6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7510 E. 2011/17571 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması açılmamış sayılma işlemiş faiz görevsizlik kararı havale asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yetkisizlik kararı avans faizi husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 193

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereğince ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi dolayısıyla indirim ile ilgili miktarın tahsil edilebilir hale geldiği, sözleşme hükümleri kapsamında borçlunun borcunu bilebilecek durumda olduğu, sözleşmeye uygun davranmadığı, %40 icra inkar tazminatı şartlarının alacaklı lehine oluştuğu gerekçesiyle davalı Naim Çetin yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.169,00 TL

asıl alacak ve 90,64 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27 avans faizi uygulanmasına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesi uyarınca mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.

Somut olayda, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı davacı vekiline 29.09.2009 tarihinde, davalı vekiline 17.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmeyerek 15.10.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilince tahrik dilekçesi 12.11.2009 havale tarihi ile yetkisiz mahkemeye verilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7833 E. 2011/889 K.

    Ortak: · İtirazın İptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/381 E. 2015/5178 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7510 E.  ,  2011/17571 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2010 tarih ve 2009/293 - 2010/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.04.2008 tarihli Rehber Reklam Sözleşmesi, 04.04.2008 tarihli WEB Sitesi Reklam Sözleşmesi ve bu sözleşmenin revize edildiği 27.05.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, rehber reklam sözleşmesi kapsamında ücret 8.000,00 TL olarak belirlenmiş olmakla birlikte davalıya 6.000 TL indirim yapıldığını, sözleşmenin 8. maddesine göre ödemenin zamanında yapılmaması durumunda indirimin ortadan kaldırılacağının düzenlendiği, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının yanlızca 1.400 TL'lık eksik ödemede bulunması dolayısıyla indirimsiz fiyatın uygulanır hale geldiğini, yine WEB sitesi reklam sözleşmesi ve ek sözleşme ile kararlaştırılan toplam 2.242.00 TL bedelin süresinde ödenmediğini, tüm bu alacakların tahsili için icra takibi başlatıldığını, itiraz sebebiyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalılardan Naim Çetin'e husumet yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşme gereği edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, 6.000,00 TL indirim farkının fahiş olup cezai şart niteliğinde olduğunu, talep edilen faizin yüksek olduğunu ve işlemiş faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereğince ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi dolayısıyla indirim ile ilgili miktarın tahsil edilebilir hale geldiği, sözleşme hükümleri kapsamında borçlunun borcunu bilebilecek durumda olduğu, sözleşmeye uygun davranmadığı, %40 icra inkar tazminatı şartlarının alacaklı lehine oluştuğu gerekçesiyle davalı Naim Çetin yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.169,00 TL

asıl alacak ve 90,64 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27 avans faizi uygulanmasına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesi uyarınca mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.

Somut olayda, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı davacı vekiline 29.09.2009 tarihinde, davalı vekiline 17.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmeyerek 15.10.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilince tahrik dilekçesi 12.11.2009 havale tarihi ile yetkisiz mahkemeye verilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045366300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.