818 sayılı borçlar kanunu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12387 E. 2013/14324 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre davalıya ait işyerinde 17 adet kot pantolon ürününde davacının tescilli markalarının belirlendiği, davalının iş yerinde belirlenen kot pantolonlar üzerindeki marka kullanımları davacının markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, 556 KHK 9,61 md kapsamında tecavüz ve TTK 57/5 md kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, davacı tarafın 556 KHK 62/b maddesine kapsamında maddi tazminat istediği ve hesap metodu olarak 66/c md deki "marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasını istediği ancak davacının 66/c maddesine göre hiçbir emsal sunmadığı, İTO'dan lisanslama değeri sorulmuş olup, 20.000 TL+KDV olarak cevap alındığı, ancak, İTO'nun verdiği cevabın sadece tespitteki rapora dayalı olduğu oysa lisanslama değerinin belirlenmesinde çok çeşitli etkenlerin dikkate alınmasının zorunlu bulunduğu, bilirkişi heyeti İTO'nun verdiği rakamın lisanslama bedeli olarak düşük kalacağını, daha yüksek bir bedele hükmedilmesinin uygun olacağını ifade etmiş olmasına rağmen davalının uyuşmazlığa konu markaları içerir kod pantolon ürünlerinden ne kadar ürettiği, ne kadar sattığı, ne kadar satış karı ve ne kadar net kar elde ettiğinin belirlenemediği, davalı şirketin bilanço zararı ile 2009 yılını kapattığı, belirsizlik karşısında BK 42 md. dikkate alınarak, davacının markaları için emsal değer sunmamış oluşu da gözetilerek, paranın alım gücü, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre ekonomik durumu ihlal edilen hak ve ihlalin derecesi gözetilerek ve markanın lisans değerini en iyi marka sahibi bilir görüşü ile davacının dava açarken talep ettiği 10.000 TL'nin lisanslama değeri olarak kabulünün hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davacıya ait tescilli markalara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı tarafından 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesindeki "Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasının istenildiği ancak hiçbir emsal sunulmadığı, İTO'ca verilen cevapta lisanslama bedelinin 20.000 TL+KDV olacağı belirtilmiş ise de bu belirlemenin sadece tespit dosyası içeriğine dayandığı, bilirkişilerin lisans bedelinin 20.000 TL'den daha fazla olduğuna dair beyanlarının somut bir veriye dayanmadığı gerekçeleriyle 10.000 TL maddi tazminatın uygun olduğuna karar verilmiş ise de; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi için zararın belirlenememiş olması gerekmektedir. Bu hususta mahkemece bilirkişiye gidilip alınan bilirkişi raporuyla da lisanslama bedelinin 20.000 TL'den fazla olacağı belirlendiğine göre anılan bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle lisans bedelinin belirlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ortada belirsiz bir alacak varmışçasına yazılı şekilde noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12344 E. 2013/11678 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… lar üzerindeki marka kullanımları davacının markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, 556 KHK 9,61 md kapsamında tecavüz ve TTK 57/5 md kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğunun sabit olduğu, davacı tarafın 556 KHK 62/b maddesine kapsamında «maddi tazminat» istediği ve hesap metodu olarak 66/c md deki "«marka hakkına tecavüz» edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasını istediği ancak davacının 66/c maddesine göre hiçbir emsal sunmadığı, İTO'dan lisanslama değeri sorulmuş olup, 20.000 TL+KDV olarak cevap alındığı, ancak, İTO'nun verdiği cevabın sadece tespitteki rapora dayalı olduğu oysa lisanslama değerinin belirlenmesinde çok çeşitli etkenlerin dikkate alınmasının zorunlu bulunduğu, bilirkişi heyeti İTO'nun verdiği rakamın lisanslama bedeli olarak düşük kalacağını, daha yüksek bir bedele hükmedilmesinin uygun olacağını ifade etmiş olmasına rağmen davalının uyuşmazlığa konu markaları içerir kod pantolon ürünlerinden ne kadar ürettiği, ne kadar sattığı, ne kadar satış karı ve ne kadar net kar elde ettiğinin belirlenemediği, davalı şirketin bilanço zararı ile 2009 yılını kapattığı, belirsizlik karşısında BK 42 md. dikkate alınarak, davacının markaları için emsal değer sunmamış oluşu da gözetilerek, paranın alım gücü, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre ekonomik durumu ihlal edilen hak ve ihlalin derecesi gözetilerek ve markanın lisans değerini en iyi marka sahibi bilir görüşü ile davacının dava açarken talep ettiği 10.000 TL'nin lisanslama değeri olarak kabulünün «hakkaniyet» ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava davacıya ait tescilli markalara tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının "..." ve "..." ibaresini «taşıyan» kot pantolonlarda davacının tescilli markasındaki şekilleri taklit etmek suretiyle kullandığı, bu durumun davacının tescilli «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile men ve ref'i ne, önlenmesine, ürünler, bu ürünleri üretmeye yarar makine ile her türlü tanıtım materyallerinin toplatılarak imhasına, taktiren 30.000,0 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · taşıyan · iltibas
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece "davacı adına tescilli markalarla «iltibas» yaratacak şekilde davalıda kot pantolon bulunduğu takdirde bu ürünler ile, bu ürünleri üretmeye yarar makine ve ürünlerin de toplatılarak imhasına" karar verilmişse de, söz konusu pantolonların imha edilmeksizin başka bir yolla da (etiketlerin ve/veya arka ceplerin sökülerek v.b.) marka hakkına tecâvüzün giderilmesi imkanının mevcut olup olmadığı, yine bu ürünlerin üretiminde kullanılan makine ve diğer ürünlerinde «münhasıran» tecavüz eylemi için imal edilip edilmediği, dolayısıyla anılan makinelerin başka bir amaçla kullanımının mümkün olup olmadığı hususlarında bilirkişi görüşü alınmak …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının "..." ve "..." ibaresini «taşıyan» kot pantolonlarda davacının tescilli markasındaki şekilleri taklit etmek suretiyle kullandığı, bu durumun davacının tescilli «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile men ve ref'i ne, önlenmesine, ürünler, bu ürünleri üretmeye yarar makine ile her türlü tanıtım materyallerinin toplatılarak imhasına, taktiren 30.000,0 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4453 E. 2014/7664 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… lar üzerindeki marka kullanımları davacının markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, 556 KHK 9,61 md kapsamında tecavüz ve TTK 57/5 md kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğunun sabit olduğu, davacı tarafın 556 KHK 62/b maddesine kapsamında «maddi tazminat» istediği ve hesap metodu olarak 66/c md deki "«marka hakkına tecavüz» edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasını istediği ancak davacının 66/c maddesine göre hiçbir emsal sunmadığı, İTO'dan lisanslama değeri sorulmuş olup, 20.000 TL+KDV olarak cevap alındığı, ancak, İTO'nun verdiği cevabın sadece tespitteki rapora dayalı olduğu oysa lisanslama değerinin belirlenmesinde çok çeşitli etkenlerin dikkate alınmasının zorunlu bulunduğu, bilirkişi heyeti İTO'nun verdiği rakamın lisanslama bedeli olarak düşük kalacağını, daha yüksek bir bedele hükmedilmesinin uygun olacağını ifade etmiş olmasına rağmen davalının uyuşmazlığa konu markaları içerir kod pantolon ürünlerinden ne kadar ürettiği, ne kadar sattığı, ne kadar satış karı ve ne kadar net kar elde ettiğinin belirlenemediği, davalı şirketin bilanço zararı ile 2009 yılını kapattığı, belirsizlik karşısında BK 42 md. dikkate alınarak, davacının markaları için emsal değer sunmamış oluşu da gözetilerek, paranın alım gücü, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre ekonomik durumu ihlal edilen hak ve ihlalin derecesi gözetilerek ve markanın lisans değerini en iyi marka sahibi bilir görüşü ile davacının dava açarken talep ettiği 10.000 TL'nin lisanslama değeri olarak kabulünün «hakkaniyet» ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… syası içeriğine dayandığı, bilirkişilerin lisans bedelinin 20.000 TL'den daha fazla olduğuna dair beyanlarının somut bir veriye dayanmadığı gerekçeleriyle 10.000 TL «maddi tazminatın» uygun olduğuna karar verilmiş ise de; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi için zararın belirlenememiş olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaSöz konusu bilirkişi raporunda, davacı tarafça talep olunan «maddi tazminatın» tespitinde ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesinin göz önüne alınabileceği mütalaa edildiği halde, mahkemece davalı tarafça elde edilen toplam karın maddi tazminata esas alınması isabetli değildir.
Bu durumda, davalı tarafça, davacı tasarımlarına tecavüz oluşturan kaç adet pantolon üretildiğinin «kesin» olarak belirlenemediği göz önüne alınarak, davacının «maddi tazminat» isteminin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince hüküm altına alınması gerekirken, davalı tarafça işyerinde elde edilen toplam karın maddi tazminat ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili adına tescilli pantolon tasarımlarının aynısının davalı tarafça üretildiğini, bu hususun dava öncesinde yapılan «delil tespitiyle» belirlendiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut «delil tespiti» bilirkişi raporu ve diğer belgeler itibariyle, davalı işyerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde iki adet pantolon belirlenmiştir.
Bu durumda, davalı tarafça, davacı tasarımlarına tecavüz oluşturan kaç adet pantolon üretildiğinin «kesin» olarak belirlenemediği göz önüne alınarak, davacının «maddi tazminat» isteminin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince hüküm altına alınması gerekirken, davalı tarafça işyerinde elde edilen toplam karın maddi tazminat ol …
-
Kullanmama nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18730 E. 2014/6732 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · bilirkişi raporuna itiraz · ticari defter · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece bu konuda alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de davalı vekili 11.2.2013 tarihli «bilirkişi raporuna itirazlarını» içerir dilekçesinde; faturalarda mont, gömlek ve etek satımının mevcut olduğunu, «ibraz» edilen faturaların seçmece olarak alındığını, tüm faturalar ve «ticari defterlerin incelenmesi» gerektiğini bildirerek itirazda bulunmuş, fakat mahkemece bu itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınmamıştır.
Bu durumda, davalının örnek olarak bildirdiği faturaların içinde pantolon dışında başkaca mamüllerin satışı mevcut olmakla davalının itiraz dilekçesinde bildirdiği üzere dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre dahilindeki «ticari defter» ve kayıtları ile faturaları üzerinde inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı tarafından «ibraz» edilen 18.2.2009, 19.2.2009, 9.6.2009, 10.6.2009, 27.10.2010, 3.5.2011, 4.8.2011 tarihli faturalar dava tarihinden geriye doğru beş yıllık sürenin içerisinde olup bu faturalarda etek, mont ve gömlek satımına ilişkin bilgiler mevcuttur.
Davalı vekili, delil listesinde bu faturaların örnek olarak «ibraz» edildiğini bildirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12387 E. , 2013/14324 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 tarih ve 2010/25-2011/137 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ayşen Merih Acar dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili adına tescilli 2004/25095 nolu (G-STAR), 2004/25096 nolu (G Harfi Formu), 2004/25097 nolu (G-STAR RAW), 2004/25098 (RAW DENİM 3301 by G-STAR) markalarına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men'ini ve 556 KHK 66/c md uyarınca 10.000 TL maddi tazminata ve 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.03.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle istemini 60.000 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre davalıya ait işyerinde 17 adet kot pantolon ürününde davacının tescilli markalarının belirlendiği, davalının iş yerinde belirlenen kot pantolonlar üzerindeki marka kullanımları davacının markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, 556 KHK 9,61 md kapsamında tecavüz ve TTK 57/5 md kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, davacı tarafın 556 KHK 62/b maddesine kapsamında maddi tazminat istediği ve hesap metodu olarak 66/c md deki "marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasını istediği ancak davacının 66/c maddesine göre hiçbir emsal sunmadığı, İTO'dan lisanslama değeri sorulmuş olup, 20.000 TL+KDV olarak cevap alındığı, ancak, İTO'nun verdiği cevabın sadece tespitteki rapora dayalı olduğu oysa lisanslama değerinin belirlenmesinde çok çeşitli etkenlerin dikkate alınmasının zorunlu bulunduğu, bilirkişi heyeti İTO'nun verdiği rakamın lisanslama bedeli olarak düşük kalacağını, daha yüksek bir bedele hükmedilmesinin uygun olacağını ifade etmiş olmasına rağmen davalının uyuşmazlığa konu markaları içerir kod pantolon ürünlerinden ne kadar ürettiği, ne kadar sattığı, ne kadar satış karı ve ne kadar net kar elde ettiğinin belirlenemediği, davalı şirketin bilanço zararı ile 2009 yılını kapattığı, belirsizlik karşısında BK 42 md.
dikkate alınarak, davacının markaları için emsal değer sunmamış oluşu da gözetilerek, paranın alım gücü, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre ekonomik durumu ihlal edilen hak ve ihlalin derecesi gözetilerek ve markanın lisans değerini en iyi marka sahibi bilir görüşü ile davacının dava açarken talep ettiği 10.000 TL'nin lisanslama değeri olarak kabulünün hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davacıya ait tescilli markalara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı tarafından 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesindeki "Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasının istenildiği ancak hiçbir emsal sunulmadığı, İTO'ca verilen cevapta lisanslama bedelinin 20.000 TL+KDV olacağı belirtilmiş ise de bu belirlemenin sadece tespit dosyası içeriğine dayandığı, bilirkişilerin lisans bedelinin 20.000 TL'den daha fazla olduğuna dair beyanlarının somut bir veriye dayanmadığı gerekçeleriyle 10.000 TL maddi tazminatın uygun olduğuna karar verilmiş ise de; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi için zararın belirlenememiş olması gerekmektedir.
Bu hususta mahkemece bilirkişiye gidilip alınan bilirkişi raporuyla da lisanslama bedelinin 20.000 TL'den fazla olacağı belirlendiğine göre anılan bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle lisans bedelinin belirlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ortada belirsiz bir alacak varmışçasına yazılı şekilde noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041894100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz