Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5737 E. 2024/3192 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tali kusur↗ taşıyıcı sıfatı↗ nedensellik bağı↗ asıl taşıyıcı↗ alt taşıyıcı↗ mali sorumluluk sigortası↗ nakliyat sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ trafik kazası↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ sigorta ettiren↗ tahsilde tekerrür↗ gerçek zarar↗ sorumluluk sigortası↗ kusur oranı↗ ticari dava niteliği↗ cmr↗ illiyet bağı↗ müteselsil sorumluluk↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ haksız fiil↗ fatura↗ terkin↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 19.03.2014 tarih, 2011/478 E. ve 2014/79 K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak şartıyla 770,17 TL'nin davalılar ...ile davalı ....ten ödeme tarihi olan 21.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 707,29 TL'nin ise davalı ... ... açısından ödeme tarihi olan 21.02.2011 tarihinden, davalı ... şirketi açısından ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.03.2015 tarih, 2014/19161 E. ve 2015/2850 K. sayılı kararıyla mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu, 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmadığı ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davalılardan bir kısmının taşıyıcı olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu (2918 sayılı Kanun) hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının gerçek zararının hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 28.12.2010 tarihli kazanın meydana gelişinde davacı şirkete sigortalı araçların yüklü olduğu ... plakalı TIR'ın sürücüsü Popescu Marius'un %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ... ...'nun maliki olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş.'ye İMMS sigortalı 59 EL 965 plakalı kamyonun sürücüsü Kenan...'nun %25 oranında tali kusurlu olduğu, dava konusu araçların hasar görmemesi halinde 01.01.2011 tarihinden önce yurt içine ithalatına yasal bir engel olmadığı dolayısıyla araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında illiyet bağı bulunduğu, araçların 28.12.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasından sonra 01.01.2011 tarihine kadar kalan 3 gün içinde ithalat işlemlerinin tamamlanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, araçların gümrüğe terk edilmelerinde zorunluluk mevcut olduğu, kaza sonucu hasara uğrayan emtiadaki hasar tutarının 160.633,21 TL (78.962,40 euro) olduğu, kusur ve hasar durumuna göre davacının davalılardan ... şirketinden önceden tahsil ettiği miktar dikkate alındığında bakiye talep edebileceği meblağın 71.581,52 TL olduğu, CMR Konvansiyonu 34 üncü maddesine göre "Tek bir mukaveleyle düzenlenen taşıma, karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur. İkinci taşımacı ile onu takip eden taşımacılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılmış olurlar" hükmüne göre asıl taşıyıcı ... ve alt taşıyıcı ... […]A. şirketlerinin kusur oranına göre hasarın %75'ine karşı gelen meblağdan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,.... plakalı aracın İMMS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş.den de davadan önce tahsil edilen 17.500,00 TL'nin düşülmesiyle bakiye 22.658,30 TL'yi talep edebileceği, davalı ... 'nun da sigorta şirketi ile müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, davalılar ... Transport SA ve ... Şirketleri hakkında açılan davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 66.623,21 TL'nin davalılar ... Transport SA ve ... Şirketlerinden 21.02.2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar sigorta şirketi ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile 22.658,30 TL'nin Sigorta Şirketi ve ...'ndan, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyen, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi (olayın haksız fiil niteliği yanında hasarlanan araçların ticari niteliği nedeniyle) ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı nakliyeci firma ile taşeron nakliyeci firma bakımından faiz başlangıcı yönünden verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek bu kısım yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği zarar ile tespit edilen kusur arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren sorumlular gerçek zarar miktarı ile sorumlu olduğu, davacı şirketin talebi araçların ithalatının yapılmamasına dayandığını, araçların ithalatının yapılmaması ile davalıya izafe edilen kusur arasında uygun bir nedensellik bağı bulunmadığını oluşan kazada davalının tali kusuru belirlendiğini buna göre davacının hasar nedeniyle oluşan gerçek zarar dışındaki taleplerin davalıya yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davalı ... şirketi ve davalı yönünden ayrı ayrı faiz başlangıç tarihleri belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğundan eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma esnasında sigortalı araçları taşıyan taşıtın başka bir taşıta çarpması nedeniyle taşıyıcılar ile kazaya karışan taşıtın işleteni ve sigortacısı aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 1301 inci maddesi (6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 1472 nci maddesi)
3. Değerlendirme
1. Bozma ilamında davalılardan bir kısmının taşıyıcı olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun) ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğunun gözetilerek karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve bozma gereği bilirkişi raporu alındığı halde, davalı işletenin, araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğundan 2918 sayılı Kanun ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre sorumlu olmasına rağmen diğer davalı taşıyıcılar gibi CMR hükümlerine göre sorumlu tutulmuştur. Mahkemece bozma ilamında belirtildiği üzere davalı taşıyıcıların araçların ithalinin yapılamamasıyla oluşan 160.633,21 TL zarardan sorumlu olmayıp çarpılan taşıtın işleteni olması hasebiyle kaynaklanan gerçek zarar olan 72.829,16 TL maddi hasarın sürücünün %25 kusuruna isabet eden kısmından sorumlu tutulması gerekirken araçların ithalinin yapılamamasından kaynaklanan zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
2. Kabule göre de, davalı nakliyeci firma ile taşeron nakliyeci firma bakımından faiz başlangıcının davacının ödeme tarihi olması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19161 E. 2015/2850 K.
Ortak:taşıyıcı sıfatı · mali sorumluluk sigortası · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · sorumluluk sigortası · gerçek zarar · kusur oranı · illiyet bağı
İncelediğiniz kararda… 15 tarih, 2014/19161 E. ve 2015/2850 K. sayılı kararıyla mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu, 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmadığı ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davalılardan bir kısmının «taşıyıcı» olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu (2918 sayılı Kanun) hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının «gerçek zararının» hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 19.03.2014 tarih, 2011/478 E. ve 2014/79 K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» şartıyla 770,17 TL'nin davalılar ...ile davalı ....ten ödeme tarihi olan 21.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 707,29 TL'nin ise davalı …
Bozma ilamında davalılardan bir kısmının «taşıyıcı» olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun) ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğunun gözetilerek karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ile davalı ...'in «taşıyıcı sıfatına» haiz olup, meydana gelen hasardan sorumlu oldukları, davalı ...'nun kazaya karışan diğer aracın işleteni, davalı ...'nin ise yine bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle hasardan sorumlu oldukları, kaza nedeni ile sigortalı araçların taşındığı tırın sürücüsünün % 75, diğer araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalı araçların onarılmaları halinde «hasar» miktarının 72.829,16 TL olarak tespit edildiği, dava dışı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalı ...'na ait araç sürücüsünün %25 «kusur oranına» isabet eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 707,29 TL olduğu, yine diğer davalıların kusur oranına tekabül eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 770,17 TL olduğu, bilirkişi raporunun aksine, davacının talebinin TL olması nedeniyle Euro olarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafça hasar gördüğü iddia edilen araçlardan birinin hiç hasar görmemesine rağmen ithalatının sigortalı tarafından gerçekleştirilmediği, kazaya uğrayan araçların E5 standartlarına sahip olmaması nedeniyle 01/01/2011 tarihinden itibaren zaten ithalatlarının mümkün olmadığı, kazanın 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, geri kalan 3 günlük süre içerisinde de araçlara uygunluk belgesi alınması ve fiili olarak ithal edilmelerinin mümkün olmadığı, tespit edilen 72.829,16 TL fiziki hasar miktarının dikkate alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» şartıyla ve dava dışı sigorta şirketlerinin dava tarihinden ince yaptıkları ödemeler de dikkate alınarak bakiye 770,17 TL'nin davalılar ... ile davalı ...'ten ödem …
Bu durumda, davalılardan bir kısmının «taşıyıcı» olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının «gerçek zararının» hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, bu konularda değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmamış ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pert total · tazminat davası
Benzer bu karardaDava, CMR hükümlerine tabi taşıma esnasında sigortalı araçları «taşıyan» taşıtın başka bir taşıta çarpması nedeniyle «taşıyıcılar» ile kazaya karışan taşıtın işleteni ve sigortacısı aleyhine açılan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece alınan bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı trafik kazasının 28.12.2010 tarihinde meydana geldiğini, araçlardan ikisinin tamamen «pert total» olduğunu, beş aracın hasarlı bulunduğunu ve 1 aracın da sağlam olduğunu fakat 01.01.2011 tarihi itibariyle karbon salımıyla ilgili Avrupa standartlarının değişmesi nedeniyle araçların ithalinin yapılamadığını ve bu araçların gümrüğe «terk» edilmek zorunda kalındığını ve bu suretle araçlar için ödenen toplam bedel kadar zarara uğranıldığını iddia etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2870 E. 2010/9232 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10737 E. 2018/2751 K.
Ortak:haksız fiil · kusur
İncelediğiniz karardaSigorta A.Ş.'ye İMMS sigortalı 59 EL 965 plakalı kamyonun sürücüsü Kenan...'nun %25 oranında tali kusurlu olduğu, dava konusu araçların «hasar» görmemesi halinde 01.01.2011 tarihinden önce yurt içine ithalatına yasal bir engel olmadığı dolayısıyla araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında «illiyet bağı» bulunduğu, araçların 28.12.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasından sonra 01.01.2011 tarihine kadar kalan 3 gün içinde ithalat işlemlerinin tamamlanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, araçların gümrüğe «terk» edilmelerinde zorunluluk mevcut olduğu, kaza sonucu hasara uğrayan emtiadaki hasar tutarının 160.633,21 TL (78.962,40 euro) olduğu, «kusur» ve hasar durumuna göre davacının davalılardan ... şirketinden önceden tahsil ettiği miktar dikkate alındığında bakiye talep edebileceği meblağın 71.581,52 TL olduğ …
Transport S.A. şirketlerinin «kusur oranına» göre «hasarın» %75'ine karşı gelen meblağdan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları,.... plakalı aracın İMMS poliçesini düzenleyen davalı ...
Şirketlerinden 21.02.2022 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar sigorta şirketi ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile 22.658,30 TL'nin Sigorta Şirketi ve ...'ndan, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyen, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi (olayın «haksız fiil» niteliği yanında hasarlanan araçların «ticari niteliği» nedeniyle) ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sürücünün tam «kusuru» ile meydana gelen kaza sonucu davalı adına kayıtlı araçla taşınan emtianın zarar gördüğü, Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca kusuru olmasa bile işletenin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek aralarında bir taşıma ilişkisinin kurulup kurulmadığının tespiti, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» bulunması halinde 6102 sayılı TTK'nin taşıma işlerine ilişkin 850 vd. maddeleri uyarınca davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi, sözleşmenin kurulmadığının anlaşılması halinde ise taşıma esnasında meydana gelen hasardan davalının işleten olarak sorumlu olmayacağının gözetilmesi ile ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu kabul edilerek davalının Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca işleten olarak sorumlu tutulması doğru olmamış, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · taşıma sözleşmesi · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı, pekmez emtiasının davalı tarafından taşınması esnasında «zayi» olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunmadığını, davacının, dava dışı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sürücünün tam «kusuru» ile meydana gelen kaza sonucu davalı adına kayıtlı araçla taşınan emtianın zarar gördüğü, Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca kusuru olmasa bile işletenin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek aralarında bir taşıma ilişkisinin kurulup kurulmadığının tespiti, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesinin» bulunması halinde 6102 sayılı TTK'nin taşıma işlerine ilişkin 850 vd. maddeleri uyarınca davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi, sözleşmenin kurulmadığının anlaşılması halinde ise taşıma esnasında meydana gelen hasardan davalının işleten olarak sorumlu olmayacağının gözetilmesi ile ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu kabul edilerek davalının Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca işleten olarak sorumlu tutulması doğru olmamış, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5737 E. , 2024/3192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/524 Esas- 2023/60Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı ve davalı ... ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan araçların 1 ve 2 nolu taşıyıcı davalı şirketler sorumluluğunda Belçika'dan Gölcük'e nakliyesi sırasında tır şöförünün davalı ... ...'nun maliki bulunduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası yapılmış bulunan araca arkadan çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, 160.633,20 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, taşıyıcı sıfatıyla 1 ve 2 nolu davalılardan araç şöförünün kusur oranına tekabül eden 120.474,91 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini ancak taşıyıcının dava dışı sigorta şirketi tarafından 53.851,70 TL ödeme yapıldığını, bakiye 66.623,21 TL'nin ödenmediğini, yine davalılardan ...'na ait aracın sürücüsünün kusuruna tekabül eden 40.158,30 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak bu davalının dava dışı sigorta şirketi tarafından 17.500,00 TL ödemede bulunulduğunu, bakiye 22.658,30 TL'nin ödenmediğini belirterek toplam 89.281,51 TL bakiye alacağın 66.623,21 TL'sinin 1 ve 2 nolu taşıyıcı davalılardan 22.658,30 TL'sinin ise davalılar ...
Sigorta A.Ş. ve ...'ndan ödeme tarihi olan 21.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limitiyle sınırlı ve temerrüt tarihinden itibaren) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...A. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sigortacısı tarafından ve müvekkilinden talep edilen 24.034,50 euronun 09.05.2011 tarihinde davacı ... şirketine ödendiğini, araçlardaki fiziki hasarın ise 32.546,00 euro olduğunu, müvekkili şirketin kusur oranına isabet eden miktarın 24.034,00 euro olduğunu ve bunun da ödendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete sigortalı araçların Belçika'dan Gölcük'e taşınması işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, taşıma işleminin ...'a ait tırla gerçekleştirilirken bu aracın davalı ... ...'na ait .... plakalı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada taşınan araçların hasarlandığını, davacı tarafça müvekkili şirket ile davalı ...'ın her ikisinin taşıyıcı sıfatına haiz olmaları sebebi ile davanın bu iki taşıyıcıdan birine hasredilmesi gerektiğini çünkü taşınan malın hasara uğraması nedeniyle açılacak tazminat davasının ya asıl taşıyıcıya yada alt taşıyıcıya karşı açılması gerektiğini, eşyaların CMR kapsamında olduğundan taşıyıcıların sorumluluğunun bu sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını dolayısıyla her iki taşıyıcıya karşı birlikte dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün %25 oranındaki kusur oranını kabul etmediklerini, dava dışı ...
tarafından davacı sigortaya yazılan 29.12.2010 tarihli yazıda bile tahmini hasarın 36.000,00 euro denilmesine rağmen davacı tarafça sigorta ettirene kaza yapan araçta bulunan 8 aracın tamamının fatura bedelinin ödendiğini, davacıya diğer davalı ... şirketi tarafından 53.851,70 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra zarar miktarının 770,17 TL olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4.Davalı ... ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 19.03.2014 tarih, 2011/478 E. ve 2014/79 K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak şartıyla 770,17 TL'nin davalılar ...ile davalı ....ten ödeme tarihi olan 21.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 707,29 TL'nin ise davalı ... ... açısından ödeme tarihi olan 21.02.2011 tarihinden, davalı ... şirketi açısından ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.03.2015 tarih, 2014/19161 E. ve 2015/2850 K. sayılı kararıyla mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu, 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmadığı ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davalılardan bir kısmının taşıyıcı olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu (2918 sayılı Kanun) hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının gerçek zararının hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 28.12.2010 tarihli kazanın meydana gelişinde davacı şirkete sigortalı araçların yüklü olduğu ... plakalı TIR'ın sürücüsü Popescu Marius'un %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ... ...'nun maliki olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş.'ye İMMS sigortalı 59 EL 965 plakalı kamyonun sürücüsü Kenan...'nun %25 oranında tali kusurlu olduğu, dava konusu araçların hasar görmemesi halinde 01.01.2011 tarihinden önce yurt içine ithalatına yasal bir engel olmadığı dolayısıyla araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında illiyet bağı bulunduğu, araçların 28.12.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasından sonra 01.01.2011 tarihine kadar kalan 3 gün içinde ithalat işlemlerinin tamamlanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, araçların gümrüğe terk edilmelerinde zorunluluk mevcut olduğu, kaza sonucu hasara uğrayan emtiadaki hasar tutarının 160.633,21 TL (78.962,40 euro) olduğu, kusur ve hasar durumuna göre davacının davalılardan ...
şirketinden önceden tahsil ettiği miktar dikkate alındığında bakiye talep edebileceği meblağın 71.581,52 TL olduğu, CMR Konvansiyonu 34 üncü maddesine göre "Tek bir mukaveleyle düzenlenen taşıma, karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur. İkinci taşımacı ile onu takip eden taşımacılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılmış olurlar" hükmüne göre asıl taşıyıcı ... ve alt taşıyıcı ... […]A. şirketlerinin kusur oranına göre hasarın %75'ine karşı gelen meblağdan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,.... plakalı aracın İMMS poliçesini düzenleyen davalı ...
Sigorta A.Ş.den de davadan önce tahsil edilen 17.500,00 TL'nin düşülmesiyle bakiye 22.658,30 TL'yi talep edebileceği, davalı ... 'nun da sigorta şirketi ile müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, davalılar ... Transport SA ve ... Şirketleri hakkında açılan davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 66.623,21 TL'nin davalılar ... Transport SA ve ... Şirketlerinden 21.02.2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar sigorta şirketi ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile 22.658,30 TL'nin Sigorta Şirketi ve ...'ndan, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyen, davalı ...
şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi (olayın haksız fiil niteliği yanında hasarlanan araçların ticari niteliği nedeniyle) ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı nakliyeci firma ile taşeron nakliyeci firma bakımından faiz başlangıcı yönünden verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek bu kısım yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği zarar ile tespit edilen kusur arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren sorumlular gerçek zarar miktarı ile sorumlu olduğu, davacı şirketin talebi araçların ithalatının yapılmamasına dayandığını, araçların ithalatının yapılmaması ile davalıya izafe edilen kusur arasında uygun bir nedensellik bağı bulunmadığını oluşan kazada davalının tali kusuru belirlendiğini buna göre davacının hasar nedeniyle oluşan gerçek zarar dışındaki taleplerin davalıya yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davalı ... şirketi ve davalı yönünden ayrı ayrı faiz başlangıç tarihleri belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğundan eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma esnasında sigortalı araçları taşıyan taşıtın başka bir taşıta çarpması nedeniyle taşıyıcılar ile kazaya karışan taşıtın işleteni ve sigortacısı aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 1301 inci maddesi (6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 1472 nci maddesi)
3. Değerlendirme
1. Bozma ilamında davalılardan bir kısmının taşıyıcı olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun) ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğunun gözetilerek karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve bozma gereği bilirkişi raporu alındığı halde, davalı işletenin, araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğundan 2918 sayılı Kanun ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre sorumlu olmasına rağmen diğer davalı taşıyıcılar gibi CMR hükümlerine göre sorumlu tutulmuştur. Mahkemece bozma ilamında belirtildiği üzere davalı taşıyıcıların araçların ithalinin yapılamamasıyla oluşan 160.633,21 TL zarardan sorumlu olmayıp çarpılan taşıtın işleteni olması hasebiyle kaynaklanan gerçek zarar olan 72.829,16 TL maddi hasarın sürücünün %25 kusuruna isabet eden kısmından sorumlu tutulması gerekirken araçların ithalinin yapılamamasından kaynaklanan zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
2. Kabule göre de, davalı nakliyeci firma ile taşeron nakliyeci firma bakımından faiz başlangıcının davacının ödeme tarihi olması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davacı ve davalı ... ...'na iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042712300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz