Ana sözleşme değişikliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5601 E. 2010/11891 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ana sözleşme değişikliği↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ yokluk↗ ticari defter ve kayıtlar↗ sermaye artırımı↗ ticari defter↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun şekilde yapıldığı, TTK'nun 372. madd...de öngörülen toplantı nisabının mevcut bulunduğu, iptali istenen kararların çoğunlukla alındığı, davacıların yönetimde bulundukları dönemde usulüne uygun tutulmayan ticari defter kayıtlarının sonradan düzeltilm...in mümkün olmaması nedeniyle bilanço ve gelir tablolarının son olarak düzenlenmesi sırasında ortaya çıkan farklılıkların sorumlusunun büyük hissedar T.Kalkınma Bankası A.Ş. değil davacılar olduğu, dolayısıyla bu duruma dayalı iptal isteminin yerinde olmayacağı, sermaye artırımına dair genel kurul kararının oybirliğiyle alınması gerektiği hakkında yasal bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ..., ..., ..., ...ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekç...de dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilm...de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılardan ...ve ...’in dava konusu genel kurul toplantısına katılmamış olmasına göre, davacılar ..., ..., ..., ...ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... Turizm A.Ş.’nin 07.05.1987 tarihinde tescil edilen anasözleşm...in genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabına ilişkin 10/d. maddesi ile özel bir düzenleme yoluna gidilmemiş, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava konusu genel kurul toplantısı 19.03.2007 tarihinde ve (294.000) adet paydan (293.998) adet payın temsili ile toplanmış, anasözleşmenin şirketin sermay...e ilişkin 6. maddesi ile murakıp ve görevlerine ilişkin 9. maddesi, genel kurulun 11. gündem madd...de alınan kararla ve (143.998) ret oyuna karşılık (150.000) kabul oyu ile değiştirilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre anasözleşmeler yasa ile kendiliğinden değiştirilmeyip, ancak anasözleşmede belirlenen koşullarla ve ortaklık genel kurulunda alınan kararla değiştirilmeleri mümkün bulunmaktadır. Dosyada yeni yasal düzenlemeye uygun değişikliğe gidildiğine dair bir delil bulunmadığından, davalı şirketin anasözleşm...in 10/d. maddesi hükmü icabı uyuşmazlıkta uygulanacak olan hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun 388. madd...in 2. ve devamı maddelerinin 16.06.1989 kabul, 04.07.1989 yürürlük tarihli 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve önc...e göre hafifletilmiş toplantı ve karar nisapları değil, o tarihte Türk Ticaret Kanunu’nun daha ağır olan 388. madd...deki nisaplardır.
Buna göre davalı şirketin kuruluşu sırasında yürürlükte olan TTK.’nun 388. maddesi ile ilk iki fıkrada gösterilen ağırlaştırılmış toplantı ve karar nisapları dışında diğer anasözleşme değişikliklerinin ilk toplantıda şirket sermay...in en az 3/4’ünün, ikinci toplantıda yarısının, üçüncü toplantıda ise 1/3’nün hazır bulunması koşulu ile müzakere edilebileceği ve hazır bulunanların 2/3’ünün kabul oyu ile ana sözleşme değişikliğinin mümkün olduğu hükme bağlanmış bulunması itibariyle dava konusu genel kurulda alınan anasözleşme değişikliklerine ilişkin kararların yukarıda açıklanan nisaplar gözetildiğinde, karar nisabının oluşmadığı ve bu nedenle de yok hükmünde olduklarının kabulü gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu genel kurul toplantısının şirket anasözleşm...in 6. ve 9. maddelerini değiştiren 11. gündem madd...de alınan kararın yoklukla malul olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, dava konusu genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilm...e dair 12. gündem madd...de alınan kararda, her ne kadar karar nisabına aykırı bir durum yoksa da, davalı şirketin büyük ortağı T. Kalkınma Bankası A.Ş. ile diğer gerçek kişi ortakları arasında 2004 yılında şirket kayyumu ...’in davetiyle sulh yapıldığı, bundan sonraki yönetim kurullarında da bankanın iki, gerçek kişi ortakların ise bir temsilci ile temsil edildikleri, buna rağmen dava konusu genel kurul toplantısında şirketin üç yönetim kurulu üy...in tamamının T.Kalkınma Bankası A.Ş.’nin gösterdiği adaylardan seçildiği görülmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin tamamının T. Kalkınma Bankası A.Ş.’nin temsilcilerinden oluşmasının iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususu karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2566 E. 2011/14128 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · karar nisabı · yönetim kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz kararda… toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun şekilde yapıldığı, TTK'nun 372. madd...de öngörülen «toplantı nisabının» mevcut bulunduğu, iptali istenen kararların çoğunlukla alındığı, davacıların yönetimde bulundukları dönemde usulüne uygun tutulmayan «ticari defter kayıtlarının» sonradan düzeltilm...in mümkün olmaması nedeniyle bilanço ve gelir tablolarının «son» olarak düzenlenmesi sırasında ortaya çıkan farklılıkların sorumlusunun büyük hissedar T.Kalkınma Bankası A.Ş. değil davacılar olduğu, dolayısıyla bu duruma dayalı iptal isteminin yerinde olmayacağı, «sermaye artırımına» dair genel kurul kararının oybirliğiyle alınması gerektiği hakkında yasal bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kalkınma Bankası A.Ş. ile diğer gerçek kişi ortakları arasında 2004 yılında şirket kayyumu ...’in davetiyle «sulh» yapıldığı, bundan sonraki yönetim kurullarında da bankanın iki, gerçek kişi ortakların ise bir «temsilci» ile temsil edildikleri, buna rağmen dava konusu genel kurul toplantısında şirketin üç «yönetim kurulu» üy...in tamamının T.Kalkınma Bankası A.Ş.’nin gösterdiği adaylardan seçildiği görülmektedir.
Turizm A.Ş.’nin 07.05.1987 tarihinde tescil edilen anasözleşm...in genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar «nisabına» ilişkin 10/d. maddesi ile özel bir düzenleme yoluna gidilmemiş, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul toplantısı 17.11.2008 tarihinde ve (50.000.000) adet paydan (49.999.990) adet payın «temsili» ile toplanmış, anasözleşmenin «yönetim kurulu» ve süresine ilişkin 7. maddesi ile murakıp ve görevlerine ilişkin 9. maddesi, genel kurulun 8. gündem maddesinde alınan kararla ve (359.990) ret oyuna karşılık (49.640.000) kabul oyu ile değiştirilmiştir.
Anasözleşmede yapılacak değişikliğin niteliğine göre TTK’nun 388. maddesinde belirtilen karar «nisabına» uyulmamış olması halinde de alınan karar «mutlak butlanla» sakat olup, bu kararın iptalini istemek için «muhalefet şerhinin» bulunmasına gerek yoktur.
Turizm A.Ş.’nin 07.05.1987 tarihinde tescil edilen anasözleşmesinin genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar «nisabına» ilişkin 10/d maddesi ile özel bir düzenleme yoluna gidilmemiş, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · muhalefet şerhi · butlan · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · derdestlik · iptal davası · anonim şirket
Benzer bu karardaAnasözleşmede yapılacak değişikliğin niteliğine göre TTK’nun 388. maddesinde belirtilen karar «nisabına» uyulmamış olması halinde de alınan karar «mutlak butlanla» sakat olup, bu kararın iptalini istemek için «muhalefet şerhinin» bulunmasına gerek yoktur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurul kararlarının ayrı ayrı görüşülerek oylandığı, davacıların kararların bir kısmına ret oyu kullandıkları, ancak «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, bu durumun «iptal davası» açabilmenin ön koşulu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, genel kurulda alınan ve iptali istenen maddelere ilişkin olarak davacının «muhalefet şerhinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13505 E. 2015/10256 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · yoklukla malul karar · karar nisabı · yokluk · yönetim kurulu kararı · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun şekilde yapıldığı, TTK'nun 372. madd...de öngörülen «toplantı nisabının» mevcut bulunduğu, iptali istenen kararların çoğunlukla alındığı, davacıların yönetimde bulundukları dönemde usulüne uygun tutulmayan «ticari defter kayıtlarının» sonradan düzeltilm...in mümkün olmaması nedeniyle bilanço ve gelir tablolarının «son» olarak düzenlenmesi sırasında ortaya çıkan farklılıkların sorumlusunun büyük hissedar T.Kalkınma Bankası A.Ş. değil davacılar olduğu, dolayısıyla bu duruma dayalı iptal isteminin yerinde olmayacağı, «sermaye artırımına» dair genel kurul kararının oybirliğiyle alınması gerektiği hakkında yasal bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… 3/4’ünün, ikinci toplantıda yarısının, üçüncü toplantıda ise 1/3’nün hazır bulunması koşulu ile müzakere edilebileceği ve hazır bulunanların 2/3’ünün kabul oyu ile «ana sözleşme değişikliğinin» mümkün olduğu hükme bağlanmış bulunması itibariyle dava konusu genel kurulda alınan anasözleşme değişikliklerine ilişkin kararların yukarıda açıklanan «nisaplar» gözetildiğinde, karar «nisabının» oluşmadığı ve bu nedenle de yok hükmünde olduklarının kabulü gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu genel kurul toplantısının şirket anasözleşm...in 6. ve 9. maddelerini değiştiren 11. gündem madd...de alınan kararın «yoklukla malul» olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirket anasözleşmesinin 7. maddesinin «son» cümlesinde “Genel Kurul'da % 65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla «yönetim kurulu» üyelerinin seçileceği”, 10/d maddesinde ise “şirket genel kurul toplantılarında TTK'nın 369 maddesinde yazılı hususların müzakere edilerek gerekli kararların alınacağı, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar «nisabının» TTK hükümlerine tabi olduğu”nun öngörüldüğü, dava konusu genel kurul 17/12/2013 tarihinde yapıldığından TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2/1-c, 3 ve 4. mdlerine göre bu davada 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK'nın 390/son maddesi hükmünün aksine 6102 sayılı TTK'nın 455/son maddesinde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce 3. kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğinin öngörüldüğü, bu hükümde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce iç ilişki de hüküm doğuracağına açıkça işaret edildiği, anasözleşme değişikliğine genel kurulda karar verildikten sonra bu karar tescil ve «ilan» edilmeden iç ilişkide bağlayıcı olduğundan değişik hükme dayanarak aynı genel kurulda karar alınmasına hukuki engel bulunmadığı, anasözleşmenin değiştirilen 7. maddesinin son cümlesiyle "Genel Kurul'da %65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla yönetim kurulu üyeleri seçilir". hükmü düzenlendikten sonra anasözleşmenin 10/d maddesindeki hüküm uyarınca hiçbir ayrım yapılmaksızın anasözleşme değişiklikleri de «dahil» olmak üzere tüm kararların TTK hükümlerine tabii olarak alınacağı öngörüldüğünden anasözleşmenin tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 388. maddesinde ise dava konusu anasözleşme değişikliği için ilk toplantı yeter sayısının ortaklık sermayesinin en az yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» hazır bulunmasının gerekli olduğu, kararların da hazır bulunanların çoğunluğuyla alınacağının öngörüldüğü, bu hükmün karşılığı olan 6102 sayılı TTK'nın 421/1. maddesinde de “Kanun'da veya «esas sözleşmede» aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunanların oylarının çoğunluğuyla alınacağı, ikinci toplantı da ise şirket sermayesinin en az 1/3'nün toplantıda hazır bulunmasının yeterli olduğunun” öngörüldüğü, anılan hükümler karşısında anasözleşme'nin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinde Kanuna aykırılık bulunmadığı, dava konusu genel kurulun şirket sermayesinin karşılığı olan 10.000 hissenin 9.900 adedi ile toplandığı, 4.200 red oyuna karşılık 5.700 kabul oyu ile anasözleşmenin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesine karar verildiği, anasözleşmesinin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinden sonra yeni metinle getirilen nisaba göre yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinde Kanuna, anasözleşmeye ve «dürüstlük kuralına aykırılık» bulunmadığı, anasözleşme değişikliğinin henüz tescil ve ilan edilmeden iç ilişkide hüküm doğurduğu, yeni yönetim kurulunun 4200 red oyuna karşılık 5200 kabul oyu ile katılanların çoğunluğuyla seçildiği, TTK'nın 446/1-b madesi ve TBK'nın genel hükümleri kapsamında «yokluk» ve «geçersizlik» nedeni bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
2- Ancak asıl ve birleşen davalar, A.Ş. genel kurul toplantısında alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 2009 yılında tescil ve «ilan» edilen anasözleşmesinin “Yönetim Kurulu ve Süresi” başlıklı 7. maddesinin «son» cümlesinde “Genel Kurul'da % 65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla «yönetim kurulu» üyelerinin seçileceği” hükmünün düzenlendiği görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · butlan · esas sözleşme · ihtiyati tedbir · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · geçersizlik · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirket anasözleşmesinin 7. maddesinin «son» cümlesinde “Genel Kurul'da % 65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla «yönetim kurulu» üyelerinin seçileceği”, 10/d maddesinde ise “şirket genel kurul toplantılarında TTK'nın 369 maddesinde yazılı hususların müzakere edilerek gerekli kararların alınacağı, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar «nisabının» TTK hükümlerine tabi olduğu”nun öngörüldüğü, dava konusu genel kurul 17/12/2013 tarihinde yapıldığından TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2/1-c, 3 ve 4. mdlerine göre bu davada 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK'nın 390/son maddesi hükmünün aksine 6102 sayılı TTK'nın 455/son maddesinde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce 3. kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğinin öngörüldüğü, bu hükümde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce iç ilişki de hüküm doğuracağına açıkça işaret edildiği, anasözleşme değişikliğine genel kurulda karar verildikten sonra bu karar tescil ve «ilan» edilmeden iç ilişkide bağlayıcı olduğundan değişik hükme dayanarak aynı genel kurulda karar alınmasına hukuki engel bulunmadığı, anasözleşmenin değiştirilen 7. maddesinin son cümlesiyle "Genel Kurul'da %65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla yönetim kurulu üyeleri seçilir". hükmü düzenlendikten sonra anasözleşmenin 10/d maddesindeki hüküm uyarınca hiçbir ayrım yapılmaksızın anasözleşme değişiklikleri de «dahil» olmak üzere tüm kararların TTK hükümlerine tabii olarak alınacağı öngörüldüğünden anasözleşmenin tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 388. maddesinde ise dava konusu anasözleşme değişikliği için ilk toplantı yeter sayısının ortaklık sermayesinin en az yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» hazır bulunmasının gerekli olduğu, kararların da hazır bulunanların çoğunluğuyla alınacağının öngörüldüğü, bu hükmün karşılığı olan 6102 sayılı TTK'nın 421/1. maddesinde de “Kanun'da veya «esas sözleşmede» aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunanların oylarının çoğunluğuyla alınacağı, ikinci toplantı da ise şirket sermayesinin en az 1/3'nün toplantıda hazır bulunmasının yeterli olduğunun” öngörüldüğü, anılan hükümler karşısında anasözleşme'nin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinde Kanuna aykırılık bulunmadığı, dava konusu genel kurulun şirket sermayesinin karşılığı olan 10.000 hissenin 9.900 adedi ile toplandığı, 4.200 red oyuna karşılık 5.700 kabul oyu ile anasözleşmenin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesine karar verildiği, anasözleşmesinin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinden sonra yeni metinle getirilen nisaba göre yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinde Kanuna, anasözleşmeye ve «dürüstlük kuralına aykırılık» bulunmadığı, anasözleşme değişikliğinin henüz tescil ve ilan edilmeden iç ilişkide hüküm doğurduğu, yeni yönetim kurulunun 4200 red oyuna karşılık 5200 kabul oyu ile katılanların çoğunluğuyla seçildiği, TTK'nın 446/1-b madesi ve TBK'nın genel hükümleri kapsamında «yokluk» ve «geçersizlik» nedeni bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış «nisaba» uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de «yokluk» olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 4 nolu ve buna bağlı olarak alınan 5 nolu gündem maddeleri için yokluk sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davacı tarafın «ihtiyati tedbir» talebi konusunda da olumlu-«olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı şirketin 2009 yılında tescil ve «ilan» edilen anasözleşmesinin “Yönetim Kurulu ve Süresi” başlıklı 7. maddesinin «son» cümlesinde “Genel Kurul'da % 65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla «yönetim kurulu» üyelerinin seçileceği” hükmünün düzenlendiği görülmektedir.
Somut uyuşmalıkta «yönetim kurulu» seçimi için % 65 «nisap» arayan anasözleşme hükmünün değitirilmesi için de yine aynı nisap aranması gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak % 57 nisapla bu hükmün değiştirilmesine dair kararın «butlan» şartları taşımadığına karar verilmesi hatalı olmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12130 E. 2013/13978 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · yokluk · temsil
İncelediğiniz kararda… toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun şekilde yapıldığı, TTK'nun 372. madd...de öngörülen «toplantı nisabının» mevcut bulunduğu, iptali istenen kararların çoğunlukla alındığı, davacıların yönetimde bulundukları dönemde usulüne uygun tutulmayan «ticari defter kayıtlarının» sonradan düzeltilm...in mümkün olmaması nedeniyle bilanço ve gelir tablolarının «son» olarak düzenlenmesi sırasında ortaya çıkan farklılıkların sorumlusunun büyük hissedar T.Kalkınma Bankası A.Ş. değil davacılar olduğu, dolayısıyla bu duruma dayalı iptal isteminin yerinde olmayacağı, «sermaye artırımına» dair genel kurul kararının oybirliğiyle alınması gerektiği hakkında yasal bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… 3/4’ünün, ikinci toplantıda yarısının, üçüncü toplantıda ise 1/3’nün hazır bulunması koşulu ile müzakere edilebileceği ve hazır bulunanların 2/3’ünün kabul oyu ile «ana sözleşme değişikliğinin» mümkün olduğu hükme bağlanmış bulunması itibariyle dava konusu genel kurulda alınan anasözleşme değişikliklerine ilişkin kararların yukarıda açıklanan «nisaplar» gözetildiğinde, karar «nisabının» oluşmadığı ve bu nedenle de yok hükmünde olduklarının kabulü gerekmektedir.
Turizm A.Ş.’nin 07.05.1987 tarihinde tescil edilen anasözleşm...in genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar «nisabına» ilişkin 10/d. maddesi ile özel bir düzenleme yoluna gidilmemiş, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın genel hükümlere ve TTK.nun 381 vd. maddelerine göre açılmış «anonim şirket» genel kurul kararlarının «yoklukla» malûl olduğu için iptali istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin ana sözleşmesinin 1977 yılında tescil ve «ilan» edildiği, genel kurul toplantı nisapları bakımından TTK hükümlerine atıf yapan ana sözleşmenin 21.maddesine göre, bu konuda 1977 yılında yürürlükte bulunan TTK'nun 388.maddesinin 3585 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metninde belirtilen ağırlaştırılmış toplantı «nisaplarının» geçerli olduğu; öte yandan davalı şirketin başka taşınmazları mevcut ise de şirketin üretim faaliyetlerinin "..." adresindeki taşınmazda bulunan fabrikada yürütüldüğü ve dava konusu genel kurul kararının üretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bu taşınmazın satışına ilişkin olduğu, şirketin üretim faaliyetlerinin yapıldığı fabrikanın bulunduğu taşınmazın satışını amaçlayan kararın TTK'nun 443/II madde hükmü atfı ile TTK'nun 388/III ve IV madde hükümlerinde öngörülen toplantı ve karar nisaplarına tâbi olması gerektiği;bu bağlamda 3585 sayılı kanun ile değişikliğe uğramayan TTK'nun 388/II madde hükmü uyarınca 1.toplantı için şirket sermayesinin 3/4'ü, 2. toplantı için 1/2'si ve 3.toplantı için de 1/3'ünün toplantıda hazır bulunması gerektiğinin (karar «nisabının» mevcut oylarının 2/3 olduğu) dikkate alındığında davaya konu genel kurulda toplam 1.500.000,00 adet hissenin en az 3/4'ünü oluşturan 1.125.000 adet hisseyi «temsil» eden pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerektiği halde bu adedin altında kalan 1.115,999,97 adet hissenin toplantıya katıldığı; dolayısıyla sözü edilen kararın alındığı 17.08.2011 tarihli genel kurul toplantısının ana sözleşmenin aradığı «toplantı nisabı» gerçekleşmeksizin yapıldığı ve bu nedenle toplantı nisabı olmaksızın yapılan genel kurulda alınan taşınmaz satışına ilişkin kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı "Kareksan Karşıyaka Ekmek Sanayi ve Ticaret A.Ş." tarafından gerçekleştirilen 17.08.2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında tesis edilmiş "...
6762 sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca «anonim şirket» idare meclisi tarafından idare ve «temsil» olunur ve şirketin mutad işleri idare meclisinin aldığı kararlar uyarınca yürütülür.
Şirket «tasfiye» halinde olmayıp, taşınmazların toptan satımı da söz konusu olmadığından iptali istenilen karar ağırlaştırılmış «nisaba» tabi kararlardan değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · ek tasfiye · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, davanın genel hükümlere ve TTK.nun 381 vd. maddelerine göre açılmış «anonim şirket» genel kurul kararlarının «yoklukla» malûl olduğu için iptali istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin ana sözleşmesinin 1977 yılında tescil ve «ilan» edildiği, genel kurul toplantı nisapları bakımından TTK hükümlerine atıf yapan ana sözleşmenin 21.maddesine göre, bu konuda 1977 yılında yürürlükte bulunan TTK'nun 388.maddesinin 3585 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metninde belirtilen ağırlaştırılmış toplantı «nisaplarının» geçerli olduğu; öte yandan davalı şirketin başka taşınmazları mevcut ise de şirketin üretim faaliyetlerinin "..." adresindeki taşınmazda bulunan fabrikada yürütüldüğü ve dava konusu genel kurul kararının üretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bu taşınmazın satışına ilişkin olduğu, şirketin üretim faaliyetlerinin yapıldığı fabrikanın bulunduğu taşınmazın satışını amaçlayan kararın TTK'nun 443/II madde hükmü atfı ile TTK'nun 388/III ve IV madde hükümlerinde öngörülen toplantı ve karar nisaplarına tâbi olması gerektiği;bu bağlamda 3585 sayılı kanun ile değişikliğe uğramayan TTK'nun 388/II madde hükmü uyarınca 1.toplantı için şirket sermayesinin 3/4'ü, 2. toplantı için 1/2'si ve 3.toplantı için de 1/3'ünün toplantıda hazır bulunması gerektiğinin (karar «nisabının» mevcut oylarının 2/3 olduğu) dikkate alındığında davaya konu genel kurulda toplam 1.500.000,00 adet hissenin en az 3/4'ünü oluşturan 1.125.000 adet hisseyi «temsil» eden pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerektiği halde bu adedin altında kalan 1.115,999,97 adet hissenin toplantıya katıldığı; dolayısıyla sözü edilen kararın alındığı 17.08.2011 tarihli genel kurul toplantısının ana sözleşmenin aradığı «toplantı nisabı» gerçekleşmeksizin yapıldığı ve bu nedenle toplantı nisabı olmaksızın yapılan genel kurulda alınan taşınmaz satışına ilişkin kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı "Kareksan Karşıyaka Ekmek Sanayi ve Ticaret A.Ş." tarafından gerçekleştirilen 17.08.2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında tesis edilmiş "...
Dava, 17.08.2011 tarihli genel kurulda alınan şirkete ait üretim yapılan gayrimenkulun satışına dair «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
6762 sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca «anonim şirket» idare meclisi tarafından idare ve «temsil» olunur ve şirketin mutad işleri idare meclisinin aldığı kararlar uyarınca yürütülür.
Şirket «tasfiye» halinde olmayıp, taşınmazların toptan satımı da söz konusu olmadığından iptali istenilen karar ağırlaştırılmış «nisaba» tabi kararlardan değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5601 E. , 2010/11891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.06.2009 tarih ve 2007/286 - 2009/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar ..., ..., ..., ...ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacılar vekili Av... ile davalılar ...Turizm ve Tic.A.Ş. vekili Av. ... ile müdahil Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. vekili Av... gelip, davacılardan ... tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekç...in sür...de verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin toplam % 49 hisse ile ortak oldukları davalı şirketin diğer ortağının da dava dışı T.Kalkınma Bankası A.Ş. olduğunu, bir süre sonra anılan banka ile diğer ortaklar arasında sorun yaşanmaya başladığını, daha önce seçimle gelen yönetim kurulu üyelerinin yerine banka tarafından atamalar yapılarak TTK'na aykırı davranıldığını, davacı ... tarafından şirketin tek mal varlığı olan otel için (10.600.000.-) TL tutarında ilave yatırım yapıldığını, dava konusu 19.03.2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında da yönetim ve denetim kurulu raporlarının ait oldukları dönemde görevde olmayan kişilerce hazırlandığını, bilançonun görüşülm...in ertelenm...e dair kar...hangi tarihe ertelendiğinin belirtilmediğini, denetim ve muhasebe kayıtlarının düzenlenmesi için anlaşma imzalanan kişilerden birisine yapılan ödemenin istirdadına karar verilirken, diğeri hakkında bir işlem yapılmamasına dair çelişkili kararlar alındığını, şirket sermay...in (7.350) TL'dan (500.000) TL'na artırılmasına karar verilm...in de hatalı olduğunu, zira davacı ...'ın anılan ilave yatırımının kredi borcundan düşüldükten sonra ayni sermaye olarak konulması talebi üzerinde durulmadığını, sermayenin zaten tamamı ödenmiş şekilde (7.000.000) TL iken neden (7.350) TL olarak kabul edildiğinin ve artırılan 1/4'ünün nasıl nakden ödendiğinin meçhul olduğunu, % 50 hisse ile ortak olan tarafa dilediği zamanda teftiş yetkisi tanınmasının da azınlık haklarını bertaraf etmeye yönelik olduğunu, anılan bankanın tüzel kişilerin yönetim kurulunda bir kişi ile temsil edilebileceği kuralına aykırı şekilde üç yönetim kurulu üy...in de bankanın belirlediği kişilerden seçildiğini, yeni seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerine ücret ödenm...e dair kararın da iptalinin gerektiğini, zira davalı şirketin bu parayı ödeyecek gücü olmayıp ödemeyi anılan bankadan avans çekmek suretiyle yaptığını ileri sürerek, davalı şirketin 19.03.2007 tarihli genel kurul toplantısının iptaline karar verilm...i talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, alınan kararların hiçbirisinde hukuka aykırı bir durumun mevcut olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
T.Kalkınma Bankası A.Ş. vekili, davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun şekilde yapıldığı, TTK'nun 372. madd...de öngörülen toplantı nisabının mevcut bulunduğu, iptali istenen kararların çoğunlukla alındığı, davacıların yönetimde bulundukları dönemde usulüne uygun tutulmayan ticari defter kayıtlarının sonradan düzeltilm...in mümkün olmaması nedeniyle bilanço ve gelir tablolarının son olarak düzenlenmesi sırasında ortaya çıkan farklılıkların sorumlusunun büyük hissedar T.Kalkınma Bankası A.Ş. değil davacılar olduğu, dolayısıyla bu duruma dayalı iptal isteminin yerinde olmayacağı, sermaye artırımına dair genel kurul kararının oybirliğiyle alınması gerektiği hakkında yasal bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ..., ..., ..., ...ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekç...de dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilm...de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacılardan ...ve ...’in dava konusu genel kurul toplantısına katılmamış olmasına göre, davacılar ..., ..., ..., ...ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... Turizm A.Ş.’nin 07.05.1987 tarihinde tescil edilen anasözleşm...in genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabına ilişkin 10/d. maddesi ile özel bir düzenleme yoluna gidilmemiş, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava konusu genel kurul toplantısı 19.03.2007 tarihinde ve (294.000) adet paydan (293.998) adet payın temsili ile toplanmış, anasözleşmenin şirketin sermay...e ilişkin 6. maddesi ile murakıp ve görevlerine ilişkin 9. maddesi, genel kurulun 11. gündem madd...de alınan kararla ve (143.998) ret oyuna karşılık (150.000) kabul oyu ile değiştirilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre anasözleşmeler yasa ile kendiliğinden değiştirilmeyip, ancak anasözleşmede belirlenen koşullarla ve ortaklık genel kurulunda alınan kararla değiştirilmeleri mümkün bulunmaktadır. Dosyada yeni yasal düzenlemeye uygun değişikliğe gidildiğine dair bir delil bulunmadığından, davalı şirketin anasözleşm...in 10/d. maddesi hükmü icabı uyuşmazlıkta uygulanacak olan hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun 388. madd...in 2. ve devamı maddelerinin 16.06.1989 kabul, 04.07.1989 yürürlük tarihli 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve önc...e göre hafifletilmiş toplantı ve karar nisapları değil, o tarihte Türk Ticaret Kanunu’nun daha ağır olan 388. madd...deki nisaplardır.
Buna göre davalı şirketin kuruluşu sırasında yürürlükte olan TTK.’nun 388. maddesi ile ilk iki fıkrada gösterilen ağırlaştırılmış toplantı ve karar nisapları dışında diğer anasözleşme değişikliklerinin ilk toplantıda şirket sermay...in en az 3/4’ünün, ikinci toplantıda yarısının, üçüncü toplantıda ise 1/3’nün hazır bulunması koşulu ile müzakere edilebileceği ve hazır bulunanların 2/3’ünün kabul oyu ile ana sözleşme değişikliğinin mümkün olduğu hükme bağlanmış bulunması itibariyle dava konusu genel kurulda alınan anasözleşme değişikliklerine ilişkin kararların yukarıda açıklanan nisaplar gözetildiğinde, karar nisabının oluşmadığı ve bu nedenle de yok hükmünde olduklarının kabulü gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu genel kurul toplantısının şirket anasözleşm...in 6. ve 9. maddelerini değiştiren 11. gündem madd...de alınan kararın yoklukla malul olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, dava konusu genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilm...e dair 12. gündem madd...de alınan kararda, her ne kadar karar nisabına aykırı bir durum yoksa da, davalı şirketin büyük ortağı T. Kalkınma Bankası A.Ş. ile diğer gerçek kişi ortakları arasında 2004 yılında şirket kayyumu ...’in davetiyle sulh yapıldığı, bundan sonraki yönetim kurullarında da bankanın iki, gerçek kişi ortakların ise bir temsilci ile temsil edildikleri, buna rağmen dava konusu genel kurul toplantısında şirketin üç yönetim kurulu üy...in tamamının T.Kalkınma Bankası A.Ş.’nin gösterdiği adaylardan seçildiği görülmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin tamamının T. Kalkınma Bankası A.Ş.’nin temsilcilerinden oluşmasının iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususu karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., ...ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., ...ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilm...e, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iad...e, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042757200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz