Ortaklıktan çıkarma kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10673 E. 2010/11267 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarma↗ kooperatifler kanunu↗ ortaklıktan çıkarılma↗ hazirun cetveli↗ emredici hüküm↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ taşıyan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesindeki yollama uyarınca uygulanması gereken TTK’nun 332 ve 349 ncu maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin yakınları ile ilgili görüşmelere katılamayacaklarının belirtilmiş olduğu, davacı hakkındaki ortaklığa kabul kararının babası ...’nin başkanlık yaptığı yönetim kurulu tarafından verildiği, bu durumun emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının yasal normlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı, ortaklığa kabulüne ilişkin kararın alındığı yönetim kurulunda babasının da bulunması nedeniyle bu kararın yasaya aykırı olarak alınmış olduğu, geçerli bulunmadığı gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılmıştır.
Davalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını taşıyan bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, hazirun cetvellerinde isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasının mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın geçersiz sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5786 E. 2011/5845 K.
Ortak:hazirun cetveli · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · taşıyan
İncelediğiniz karardaDavalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün «yönetim kurulu» kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını «taşıyan» bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, «hazirun cetvellerinde» isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle «ortaklıktan çıkarılmasının» mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın «geçersiz» sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına b …
… e, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesindeki yollama uyarınca uygulanması gereken TTK’nun 332 ve 349 ncu maddelerinde «yönetim kurulu» üyelerinin yakınları ile ilgili görüşmelere katılamayacaklarının belirtilmiş olduğu, davacı hakkındaki ortaklığa kabul kararının babası ...’nin başkanlık yaptığı yönetim kurulu tarafından verildiği, bu durumun «emredici» hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının yasal normlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 09.05.2006 tarihli, 71 nolu «yönetim kurulu» kararındaki imzanın yönetim kurulu üyesi Birgül Uyan’a ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, bu kararla kooperatife ortak olarak kabul edilen 18 kişinin ortaklıklarının kabulünün de «geçersiz» yönetim kurulu kararı ile alınmış olduğundan yok hükmünde olduğu, bu durumda anılan kişilerin katılımı ile gerçekleştirilen 29.06.2007 tarihli genel kurul toplantısının da esasen yok hükmünde bulunduğu, «butlan» konusunda açılacak davaların 1 aylık süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatife ortak olarak kaydedilen «dahili» davalı 18 kişinin ortaklıklarının geçersiz olduğunun tespiti ile 29.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespitine karar verilmişti …
… başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını «taşıyan» bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi, kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilmesi, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, «hazirun cetvellerinde» isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde hakkında açıkça ortaklığa kabul …
Buna göre, «dahili» davalıların ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan «yönetim kurulu» kararı geçerli olmasa bile dahili davalıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri, ortak olmak amacıyla ödemelerde bulunmaları ve bu ödemelerin kooperatifçe alınması halinde ortaklıklarının eylemli olarak gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden mahkemece bu hususların araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle dahili davalıların ortaklıklarının «geçersiz» olduğuna hükmedilmesi ve bunun sonucunda davaya konu genel kurulun batıl olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:butlan · kısıtlılık · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 09.05.2006 tarihli, 71 nolu «yönetim kurulu» kararındaki imzanın yönetim kurulu üyesi Birgül Uyan’a ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, bu kararla kooperatife ortak olarak kabul edilen 18 kişinin ortaklıklarının kabulünün de «geçersiz» yönetim kurulu kararı ile alınmış olduğundan yok hükmünde olduğu, bu durumda anılan kişilerin katılımı ile gerçekleştirilen 29.06.2007 tarihli genel kurul toplantısının da esasen yok hükmünde bulunduğu, «butlan» konusunda açılacak davaların 1 aylık süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatife ortak olarak kaydedilen «dahili» davalı 18 kişinin ortaklıklarının geçersiz olduğunun tespiti ile 29.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespitine karar verilmişti …
Kararı, «dahili» davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, «dahili» davalıların ortaklıklarının «geçersizliği» ile bu kişilerin katılımıyla yapılan 29.06.2007 tarihli kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
… min 7. sırasında yapılan görüşme sonucu kooperatife ortak kaydedilerek 2.bloğun yapılmasına oybirliğiyle karar verildiği, bu durumda genel kurullarda ortak sayısını «kısıtlayan» bir karar alınmadığı gibi anasözleşmenin ortak sayısına ilişkin 12. maddesinde ortak sayısının en az 7 kişi olup, sayının arsa ve konut imkanlarına göre genel kuru …
-
Ortaklıktan çıkarma kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4119 E. 2010/10268 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarma · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDavalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün «yönetim kurulu» kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını «taşıyan» bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, «hazirun cetvellerinde» isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle «ortaklıktan çıkarılmasının» mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın «geçersiz» sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına b …
… e, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesindeki yollama uyarınca uygulanması gereken TTK’nun 332 ve 349 ncu maddelerinde «yönetim kurulu» üyelerinin yakınları ile ilgili görüşmelere katılamayacaklarının belirtilmiş olduğu, davacı hakkındaki ortaklığa kabul kararının babası ...’nin başkanlık yaptığı yönetim kurulu tarafından verildiği, bu durumun «emredici» hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının yasal normlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
Dava, «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı, ortaklığa kabulüne ilişkin kararın alındığı yönetim kurulunda babasının da bulunması nedeniyle bu kararın yasaya aykırı olarak alınmış olduğu, geçerli bulunmadığı gerekçesiyle «ortaklıktan çıkarılmıştır».
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin anasözleşmesi uyarınca «ortaklıktan çıkarma» kararı verme «yetkisinin» davalı kooperatif genel kuruluna ait bulunduğu, «yönetim kurulu» tarafından bu konuda alınan kararın iptalinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
Dava, «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile «yönetim kurulu» tarafından alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 22 nci maddesi bir bütün olarak incelendiğinde yönetim kuruluna da ortaklıktan çıkarma «yetkisinin» tanındığı, ortağın bu karara karşı genel kurula itirazda bulunma veya «iptal davası» açma hakkı olduğu hususunun açıkça düzenlendiği, bu durumda anılan madde ile yönetim kurulunun kural olarak ortaklıktan çıkarma kararı verebileceğinin kabulü gerek …
Anasözleşmenin diğer hükümleri de yönetim kurulunun bu «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olmayıp, istediği takdirde bunu genel kurula sunma, genel kuruldan da bu konuda karar verilmesini isteme hakkının bulunduğu şeklinde yorumlanmalıdır.Esasen, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurul «ortaklıktan çıkarma» konusunda da karar verebilecek en yetkili organ olup, genel kurulun bu yetkisi yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı verme konusundaki yetkisini ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.Zaten davacı da dava dilekçesinde «yönetim kurulu» kararına karşı genel kurula itiraz hakkını kullanmayıp, dava hakkını kullandığını belirtmiştir.Bu durumda mahkemece anasözleşme hükümleri uyarınca davalı kooperati …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDava, «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile «yönetim kurulu» tarafından alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 22 nci maddesi bir bütün olarak incelendiğinde yönetim kuruluna da ortaklıktan çıkarma «yetkisinin» tanındığı, ortağın bu karara karşı genel kurula itirazda bulunma veya «iptal davası» açma hakkı olduğu hususunun açıkça düzenlendiği, bu durumda anılan madde ile yönetim kurulunun kural olarak ortaklıktan çıkarma kararı verebileceğinin kabulü gerek …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin anasözleşmesi uyarınca «ortaklıktan çıkarma» kararı verme «yetkisinin» davalı kooperatif genel kuruluna ait bulunduğu, «yönetim kurulu» tarafından bu konuda alınan kararın iptalinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
Anasözleşmenin diğer hükümleri de yönetim kurulunun bu «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olmayıp, istediği takdirde bunu genel kurula sunma, genel kuruldan da bu konuda karar verilmesini isteme hakkının bulunduğu şeklinde yorumlanmalıdır.Esasen, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurul «ortaklıktan çıkarma» konusunda da karar verebilecek en yetkili organ olup, genel kurulun bu yetkisi yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı verme konusundaki yetkisini ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.Zaten davacı da dava dilekçesinde «yönetim kurulu» kararına karşı genel kurula itiraz hakkını kullanmayıp, dava hakkını kullandığını belirtmiştir.Bu durumda mahkemece anasözleşme hükümleri uyarınca davalı kooperati …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2815 E. 2010/3604 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarma · ortaklıktan çıkarılma
İncelediğiniz karardaDava, «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı, ortaklığa kabulüne ilişkin kararın alındığı yönetim kurulunda babasının da bulunması nedeniyle bu kararın yasaya aykırı olarak alınmış olduğu, geçerli bulunmadığı gerekçesiyle «ortaklıktan çıkarılmıştır».
Davalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün «yönetim kurulu» kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını «taşıyan» bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, «hazirun cetvellerinde» isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle «ortaklıktan çıkarılmasının» mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın «geçersiz» sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına b …
Benzer bu karardadava, davacı hakkında alınan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» yazılı borcun davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 27 ve anasözleşmenin 14/2 nci maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verilmiştir.
Davacı tarafından davalı kooperatife «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkin olarak 26.07.2004 tarihinde asıl dava açılmıştır.Bu davanın devamı sırasında davalı kooperatif tarafından 12.08.2004 tarihli 1 nci, 22.10.2004 tarihli 2 nci «ihtarnameler» düzenlenerek davacının ihtarnamelerde yazılı borcu ödemesi istenmiş, ihtarnamelerde yazılı borcun ödenmemesi üzerine 17.12.2004 tarihinde davacı hakkında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Buna göre, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı asıl dava devam ederken yargılama yapılan bir hususta davalı kooperatifin «ortaklıktan çıkarma» uyarısı ile asıl davaya konu tutarı da kapsayan borç tutarının ödenmesi yönünde «ihtarnameler» göndermesi ve bu ihtarnamelere dayalı olarak davacının çıkarılmasına karar verilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak verilmiş ortaklıktan çıkarma kararının bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · ihtarname
Benzer bu karardaDavacı tarafından davalı kooperatife «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkin olarak 26.07.2004 tarihinde asıl dava açılmıştır.Bu davanın devamı sırasında davalı kooperatif tarafından 12.08.2004 tarihli 1 nci, 22.10.2004 tarihli 2 nci «ihtarnameler» düzenlenerek davacının ihtarnamelerde yazılı borcu ödemesi istenmiş, ihtarnamelerde yazılı borcun ödenmemesi üzerine 17.12.2004 tarihinde davacı hakkında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
dava, davacı hakkında alınan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» yazılı borcun davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 27 ve anasözleşmenin 14/2 nci maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verilmiştir.
Buna göre, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı asıl dava devam ederken yargılama yapılan bir hususta davalı kooperatifin «ortaklıktan çıkarma» uyarısı ile asıl davaya konu tutarı da kapsayan borç tutarının ödenmesi yönünde «ihtarnameler» göndermesi ve bu ihtarnamelere dayalı olarak davacının çıkarılmasına karar verilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak verilmiş ortaklıktan çıkarma kararının bu …
1 benzer karar daha
-
HUMK 440 kapsamına girmeyen karar düzeltme isteminin reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18786 E. 2015/5565 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10673 E. , 2010/11267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.09.2008 tarih ve 2007/236 - 2008/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife karşı tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin 30.06.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ve aracının çalıştırılmamasına ilişkin karar alındığını, alınan ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurulda müvekkili hakkında alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesindeki yollama uyarınca uygulanması gereken TTK’nun 332 ve 349 ncu maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin yakınları ile ilgili görüşmelere katılamayacaklarının belirtilmiş olduğu, davacı hakkındaki ortaklığa kabul kararının babası ...’nin başkanlık yaptığı yönetim kurulu tarafından verildiği, bu durumun emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının yasal normlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı, ortaklığa kabulüne ilişkin kararın alındığı yönetim kurulunda babasının da bulunması nedeniyle bu kararın yasaya aykırı olarak alınmış olduğu, geçerli bulunmadığı gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılmıştır.
Davalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını taşıyan bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, hazirun cetvellerinde isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasının mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın geçersiz sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042749700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz