6102TTK Türk Ticaret Kanunu

818 sayılı borçlar kanunu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12387 E. 2013/14324 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
818 sayılı borçlar kanunu hakkaniyet marka hakkına tecavüz maddi ve manevi tazminat maddi tazminat haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 42 · TTK — TTK 57

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre davalıya ait işyerinde 17 adet kot pantolon ürününde davacının tescilli markalarının belirlendiği, davalının iş yerinde belirlenen kot pantolonlar üzerindeki marka kullanımları davacının markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, 556 KHK 9,61 md kapsamında tecavüz ve TTK 57/5 md kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, davacı tarafın 556 KHK 62/b maddesine kapsamında maddi tazminat istediği ve hesap metodu olarak 66/c md deki "marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasını istediği ancak davacının 66/c maddesine göre hiçbir emsal sunmadığı, İTO'dan lisanslama değeri sorulmuş olup, 20.000 TL+KDV olarak cevap alındığı, ancak, İTO'nun verdiği cevabın sadece tespitteki rapora dayalı olduğu oysa lisanslama değerinin belirlenmesinde çok çeşitli etkenlerin dikkate alınmasının zorunlu bulunduğu, bilirkişi heyeti İTO'nun verdiği rakamın lisanslama bedeli olarak düşük kalacağını, daha yüksek bir bedele hükmedilmesinin uygun olacağını ifade etmiş olmasına rağmen davalının uyuşmazlığa konu markaları içerir kod pantolon ürünlerinden ne kadar ürettiği, ne kadar sattığı, ne kadar satış karı ve ne kadar net kar elde ettiğinin belirlenemediği, davalı şirketin bilanço zararı ile 2009 yılını kapattığı, belirsizlik karşısında BK 42 md. dikkate alınarak, davacının markaları için emsal değer sunmamış oluşu da gözetilerek, paranın alım gücü, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre ekonomik durumu ihlal edilen hak ve ihlalin derecesi gözetilerek ve markanın lisans değerini en iyi marka sahibi bilir görüşü ile davacının dava açarken talep ettiği 10.000 TL'nin lisanslama değeri olarak kabulünün hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava davacıya ait tescilli markalara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece davacı tarafından 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesindeki "Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasının istenildiği ancak hiçbir emsal sunulmadığı, İTO'ca verilen cevapta lisanslama bedelinin 20.000 TL+KDV olacağı belirtilmiş ise de bu belirlemenin sadece tespit dosyası içeriğine dayandığı, bilirkişilerin lisans bedelinin 20.000 TL'den daha fazla olduğuna dair beyanlarının somut bir veriye dayanmadığı gerekçeleriyle 10.000 TL maddi tazminatın uygun olduğuna karar verilmiş ise de; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi için zararın belirlenememiş olması gerekmektedir. Bu hususta mahkemece bilirkişiye gidilip alınan bilirkişi raporuyla da lisanslama bedelinin 20.000 TL'den fazla olacağı belirlendiğine göre anılan bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle lisans bedelinin belirlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ortada belirsiz bir alacak varmışçasına yazılı şekilde noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12344 E. 2013/11678 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4453 E. 2014/7664 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kullanmama nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18730 E. 2014/6732 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12387 E.  ,  2013/14324 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 tarih ve 2010/25-2011/137 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ayşen Merih Acar dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili müvekkili adına tescilli 2004/25095 nolu (G-STAR), 2004/25096 nolu (G Harfi Formu), 2004/25097 nolu (G-STAR RAW), 2004/25098 (RAW DENİM 3301 by G-STAR) markalarına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men'ini ve 556 KHK 66/c md uyarınca 10.000 TL maddi tazminata ve 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.03.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle istemini 60.000 TL'ye çıkartmıştır.

Davalı vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre davalıya ait işyerinde 17 adet kot pantolon ürününde davacının tescilli markalarının belirlendiği, davalının iş yerinde belirlenen kot pantolonlar üzerindeki marka kullanımları davacının markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, 556 KHK 9,61 md kapsamında tecavüz ve TTK 57/5 md kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, davacı tarafın 556 KHK 62/b maddesine kapsamında maddi tazminat istediği ve hesap metodu olarak 66/c md deki "marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasını istediği ancak davacının 66/c maddesine göre hiçbir emsal sunmadığı, İTO'dan lisanslama değeri sorulmuş olup, 20.000 TL+KDV olarak cevap alındığı, ancak, İTO'nun verdiği cevabın sadece tespitteki rapora dayalı olduğu oysa lisanslama değerinin belirlenmesinde çok çeşitli etkenlerin dikkate alınmasının zorunlu bulunduğu, bilirkişi heyeti İTO'nun verdiği rakamın lisanslama bedeli olarak düşük kalacağını, daha yüksek bir bedele hükmedilmesinin uygun olacağını ifade etmiş olmasına rağmen davalının uyuşmazlığa konu markaları içerir kod pantolon ürünlerinden ne kadar ürettiği, ne kadar sattığı, ne kadar satış karı ve ne kadar net kar elde ettiğinin belirlenemediği, davalı şirketin bilanço zararı ile 2009 yılını kapattığı, belirsizlik karşısında BK 42 md.

dikkate alınarak, davacının markaları için emsal değer sunmamış oluşu da gözetilerek, paranın alım gücü, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre ekonomik durumu ihlal edilen hak ve ihlalin derecesi gözetilerek ve markanın lisans değerini en iyi marka sahibi bilir görüşü ile davacının dava açarken talep ettiği 10.000 TL'nin lisanslama değeri olarak kabulünün hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava davacıya ait tescilli markalara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece davacı tarafından 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesindeki "Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre" hesaplanmasının istenildiği ancak hiçbir emsal sunulmadığı, İTO'ca verilen cevapta lisanslama bedelinin 20.000 TL+KDV olacağı belirtilmiş ise de bu belirlemenin sadece tespit dosyası içeriğine dayandığı, bilirkişilerin lisans bedelinin 20.000 TL'den daha fazla olduğuna dair beyanlarının somut bir veriye dayanmadığı gerekçeleriyle 10.000 TL maddi tazminatın uygun olduğuna karar verilmiş ise de; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi için zararın belirlenememiş olması gerekmektedir.

Bu hususta mahkemece bilirkişiye gidilip alınan bilirkişi raporuyla da lisanslama bedelinin 20.000 TL'den fazla olacağı belirlendiğine göre anılan bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle lisans bedelinin belirlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ortada belirsiz bir alacak varmışçasına yazılı şekilde noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı olmuştur.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041894100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.