Genel Kurul Kararının Butlanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5786 E. 2011/5845 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli tıp kurumu raporu↗ hazirun cetveli↗ butlan↗ kısıtlılık↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ taşıyan↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 09.05.2006 tarihli, 71 nolu yönetim kurulu kararındaki imzanın yönetim kurulu üyesi Birgül Uyan’a ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, bu kararla kooperatife ortak olarak kabul edilen 18 kişinin ortaklıklarının kabulünün de geçersiz yönetim kurulu kararı ile alınmış olduğundan yok hükmünde olduğu, bu durumda anılan kişilerin katılımı ile gerçekleştirilen 29.06.2007 tarihli genel kurul toplantısının da esasen yok hükmünde bulunduğu, butlan konusunda açılacak davaların 1 aylık süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatife ortak olarak kaydedilen dahili davalı 18 kişinin ortaklıklarının geçersiz olduğunun tespiti ile 29.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, dahili davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, dahili davalıların ortaklıklarının geçersizliği ile bu kişilerin katılımıyla yapılan 29.06.2007 tarihli kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını taşıyan bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi, kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilmesi, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, hazirun cetvellerinde isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa bile bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Somut olaya gelindiğinde, davalı kooperatif yapı kooperatifi olup, 26.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. sırasında yapılan görüşme sonucu kooperatife ortak kaydedilerek 2.bloğun yapılmasına oybirliğiyle karar verildiği, bu durumda genel kurullarda ortak sayısını kısıtlayan bir karar alınmadığı gibi anasözleşmenin ortak sayısına ilişkin 12. maddesinde ortak sayısının en az 7 kişi olup, sayının arsa ve konut imkanlarına göre genel kurulca belirleneceği düzenlenmiştir.Bu durumda anasözleşmede ortak sayısını kısıtlayan bir hüküm de bulunmayıp, bu husus genel kurula bırakılmış, anılan genel kurulda da ortak kaydedilmesine karar verilmiştir. Dahili davalılar yaptıkları savunmalarda, kooperatife ortak olmak amacıyla ödemelerde bulunduklarını ileri sürmüşlerdir. Buna göre, dahili davalıların ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile dahili davalıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri, ortak olmak amacıyla ödemelerde bulunmaları ve bu ödemelerin kooperatifçe alınması halinde ortaklıklarının eylemli olarak gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden mahkemece bu hususların araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle dahili davalıların ortaklıklarının geçersiz olduğuna hükmedilmesi ve bunun sonucunda davaya konu genel kurulun batıl olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklıktan çıkarma kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10673 E. 2010/11267 K.
Ortak:hazirun cetveli · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · taşıyan
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 09.05.2006 tarihli, 71 nolu «yönetim kurulu» kararındaki imzanın yönetim kurulu üyesi Birgül Uyan’a ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, bu kararla kooperatife ortak olarak kabul edilen 18 kişinin ortaklıklarının kabulünün de «geçersiz» yönetim kurulu kararı ile alınmış olduğundan yok hükmünde olduğu, bu durumda anılan kişilerin katılımı ile gerçekleştirilen 29.06.2007 tarihli genel kurul toplantısının da esasen yok hükmünde bulunduğu, «butlan» konusunda açılacak davaların 1 aylık süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatife ortak olarak kaydedilen «dahili» davalı 18 kişinin ortaklıklarının geçersiz olduğunun tespiti ile 29.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespitine karar verilmişti …
… başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını «taşıyan» bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi, kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilmesi, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, «hazirun cetvellerinde» isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde hakkında açıkça ortaklığa kabul …
Buna göre, «dahili» davalıların ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan «yönetim kurulu» kararı geçerli olmasa bile dahili davalıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri, ortak olmak amacıyla ödemelerde bulunmaları ve bu ödemelerin kooperatifçe alınması halinde ortaklıklarının eylemli olarak gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden mahkemece bu hususların araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle dahili davalıların ortaklıklarının «geçersiz» olduğuna hükmedilmesi ve bunun sonucunda davaya konu genel kurulun batıl olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmi …
Benzer bu karardaDavalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün «yönetim kurulu» kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını «taşıyan» bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, «hazirun cetvellerinde» isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle «ortaklıktan çıkarılmasının» mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın «geçersiz» sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına b …
… e, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesindeki yollama uyarınca uygulanması gereken TTK’nun 332 ve 349 ncu maddelerinde «yönetim kurulu» üyelerinin yakınları ile ilgili görüşmelere katılamayacaklarının belirtilmiş olduğu, davacı hakkındaki ortaklığa kabul kararının babası ...’nin başkanlık yaptığı yönetim kurulu tarafından verildiği, bu durumun «emredici» hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının yasal normlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · ortaklıktan çıkarılma · emredici hüküm
Benzer bu karardaDava, «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı, ortaklığa kabulüne ilişkin kararın alındığı yönetim kurulunda babasının da bulunması nedeniyle bu kararın yasaya aykırı olarak alınmış olduğu, geçerli bulunmadığı gerekçesiyle «ortaklıktan çıkarılmıştır».
Davalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün «yönetim kurulu» kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını «taşıyan» bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, «hazirun cetvellerinde» isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle «ortaklıktan çıkarılmasının» mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın «geçersiz» sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına b …
… e, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesindeki yollama uyarınca uygulanması gereken TTK’nun 332 ve 349 ncu maddelerinde «yönetim kurulu» üyelerinin yakınları ile ilgili görüşmelere katılamayacaklarının belirtilmiş olduğu, davacı hakkındaki ortaklığa kabul kararının babası ...’nin başkanlık yaptığı yönetim kurulu tarafından verildiği, bu durumun «emredici» hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının yasal normlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2976 E. 2014/6901 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında geçen dava dışı şirket sayısının 5 olmasına rağmen 6 yazılmasının «maddi hataya» dayalı olmasına göre, davacılar vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6310 E. 2010/5766 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · iyiniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (dava konusu genel kurul kararının anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yönetim kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1537 E. 2019/6605 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 09.05.2006 tarihli, 71 nolu «yönetim kurulu» kararındaki imzanın yönetim kurulu üyesi Birgül Uyan’a ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, bu kararla kooperatife ortak olarak kabul edilen 18 kişinin ortaklıklarının kabulünün de «geçersiz» yönetim kurulu kararı ile alınmış olduğundan yok hükmünde olduğu, bu durumda anılan kişilerin katılımı ile gerçekleştirilen 29.06.2007 tarihli genel kurul toplantısının da esasen yok hükmünde bulunduğu, «butlan» konusunda açılacak davaların 1 aylık süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatife ortak olarak kaydedilen «dahili» davalı 18 kişinin ortaklıklarının geçersiz olduğunun tespiti ile 29.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespitine karar verilmişti …
Buna göre, «dahili» davalıların ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan «yönetim kurulu» kararı geçerli olmasa bile dahili davalıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri, ortak olmak amacıyla ödemelerde bulunmaları ve bu ödemelerin kooperatifçe alınması halinde ortaklıklarının eylemli olarak gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden mahkemece bu hususların araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle dahili davalıların ortaklıklarının «geçersiz» olduğuna hükmedilmesi ve bunun sonucunda davaya konu genel kurulun batıl olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmi …
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · hukuki yarar
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu itibarla, aleyhinde hüküm kurulmayan ve karar başlığında müdahil olarak gösterilen ...'nin karar düzeltme talebinde «hukuki yararı» bulunmadığından, ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5786 E. , 2011/5845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
..
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2007/308-2009/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak dahili davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2011 gününde taraflar ve vekilleri davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra ve dosya içerisindeki tüm dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduğunu, 09.05.2006 tarihinde kooperatife ortak alımına ilişkin olarak verilen yönetim kurulu kararında müvekkillerinden kooperatif yönetim kurulu üyesi olan Birgül Uyan’ın imzasının taklit edilmiş olduğunu, üç kişiden oluşan yönetim kurulunun karar vermesi için üç kişi ile toplanıp, iki kişi ile karar vermesi gerektiğini, bu durumda ortak kayıtlarının yasaya aykırı olarak gerçekleştirilmiş bulunduğunu, bu nedenle ortaklıkları geçersiz bulunan kişilerin katılımı ile yapılan 29.06.2007 tarihli genel kurulun geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalı kooperatife ortak olarak kaydedilen 18 kişinin ortaklıklarının geçersizliği ile 29.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespitini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ortaklıklarının geçersiz olduğu iddia edilen 18 kişinin davaya dahil edilmesi istenilerek dava dilekçesinin bu kişilere tebliğini istemiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılar vekili, müvekkillerinin kooperatif başkanı ve yardımcısının sunmuş olduğu resmi belgelere dayanarak ödemelerde bulunduklarını ve ortaklığa kabul edildiklerini, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yaptıkları esnada meydana getirdikleri haksız eylemden kooperatifin sorumlu olduğunu, açılan davanın Medeni Kanun’un 2. maddesine aykırılık oluşturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 09.05.2006 tarihli, 71 nolu yönetim kurulu kararındaki imzanın yönetim kurulu üyesi Birgül Uyan’a ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, bu kararla kooperatife ortak olarak kabul edilen 18 kişinin ortaklıklarının kabulünün de geçersiz yönetim kurulu kararı ile alınmış olduğundan yok hükmünde olduğu, bu durumda anılan kişilerin katılımı ile gerçekleştirilen 29.06.2007 tarihli genel kurul toplantısının da esasen yok hükmünde bulunduğu, butlan konusunda açılacak davaların 1 aylık süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatife ortak olarak kaydedilen dahili davalı 18 kişinin ortaklıklarının geçersiz olduğunun tespiti ile 29.06.2007 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, dahili davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, dahili davalıların ortaklıklarının geçersizliği ile bu kişilerin katılımıyla yapılan 29.06.2007 tarihli kooperatif genel kurulunun batıl olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını taşıyan bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi, kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilmesi, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, hazirun cetvellerinde isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa bile bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Somut olaya gelindiğinde, davalı kooperatif yapı kooperatifi olup, 26.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. sırasında yapılan görüşme sonucu kooperatife ortak kaydedilerek 2.bloğun yapılmasına oybirliğiyle karar verildiği, bu durumda genel kurullarda ortak sayısını kısıtlayan bir karar alınmadığı gibi anasözleşmenin ortak sayısına ilişkin 12. maddesinde ortak sayısının en az 7 kişi olup, sayının arsa ve konut imkanlarına göre genel kurulca belirleneceği düzenlenmiştir.Bu durumda anasözleşmede ortak sayısını kısıtlayan bir hüküm de bulunmayıp, bu husus genel kurula bırakılmış, anılan genel kurulda da ortak kaydedilmesine karar verilmiştir. Dahili davalılar yaptıkları savunmalarda, kooperatife ortak olmak amacıyla ödemelerde bulunduklarını ileri sürmüşlerdir.
Buna göre, dahili davalıların ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile dahili davalıların kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri, ortak olmak amacıyla ödemelerde bulunmaları ve bu ödemelerin kooperatifçe alınması halinde ortaklıklarının eylemli olarak gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden mahkemece bu hususların araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle dahili davalıların ortaklıklarının geçersiz olduğuna hükmedilmesi ve bunun sonucunda davaya konu genel kurulun batıl olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraflar duruşmaya gelmediğinden vekalet ücretine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023518700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz