Ex gratia ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18395 E. 2013/16855 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ex gratia ödeme↗ tenzili muafiyet↗ emniyeti suistimal↗ ibraname↗ muafiyet↗ taahhütname↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinde emniyeti suistimalin teminat altına alındığı, borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı olay nedeniyle ceza mahkemesinde emniyeti suistimal suçundan yargılanmış, yüklenen suç açısından mahkumiyetine yeter ve inandırıcı delil bulunmadığı, atılı eylemin suç olarak tanımlanmadığı ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu gerekçeleri ile beraatine karar verilmiş ancak karar henüz kesinleşmemiştir. Yine dosya içerisinde mevcut davacı ile dava dışı sigortalı Türkiye Jokey Kulübü arasında düzenlenen ibranamede bayi aleyhine açılan ceza davası sonucunda bayinin suçtan aklanması durumunda ödenen tazminat bedelinin davacı ... şirketine iade edileceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Davalı bayi hakkındaki beraat kararının kesinleşmesi halinde davacı sigortacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin ex gratia bir ödeme haline geleceği açıktır. Bu durumda da, davacı sigortacının 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan söz edilemez. Bu nedenle, ceza davasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, sigorta poliçesinde emniyeti suistimal hasarında ödenecek tazminat üzerinden %10 tenzili muafiyetin geçerli olduğu belirtilmiş ise de, tazminat talebi değerlendirilirken bu hükmün gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5661 E. 2012/13283 K.
Ortak:emniyeti suistimal · ibraname · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinde» «emniyeti suistimalin» «teminat» altına alındığı, borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Kabule göre de, «sigorta poliçesinde» «emniyeti suistimal» hasarında ödenecek tazminat üzerinden %10 «tenzili muafiyetin» geçerli olduğu belirtilmiş ise de, tazminat talebi değerlendirilirken bu hükmün gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Davalı olay nedeniyle ceza mahkemesinde «emniyeti suistimal» suçundan yargılanmış, yüklenen suç açısından mahkumiyetine yeter ve inandırıcı delil bulunmadığı, atılı eylemin suç olarak tanımlanmadığı ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu gerekçeleri ile beraatine karar verilmiş ancak karar henüz kesinleşmemiştir.
Benzer bu karardaDava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nun 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, dava konusu her iki poliçenin de «emniyeti suistimal» poliçesi olduğu, sigortacı tarafından ödeme yapılması için belli başlı «rizikoların» belirtildiği, davacı tarafından bu rizikolardan herhangi birinin gerçekleştiği yönünde delil sunulmadığı, davacının zararının riziko gerçekleşmediği halde ödeme ya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · poliçe özel şartları · rücu davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · teminat kapsamı
Benzer bu karardaBu durumda davacı, her ne kadar poliçeye dayalı «aktif husumet ehliyetine» sahip değil ise de, sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Reyhanlı/Hatay Şubesi'nde çalıştığı sırada kullandığı kredi borcunu ödemediğinden bahisle işbu dava açılmış olup, yapılan ödeme «poliçe özel şartlarında» mevcut poliçe «teminatı kapsamında» bir ödeme olmadığı kuşkusuzdur.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9032 E. 2012/21243 K.
Ortak:emniyeti suistimal · ibraname · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesinde» «emniyeti suistimalin» «teminat» altına alındığı, borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Davalı olay nedeniyle ceza mahkemesinde «emniyeti suistimal» suçundan yargılanmış, yüklenen suç açısından mahkumiyetine yeter ve inandırıcı delil bulunmadığı, atılı eylemin suç olarak tanımlanmadığı ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu gerekçeleri ile beraatine karar verilmiş ancak karar henüz kesinleşmemiştir.
Yine dosya içerisinde mevcut davacı ile dava dışı sigortalı Türkiye Jokey Kulübü arasında düzenlenen «ibranamede» bayi aleyhine açılan ceza davası sonucunda bayinin suçtan aklanması durumunda ödenen tazminat bedelinin davacı ... şirketine iade edileceği kabul ve «taahhüt» edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının sigortalısı banka tarafından düzenlenen «ibraname» ile toplam 165.000 YTL'nın davalıdan tahsil edildiği, «emniyeti suistimal» poliçesinin vadesinin 10.10.2001-10.11.2011 olmasına rağmen, dava konusu usulsüz işlemlerin («virmanlar») tarihlerinin 31.02.2002-04.02.2002 tarihleri arası olduğu, poliçe «teminatı» dışında kalan «riziko» için davacı ... şirketinin talep hakkının bulunmadığı, kaldı ki davalıyı «ibra» eden davacı sigortalısı Banka'nın davalıdan talep ve dava hakkının bulunmadığı, bu nedenle de davacı ... şirketinin «halefiyete» dayalı dava hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücu davası» olup, uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından yapılan ödemenin ex gratia bir ödeme olup olmadığı ve dava konusu edilen tutarın davacı sigortalısının davalıyı «ibra» ettiği, tarihsiz «ibraname» kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır.
Öte yandan, mahkemece redde gerekçe yapılan «ibraname», davalı aleyhine İstanbul 8.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · virman · halefiyet · bilirkişi raporuna itiraz · aktif husumet · ibra · riziko · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının sigortalısı banka tarafından düzenlenen «ibraname» ile toplam 165.000 YTL'nın davalıdan tahsil edildiği, «emniyeti suistimal» poliçesinin vadesinin 10.10.2001-10.11.2011 olmasına rağmen, dava konusu usulsüz işlemlerin («virmanlar») tarihlerinin 31.02.2002-04.02.2002 tarihleri arası olduğu, poliçe «teminatı» dışında kalan «riziko» için davacı ... şirketinin talep hakkının bulunmadığı, kaldı ki davalıyı «ibra» eden davacı sigortalısı Banka'nın davalıdan talep ve dava hakkının bulunmadığı, bu nedenle de davacı ... şirketinin «halefiyete» dayalı dava hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı E-TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücu davası» olup, uyuşmazlık esas itibariyle davacı tarafından yapılan ödemenin ex gratia bir ödeme olup olmadığı ve dava konusu edilen tutarın davacı sigortalısının davalıyı «ibra» ettiği, tarihsiz «ibraname» kapsamında kalıp kalmadığı noktasındadır.
Her ne kadar mahkemece ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu redde gerekçe yapılmış ve gerçekten de ödemenin ex gratia bir ödeme olduğu anlaşılmakta ise de, davacı taraf aynı zamanda sigortalısından aldığı «temliknameye» de dayandığından ve bu durumda da davacı bu nedene dayalı olarak «aktif husumete» ehil bulunduğundan, mahkemenin bu gerekçesine itibar edilemez.
İş Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda düzenlenmiş olup, davalı tarafça da yargılama sürecinde verdiği dilekçelerinde ve «bilirkişi raporuna itirazında», dava konusu edilen alacağın «ibraname» kapsamında olmadığı bildirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18395 E. , 2013/16855 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2012 tarih ve 2009/346-2012/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Türkiye Jokey Kulübünün müvekkili nezdinde "para paket sigorta poliçesi" ile sigortalı olduğunu, davalının dava dışı sigortalıya ait 425 nolu bayiyi işlettiğini, bayilik sözleşmesi gereği 19.01.2009 tarihinde sigortalı kulübün hesaplarına yatırılması gereken hasılat meblağı 28.166,87 TL'nin yatırılmaması üzerine müvekkili şirkete müracaat edildiğini, 1.000 USD bayilik teminatının mahsubundan sonra kalan 26.479,67 TL'nin sigortalıya ödediğini ileri sürerek, anılan meblağın 26.06.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinde emniyeti suistimalin teminat altına alındığı, borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı olay nedeniyle ceza mahkemesinde emniyeti suistimal suçundan yargılanmış, yüklenen suç açısından mahkumiyetine yeter ve inandırıcı delil bulunmadığı, atılı eylemin suç olarak tanımlanmadığı ve uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu gerekçeleri ile beraatine karar verilmiş ancak karar henüz kesinleşmemiştir. Yine dosya içerisinde mevcut davacı ile dava dışı sigortalı Türkiye Jokey Kulübü arasında düzenlenen ibranamede bayi aleyhine açılan ceza davası sonucunda bayinin suçtan aklanması durumunda ödenen tazminat bedelinin davacı ... şirketine iade edileceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Davalı bayi hakkındaki beraat kararının kesinleşmesi halinde davacı sigortacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin ex gratia bir ödeme haline geleceği açıktır.
Bu durumda da, davacı sigortacının 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan söz edilemez. Bu nedenle, ceza davasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, sigorta poliçesinde emniyeti suistimal hasarında ödenecek tazminat üzerinden %10 tenzili muafiyetin geçerli olduğu belirtilmiş ise de, tazminat talebi değerlendirilirken bu hükmün gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042299600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz