Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19161 E. 2015/2850 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pert total↗ taşıyıcı sıfatı↗ mali sorumluluk sigortası↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ sorumluluk sigortası↗ gerçek zarar↗ kusur oranı↗ cmr↗ illiyet bağı↗ rücuen tazminat↗ tazminat davası↗ taşıyıcı↗ terkin↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ile davalı ...'in taşıyıcı sıfatına haiz olup, meydana gelen hasardan sorumlu oldukları, davalı ...'nun kazaya karışan diğer aracın işleteni, davalı ...'nin ise yine bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle hasardan sorumlu oldukları, kaza nedeni ile sigortalı araçların taşındığı tırın sürücüsünün % 75, diğer araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalı araçların onarılmaları halinde hasar miktarının 72.829,16 TL olarak tespit edildiği, dava dışı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalı ...'na ait araç sürücüsünün %25 kusur oranına isabet eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 707,29 TL olduğu, yine diğer davalıların kusur oranına tekabül eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 770,17 TL olduğu, bilirkişi raporunun aksine, davacının talebinin TL olması nedeniyle Euro olarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafça hasar gördüğü iddia edilen araçlardan birinin hiç hasar görmemesine rağmen ithalatının sigortalı tarafından gerçekleştirilmediği, kazaya uğrayan araçların E5 standartlarına sahip olmaması nedeniyle 01/01/2011 tarihinden itibaren zaten ithalatlarının mümkün olmadığı, kazanın 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, geri kalan 3 günlük süre içerisinde de araçlara uygunluk belgesi alınması ve fiili olarak ithal edilmelerinin mümkün olmadığı, tespit edilen 72.829,16 TL fiziki hasar miktarının dikkate alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak şartıyla ve dava dışı sigorta şirketlerinin dava tarihinden ince yaptıkları ödemeler de dikkate alınarak bakiye 770,17 TL'nin davalılar ... ile davalı ...'ten ödeme tarihi olan 21/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 707,29 TL'nin ise davalı ... açısından ödeme tarihi olan 21/02/2011 tarihinden, davalı sigorta şirketi açısından ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma esnasında sigortalı araçları taşıyan taşıtın başka bir taşıta çarpması nedeniyle taşıyıcılar ile kazaya karışan taşıtın işleteni ve sigortacısı aleyhine açılan rücuen tazminat davası olup, mahkemece alınan bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, alınan bilirkişi raporunda taşınan araçlarda toplam 72.829,16 TL fiziki hasar oluştuğu bildirilmekle, mahkemece de gerçek hasar 72.829,16 TL olarak kabul edilerek ödenen kısımların tenzilinden sonra kalan bakiye kısma hükmedilmiştir. Ancak, davacı trafik kazasının 28.12.2010 tarihinde meydana geldiğini, araçlardan ikisinin tamamen pert total olduğunu, beş aracın hasarlı bulunduğunu ve 1 aracın da sağlam olduğunu fakat 01.01.2011 tarihi itibariyle karbon salımıyla ilgili Avrupa standartlarının değişmesi nedeniyle araçların ithalinin yapılamadığını ve bu araçların gümrüğe terk edilmek zorunda kalındığını ve bu suretle araçlar için ödenen toplam bedel kadar zarara uğranıldığını iddia etmektedir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmamış ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davalılardan bir kısmının taşıyıcı olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının gerçek zararının hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, bu konularda değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5737 E. 2024/3192 K.
Ortak:taşıyıcı sıfatı · mali sorumluluk sigortası · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · gerçek zarar · sorumluluk sigortası · kusur oranı · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ile davalı ...'in «taşıyıcı sıfatına» haiz olup, meydana gelen hasardan sorumlu oldukları, davalı ...'nun kazaya karışan diğer aracın işleteni, davalı ...'nin ise yine bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle hasardan sorumlu oldukları, kaza nedeni ile sigortalı araçların taşındığı tırın sürücüsünün % 75, diğer araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalı araçların onarılmaları halinde «hasar» miktarının 72.829,16 TL olarak tespit edildiği, dava dışı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalı ...'na ait araç sürücüsünün %25 «kusur oranına» isabet eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 707,29 TL olduğu, yine diğer davalıların kusur oranına tekabül eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 770,17 TL olduğu, bilirkişi raporunun aksine, davacının talebinin TL olması nedeniyle Euro olarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafça hasar gördüğü iddia edilen araçlardan birinin hiç hasar görmemesine rağmen ithalatının sigortalı tarafından gerçekleştirilmediği, kazaya uğrayan araçların E5 standartlarına sahip olmaması nedeniyle 01/01/2011 tarihinden itibaren zaten ithalatlarının mümkün olmadığı, kazanın 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, geri kalan 3 günlük süre içerisinde de araçlara uygunluk belgesi alınması ve fiili olarak ithal edilmelerinin mümkün olmadığı, tespit edilen 72.829,16 TL fiziki hasar miktarının dikkate alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» şartıyla ve dava dışı sigorta şirketlerinin dava tarihinden ince yaptıkları ödemeler de dikkate alınarak bakiye 770,17 TL'nin davalılar ... ile davalı ...'ten ödem …
Bu durumda, davalılardan bir kısmının «taşıyıcı» olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının «gerçek zararının» hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, bu konularda değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmamış ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Benzer bu kararda… 15 tarih, 2014/19161 E. ve 2015/2850 K. sayılı kararıyla mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında «illiyet bağının» bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu, 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmadığı ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davalılardan bir kısmının «taşıyıcı» olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu (2918 sayılı Kanun) hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının «gerçek zararının» hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 19.03.2014 tarih, 2011/478 E. ve 2014/79 K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» şartıyla 770,17 TL'nin davalılar ...ile davalı ....ten ödeme tarihi olan 21.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 707,29 TL'nin ise davalı …
Bozma ilamında davalılardan bir kısmının «taşıyıcı» olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacısı» olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun) ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğunun gözetilerek karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tali kusur · nedensellik bağı · asıl taşıyıcı · alt taşıyıcı · ticari dava niteliği · müteselsil sorumluluk · haksız fiil · avans faizi
Benzer bu karardaŞirketlerinden 21.02.2022 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar sigorta şirketi ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile 22.658,30 TL'nin Sigorta Şirketi ve ...'ndan, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28.12.2010 tarihinden itibaren işleyen, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi (olayın «haksız fiil» niteliği yanında hasarlanan araçların «ticari niteliği» nedeniyle) ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği zarar ile tespit edilen «kusur» arasında uygun «nedensellik bağı» bulunmadığını, kazaya kusuru ile sebebiyet veren sorumlular «gerçek zarar» miktarı ile sorumlu olduğu, davacı şirketin talebi araçların ithalatının yapılmamasına dayandığını, araçların ithalatının yapılmaması ile davalıya izafe edilen kusur arasında uygun bir nedensellik bağı bulunmadığını oluşan kazada davalının «tali kusuru» belirlendiğini buna göre davacının «hasar» nedeniyle oluşan gerçek zarar dışındaki taleplerin davalıya yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davalı ... şirketi ve davalı yönünden ayrı ayrı faiz başlangıç tarihleri belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, «avans faizi» uygulanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğundan «eksik incelemeye» dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
İkinci taşımacı ile onu takip eden taşımacılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılmış olurlar" hükmüne göre «asıl taşıyıcı» ... ve «alt taşıyıcı» ...
Transport S.A. şirketlerinin «kusur oranına» göre «hasarın» %75'ine karşı gelen meblağdan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları,.... plakalı aracın İMMS poliçesini düzenleyen davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19161 E. , 2015/2850 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2011/478-2014/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan araçların 1 ve 2 nolu taşıyıcı davalı şirketler sorumluluğunda ...'dan ...'e nakliyesi sırasında tır şöförünün davalı ...'nun maliki bulunduğu ve davalı ... tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası yapılmış bulunan araca arkadan çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, 160.633,20 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, taşıyıcı sıfatıyla 1 ve 2 nolu davalılardan araç şöförünün kusur oranına tekabül eden 120.474,91 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini ancak taşıyıcının dava dışı sigorta şirketi tarafından 53.851,70 TL ödeme yapıldığını, bakiye 66.623,21 TL'nin ödenmediğini, yine davalılardan ...'na ait aracın sürücüsünün kusuruna tekabül eden 40.158,30 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak bu davalının dava dışı sigorta şirketi tarafından 17.500 TL ödemede bulunulduğunu, bakiye 22.658,30 TL'nin ödenmediğini belirterek toplam 89.281,51 TL bakiye alacağın 66.623,21 TL'sinin 1 ve 2 nolu taşıyıcı davalılardan 22.658,30 TL'sinin ise davalılar ...
ve ...'ndan ödeme tarihi olan 21/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limitiyle sınırlı ve temerrüt tarihinden itibaren) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ... ile davalı ...'in taşıyıcı sıfatına haiz olup, meydana gelen hasardan sorumlu oldukları, davalı ...'nun kazaya karışan diğer aracın işleteni, davalı ...'nin ise yine bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle hasardan sorumlu oldukları, kaza nedeni ile sigortalı araçların taşındığı tırın sürücüsünün % 75, diğer araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalı araçların onarılmaları halinde hasar miktarının 72.829,16 TL olarak tespit edildiği, dava dışı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalı ...'na ait araç sürücüsünün %25 kusur oranına isabet eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 707,29 TL olduğu, yine diğer davalıların kusur oranına tekabül eden zarar tutarı yönünden bakiye tazminat miktarının 770,17 TL olduğu, bilirkişi raporunun aksine, davacının talebinin TL olması nedeniyle Euro olarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafça hasar gördüğü iddia edilen araçlardan birinin hiç hasar görmemesine rağmen ithalatının sigortalı tarafından gerçekleştirilmediği, kazaya uğrayan araçların E5 standartlarına sahip olmaması nedeniyle 01/01/2011 tarihinden itibaren zaten ithalatlarının mümkün olmadığı, kazanın 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, geri kalan 3 günlük süre içerisinde de araçlara uygunluk belgesi alınması ve fiili olarak ithal edilmelerinin mümkün olmadığı, tespit edilen 72.829,16 TL fiziki hasar miktarının dikkate alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak şartıyla ve dava dışı sigorta şirketlerinin dava tarihinden ince yaptıkları ödemeler de dikkate alınarak bakiye 770,17 TL'nin davalılar ...
ile davalı ...'ten ödeme tarihi olan 21/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, 707,29 TL'nin ise davalı ... açısından ödeme tarihi olan 21/02/2011 tarihinden, davalı sigorta şirketi açısından ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma esnasında sigortalı araçları taşıyan taşıtın başka bir taşıta çarpması nedeniyle taşıyıcılar ile kazaya karışan taşıtın işleteni ve sigortacısı aleyhine açılan rücuen tazminat davası olup, mahkemece alınan bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, alınan bilirkişi raporunda taşınan araçlarda toplam 72.829,16 TL fiziki hasar oluştuğu bildirilmekle, mahkemece de gerçek hasar 72.829,16 TL olarak kabul edilerek ödenen kısımların tenzilinden sonra kalan bakiye kısma hükmedilmiştir. Ancak, davacı trafik kazasının 28.12.2010 tarihinde meydana geldiğini, araçlardan ikisinin tamamen pert total olduğunu, beş aracın hasarlı bulunduğunu ve 1 aracın da sağlam olduğunu fakat 01.01.2011 tarihi itibariyle karbon salımıyla ilgili Avrupa standartlarının değişmesi nedeniyle araçların ithalinin yapılamadığını ve bu araçların gümrüğe terk edilmek zorunda kalındığını ve bu suretle araçlar için ödenen toplam bedel kadar zarara uğranıldığını iddia etmektedir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, araçların ithalinin yapılamaması ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davacının kazadan sonra karbon salımına ilişkin standartlarda değişiklik olduğu 01.01.2011 tarihine kadar bu arabaların ithalini sağlayıp sağlayamayacağı hususları üzerinde durulmamış ve mahkemece de bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davalılardan bir kısmının taşıyıcı olmaları sebebiyle sorumluluklarının CMR hükümlerine tabi olduğu, bir kısmının ise çarpılan taşıtın işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve sorumluluklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğu gözetilmek suretiyle içinde ithalat konusunda uzman bir gümrükçü bilirkişi, taşıma konusunda uzman bilirkişi ve ayrıca makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı sigortalısının gerçek zararının hesaplanması ve bu kapsamda hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, bu konularda değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166920600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz