Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9854 E. 2018/2571 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sdr kuru↗ taşıma işleri komisyoncusu↗ sdr↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ rücuen tazminat↗ komisyon↗ taşıyıcı↗ maddi tazminat↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olan yükün hava yolu ile taşınması sonucunda hasarlı teslim edilmesinden dolayı davalıların taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile sorumlu bulunduğu, taşıyıcının sorumluluğu istisna haller hariç olmak üzere sınırlı sorumluluk olduğu, sınırsız sorumluluk hükümlerinin dava konusu olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitinin üzerinde olduğu iddia edilen gerçek zararın hesabına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.400,17 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalılar tarafından taşınan emtiada oluşan zararı tazmin eden davacı ... şirketinin rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalıların sınırlı sorumlu olduklarının kabulü doğru ise de karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle maddi tazminata karar verilmesi gerekirken, hasarın oluşma tarihindeki SDR kuruna göre hesaplanan maddi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2941 E. 2013/18947 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olan yükün hava yolu ile taşınması sonucunda hasarlı «teslim» edilmesinden dolayı davalıların «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatı ile sorumlu bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluğu» istisna haller hariç olmak üzere «sınırlı sorumluluk» olduğu, sınırsız sorumluluk hükümlerinin dava konusu olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitinin üzerinde olduğu iddia edilen «gerçek zararın» hesabına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.400,17 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davalıların «sınırlı sorumlu» olduklarının kabulü doğru ise de karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminata» karar verilmesi gerekirken, «hasarın» oluşma tarihindeki SDR kuruna göre hesaplanan maddi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi «görevlileri» ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük «hak düşürücüsü süre» içerisinde «hasar ihbarının» yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya «teslimden» önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2- Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile Dairemiz'in bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek «sınırlı sorumluluğun» miktarı «gerçek zarar» miktarını aştığından bahisle talep kadar tazminata hükmedilmiştir.
Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre «sınırlı sorumluluğunun» hesabında karar tarihindeki SDR kuru nazara alınarak «gerçek zarar» ile karşılaştırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · nakliyat sigortası · hak düşürücü süre · ihbar · sigorta poliçesi · avans faizi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yolu şirketi tarafından davacı ... tarafından «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan emtiaların İsviçre'den İstanbul'a hava yoluyla nakliyesinin yapıldığı, 09/03/2007 tarihinde Atatürk Hava Limanı'nda yapılan tahliye işlemi sırasında 2 bidon emtianın hasarlı olduğunun tespit edilerek davalı ... yolu şirketi «görevlileri» ile birlikte tutanak tutulduğu, tutanağın tutulması nedeniyle 14 günlük «hak düşürücüsü süre» içerisinde «hasar ihbarının» yapılmış olduğu sonucunun doğduğu, hasarın bu tutanak kapsamında alıcıya «teslimden» önce meydana geldiğinin ispat edildiği, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut 05/08/2008 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da yapılan değerlendirme sonucunda davacının talebi ile bağlı kalınarak 35.000 TL hasar tazminatının ödeme tarihi 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8319 E. 2014/15407 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece davalıların «sınırlı sorumlu» olduklarının kabulü doğru ise de karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminata» karar verilmesi gerekirken, «hasarın» oluşma tarihindeki SDR kuruna göre hesaplanan maddi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olan yükün hava yolu ile taşınması sonucunda hasarlı «teslim» edilmesinden dolayı davalıların «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatı ile sorumlu bulunduğu, «taşıyıcının sorumluluğu» istisna haller hariç olmak üzere «sınırlı sorumluluk» olduğu, sınırsız sorumluluk hükümlerinin dava konusu olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitinin üzerinde olduğu iddia edilen «gerçek zararın» hesabına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.400,17 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/158 esas 2012/351 karar sayılı dava dosyasında, sigortalısına ait malların taşıma sırasında hasarlandığını, meydana gelen «hasar» nedeniyle sigortalıya ödemede yapıldığını ileri sürerek ödemeye binaen 10.000,00 TL tutarında kısmi dava açmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının sigortalısına ait malların davalı tarafından hava yoluyla taşındığı sırada ve davalının kusuruyla hasarlandığı, hasar nedeniyle davalının zarar gören yükün kilogramı başına 17 SDR tutarı olmak üzere «sınırlı sorumluluğunun» bulunduğu, yapılan hesaplama neticesinde toplamda 11.075,89 TL alacağın tespit edildiği gerekçesiyle ve taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL hasar bedelinin davalı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen hüküm kısmı · nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · abonman sigorta poliçesi · rücuen alacak · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava; «nakliyat abonman sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Bu dava dosyasında ise alacağın bakiye kısmına ilişkin dava açılmış olup, mahkemece, «kesinleşen kısmi» davanın gerekçeli kararında toplam alacak tutarının 11.075,89 TL olduğuna ilişkin tespitin davalı yararına «usuli kazanılmış hak» teşkil ettiği hususu gözetilmeksizin bakiye 1.075,89 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 3.405,00 TL'nin davalıdan tahsiline kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9854 E. , 2018/2571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2016 tarih ve 2014/1010-2016/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olarak İsviçre’den İstanbul’a hava yolu ile taşınmış olan ilaç ham maddesinin hasarlanmış olduğunun...’da tespit edilmesi nedeniyle müvekkilinin sigortalısına 9.610.66, TL hasar tazminatı ödediğini, zarara davalıların sebep olduklarını, zararın karşılanmasına yönelik başvuruların sonuçsuz kaldığını, ileri sürerek 9.610,66 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşımada komisyoncu olduklarını, taşıma işini yapması için diğer davalı THY ile anlaşma sağladıklarını, hasarın süresinde ihbar edilmediğini, Varşova Konvansiyonu gereğince sorumluluklarının da sınırlı olduğunu bu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı THY vekili, dava konusu hasarın süresinde ihbar edilmediğini, zararın hatalı paketlemeden kaynaklandığını, sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı olan yükün hava yolu ile taşınması sonucunda hasarlı teslim edilmesinden dolayı davalıların taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile sorumlu bulunduğu, taşıyıcının sorumluluğu istisna haller hariç olmak üzere sınırlı sorumluluk olduğu, sınırsız sorumluluk hükümlerinin dava konusu olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitinin üzerinde olduğu iddia edilen gerçek zararın hesabına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.400,17 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalılar tarafından taşınan emtiada oluşan zararı tazmin eden davacı ... şirketinin rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalıların sınırlı sorumlu olduklarının kabulü doğru ise de karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle maddi tazminata karar verilmesi gerekirken, hasarın oluşma tarihindeki SDR kuruna göre hesaplanan maddi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddi ile, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419545200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz