İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7510 E. 2011/17571 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ işlemiş faiz↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereğince ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi dolayısıyla indirim ile ilgili miktarın tahsil edilebilir hale geldiği, sözleşme hükümleri kapsamında borçlunun borcunu bilebilecek durumda olduğu, sözleşmeye uygun davranmadığı, %40 icra inkar tazminatı şartlarının alacaklı lehine oluştuğu gerekçesiyle davalı Naim Çetin yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.169,00 TL
asıl alacak ve 90,64 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27 avans faizi uygulanmasına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesi uyarınca mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı davacı vekiline 29.09.2009 tarihinde, davalı vekiline 17.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmeyerek 15.10.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilince tahrik dilekçesi 12.11.2009 havale tarihi ile yetkisiz mahkemeye verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7833 E. 2011/889 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacı vekilince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilince tahrik dilekçesi 12.11.2009 «havale» tarihi ile «yetkisiz» mahkemeye verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1-HUMK'nun 193/3. maddesi uyarınca mahkemece verilen «yetkisizlik» kararı üzerine, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen «yetkisizlik» kararı Dairemizin 19.11.2007 tarihli ilamı ile onanmış, onama ilamı davacı vekiline 27.12.2007, davalı vekiline ise 28.12.2007 tarihinde usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş, davacı vekilince tahrik dilekçesi 17.01.2008 tarihinde yetkisiz mahkemeye verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/381 E. 2015/5178 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurulun iptaline yönelik istemin reddine, davacının şirketteki «payının» 89.193 TL olduğunun tespitine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7510 E. , 2011/17571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2010 tarih ve 2009/293 - 2010/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.04.2008 tarihli Rehber Reklam Sözleşmesi, 04.04.2008 tarihli WEB Sitesi Reklam Sözleşmesi ve bu sözleşmenin revize edildiği 27.05.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, rehber reklam sözleşmesi kapsamında ücret 8.000,00 TL olarak belirlenmiş olmakla birlikte davalıya 6.000 TL indirim yapıldığını, sözleşmenin 8. maddesine göre ödemenin zamanında yapılmaması durumunda indirimin ortadan kaldırılacağının düzenlendiği, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının yanlızca 1.400 TL'lık eksik ödemede bulunması dolayısıyla indirimsiz fiyatın uygulanır hale geldiğini, yine WEB sitesi reklam sözleşmesi ve ek sözleşme ile kararlaştırılan toplam 2.242.00 TL bedelin süresinde ödenmediğini, tüm bu alacakların tahsili için icra takibi başlatıldığını, itiraz sebebiyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalılardan Naim Çetin'e husumet yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşme gereği edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, 6.000,00 TL indirim farkının fahiş olup cezai şart niteliğinde olduğunu, talep edilen faizin yüksek olduğunu ve işlemiş faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereğince ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi dolayısıyla indirim ile ilgili miktarın tahsil edilebilir hale geldiği, sözleşme hükümleri kapsamında borçlunun borcunu bilebilecek durumda olduğu, sözleşmeye uygun davranmadığı, %40 icra inkar tazminatı şartlarının alacaklı lehine oluştuğu gerekçesiyle davalı Naim Çetin yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.169,00 TL
asıl alacak ve 90,64 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %27 avans faizi uygulanmasına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesi uyarınca mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine, karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden karşı tarafa çağrı tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı davacı vekiline 29.09.2009 tarihinde, davalı vekiline 17.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmeyerek 15.10.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilince tahrik dilekçesi 12.11.2009 havale tarihi ile yetkisiz mahkemeye verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa’nın 193/4 ncü maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045366300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz