Ortaklıktan çıkarma kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4119 E. 2010/10268 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul yetkisi↗ ortaklıktan çıkarma↗ iptal davası↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin anasözleşmesi uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verme yetkisinin davalı kooperatif genel kuruluna ait bulunduğu, yönetim kurulu tarafından bu konuda alınan kararın iptalinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile yönetim kurulu tarafından alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 22 nci maddesi bir bütün olarak incelendiğinde yönetim kuruluna da ortaklıktan çıkarma yetkisinin tanındığı, ortağın bu karara karşı genel kurula itirazda bulunma veya iptal davası açma hakkı olduğu hususunun açıkça düzenlendiği, bu durumda anılan madde ile yönetim kurulunun kural olarak ortaklıktan çıkarma kararı verebileceğinin kabulü gerekmektedir. Anasözleşmenin diğer hükümleri de yönetim kurulunun bu yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olmayıp, istediği takdirde bunu genel kurula sunma, genel kuruldan da bu konuda karar verilmesini isteme hakkının bulunduğu şeklinde yorumlanmalıdır.Esasen, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurul ortaklıktan çıkarma konusunda da karar verebilecek en yetkili organ olup, genel kurulun bu yetkisi yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı verme konusundaki yetkisini ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.Zaten davacı da dava dilekçesinde yönetim kurulu kararına karşı genel kurula itiraz hakkını kullanmayıp, dava hakkını kullandığını belirtmiştir.Bu durumda mahkemece anasözleşme hükümleri uyarınca davalı kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı verebileceğinin kabulü ile alınan bu kararın yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olarak alınıp alınmadığının, iptali gerekip gerekmediğinin değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2815 E. 2010/3604 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarma
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin anasözleşmesi uyarınca «ortaklıktan çıkarma» kararı verme «yetkisinin» davalı kooperatif genel kuruluna ait bulunduğu, «yönetim kurulu» tarafından bu konuda alınan kararın iptalinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
Dava, «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile «yönetim kurulu» tarafından alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 22 nci maddesi bir bütün olarak incelendiğinde yönetim kuruluna da ortaklıktan çıkarma «yetkisinin» tanındığı, ortağın bu karara karşı genel kurula itirazda bulunma veya «iptal davası» açma hakkı olduğu hususunun açıkça düzenlendiği, bu durumda anılan madde ile yönetim kurulunun kural olarak ortaklıktan çıkarma kararı verebileceğinin kabulü gerek …
Anasözleşmenin diğer hükümleri de yönetim kurulunun bu «yetkisini» ortadan kaldırır nitelikte olmayıp, istediği takdirde bunu genel kurula sunma, genel kuruldan da bu konuda karar verilmesini isteme hakkının bulunduğu şeklinde yorumlanmalıdır.Esasen, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurul «ortaklıktan çıkarma» konusunda da karar verebilecek en yetkili organ olup, genel kurulun bu yetkisi yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı verme konusundaki yetkisini ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.Zaten davacı da dava dilekçesinde «yönetim kurulu» kararına karşı genel kurula itiraz hakkını kullanmayıp, dava hakkını kullandığını belirtmiştir.Bu durumda mahkemece anasözleşme hükümleri uyarınca davalı kooperati …
Benzer bu karardadava, davacı hakkında alınan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» yazılı borcun davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 27 ve anasözleşmenin 14/2 nci maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verilmiştir.
Buna göre, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı asıl dava devam ederken yargılama yapılan bir hususta davalı kooperatifin «ortaklıktan çıkarma» uyarısı ile asıl davaya konu tutarı da kapsayan borç tutarının ödenmesi yönünde «ihtarnameler» göndermesi ve bu ihtarnamelere dayalı olarak davacının çıkarılmasına karar verilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak verilmiş ortaklıktan çıkarma kararının bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · borçlu olunmadığının tespiti · ihtarname
Benzer bu karardaDavacı tarafından davalı kooperatife «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkin olarak 26.07.2004 tarihinde asıl dava açılmıştır.Bu davanın devamı sırasında davalı kooperatif tarafından 12.08.2004 tarihli 1 nci, 22.10.2004 tarihli 2 nci «ihtarnameler» düzenlenerek davacının ihtarnamelerde yazılı borcu ödemesi istenmiş, ihtarnamelerde yazılı borcun ödenmemesi üzerine 17.12.2004 tarihinde davacı hakkında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
dava, davacı hakkında alınan «ortaklıktan çıkarma» kararının iptali istemine ilişkindir.Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» yazılı borcun davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında Kooperatifler Kanunu’nun 27 ve anasözleşmenin 14/2 nci maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verilmiştir.
Buna göre, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı asıl dava devam ederken yargılama yapılan bir hususta davalı kooperatifin «ortaklıktan çıkarma» uyarısı ile asıl davaya konu tutarı da kapsayan borç tutarının ödenmesi yönünde «ihtarnameler» göndermesi ve bu ihtarnamelere dayalı olarak davacının çıkarılmasına karar verilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak verilmiş ortaklıktan çıkarma kararının bu …
-
HUMK 440 kapsamına girmeyen karar düzeltme isteminin reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18786 E. 2015/5565 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4119 E. , 2010/10268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Daday Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2008 tarih ve 2006/60-2008/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından 14.11.2006 tarihinde alınan ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın kanun ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, ortakların anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağını ileri sürerek, müvekkili hakkında alınmış olan çıkarma kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcileri, davacının orman istihsali yapması için kendisine tahsis edilen bölmelerde kaçak kesim yapmış olduğunu, bu nedenle kooperatifi Orman İdaresinden iş alamama ihtimali ile karşı karşıya bıraktığını, almış olduğu istihsal işlerini başkasına devrederek kooperatif ortağı olmayan bir kişi adına fatura kesmek suretiyle davacının kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinin sona ermesine neden olduğunu, eylem ve işlemleri ile kooperatife zarar veren davacının ortaklıktan çıkarılması şartlarının oluştuğunu, davanın yerinde olmadığını savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin anasözleşmesi uyarınca ortaklıktan çıkarma kararı verme yetkisinin davalı kooperatif genel kuruluna ait bulunduğu, yönetim kurulu tarafından bu konuda alınan kararın iptalinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile yönetim kurulu tarafından alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 22 nci maddesi bir bütün olarak incelendiğinde yönetim kuruluna da ortaklıktan çıkarma yetkisinin tanındığı, ortağın bu karara karşı genel kurula itirazda bulunma veya iptal davası açma hakkı olduğu hususunun açıkça düzenlendiği, bu durumda anılan madde ile yönetim kurulunun kural olarak ortaklıktan çıkarma kararı verebileceğinin kabulü gerekmektedir. Anasözleşmenin diğer hükümleri de yönetim kurulunun bu yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olmayıp, istediği takdirde bunu genel kurula sunma, genel kuruldan da bu konuda karar verilmesini isteme hakkının bulunduğu şeklinde yorumlanmalıdır.Esasen, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurul ortaklıktan çıkarma konusunda da karar verebilecek en yetkili organ olup, genel kurulun bu yetkisi yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı verme konusundaki yetkisini ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.Zaten davacı da dava dilekçesinde yönetim kurulu kararına karşı genel kurula itiraz hakkını kullanmayıp, dava hakkını kullandığını belirtmiştir.Bu durumda mahkemece anasözleşme hükümleri uyarınca davalı kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararı verebileceğinin kabulü ile alınan bu kararın yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olarak alınıp alınmadığının, iptali gerekip gerekmediğinin değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030564900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz