6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2566 E. 2011/14128 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan toplantı ve karar nisabı karar nisabı muhalefet şerhi butlan genel kurul kararının iptali cy/cy şerhi derdestlik iptal davası anonim şirket yönetim kurulu kararı temsil

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 381TTK 388

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurul kararlarının ayrı ayrı görüşülerek oylandığı, davacıların kararların bir kısmına ret oyu kullandıkları, ancak muhalefet şerhlerinin bulunmadığı, bu durumun iptal davası açabilmenin ön koşulu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, genel kurulda alınan ve iptali istenen maddelere ilişkin olarak davacının muhalefet şerhinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de TTK’nun 381. maddesi uyarınca, anonim şirket genel kuruluna katılan ortağın bu genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesi için iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir. Ancak iptali istenen kararların mutlak butlanla sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir. Anasözleşmede yapılacak değişikliğin niteliğine göre TTK’nun 388. maddesinde belirtilen karar nisabına uyulmamış olması halinde de alınan karar mutlak butlanla sakat olup, bu kararın iptalini istemek için muhalefet şerhinin bulunmasına gerek yoktur.

Davalı ... Turizm A.Ş.’nin 07.05.1987 tarihinde tescil edilen anasözleşmesinin genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabına ilişkin 10/d maddesi ile özel bir düzenleme yoluna gidilmemiş, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de anasözleşmeler yasa ile kendiliğinden değiştirilmeyip, ancak anasözleşmede belirlenen koşullarla ve ortaklık genel kurulunda alınan kararla değiştirilmeleri mümkün bulunmaktadır. Dosyada yeni yasal düzenlemeye uygun değişikliğe gidildiğine dair bir delil bulunmadığından, davalı şirketin anasözleşmesinin 10/d. maddesi hükmü icabı uyuşmazlıkta uygulanacak olan hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun 388. maddesinin 2. ve devamı fıkralarının 16.06.1989 kabul, 04.07.1989 yürürlük tarihli 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve öncesine göre hafifletilmiş toplantı ve karar nisapları değil, o tarihte Türk Ticaret Kanunu’nun daha ağır olan 388. maddesindeki nisaplardır.

Dava konusu genel kurul toplantısı 17.11.2008 tarihinde ve (50.000.000) adet paydan (49.999.990) adet payın temsili ile toplanmış, anasözleşmenin yönetim kurulu ve süresine ilişkin 7. maddesi ile murakıp ve görevlerine ilişkin 9. maddesi, genel kurulun 8. gündem maddesinde alınan kararla ve (359.990) ret oyuna karşılık (49.640.000) kabul oyu ile değiştirilmiştir. Ancak, tarafların mevcut hisse oranları 19.03.2007 tarihli genel kurulda şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin alınan karara dayalı olarak belirlenmiş olup, söz konusu kararın iptali için İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne açılmış bulunan dava halen derdesttir. Bu itibarla, mahkemece, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen 19.03.2007 tarihli genel kurul kararının iptaline yönelik davada verilecek karar tarafların hisse durumlarını ve dolayısıyla işbu genel kurulda alınan gündemin 8 nolu kararının karar nisabını etkileyecek nitelikte olduğundan, anılan davada verilecek kararın kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ana sözleşme değişikliği

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5601 E. 2010/11891 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2566 E.  ,  2011/14128 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2009 tarih ve 2009/78-2009/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı şirketin %51 hissesinin 1997 yılında dava dışı Türkiye Kalkınma Bankası'na devredildiğini, daha sonra bu hisselerin 1998 yılında müvekkili Hasan tarafından satın alındığını, ancak bu satış nedeniyle taraflar arasında mahkemelere yansıyan anlaşmazlıklar doğduğunu, 2004 yılında taraflar arasında anlaşma yapıldığını ve şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin belirlendiğini, zaman içerisinde banka adına yönetimde görev alan kişilerin TTK hükümlerine aykırı olarak değiştirildiğini, banka adına yönetimde görev alan kişilerin 2007 yılından itibaren hukuksuz kararlar aldıklarını, 2007 yılında yapılan genel kurulda şirket sermayesinin artırılarak müvekkillerinin şirketteki paylarının düşürüldüğünü, bu genel kurulda alınan kararların iptali için dava açıldığını, bu dava derdest olmasına rağmen böyle bir dava yokmuş gibi işbu davaya konu 17.11.2008 tarihli genel kurulun yapıldığını ve oy nisaplarının belirlendiğini, 17.11.2008 tarihli genel kurul toplantısının 6.

maddesi ile Türkiye Kalkınma Bankası'nı temsilen 3 kişinin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, ancak söz konusu tüzel kişinin yönetim kurulunda bir üye ile temsil edilmesinin gerektiğini, toplantının 8. maddesi ile anasözleşmenin 7. ve 9. maddelerinin değiştirildiğini, faaliyet raporu, yönetim ve denetim kurulunun ibrası raporlarının müvekkillerine gönderilmediğini, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin düşürüldüğünü ileri sürerek, davalı şirketin 17.11.2008 tarihli genel kurul toplantısının tüm hükümlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin 17.11.2008 tarihli genel kurulunun TTK hükümlerine ve usule uygun olduğunu, iptalini gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurul kararlarının ayrı ayrı görüşülerek oylandığı, davacıların kararların bir kısmına ret oyu kullandıkları, ancak muhalefet şerhlerinin bulunmadığı, bu durumun iptal davası açabilmenin ön koşulu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, genel kurulda alınan ve iptali istenen maddelere ilişkin olarak davacının muhalefet şerhinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de TTK’nun 381. maddesi uyarınca, anonim şirket genel kuruluna katılan ortağın bu genel kurulda alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesi için iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir. Ancak iptali istenen kararların mutlak butlanla sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir. Anasözleşmede yapılacak değişikliğin niteliğine göre TTK’nun 388. maddesinde belirtilen karar nisabına uyulmamış olması halinde de alınan karar mutlak butlanla sakat olup, bu kararın iptalini istemek için muhalefet şerhinin bulunmasına gerek yoktur.

Davalı ... Turizm A.Ş.’nin 07.05.1987 tarihinde tescil edilen anasözleşmesinin genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabına ilişkin 10/d maddesi ile özel bir düzenleme yoluna gidilmemiş, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de anasözleşmeler yasa ile kendiliğinden değiştirilmeyip, ancak anasözleşmede belirlenen koşullarla ve ortaklık genel kurulunda alınan kararla değiştirilmeleri mümkün bulunmaktadır. Dosyada yeni yasal düzenlemeye uygun değişikliğe gidildiğine dair bir delil bulunmadığından, davalı şirketin anasözleşmesinin 10/d. maddesi hükmü icabı uyuşmazlıkta uygulanacak olan hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun 388.

maddesinin 2. ve devamı fıkralarının 16.06.1989 kabul, 04.07.1989 yürürlük tarihli 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve öncesine göre hafifletilmiş toplantı ve karar nisapları değil, o tarihte Türk Ticaret Kanunu’nun daha ağır olan 388. maddesindeki nisaplardır.

Dava konusu genel kurul toplantısı 17.11.2008 tarihinde ve (50.000.000) adet paydan (49.999.990) adet payın temsili ile toplanmış, anasözleşmenin yönetim kurulu ve süresine ilişkin 7. maddesi ile murakıp ve görevlerine ilişkin 9. maddesi, genel kurulun 8. gündem maddesinde alınan kararla ve (359.990) ret oyuna karşılık (49.640.000) kabul oyu ile değiştirilmiştir. Ancak, tarafların mevcut hisse oranları 19.03.2007 tarihli genel kurulda şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin alınan karara dayalı olarak belirlenmiş olup, söz konusu kararın iptali için İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne açılmış bulunan dava halen derdesttir. Bu itibarla, mahkemece, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen 19.03.2007 tarihli genel kurul kararının iptaline yönelik davada verilecek karar tarafların hisse durumlarını ve dolayısıyla işbu genel kurulda alınan gündemin 8 nolu kararının karar nisabını etkileyecek nitelikte olduğundan, anılan davada verilecek kararın kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033400500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.