6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5861 E. 2024/3379 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden ret tahsilde tekerrür olmamak kaydı tahsilde tekerrür olmaması tahsilde tekerrür 3095 sayılı kanun mükerrerlik teminat mektubu mevduat hesabı şirket zararı dava şartı yokluğu zamanaşımı def'i def'i temlik usulden reddi temerrüt faizi karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yönetim kurulu kararı taahhütname asıl alacak harç maddi tazminat kusur dava sebebi cy/cy kaydı karar verilmesine yer olmadığına temerrüt zamanaşımı teminat

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 21.05.2013 tarihli ve 2008/670 E., 2013/102 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemiz 20.06.2017 tarih, 2017/1166 E. ve 2017/3921 K. sayılı kararı ile somut olayda, aynı eyleme dayalı olarak görülmekte olan ceza davasında davalıların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine ve davacı şirket zararını ödemelerine karar verilmiş ve derecattan geçerek kesinleşmiş olmakla, işbu davada da talep edilen asıl alacağa hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu zararın dayanağını teşkil eden teminat mektuplarının tazmin tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsil hükmü kurmak gerekirken davacı tarafından dava dışı şirkete kullandırılan genel kredi taahhütnamesindeki faiz oranına hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayla aynı konuda İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/36 E. sayılı dosyasında aynı eyleme dayalı olarak görülmekte olan ceza davasında davalıların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine ve davacı şirket zararını ödemelerine karar verilerek Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği, öte yandan ceza mahkemesi dosyasında asıl alacak yönünden tazminat hükmü kurulmuş ise de faiz istemi yönünden hüküm kurulmadığının anlaşılması nedeni ile faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak olan 15.000,00 euro yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığından, 15.000,00 euroya 29.08.2003 tazmin tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin a bendi uyarınca kamu bankalarının euro cinsinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranının işletilmesine ve işleyecek faizin bu davalılardan müteselsilen tahsili ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ... haklarında mahkememizin 2008/670 E., 2013/102 K. sayılı ve 21.05.2013 tarihli kararı ile verilen hüküm temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığını, dolayısıyla davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hukuka, hak ve adalete uygun olmadığını, banka zararının yönetim kurulu tarafından ... Emlak Ticaret A.Ş.’ye usulsüz olarak kullandırılan krediden kaynaklanan tüm zarar olacağından, zararın genel kredi taahhütnamesindeki faiz oranına göre belirlenmesi gerektiğini, kararın bu açıdan da hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davacı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; temlik eden müvekkili banka hisselerinin %94,44’ünün malikinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olduğundan harçtan muaf olduklarını ve taraf olunan dava ve takiplerde harç alınmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı bankanın yönetim kurulu üyeleri olan davalıların eylemleri sonucu bankanın uğradığı maddi zararları sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci maddesinin ı fıkrası, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 336 ncı maddesi.

3.3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin a bendi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/208 E. 2019/4445 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Mirasçıların davaya dahil edilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1166 E. 2017/3921 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16089 E. 2011/4324 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5861 E.  ,  2024/3379 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/458 Esas, 2020/637 Karar

HÜKÜM

Usulden ret, kabul, karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, faiz alacağı yönünden kabulüne, diğer davalılar hakkındaki talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin fon tarafından devralındığını, müvekkilince dava dışı ... Emlak ve Tic. A.Ş. lehine 2.000.000 TL limitle gayri nakti kredi açılıp teminat mektubu verildiğini, bu teminat mektuplarından 650.000,00 euro bedelli 3 adedinin nakte çevrildiğini, teminat mektubu kredisi kullandırılırken ... Grubu şirketlerinden ... Emlak ve Tic. A.Ş.'den teminat alınmadığını, 3 ay önce kurulan firmaya büyük tutarda kredi verilirken teminat alınmamasının yönetim kurulu kusuru olduğunu, kredi kullanan firmanın aktif ve pasifinde bir kaç mecburi hareket dışında hareket bulunmadığını, sermayesinin ödenmediğini, menkul ve gayrimenkulunun olmadığını, tabela şirketi olarak kurulduğunu, böylece davacı şirketin zarara uğratıldığını, yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini, borçlu ...

Emlak Tic. A.Ş. hakkında borç ödemeden aciz belgesi aldıklarını ileri sürerek 650.000,00 euro tutarındaki zararın şimdilik 15.000,00 euro'luk kısmının, teminat mektuplarının tazmin tarihinden itibaren işleyecek genel kredi taahhütnamesi hükümleri doğrultusunda ilk ay için %30 ve devamı için yıllık %30 oranında döviz faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, geçerli bir genel kurul kararı bulunmadığını, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/36 E. sayılı dosyası ile mükerrer talepte bulunulduğunu, anılan dosyada banka zararını ödemeye mahkum edildiklerini, kredilendirilen şirketin varlığının bulunmadığına ilişkin iddianın doğru olmadığını, kredinin teminatlı olup bankanın zararının olmadığını, faiz talebinin de yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, geçerli bir genel kurul kararı bulunmadığını, bankada görev yaptığı dönemde yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun davrandığını, davada herhangi bir hukuki sebebe dayanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... ve Tacetttin Pak vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.

4.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 21.05.2013 tarihli ve 2008/670 E., 2013/102 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemiz 20.06.2017 tarih, 2017/1166 E. ve 2017/3921 K. sayılı kararı ile somut olayda, aynı eyleme dayalı olarak görülmekte olan ceza davasında davalıların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine ve davacı şirket zararını ödemelerine karar verilmiş ve derecattan geçerek kesinleşmiş olmakla, işbu davada da talep edilen asıl alacağa hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu zararın dayanağını teşkil eden teminat mektuplarının tazmin tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsil hükmü kurmak gerekirken davacı tarafından dava dışı şirkete kullandırılan genel kredi taahhütnamesindeki faiz oranına hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayla aynı konuda İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/36 E. sayılı dosyasında aynı eyleme dayalı olarak görülmekte olan ceza davasında davalıların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine ve davacı şirket zararını ödemelerine karar verilerek Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği, öte yandan ceza mahkemesi dosyasında asıl alacak yönünden tazminat hükmü kurulmuş ise de faiz istemi yönünden hüküm kurulmadığının anlaşılması nedeni ile faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ...

ve ... hakkında asıl alacak olan 15.000,00 euro yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığından, 15.000,00 euroya 29.08.2003 tazmin tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin a bendi uyarınca kamu bankalarının euro cinsinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranının işletilmesine ve işleyecek faizin bu davalılardan müteselsilen tahsili ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ... haklarında mahkememizin 2008/670 E., 2013/102 K.

sayılı ve 21.05.2013 tarihli kararı ile verilen hüküm temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığını, dolayısıyla davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hukuka, hak ve adalete uygun olmadığını, banka zararının yönetim kurulu tarafından ... Emlak Ticaret A.Ş.’ye usulsüz olarak kullandırılan krediden kaynaklanan tüm zarar olacağından, zararın genel kredi taahhütnamesindeki faiz oranına göre belirlenmesi gerektiğini, kararın bu açıdan da hukuka uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davacı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; temlik eden müvekkili banka hisselerinin %94,44’ünün malikinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olduğundan harçtan muaf olduklarını ve taraf olunan dava ve takiplerde harç alınmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı bankanın yönetim kurulu üyeleri olan davalıların eylemleri sonucu bankanın uğradığı maddi zararları sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci maddesinin ı fıkrası, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 336 ncı maddesi.

3.3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin a bendi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacılar harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042754500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.