler ile ilişkilere fesih tarihinden sonra da devem edilmiş olduğu, böylelikle davalı ... şirketinin, sözleşmesinin feshi sonrasında davacı acentenin müşterileri üzerinden poliçe düzenleyerek menfaat temin ettiği, davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla bunlardan doğabilecek ücret kaybına uğradığı, hakkaniyet gereği davacı lehine portföy tazminatına hükmedilmesi gerektiği, 13 yıllık devam eden yargılama süreci göz önünde bulundurulduğunda toplanacak başka bir delil kalmamış olması, bulunamayacak olması sebebiyle dosyada ekli olan tüm veriler üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan rapor hükme esas alınmış olup hakkaniyet gereği davacının 15.11.2011 tarihli ıslah dilekçesindeki 64.450,00 TL'lik talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tazminat için gerekli sözleşmenin feshinden sonra portföy sayesinde önemli menfaat elde edilmesi ve hakkaniyetin gerektirmesi koşullarını sağlayamadığını, bu hususları ispatlayamadığını, kaç müşterinin fesihten sonra poliçe oluşturduğunun belirtilmediğini, poliçelerin branşlarının belirlenmediğini, davacının müşterilerinden çoğunun davalı nezdindeki sözleşme ilişkisini devam ettirmediğini, bir kısmının ise davacı ile yapılan sözleşmeden önce müşterisi olduğunu, davalının ülke genelindeki prestijinin ve davacının bölgedeki tek acente olması hususlarının dikkate alınmadığını, acente sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23 üncü maddesinin 16 ncı fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1846 E. 2021/1442 K.
Ortak:sigorta acentelik sözleşmesi · önemli menfaat · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · müktesep hak · acentelik · hakkaniyet
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
… ararı ile, davalı tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu, davacının kazandırmış olduğu müşteriler ile ilişkilere «fesih» tarihinden sonra da devem edilmiş olduğu, böylelikle davalı ... şirketinin, «sözleşmesinin feshi» sonrasında davacı «acentenin» müşterileri üzerinden poliçe düzenleyerek menfaat temin ettiği, davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla bunlardan doğabilecek ücret «kaybına» uğradığı, «hakkaniyet» gereği davacı lehine «portföy tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, 13 yıllık devam eden yargılama süreci göz önünde bulundurulduğunda toplanacak başka bir delil kalmamış olması, bulunamayacak olması sebebiyle dosyada ekli olan tüm veriler üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan rapor hükme esas alınmış olup hakkaniyet gereği davacının 15.11.2011 tarihli «ıslah» dilekçesindeki 64.450,00 TL'lik talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tazminat için gerekli sözleşmenin feshinden sonra portföy sayesinde «önemli menfaat» elde edilmesi ve «hakkaniyetin» gerektirmesi koşullarını sağlayamadığını, bu hususları ispatlayamadığını, kaç müşterinin fesihten sonra poliçe oluşturduğunun belirtilmediğini, poliçelerin branşlarının belirlenmediğini, davacının müşterilerinden çoğunun davalı nezdindeki sözleşme ilişkisini devam ettirmediğini, bir kısmının ise davacı ile yapılan sözleşmeden önce müşterisi olduğunu, davalının ülke genelindeki prestijinin ve davacının bölgedeki tek «acente» olması hususlarının dikkate alınmadığını, acente sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı, Dairemiz’in 09.03.2015 tarih 2014/16850-2015/3124 sayılı bozma ilamı ile, davalının savunmasında bildirdiği «fesih» sebeplerinin yerinde olmadığı, sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğinin ortaya çıktığı, ancak «portföy tazminatı» bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde görülmediği, hükme temel alınan bilirkişi raporunun da karar vermeye elverişli olmadığı, davacı «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususlarının tartışılmadığı, davalı vekilinin, rapora yönelik itirazları üzerinde durulup, portföy …
Mahkemece bozmaya uyulmasına, bozmaya uyulmakla davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği hususunda davacı lehine «müktesep hak» doğmasına rağmen, önceki bozma ilamı gereğince işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17517 E. 2014/18559 K.
Ortak:sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · ek prim · fesih
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
… ararı ile, davalı tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu, davacının kazandırmış olduğu müşteriler ile ilişkilere «fesih» tarihinden sonra da devem edilmiş olduğu, böylelikle davalı ... şirketinin, «sözleşmesinin feshi» sonrasında davacı «acentenin» müşterileri üzerinden poliçe düzenleyerek menfaat temin ettiği, davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla bunlardan doğabilecek ücret «kaybına» uğradığı, «hakkaniyet» gereği davacı lehine «portföy tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, 13 yıllık devam eden yargılama süreci göz önünde bulundurulduğunda toplanacak başka bir delil kalmamış olması, bulunamayacak olması sebebiyle dosyada ekli olan tüm veriler üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan rapor hükme esas alınmış olup hakkaniyet gereği davacının 15.11.2011 tarihli «ıslah» dilekçesindeki 64.450,00 TL'lik talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 2019 tarih ve 2016/618 E., 2019/1002 K. sayılı kararı ile, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bir kısım «sigorta poliçelerini» düzenlerken sigortalıların yaşlarını gerçeğe aykırı olarak büyük göstererek düşük «prim» tahakkukuna yol açtığı, söz konusu poliçelerin geçerlilik tarihlerinin «fesih» tarihine yakın olduğu ve poliçelerin fesih tarihinde devam ettiği, davacının sigortalıların yaşlarını büyük göstermesinin sözleşmeye aykırı olduğu, bu nedenle dava …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «acentenin» sigortalılardan tahsil ettiği primleri «zimmetine» geçirdiğinin ispatı yönünden davalının herhangi bir delil sunmadığı, davacıya gönderilen «fesih» ve azilnamede de acentenin borcuna değil poliçelerin «prim» taksitlerine dayanıldığı, bu durumda davalının «acentelik sözleşmesinin» feshinde haklı olmadığı, davalının kayıt ve belgelerini denetime açmaması nedeni ile 2007 yılına ilişkin «komisyon» gider belgelerindeki branş poliçelerinin «yenilendiği» varsayılarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. fıkrası uyarınca davacının 13.341,95 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, acentelik sözleşmesinin feshinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeni ile «portföy tazminatına» da hak kazandığı ve bunun da 22.598,08 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davacı ek sözleşme ile hastalık branşında %20 «komisyon alacağı» belirlendiğini ileri sürmüş ise de ilk üretim tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin %5 komisyon tahakkuk ettirdiği ve davacının da uzun yıllar boyunca itiraz etmeden bu oranı kabul ettiği, dolayısıyla grup sağlık sigortalarına dayalı eksik komisyon ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.940,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı sigorta şirketinin taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesini» haklı nedenle feshetmesi karşısında «acente» lehine 5684 sayılı Kanun'un 23/16. maddesi uyarınca «portföy tazminatına» hükmedilemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatı» ile birikmiş «komisyon alacağının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davalının acentelik sözleşmesini fesihte haksız olduğu, dolayısıyla davacının portföy tazminatına hak kazandığı, ayrıca bakiye komisyon alacağının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · zimmet · sigorta ettiren · yenileme · komisyon · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «acentenin» sigortalılardan tahsil ettiği primleri «zimmetine» geçirdiğinin ispatı yönünden davalının herhangi bir delil sunmadığı, davacıya gönderilen «fesih» ve azilnamede de acentenin borcuna değil poliçelerin «prim» taksitlerine dayanıldığı, bu durumda davalının «acentelik sözleşmesinin» feshinde haklı olmadığı, davalının kayıt ve belgelerini denetime açmaması nedeni ile 2007 yılına ilişkin «komisyon» gider belgelerindeki branş poliçelerinin «yenilendiği» varsayılarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. fıkrası uyarınca davacının 13.341,95 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, acentelik sözleşmesinin feshinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeni ile «portföy tazminatına» da hak kazandığı ve bunun da 22.598,08 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davacı ek sözleşme ile hastalık branşında %20 «komisyon alacağı» belirlendiğini ileri sürmüş ise de ilk üretim tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin %5 komisyon tahakkuk ettirdiği ve davacının da uzun yıllar boyunca itiraz etmeden bu oranı kabul ettiği, dolayısıyla grup sağlık sigortalarına dayalı eksik komisyon ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.940,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatı» ile birikmiş «komisyon alacağının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davalının acentelik sözleşmesini fesihte haksız olduğu, dolayısıyla davacının portföy tazminatına hak kazandığı, ayrıca bakiye komisyon alacağının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3-5684 sayılı Kanun'un 23/15. maddesinde, «sigorta acentesinin», «acentelik sözleşmesinin» sona ermesi halinde, «sigorta ettirenlerle» yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyona» hak kazanacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece söz konusu hüküm uyarınca davacının «komisyon alacağı» olduğu kabul edilerek bu miktar hüküm altına alınmış ise de somut olayda davacının bu madde kapsamında herhangi bir talebi bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14370 E. 2014/17136 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · haksız fesih · acentelik sözleşmesi · acente · sözleşmenin feshi · acentelik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
… ararı ile, davalı tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu, davacının kazandırmış olduğu müşteriler ile ilişkilere «fesih» tarihinden sonra da devem edilmiş olduğu, böylelikle davalı ... şirketinin, «sözleşmesinin feshi» sonrasında davacı «acentenin» müşterileri üzerinden poliçe düzenleyerek menfaat temin ettiği, davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla bunlardan doğabilecek ücret «kaybına» uğradığı, «hakkaniyet» gereği davacı lehine «portföy tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, 13 yıllık devam eden yargılama süreci göz önünde bulundurulduğunda toplanacak başka bir delil kalmamış olması, bulunamayacak olması sebebiyle dosyada ekli olan tüm veriler üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan rapor hükme esas alınmış olup hakkaniyet gereği davacının 15.11.2011 tarihli «ıslah» dilekçesindeki 64.450,00 TL'lik talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tazminat için gerekli sözleşmenin feshinden sonra portföy sayesinde «önemli menfaat» elde edilmesi ve «hakkaniyetin» gerektirmesi koşullarını sağlayamadığını, bu hususları ispatlayamadığını, kaç müşterinin fesihten sonra poliçe oluşturduğunun belirtilmediğini, poliçelerin branşlarının belirlenmediğini, davacının müşterilerinden çoğunun davalı nezdindeki sözleşme ilişkisini devam ettirmediğini, bir kısmının ise davacı ile yapılan sözleşmeden önce müşterisi olduğunu, davalının ülke genelindeki prestijinin ve davacının bölgedeki tek «acente» olması hususlarının dikkate alınmadığını, acente sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli «acentelik sözleşmesinin» bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu mi …
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek dava …
3-Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. maddesinde, “Sigorta «acentesi», «acentelik sözleşmesinin» sona ermesi halinde, «sigorta ettirenlerle» yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyona» hak kazanır. “ düzenlemesine yer verildikten sonra 16. fıkrası ise “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · sigorta ettiren · takas · olumsuz oy · komisyon · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafça, «komisyon alacağı» ile birlikte «portföy tazminatının» da tahsili istenilmiş olup dosyaya sunulan «son» bilirkişi ek raporunda, dosyada eksik verilerin bulunduğu ve bunların temini halinde değerlendirme yapılabileceği, aksi halde davacı taleplerine ilişkin değerlendi …
4-Öte yandan davalı tarafça, davacıya ödenen avans «komisyon» nedeniyle davacıdan alacaklı bulunduğu ve «takas» itirazlarının olduğu yönünde savunma yapılmış olmasına rağmen mahkemece anılan konuda olumlu «olumsuz» herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup bu husus da hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli «acentelik sözleşmesinin» bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu mi …
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek dava …
1 benzer karar daha
-
Alacak | Teminat mektubu iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4466 E. 2015/11816 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet
İncelediğiniz kararda… ararı ile, davalı tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu, davacının kazandırmış olduğu müşteriler ile ilişkilere «fesih» tarihinden sonra da devem edilmiş olduğu, böylelikle davalı ... şirketinin, «sözleşmesinin feshi» sonrasında davacı «acentenin» müşterileri üzerinden poliçe düzenleyerek menfaat temin ettiği, davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla bunlardan doğabilecek ücret «kaybına» uğradığı, «hakkaniyet» gereği davacı lehine «portföy tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, 13 yıllık devam eden yargılama süreci göz önünde bulundurulduğunda toplanacak başka bir delil kalmamış olması, bulunamayacak olması sebebiyle dosyada ekli olan tüm veriler üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan rapor hükme esas alınmış olup hakkaniyet gereği davacının 15.11.2011 tarihli «ıslah» dilekçesindeki 64.450,00 TL'lik talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı, «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tazminat için gerekli sözleşmenin feshinden sonra portföy sayesinde «önemli menfaat» elde edilmesi ve «hakkaniyetin» gerektirmesi koşullarını sağlayamadığını, bu hususları ispatlayamadığını, kaç müşterinin fesihten sonra poliçe oluşturduğunun belirtilmediğini, poliçelerin branşlarının belirlenmediğini, davacının müşterilerinden çoğunun davalı nezdindeki sözleşme ilişkisini devam ettirmediğini, bir kısmının ise davacı ile yapılan sözleşmeden önce müşterisi olduğunu, davalının ülke genelindeki prestijinin ve davacının bölgedeki tek «acente» olması hususlarının dikkate alınmadığını, acente sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece taraflardan «portföy tazminatı» konusunda delillerini sunması istenerek, «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine …
Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi, «acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir, yani bir başka deyişle hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı kadardır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının «son» üç yıllık «komisyon» ücreti üzerinden oranlama yapılarak 37.125 TL «portföy tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin «acentenin» portföyü sayesinde elde ettiği menfaati yansıtmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5931 E. , 2024/3457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/436 Esas, 2023/576 Karar
HÜKÜM
Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında 19.08.2003 tarihinde, sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisine haiz acentelik sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme süresince yetki sınırları içinde davalıyı tanıtıcı faaliyet ve girişimlerde bulunduğunu, davalının nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık edildiğini, ticari itibar ve portföyünün davalı ... lehine kullanıldığını, davalının tanınırlığını ve marka bilinirliğini arttırdığını, davacının bu faaliyetleri, davalının müşteri sayısını ve poliçe üretimini arttırdığını, davalı tarafın herhangi bir uyarı yapmaksızın davacının poliçe düzenlememesi için bilgisayar sisteminin girişini ekran karartmak suretiyle engellendiğini, daha sonra da 06.07.2007 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi kayba uğradığını, haksız fesih ile davalıya önemli menfaatler sağlandığını, davacının oluşturduğu ekonomik değer taşıyan veya ekonomik değere dönüştürülebilecek olgulardan (marka tanınırlığı, portföy, ticari itibar) faydalanmaya devam ettiğini, bu nedenlerle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16 ncı maddesiyle davacıya tanınmış olan portföy tazminatının hesaplanarak hüküm altına alınmasının gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 15.000,00 TL portföy tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.11.2011 tarihli dilekçesi ile dava değerini 64.451,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece, 03.12.2019 tarih ve 2016/618 E., 2019/1002 K. sayılı kararı ile, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bir kısım sigorta poliçelerini düzenlerken sigortalıların yaşlarını gerçeğe aykırı olarak büyük göstererek düşük prim tahakkukuna yol açtığı, söz konusu poliçelerin geçerlilik tarihlerinin fesih tarihine yakın olduğu ve poliçelerin fesih tarihinde devam ettiği, davacının sigortalıların yaşlarını büyük göstermesinin sözleşmeye aykırı olduğu, bu nedenle davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.02.2021 tarih ve 2020/1846 E., 2021/1442 K. sayılı kararı ile; bozmaya uyulmakla davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği hususunda davacı lehine müktesep hak doğmasına rağmen, önceki bozma ilamı gereğince işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haksız şekilde feshedilmiş olduğu, davacının kazandırmış olduğu müşteriler ile ilişkilere fesih tarihinden sonra da devem edilmiş olduğu, böylelikle davalı ... şirketinin, sözleşmesinin feshi sonrasında davacı acentenin müşterileri üzerinden poliçe düzenleyerek menfaat temin ettiği, davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla bunlardan doğabilecek ücret kaybına uğradığı, hakkaniyet gereği davacı lehine portföy tazminatına hükmedilmesi gerektiği, 13 yıllık devam eden yargılama süreci göz önünde bulundurulduğunda toplanacak başka bir delil kalmamış olması, bulunamayacak olması sebebiyle dosyada ekli olan tüm veriler üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan rapor hükme esas alınmış olup hakkaniyet gereği davacının 15.11.2011 tarihli ıslah dilekçesindeki 64.450,00 TL'lik talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tazminat için gerekli sözleşmenin feshinden sonra portföy sayesinde önemli menfaat elde edilmesi ve hakkaniyetin gerektirmesi koşullarını sağlayamadığını, bu hususları ispatlayamadığını, kaç müşterinin fesihten sonra poliçe oluşturduğunun belirtilmediğini, poliçelerin branşlarının belirlenmediğini, davacının müşterilerinden çoğunun davalı nezdindeki sözleşme ilişkisini devam ettirmediğini, bir kısmının ise davacı ile yapılan sözleşmeden önce müşterisi olduğunu, davalının ülke genelindeki prestijinin ve davacının bölgedeki tek acente olması hususlarının dikkate alınmadığını, acente sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı, portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23 üncü maddesinin 16 ncı fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043103500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz