Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/208 E. 2019/4445 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasçıların davaya dahil edilmesi↗ gecikme faizi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ teminat mektubu↗ şirket zararı↗ mirasçılık↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ maddi tazminat↗ kusur↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2018/208 E. , 2019/4445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/05/2013 gün ve 2008/670 - 2013/102 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/06/2017 gün ve 2017/1166 - 2017/3921 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin fon tarafından devralındığını, davacı tarafından, dava dışı Atasu Emlak ve Tic. A.Ş. lehine 2.000.000 TL limitle gayri nakti kredi açılıp teminat mektubu verildiğini, bu teminat mektuplarından 650.000 Euro bedelli 3 adedinin nakte çevrildiğini, teminat mektubu kredisi kullandırılırken Uzan Grubu şirketlerinden Atasu Emlak ve Tic. A.Ş.'den teminat alınmadığını, 3 ay önce kurulan firmaya büyük tutarda kredi verilirken teminat alınmamasının yönetim kurulu kusuru olduğunu, kredi kullanan firmanın aktif ve pasifinde bir kaç mecburi hareket dışında hareket bulunmadığını, sermayesinin ödenmediğini, menkul ve gayrimenkulunun olmadığını, tabela şirketi olarak kurulduğunu, böylece davacı şirketin zarara uğratıldığını, yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini, borçlu Atasu Emlak Tic. A.Ş. hakkında borç ödemeden aciz belgesi aldıklarını ileri sürerek 650.000 Euro tutarındaki zararın şimdilik 15.000 Euro'luk kısmının, teminat mektuplarının tazmin tarihinden itibaren işleyecek genel kredi taahhütnamesi hükümleri doğrultusunda ilk ay için %30 ve devamı için yıllık %30 oranında döviz faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın 2.2.2012 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edilmeyeceğinin bildirildiği, bu sebeple ölü kişi hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutularak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere 15.000 Euro maddi tazminatın 29.08.2003 (tazmin tarihi) tarihinden itibaren ilk ay için aylık %30 oranında, müteakip aylar için yıllık %30 oranında gecikme faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalı ... vekili ile davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5861 E. 2024/3379 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · teminat mektubu · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · maddi tazminat · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'den «teminat» alınmadığını, 3 ay önce kurulan firmaya büyük tutarda kredi verilirken teminat alınmamasının «yönetim kurulu» «kusuru» olduğunu, kredi kullanan firmanın aktif ve pasifinde bir kaç mecburi hareket dışında hareket bulunmadığını, sermayesinin ödenmediğini, menkul ve gayrimenkulunun olmadığını, tabela şirketi olarak kurulduğunu, böylece davacı «şirketin zarara» uğratıldığını, yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini, borçlu Atasu Emlak Tic.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın 2.2.2012 tarihinde vefat ettiği, «mirasçılarının davaya dahil edilmeyeceğinin» bildirildiği, bu sebeple ölü kişi hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutularak ve «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 15.000 Euro «maddi tazminatın» 29.08.2003 (tazmin tarihi) tarihinden itibaren ilk ay için aylık %30 oranında, müteakip aylar için yıllık %30 oranında «gecikme faizi» yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalı ... vekili ile davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairem …
A.Ş. lehine 2.000.000 TL limitle gayri nakti kredi açılıp «teminat mektubu» verildiğini, bu teminat mektuplarından 650.000 Euro bedelli 3 adedinin nakte çevrildiğini, teminat mektubu kredisi kullandırılırken Uzan Grubu şirketlerinden Atasu Emlak ve Tic.
Benzer bu kararda… za Mahkemesinin 2007/36 E. sayılı dosyasında aynı eyleme dayalı olarak görülmekte olan ceza davasında davalıların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine ve davacı «şirket zararını» ödemelerine karar verilerek Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle davalılar ... ve ... hakkında «asıl alacak» yönünden açılan davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar vermek gerektiği, öte yandan ceza mahkemesi dosyasında asıl alacak yönünden tazminat hükmü kurulmuş ise de faiz istemi yönünden hüküm kurulmadığının anlaşılması nedeni ile faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak olan 15.000,00 euro yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığından, 15.000,00 euroya 29.08.2003 tazmin tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin a bendi uyarınca kamu bankalarının euro cinsinden bir yıllık vadeli «mevduat hesabına» uyguladıkları en yüksek faiz oranının işletilmesine ve işleyecek faizin bu davalılardan müteselsilen tahsili ile («tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla) davacıya verilmesine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ... haklarında mahkememizin 2008/670 E., 2013/102 K. sayılı ve 21.05.2013 tarihli kararı ile ve …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile açıldığını, dolayısıyla davalılar ... ve ... hakkında «asıl alacak» yönünden açılan davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinin hukuka, hak ve adalete uygun olmadığını, banka zararının «yönetim kurulu» tarafından ...
… 2017/3921 K. sayılı kararı ile somut olayda, aynı eyleme dayalı olarak görülmekte olan ceza davasında davalıların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine ve davacı «şirket zararını» ödemelerine karar verilmiş ve derecattan geçerek kesinleşmiş olmakla, işbu davada da talep edilen asıl alacağa hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu zararın dayanağını teşkil eden «teminat» mektuplarının tazmin tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsil hükmü kurmak gerekirken davacı tarafından dava dışı şirkete kullandırılan genel kredi «taahhütnamesindeki» faiz oranına hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmamak kaydı · mevduat hesabı · dava şartı yokluğu · temlik · usulden reddi · asıl alacak · harç · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri 1.Davacı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile açıldığını, dolayısıyla davalılar ... ve ... hakkında «asıl alacak» yönünden açılan davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinin hukuka, hak ve adalete uygun olmadığını, banka zararının «yönetim kurulu» tarafından ...
… za Mahkemesinin 2007/36 E. sayılı dosyasında aynı eyleme dayalı olarak görülmekte olan ceza davasında davalıların üzerlerine atılı suçtan mahkumiyetlerine ve davacı «şirket zararını» ödemelerine karar verilerek Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle davalılar ... ve ... hakkında «asıl alacak» yönünden açılan davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar vermek gerektiği, öte yandan ceza mahkemesi dosyasında asıl alacak yönünden tazminat hükmü kurulmuş ise de faiz istemi yönünden hüküm kurulmadığının anlaşılması nedeni ile faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında asıl alacak olan 15.000,00 euro yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, faiz alacağı yönünden daha önce açılmış bir dava bulunmadığından, 15.000,00 euroya 29.08.2003 tazmin tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin a bendi uyarınca kamu bankalarının euro cinsinden bir yıllık vadeli «mevduat hesabına» uyguladıkları en yüksek faiz oranının işletilmesine ve işleyecek faizin bu davalılardan müteselsilen tahsili ile («tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla) davacıya verilmesine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ... haklarında mahkememizin 2008/670 E., 2013/102 K. sayılı ve 21.05.2013 tarihli kararı ile ve …
A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; «temlik» eden müvekkili banka hisselerinin %94,44’ünün malikinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olduğundan harçtan muaf olduklarını ve taraf olunan dava ve takiplerde «harç» alınmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16089 E. 2011/4324 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ...Ş. hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. ../..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/208 E. , 2019/4445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/05/2013 gün ve 2008/670 - 2013/102 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/06/2017 gün ve 2017/1166 - 2017/3921 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin fon tarafından devralındığını, davacı tarafından, dava dışı Atasu Emlak ve Tic. A.Ş. lehine 2.000.000 TL limitle gayri nakti kredi açılıp teminat mektubu verildiğini, bu teminat mektuplarından 650.000 Euro bedelli 3 adedinin nakte çevrildiğini, teminat mektubu kredisi kullandırılırken Uzan Grubu şirketlerinden Atasu Emlak ve Tic. A.Ş.'den teminat alınmadığını, 3 ay önce kurulan firmaya büyük tutarda kredi verilirken teminat alınmamasının yönetim kurulu kusuru olduğunu, kredi kullanan firmanın aktif ve pasifinde bir kaç mecburi hareket dışında hareket bulunmadığını, sermayesinin ödenmediğini, menkul ve gayrimenkulunun olmadığını, tabela şirketi olarak kurulduğunu, böylece davacı şirketin zarara uğratıldığını, yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini, borçlu Atasu Emlak Tic.
A.Ş. hakkında borç ödemeden aciz belgesi aldıklarını ileri sürerek 650.000 Euro tutarındaki zararın şimdilik 15.000 Euro'luk kısmının, teminat mektuplarının tazmin tarihinden itibaren işleyecek genel kredi taahhütnamesi hükümleri doğrultusunda ilk ay için %30 ve devamı için yıllık %30 oranında döviz faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın 2.2.2012 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edilmeyeceğinin bildirildiği, bu sebeple ölü kişi hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutularak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere 15.000 Euro maddi tazminatın 29.08.2003 (tazmin tarihi) tarihinden itibaren ilk ay için aylık %30 oranında, müteakip aylar için yıllık %30 oranında gecikme faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalı ...
vekili ile davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/513286300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz