Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2664 E. 2013/18969 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ tespit davası↗ kötü niyet tazminatı↗ keşideci↗ kötü niyet↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, keşideci şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı sabit olan çekten dolayı davacı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davacı şirket aleyhine takip yapan davlının haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalının kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de, menfi tespit davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine inkar tazminatına hükmedileceği İİK.nun 72/5 maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu durumda davalı aleyhine, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Davacı borçlu tarafından davalının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamamıştır.
Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/201 E. 2011/619 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · inkar tazminatı · menfi tespit
İncelediğiniz kararda2-Ancak, mahkemece davalının kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de, «menfi tespit» davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine «inkar tazminatına» hükmedileceği İİK.nun 72/5 maddesinde hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, «keşideci» şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı sabit olan çekten dolayı davacı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davacı şirket aleyhine takip yapan davlının haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, %40 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle «kötü niyet tazminat» talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece davalı kooperatifin kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de «menfi tespit» davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine «inkar tazminatına» hükmedileceği İİK'nun 72/5. maddesine hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle «kötü niyet tazminatı» talebinin de kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Bu durumda davalı aleyhine, «inkar tazminatına» hükmedilebilmesi için, yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · yemin · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı,davalının «yemin» delinini kullandığı, borcu ispat edemediği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle,davanın kabulüne, «kötüniyet tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4267 E. 2014/7202 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2845 E. 2012/12040 K.
Ortak:keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, «keşideci» şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı sabit olan çekten dolayı davacı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davacı şirket aleyhine takip yapan davlının haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, %40 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu çekteki «keşideci» imzasının davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2664 E. , 2013/18969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2011 tarih ve 2009/219-2011/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin %50 pay hissedarı davalının şirketten herhangi bir alacağı olmamasına karşın hissedar olması nedeniyle şirket belge ve evraklarına ulaşabilmenin sağladığı kolaylıkla, şirkete ait bir çek yaprağını alarak sahte imza ile doldurduğunu ve icra takibi başlattığını, oysa şirketi temsile yetkili şahsın ... olduğunu ileri sürerek, takibe konulan İş Bankasına ait 30.11.2008 keşide tarihli 18.000.00 TL bedelli çekten dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin yetkilisi ve müdürü ...'nun adli merciler nezdinde bu davanın açılmasından önce söz konusu çek altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, bu nedenle kendi imzaladığını beyan ettiği çekin muhteviyatına ilişkin davacı iddialarının dinlenemeyeceğini savunarak, davanın reddi ile davacının %40 tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, keşideci şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı sabit olan çekten dolayı davacı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davacı şirket aleyhine takip yapan davlının haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalının kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de, menfi tespit davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine inkar tazminatına hükmedileceği İİK.nun 72/5 maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu durumda davalı aleyhine, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Davacı borçlu tarafından davalının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamamıştır.
Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041466100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz