6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/201 E. 2011/619 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası kötüniyet tazminatı yemin tespit davası kötü niyet tazminatı kötü niyet kötüniyet inkar tazminatı menfi tespit

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı,davalının yemin delinini kullandığı, borcu ispat edemediği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle,davanın kabulüne, kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece davalı kooperatifin kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de menfi tespit davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine inkar tazminatına hükmedileceği İİK'nun 72/5. maddesine hükme bağlanmıştır. Bu durumda davalı aleyhine, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Davacı borçlu tarafından davalının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamamıştır.

Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle kötü niyet tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12242 E. 2011/15335 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2664 E. 2013/18969 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Müvekkillerinin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7683 E. 2018/1324 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/201 E.  ,  2011/619 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2007/267 - 2008/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı kooperatif tarafından gübre kredisi kullanıldığından bahisle müvekkili hakkında müşterek ve müteselsil borç senedi düzenlenerek takipte bulunulduğunu, adı geçen senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığını,kooperatife borçları bulunmadığını ileri sürerek, takip konusu alacak yönünden borçlu olmadıklarının tespitini ve kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kooperatife borcu bulunduğunu, yapılan takipte kötü niyetlerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı,davalının yemin delinini kullandığı, borcu ispat edemediği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle,davanın kabulüne, kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece davalı kooperatifin kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de menfi tespit davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine inkar tazminatına hükmedileceği İİK'nun 72/5. maddesine hükme bağlanmıştır. Bu durumda davalı aleyhine, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Davacı borçlu tarafından davalının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamamıştır.

Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle kötü niyet tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009720500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.