Rayiç bedel
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9071 E. 2013/14042 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ haksız fiil↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu musiki eserinin Türkiye'de malî haklarının kullanılabilmesi için (malî) hak sahibi davacıdan izin alınması gerektiği, davalının malî hak sahibinden FSEK'in 48 ve 52. maddesi hükümlerine uygun biçimde malî hakları devir almaksızın izinsiz şekilde Piano Concerto No 1 adlı eserin, İlkbahar Tangosu isimli bale gösterisi sırasında, yurtdışından getirilen bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09.12.2006, 14.10.2006 ve 28.12.2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde temsilini sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kirası karşılığında mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1838 E. 2013/2382 K.
Ortak:rayiç bedel · haksız fiil · temsil
İncelediğiniz kararda… CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09.12.2006, 14.10.2006 ve 28.12.2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
Benzer bu kararda… bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09...2006, 14...2006 ve 28...2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
… sahibi olduğu musiki eserinin davalının izinsiz kullanımının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · münhasırlık
Benzer bu kararda… sahibi olduğu musiki eserinin davalının izinsiz kullanımının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4872 E. 2019/6467 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09.12.2006, 14.10.2006 ve 28.12.2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9569 E. 2012/13208 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09.12.2006, 14.10.2006 ve 28.12.2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
Benzer bu kararda… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
68 madde kapsamındaki her bir eser için davalı ile sözleşme yapmış olsa idi talep edeceği «maddi tazminatın» “Spartacus” isimli eser açısından 4500 Euro, keza “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından İstanbul’daki her üç «temsil» için her biri 8.000 Euro’dan 24.000 Euro, “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından Aspendos’daki temsil için 10.000 Euro olmak üzere toplam 38.500 Euro telif tazminatının FSEK 68.madde gereğince üç katı olan (38.500X3=115.500) 115.500 Euro tazminatın temsil tarihinden itibaren “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eserin ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsili nedeniyle devlet bankaların Euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin …
1-Davacı vekili, müvekkilinin Serge Prokofieff’in “Romeo ve Juliet” isimli eserine ilişkin mali hakları Serge Prokofieff’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca Aram Khatchatourian’a ait “Spartacus” adlı eserine ilişkin mali hakları Aram Khatchatourian’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “Romeo ve Juliet” ile “Spartacus” ad …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · mevduat hesabı · mirasçılık · tüzel kişilik · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
68 madde kapsamındaki her bir eser için davalı ile sözleşme yapmış olsa idi talep edeceği «maddi tazminatın» “Spartacus” isimli eser açısından 4500 Euro, keza “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından İstanbul’daki her üç «temsil» için her biri 8.000 Euro’dan 24.000 Euro, “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından Aspendos’daki temsil için 10.000 Euro olmak üzere toplam 38.500 Euro telif tazminatının FSEK 68.madde gereğince üç katı olan (38.500X3=115.500) 115.500 Euro tazminatın temsil tarihinden itibaren “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eserin ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsili nedeniyle devlet bankaların Euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin …
Davalı vekili, 19.01.2009 tarihli dilekçesi ile Devlet Opera Balesi Genel Müdürlüğüne ait 18.03.2008 tarihli İç Genelgeyi sunarak «husumet itirazında» bulunmuş ve davanın İstanbul Devlet Opera Balesi aleyhine açıldığını, oysa müdürlüğün «tüzel kişiliğinin» bulunmadığını, müdürlüğün Devlet Opera ve balesi Genel Müdürlüğüne bağlı olduğunu savunarak davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
1-Davacı vekili, müvekkilinin Serge Prokofieff’in “Romeo ve Juliet” isimli eserine ilişkin mali hakları Serge Prokofieff’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca Aram Khatchatourian’a ait “Spartacus” adlı eserine ilişkin mali hakları Aram Khatchatourian’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “Romeo ve Juliet” ile “Spartacus” ad …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9400 E. 2016/4354 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09.12.2006, 14.10.2006 ve 28.12.2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
Benzer bu kararda… ce, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip «yetkisinin» mevcut olduğu, «zamanaşımı def»'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet «temsili» için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm performanslar için talep edebileceği «rayiç bedelin» 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirle …
1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ...
Müdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün «tüzel kişiliği» bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · husumet itirazı · dava dilekçesinin tebliği · vekile tebliğ · mirasçılık · zamanaşımı def'i · def'i · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMüdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün «tüzel kişiliği» bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
… ce, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip «yetkisinin» mevcut olduğu, «zamanaşımı def»'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet «temsili» için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm performanslar için talep edebileceği «rayiç bedelin» 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirle …
1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ...
Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde ...'nün «tüzel kişiliği» haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun 2. maddesine göre de lüzumu halinde illerde ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9071 E. , 2013/14042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2010 gün ve 2008/33-2010/216 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.02.2013 gün ve 2011/1838-2013/2382 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dünyaca ünlü kompozitör Dimitri SHOSTAKOVİCH’in Piano Concerto No 1 isimli eseri ile ilgili malî haklarının mirasçıları ile yapılan sözleşme ile müvekkil tarafından devir alındığını, bu bağlamda müvekkilinin eserin mali haklar yanında temsil hakkının da sahibi olduğunu, buna rağmen davalının müvekkilinin malî haklarına sahip olduğu Piano Concerto No 1 isimli eseri izinsiz bir şekilde İlkbahar Tangosu isimli bale gösterisi sırasında kullandığını, eylemin 27.08.2006, 09.12.2006, 14.10.2006 ve 28.12.2006 tarihlerinde tekrar edildiğini, anılan eserin notaları olmadan ezbere icra ve temsilinin mümkün bulunmadığını, dolayısıyla temsil için notalarının da kiralanmasının zorunlu olduğunu, zaten müvekkilinin anılan eserle ilgili temsil hakkını nota kirası ile birlikte telif bedelini alarak kullandırdığını, davalının eylemi sebebiyle FSEK’in 68.
maddesi uyarınca her bir eserin temsili için 2.000 EURO ile nota kirası için 450 EURO telif bedeli talep hakkının doğduğunu ileri sürerek, davalı yanın izinsiz kullanımının davacının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, mali haklara tecavüzünün önlenmesine, şimdilik FSEK’in 68. maddesi 9.800 EURO’nun izinsiz temsil tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu musiki eserinin Türkiye'de malî haklarının kullanılabilmesi için (malî) hak sahibi davacıdan izin alınması gerektiği, davalının malî hak sahibinden FSEK'in 48 ve 52. maddesi hükümlerine uygun biçimde malî hakları devir almaksızın izinsiz şekilde Piano Concerto No 1 adlı eserin, İlkbahar Tangosu isimli bale gösterisi sırasında, yurtdışından getirilen bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09.12.2006, 14.10.2006 ve 28.12.2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde temsilini sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68.
maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kirası karşılığında mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, karar düzeltme isteyen davalı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040385000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz